Buradaki ironi, gerçi, refahımızı kelimenin tam anlamıyla para ve ekonomik büyüme karşılığı sattık.Men, ironiskt nog, har vi nästan bokstavligen inkasserat all välstånd i form av pengar och ekonomisk tillväxt.
Buradaki ironi, gerçi, refahımızı kelimenin tam anlamıyla para ve ekonomik büyüme karşılığı sattık.בכל אופן, האירוניה היא שפדינו את השגשוג, כמעט פשוטו כמשמעו, במונחים של כסף וצמיחה כלכלית.
Buradaki ironi, gerçi, refahımızı kelimenin tam anlamıyla para ve ekonomik büyüme karşılığı sattık.私たちの繁栄は 文字通り換金されて お金と経済成長という形になりました そして経済があまりにも成長したため
Burdaki DNA tam anlamıyla çöplüğe dönmüş, eğer hayatta kalma şansı varsa,Cet ADN est vraiment mal foutu, tandis que si vous avez une chance de survivre,
Burdaki DNA tam anlamıyla çöplüğe dönmüş, eğer hayatta kalma şansı varsa,DNA가 정말 엉망인 상태죠. 반면에 살아남을 확률이 있는 경우에는
Burdaki DNA tam anlamıyla çöplüğe dönmüş, eğer hayatta kalma şansı varsa,Jadi DNAnya sangat berantakan, di mana jika Anda masih memiliki peluang,,
Burdaki DNA tam anlamıyla çöplüğe dönmüş, eğer hayatta kalma şansı varsa,Takže DNA je opravdu hodně poničená, zatímco když máte šanci na přežití,
Burdaki DNA tam anlamıyla çöplüğe dönmüş, eğer hayatta kalma şansı varsa,Więc to DNA jest naprawdę zaburzone natomiast aby mieć szansę na przetrwanie,
Burdaki DNA tam anlamıyla çöplüğe dönmüş, eğer hayatta kalma şansı varsa,Значит, в ДНК наблюдаются сильные нарушения. Если же имеется шанс выжить, то
Burdaki DNA tam anlamıyla çöplüğe dönmüş, eğer hayatta kalma şansı varsa,Така че ДНК е наистина лошо отхвърлена, но когато имате шансове да оцелеете,
Burdaki DNA tam anlamıyla çöplüğe dönmüş, eğer hayatta kalma şansı varsa,והדנ"א בהם פגום מאוד. אצל חולים ששורדים סרטן,
Burdaki DNA tam anlamıyla çöplüğe dönmüş, eğer hayatta kalma şansı varsa,إذاً، ال DNA حقاً متغيّر بطريقة سيئة، بينما لو لديك الفرصة للنجاة،
Burdaki DNA tam anlamıyla çöplüğe dönmüş, eğer hayatta kalma şansı varsa,反対にもし生存可能ならば DNAはそこまでめちゃくちゃではないのです
Bu savaş, Napolyonun tam anlamıyla egosunun en üst düzeyde olduğunu kanıtlayan bir savaştı.그의 자부심이 정점에 달았던 것과 관계있습니다.
Bu savaş, Napolyonun tam anlamıyla egosunun en üst düzeyde olduğunu kanıtlayan bir savaştı.Саме тут відмічають найвищий злет самовпевненості Наполеона.
Bu savaşta tam anlamıyla bir birleşmeden söz edemeyiz.Cały sojusz jeszcze.nie powstał
Bu savaşta tam anlamıyla bir birleşmeden söz edemeyiz.그 모든 연합체는 아직 체제를 갖추지 못했습니다.
Bu savaşta tam anlamıyla bir birleşmeden söz edemeyiz.Франція воювала з Великобританією, альянсу ще не було.
Bu sizi kelimenin tam anlamıyla yokuş yukarı iter.C'est un truc qui aide vraiment à vous propulser.
Bu sizi kelimenin tam anlamıyla yokuş yukarı iter.Điều này thúc đẩy bạn tiến lên.
Bu sizi kelimenin tam anlamıyla yokuş yukarı iter.Efectiv îţi dă un imbold în sus.
Bu sizi kelimenin tam anlamıyla yokuş yukarı iter.Eso literalmente te empuja hacia arriba.
Bu sizi kelimenin tam anlamıyla yokuş yukarı iter.Es treibt dich buchstäblich vorwärts.
Bu sizi kelimenin tam anlamıyla yokuş yukarı iter.Hal itu mendorong Anda ke atas.
Bu sizi kelimenin tam anlamıyla yokuş yukarı iter.Het stuwt je letterlijk naar boven.
Bu sizi kelimenin tam anlamıyla yokuş yukarı iter.그러면 정말 힘이 납니다.
Bu sizi kelimenin tam anlamıyla yokuş yukarı iter.Letteralmente, è come se ti spingesse verso l'alto.
Bu sizi kelimenin tam anlamıyla yokuş yukarı iter.To dosłownie popycha ku górze.
Bu sizi kelimenin tam anlamıyla yokuş yukarı iter.И это дает почти физический толчок вверх.
Bu sizi kelimenin tam anlamıyla yokuş yukarı iter.Това буквално те тласка нагоре.
Bu sizi kelimenin tam anlamıyla yokuş yukarı iter.זה ממש דוחף אתכם למעלה.
Bu sizi kelimenin tam anlamıyla yokuş yukarı iter.وهذا يعمل مباشرة على رفع معنوياتك مباشرة ..
Bu sizi kelimenin tam anlamıyla yokuş yukarı iter.それが「大局観」なのです
Bu tam anlamıyla adaletin bittiği yer.Asta e o adevărată nedreptate.
Bu tam anlamıyla adaletin bittiği yer.Das ist eine richtige Ungerechtigkeit.
Bu tam anlamıyla adaletin bittiği yer.Dat is echt onrecht.
Bu tam anlamıyla adaletin bittiği yer.Đây đúng là 1 sự bất công.
Bu tam anlamıyla adaletin bittiği yer.Det her er en sand uretfærdighed.
Bu tam anlamıyla adaletin bittiği yer.Epäoikeudenmukaista.
Bu tam anlamıyla adaletin bittiği yer.Igazságtalanság.
Bu tam anlamıyla adaletin bittiği yer.Il s'agit d'une véritable injustice.
Bu tam anlamıyla adaletin bittiği yer.Ini sungguh ketidakadilan.
Bu tam anlamıyla adaletin bittiği yer.Je to takový bezpráví.
Bu tam anlamıyla adaletin bittiği yer.Nó thật bất công!
Bu tam anlamıyla adaletin bittiği yer.Είναι πραγματική αδικία.
Bu tam anlamıyla adaletin bittiği yer.Пълна липса на справедливост.
Bu tam anlamıyla adaletin bittiği yer.Это настоящая несправедливость.
Bu tam anlamıyla delilik!C'est tellement dingue !
Bu tam anlamıyla delilik!Das ist so unglaublich!
Bu tam anlamıyla delilik!-Det är helt sjukt! -Helt galet!
Bu tam anlamıyla delilik!-Det är helt sjukt! -Helt galet!
Bu tam anlamıyla delilik!Det er jo sygt!
Bu tam anlamıyla delilik!Dit is zo krankzinnig!
Bu tam anlamıyla delilik!E o nebunie!
Bu tam anlamıyla delilik!¡Esto es una locura!
Bu tam anlamıyla delilik!Ez őrület!
Bu tam anlamıyla delilik!Ez õrület!
Bu tam anlamıyla delilik!Ini benar-benar gila..!
Bu tam anlamıyla delilik!Je to tak šílený!
Bu tam anlamıyla delilik!정말 미친거같아