Ana içeriğe geç
Sözlük

tali ile cümle

tali kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Durumu iyi değil. Talih mi?Не е добре.
Ebe, bu üç kız kardeşin talihsiz bir günde doğduklarını ve bunun uğursuz olduğunu söylüyor.La levatrice annunciò che queste tre bimbe, nate in un giorno così infausto, erano tutte maledette.
Ebe, bu üç kız kardeşin talihsiz bir günde doğduklarını ve bunun uğursuz olduğunu söylüyor.La partera pregonó que estas tres bebés, nacidas en un día de fe, estaban todas embrujadas.
Ebe, bu üç kız kardeşin talihsiz bir günde doğduklarını ve bunun uğursuz olduğunu söylüyor.Moaşa a prezis că fetiţele născute într-o astfel de zi, erau blestemate.
Ebe, bu üç kız kardeşin talihsiz bir günde doğduklarını ve bunun uğursuz olduğunu söylüyor.Και η μαμή ανακοίνωσε πως αυτά τα τρία μωρά, γεννημένα μια τέτοια μοιραία μέρα, ήταν όλα καταραμένα.
Ebe, bu üç kız kardeşin talihsiz bir günde doğduklarını ve bunun uğursuz olduğunu söylüyor.И акушерка предрекла, что все дети, рождённые в такой суеверный день, подвержены порче.
Ebe, bu üç kız kardeşin talihsiz bir günde doğduklarını ve bunun uğursuz olduğunu söylüyor.והמיילדת הכריזה ששלושת התינוקות האלו, נולדו בכזה יום חדור אמונה, כולן מכושפות
Eğer bulduğumuz sayı çok büyük veya negatif olsaydı, çok talihsiz bir durum olurdu. -سيكون من المءسف لو كانت النقطة التي علينا ان نقص هذا السلك عبارة عن عدد اكبر، او من حسن حظنا انه لا يوجد لدينا
Eğer kaderlerimiz birbirine dolanmışsa, bunun iyi karma, iyi talih olduğuna inanırız.A ak sú naše osudy prepletené, potom veríme, že je to dobrá karma, dobrý osud.
Eğer kaderlerimiz birbirine dolanmışsa, bunun iyi karma, iyi talih olduğuna inanırız.A jsou-li naše osudy propletené, pak věříme, že je to dobrá karma, štěstěna.
Eğer kaderlerimiz birbirine dolanmışsa, bunun iyi karma, iyi talih olduğuna inanırız.A skoro nasze losy są połączone, to traktujemy to jako dobrą karmę.
Eğer kaderlerimiz birbirine dolanmışsa, bunun iyi karma, iyi talih olduğuna inanırız.Dan jika nasib kita saling berkaitan kita percaya ini adalah karma baik, kebeuntungan.
Eğer kaderlerimiz birbirine dolanmışsa, bunun iyi karma, iyi talih olduğuna inanırız.En als ons lot met elkaar verweven is, dan geloven we dat het goede karma oplevert, geluk.
Eğer kaderlerimiz birbirine dolanmışsa, bunun iyi karma, iyi talih olduğuna inanırız.E se os nossos destinos estão interligados, acreditamos que isso é bom "karma", é boa sorte.
Eğer kaderlerimiz birbirine dolanmışsa, bunun iyi karma, iyi talih olduğuna inanırız.És ha a sorsunk összefonódott, akkor az szerintünk jó karma, jó szerencse.
Eğer kaderlerimiz birbirine dolanmışsa, bunun iyi karma, iyi talih olduğuna inanırız.Et si nos sorts sont entremélés nous croyons que c'est un bon karma, que c'est une chance.
Eğer kaderlerimiz birbirine dolanmışsa, bunun iyi karma, iyi talih olduğuna inanırız.그래서 만약 우리의 운명이 얽혀있다면 우린 그것을 좋은 업보라고, 행운이라고 믿습니다.
Eğer kaderlerimiz birbirine dolanmışsa, bunun iyi karma, iyi talih olduğuna inanırız.Och om våra öden är sammanflätade då vi anser att det är bra karma, det är lycka.
Eğer kaderlerimiz birbirine dolanmışsa, bunun iyi karma, iyi talih olduğuna inanırız.Si daca destinele noastre sunt incrucisate atunci noi credem ca este o karma pozitiva, este un noroc.
