Örneğin George Bush, atış taliminde,ビン・ラディンとマイケル・ムーアを撃つ練習を
O zaman, sert, kaba talim çavuşu kişiliğimi göstermeme izin verin.Bene, ma prima dovrei immedesimarmi nel Sergente istruttore bastardo.
O zaman, sert, kaba talim çavuşu kişiliğimi göstermeme izin verin.Dann muss ich haber meinen gemeinen antreiber Feldwebel raushängen lassen.
O zaman, sert, kaba talim çavuşu kişiliğimi göstermeme izin verin.Mais je vais devoir prendre mon rôle de méchant Sergent entraineur.
O zaman, sert, kaba talim çavuşu kişiliğimi göstermeme izin verin.Θα χρειαστεί να φερθώ σαν σκληρός λοχίας όμως.
O zaman, sert, kaba talim çavuşu kişiliğimi göstermeme izin verin.Хорошо. Тогда мне нужно войти в роль сурового сержанта.
O zaman, sert, kaba talim çavuşu kişiliğimi göstermeme izin verin.お願いよ
Penisilinin bulunmasına yol açan keşif, örneğin, tüm zamanların en talihli kazalarından biridir.A descoberta da penicilina, por exemplo, foi um dos acidentes mais felizes de todos os tempos.
Penisilinin bulunmasına yol açan keşif, örneğin, tüm zamanların en talihli kazalarından biridir.De exemplu, descoperirea penicilinei, este unul dintre cele mai norocoase accidente din istorie.
Penisilinin bulunmasına yol açan keşif, örneğin, tüm zamanların en talihli kazalarından biridir.Die Entdeckung, die zu Penicillin geführt hat, ist zum Beispiel einer der glücklichsten Unfälle aller Zeiten.
Penisilinin bulunmasına yol açan keşif, örneğin, tüm zamanların en talihli kazalarından biridir.Hãy lấy việc phát minh ra penicillin làm ví dụ, đó là một trong những sự cố đáng mừng nhất trong lịch sử.
Penisilinin bulunmasına yol açan keşif, örneğin, tüm zamanların en talihli kazalarından biridir.Itt van például a penicillin felfedezése, ami egyike minden idők legszerencsésebb véletleneinek.
Penisilinin bulunmasına yol açan keşif, örneğin, tüm zamanların en talihli kazalarından biridir.예를 들어, 페니실린의 발견은 역사상 가장 운이 좋은 사고였습니다.
Penisilinin bulunmasına yol açan keşif, örneğin, tüm zamanların en talihli kazalarından biridir.La scoperta della penicillina, per esempio, è uno degli incidenti più fortunati di tutti i tempi.
Penisilinin bulunmasına yol açan keşif, örneğin, tüm zamanların en talihli kazalarından biridir.Například objev, který vedl k penicilinu, je jedna z nejšťastnějších nehod všech dob.
Penisilinin bulunmasına yol açan keşif, örneğin, tüm zamanların en talihli kazalarından biridir.Na przykład odkrycie penicyliny jest jednym ze szczęśliwszych.
Penisilinin bulunmasına yol açan keşif, örneğin, tüm zamanların en talihli kazalarından biridir.Objav, ktorý viedol k penicilínu, napríklad, je jednou z najšťastnejších nehôd všetkých čias.
Penisilinin bulunmasına yol açan keşif, örneğin, tüm zamanların en talihli kazalarından biridir.Odkritje penicilina, na primer, je ena najbolj srečnih nezgod vseh časov.
Penisilinin bulunmasına yol açan keşif, örneğin, tüm zamanların en talihli kazalarından biridir.התגלית שהובילה לפניצילין, למשל, היא אחת התאונות המשמחות בכל הזמנים.
Penisilinin bulunmasına yol açan keşif, örneğin, tüm zamanların en talihli kazalarından biridir.الإكتشاف الذي قاد إلى البنسلين مثلا هو واحد من أكثر الحوادث السعيدة على مر الأوقات.
Penisilinin bulunmasına yol açan keşif, örneğin, tüm zamanların en talihli kazalarından biridir.今までで最高のアクシデントによるものです 生物学者 アレクサンダー・フレミングが ずさんな実験をして
Sadat-ı Kiram Efendilerimizin bize öğrettikleri gibi- "Dünya bir leştir, ona talip olanlar da köpeklerdir".Come ci hanno insegnato i nostri onorevoli Maestri, questo mondo è una carcassa, i cani la vogliono!
Sadat-ı Kiram Efendilerimizin bize öğrettikleri gibi- "Dünya bir leştir, ona talip olanlar da köpeklerdir".Como nuestros honorables Maestros nos enseñaron, este mundo es un esqueleto de huesos que los perros quieren.
Sadat-ı Kiram Efendilerimizin bize öğrettikleri gibi- "Dünya bir leştir, ona talip olanlar da köpeklerdir".Wie unsere ehrenwerten Meister uns gelehrt haben, diese Welt ist ein Kadaver, die Hunde sind hinter ihm her.
Sadat-ı Kiram Efendilerimizin bize öğrettikleri gibi- "Dünya bir leştir, ona talip olanlar da köpeklerdir".Как наши почётные Мастера научили нас, этот мир - туша, его хотят собаки.
