Tam anlamıyla bu şekilde.그것은 본래 그렇다라고 배웁니다.
Tam anlamıyla bu şekilde.lényegében ennyi az egész.
Tam anlamıyla bu şekilde.זה מה שזה, בתמצית.
Tam anlamıyla bu şekilde.وهذا هو أساس هذه الطقوس.
Tam anlamıyla bu şekilde.そして 儀式が進むに従って その多くは小動物を殺すことが含まれました
Tam anlamıyla dümdüz bir çizgideydi.Arăta zero activitate.
Tam anlamıyla dümdüz bir çizgideydi.A vonal szó szerint kisimult.
Tam anlamıyla dümdüz bir çizgideydi.Ce fut littéralement à plat.
Tam anlamıyla dümdüz bir çizgideydi.Doslova rovná čára.
Tam anlamıyla dümdüz bir çizgideydi.Doslova rovná čiara.
Tam anlamıyla dümdüz bir çizgideydi.Helt och hållet.
Tam anlamıyla dümdüz bir çizgideydi.Het kwam letterlijk tot stilstand.
Tam anlamıyla dümdüz bir çizgideydi.Il grafico era letteralmente piatto.
Tam anlamıyla dümdüz bir çizgideydi.말 그대로 뇌가 움직이질 않았습니다.
Tam anlamıyla dümdüz bir çizgideydi.Literalmente, uma linha reta.
Tam anlamıyla dümdüz bir çizgideydi.Literalmente una línea plana.
Tam anlamıyla dümdüz bir çizgideydi.Nó hoàn toàn chết.
Tam anlamıyla dümdüz bir çizgideydi.Obraz dosłownie się spłaszczał.
Tam anlamıyla dümdüz bir çizgideydi.Sie waren buchstäblich platt.
Tam anlamıyla dümdüz bir çizgideydi.Sinyalnya benar - benar datar.
Tam anlamıyla dümdüz bir çizgideydi.Είχαν κυριολεκτικά νεκρωθεί.
Tam anlamıyla dümdüz bir çizgideydi.Абсолютно никакой активности.
Tam anlamıyla dümdüz bir çizgideydi.Буквално спирали.
Tam anlamıyla dümdüz bir çizgideydi.Лінія буквально випрямлялась.
Tam anlamıyla dümdüz bir çizgideydi.הם, פשוטו כמשמעו, הפכו לקו ישר ושטוח.
Tam anlamıyla dümdüz bir çizgideydi.أعطت حرفيا خط مستقيم.
Tam anlamıyla dümdüz bir çizgideydi.彼らは専門家の言葉を聞き
Tam anlamıyla fevkaladeydi.A fost absolut magic.
Tam anlamıyla fevkaladeydi.Assolutamente magico.
Tam anlamıyla fevkaladeydi.Bolo to magické.
Tam anlamıyla fevkaladeydi.C'est absolument magique.
Tam anlamıyla fevkaladeydi.Es war absolut magisch.
Tam anlamıyla fevkaladeydi.Fue absolutamente mágico.
Tam anlamıyla fevkaladeydi.Het was absoluut magisch.
Tam anlamıyla fevkaladeydi.마법같은 순간이었어요
Tam anlamıyla fevkaladeydi.Thật kì diệu.
Tam anlamıyla fevkaladeydi.To było absolutnie cudowne.
Tam anlamıyla fevkaladeydi.Varázslatos volt.
Tam anlamıyla fevkaladeydi.Беше абсолютно магическо.
Tam anlamıyla fevkaladeydi.Волшебные животные.
Tam anlamıyla fevkaladeydi.זה היה פשוט קסום.
Tam anlamıyla fevkaladeydi.كانت ساحرة.
Tam anlamıyla fevkaladeydi.親子ですね 感動する光景です
Tam anlamıyla haftanın 7 günü, 24 saat demiyorum.글쎄 꼭 하루 24시간, 7일 내내 연습해야 한다는 건 아니예요.
Tam anlamıyla haftanın 7 günü, 24 saat demiyorum.24時間 週7日は ちょっと大げさかも
Tam anlamıyla hayran eden, her bir dalışta.Απλά εκπληκτικό, κάθε μία κατάδυση.
Tam anlamıyla haftanın 7 günü, 24 saat demiyorum. 7/24 biraz abartılmış hali, ancak pratik ister.Ik bedoel niet letterlijk 24 uur en 7 dagen per week. dat is een beetje overdreven, maar je moet veel oefenen.
Tam anlamıyla haftanın 7 günü, 24 saat demiyorum.7 dni w tygodniu. Oczywiście, nie dosłownie.
Tam anlamıyla haftanın 7 günü, 24 saat demiyorum.Enfin pas pendant 24 heures, sept jours par semaine bien sûr.
Tam anlamıyla haftanın 7 günü, 24 saat demiyorum.En tarkoita kirjaimellisesti 24 tuntia 7 päivää viikossa.
Tam anlamıyla haftanın 7 günü, 24 saat demiyorum.Ich meine nicht buchstäblich 24 Stunden, sieben Tage die Woche.
Tam anlamıyla haftanın 7 günü, 24 saat demiyorum.Maksud saya bukan 24 jam, 7 hari seminggu.
Tam anlamıyla haftanın 7 günü, 24 saat demiyorum.Não me refiro a literalmente 24 horas pelos sete dias da semana.
Tam anlamıyla haftanın 7 günü, 24 saat demiyorum.Nem szó szerint értem, hogy 24 órában, a hét minden napján.
Tam anlamıyla haftanın 7 günü, 24 saat demiyorum.Nemyslím doslova 24 hodin, sedm dní v týdnu.
Tam anlamıyla haftanın 7 günü, 24 saat demiyorum.Nemyslím tým doslova 24 hodín, 7 dní v týždni.
Tam anlamıyla haftanın 7 günü, 24 saat demiyorum.No me refiero literalmente a 24 horas, 7 días a la semana.
Tam anlamıyla haftanın 7 günü, 24 saat demiyorum.Non intendo proprio 24 ore, 7 giorni a settimana.
Tam anlamıyla haftanın 7 günü, 24 saat demiyorum.Nu chiar 24 ore pe zi și 7 zile pe săptămână.
Tam anlamıyla haftanın 7 günü, 24 saat demiyorum.Tôi không có ý theo nghĩa đen 24 giờ một ngày , bảy ngày một tuần.