Seks bebek getirir. Nerve'deki talimatlara uyanın sonu Babble olur filan ki, bize de bu oldu.Sigam as instruções no Nerve e terminam de certeza no Babble, tal como nós.
"Sence daha talihsiz insanların daha mı iyi seks hayatları var?""Apakah menurut anda kurang beruntung mengalami seks yang lebih baik?"
"Sence daha talihsiz insanların daha mı iyi seks hayatları var?""Bạn có nghĩ rằng những người kém may mắn có đời sống tình dục tốt hơn không?"
"Sence daha talihsiz insanların daha mı iyi seks hayatları var?""Credi che i meno fortunati facciano sesso migliore?"
"Sence daha talihsiz insanların daha mı iyi seks hayatları var?""¿Crees que los menos afortunados tienen mejor sexo?"
"Sence daha talihsiz insanların daha mı iyi seks hayatları var?""Crezi că aceia mai puţin norocoşi au parte de sex mai bun?"
"Sence daha talihsiz insanların daha mı iyi seks hayatları var?""Crois-tu que les moins fortunés ont de meilleures relations sexuelles ?"
"Sence daha talihsiz insanların daha mı iyi seks hayatları var?""Denk je dat de minder gefortuneerden betere seks hebben?"
"Sence daha talihsiz insanların daha mı iyi seks hayatları var?""Glauben Sie, dass die weniger Reichen besseren Sex haben?"
"Sence daha talihsiz insanların daha mı iyi seks hayatları var?""덜 행운이 있는 사람이 더 나은 섹스를 한다고 생각하세요?
"Sence daha talihsiz insanların daha mı iyi seks hayatları var?""Myślisz, że tym, którym się gorzej powodzi, lepiej układa się w łóżku?"
"Sence daha talihsiz insanların daha mı iyi seks hayatları var?""Мислите ли, че по-малко заможните хора правят по-добър секс?"
"Sence daha talihsiz insanların daha mı iyi seks hayatları var?""Ты считаешь, что секс получается лучше у тех, кто менее успешен?"
"Sence daha talihsiz insanların daha mı iyi seks hayatları var?""Як гадаєш, у менш заможних кращий секс?"
"Sence daha talihsiz insanların daha mı iyi seks hayatları var?""נראה לך שחסרי המזל נהנים מסקס טוב יותר?"
"Sence daha talihsiz insanların daha mı iyi seks hayatları var?""هل تعتقد بأن الأقل حظاً يكون الجنس بينهم أفضل؟"
"Sence daha talihsiz insanların daha mı iyi seks hayatları var?"「おもちゃで遊んでるんだから邪魔すんな」 となるわけです
Şimdi, genleri çözümlediğimizi unutmayalım. Genler, protein yapımı için gerekli talimatları gönderirler.My sice zkoumáme geny, ale na základě genových instrukcí vznikají bílkoviny
Şimdi ise uzaya çıkacak kadar talihliyiz.Acum noi avem norocul să începem expansiunea spaţială.
Şimdi ise uzaya çıkacak kadar talihliyiz."Agora temos a felicidade de desvendar o espaço.
Şimdi ise uzaya çıkacak kadar talihliyiz.Ahora tenemos la suerte de descubrir el espacio.
Şimdi ise uzaya çıkacak kadar talihliyiz.Kini kita juga sangat beruntung untuk membuka luar angkasa.
Şimdi ise uzaya çıkacak kadar talihliyiz.이제 우리는 우주 시대의 주인공이 된 것이지요.
Şimdi ise uzaya çıkacak kadar talihliyiz.Most nekünk adatik meg a szerencse, hogy feltérképezzük az űrt.
Şimdi ise uzaya çıkacak kadar talihliyiz.Ngày nay chúng to đang có cơ hội mở ra vũ trụ.
Şimdi ise uzaya çıkacak kadar talihliyiz.Nous avons aujourd'hui la chance de découvrir l'espace.
Şimdi ise uzaya çıkacak kadar talihliyiz.Nu har vi lyckan att öppna upp rymden.
Şimdi ise uzaya çıkacak kadar talihliyiz.Nu hebben wij het geluk ruimte te verkennen.
Şimdi ise uzaya çıkacak kadar talihliyiz.Nun haben wir das Glück das Weltall zu erschließen.
Şimdi ise uzaya çıkacak kadar talihliyiz.Ora noi abbiamo la fortuna di conquistare lo spazio. E in futuro ce lo invidieranno."
Şimdi ise uzaya çıkacak kadar talihliyiz.Teď my máme možnost otevřít vesmír.
Şimdi ise uzaya çıkacak kadar talihliyiz.Teraz my máme to šťastie objaviť vesmír.
Şimdi ise uzaya çıkacak kadar talihliyiz.Teraz my mamy szczęście otworzyć ludziom drogę w przestrzeń kosmiczną.
Şimdi ise uzaya çıkacak kadar talihliyiz.Τώρα εμείς έχουμε την καλή τύχη να διευρύνουμε το διάστημα.
Şimdi ise uzaya çıkacak kadar talihliyiz.Сега ние имаме възможност да открием космоса.