Eğer kaderlerimiz birbirine dolanmışsa, bunun iyi karma, iyi talih olduğuna inanırız.Και αν η μοίρα μας είναι συνυφασμένη τότε πιστεύουμε πως είναι καλό κάρμα, είναι καλό μέλλον.
Eğer kaderlerimiz birbirine dolanmışsa, bunun iyi karma, iyi talih olduğuna inanırız.И ако нашите съдби са преплетени, тогава ние вярваме, че това е добра карма, това е добра орис.
Eğer kaderlerimiz birbirine dolanmışsa, bunun iyi karma, iyi talih olduğuna inanırız.И если наши судьбы переплетаются, то мы верим, что это хорошая карма.
Eğer kaderlerimiz birbirine dolanmışsa, bunun iyi karma, iyi talih olduğuna inanırız.І, якщо наші долі переплітаються, то ми віримо, що це хороша карма.
Eğer kaderlerimiz birbirine dolanmışsa, bunun iyi karma, iyi talih olduğuna inanırız.ואם גורלותינו קשורים זה בזה אז אנו מאמינים כי זוהי קארמה טובה, זוהי ברכה.
Eğer kaderlerimiz birbirine dolanmışsa, bunun iyi karma, iyi talih olduğuna inanırız.ومصيرنا متشابكة وبعد ذلك نعتقد أن هذه كرامة جيدة، أنها ثروة جيدة.
Eğer kaderlerimiz birbirine dolanmışsa, bunun iyi karma, iyi talih olduğuna inanırız.我々はそれを行なうことが善業であり、果報だと信じることができます そして我々のうちの多くの者にとって
"Eğer Taliban tekrar yönetimi ele geçirirse,"만약 탈레반이 다시 정권을 잡는다면
"Eğer Taliban tekrar yönetimi ele geçirirse,"Se i Talebani riprendono il controllo, chiameranno ancora Al-Qaeda,
"Eğer Taliban tekrar yönetimi ele geçirirse,"Se os talibãs assumirem novamente o controlo,
"Eğer Taliban tekrar yönetimi ele geçirirse,"אם הטליבאן יחזרו לשלטון,
"Eğer Taliban tekrar yönetimi ele geçirirse," إن استولت طالبان على الحكم ..
"Eğer Taliban tekrar yönetimi ele geçirirse,大量殺戮を企てるアルカイダを
"Eğer Taliban tekrar yönetimi ele geçirirse,用奥巴马总统的话,
Eski zamanlarda, Vasco da Gama ve Columbus gibi kaşifler yerküreyi keşfedecek kadar talihliydiler.Antiguamente, exploradores como Vasco de Gama y Colón tuvieron la suerte de descubrir el globo terráqueo.
Eski zamanlarda, Vasco da Gama ve Columbus gibi kaşifler yerküreyi keşfedecek kadar talihliydiler.Dawno temu odkrywcy tacy jak Vasco da Gama i Kolumb mieli szczęście otworzyć przed ludzkością cały glob.
Eski zamanlarda, Vasco da Gama ve Columbus gibi kaşifler yerküreyi keşfedecek kadar talihliydiler.Di masa lalu, para penjelajah seperti Vasco da Gama dan Columbus sangat beruntung dapat membuka daratan baru.
Eski zamanlarda, Vasco da Gama ve Columbus gibi kaşifler yerküreyi keşfedecek kadar talihliydiler.In den alten Tagen hatten Entdecker wie Vasco da Gama und Columbus das Glück den Globus zu erschließen.
Eski zamanlarda, Vasco da Gama ve Columbus gibi kaşifler yerküreyi keşfedecek kadar talihliydiler.Ngày trước, những nhà thám hiểm như Vasco da Gama và Columbus đã có cơ hội mở ra những miền đất mới.
Eski zamanlarda, Vasco da Gama ve Columbus gibi kaşifler yerküreyi keşfedecek kadar talihliydiler.V dávných dnech průzkumníci jako Vasco de Gama a Kolumbus měli příležitost otevřít pozemskou zeměkouli.
Eski zamanlarda, Vasco da Gama ve Columbus gibi kaşifler yerküreyi keşfedecek kadar talihliydiler.V dávnych dobách, objavitelia ako Vasco da Gama a Kolumbus mali veľké šťastie pri objavovaní Zeme.
Eski zamanlarda, Vasco da Gama ve Columbus gibi kaşifler yerküreyi keşfedecek kadar talihliydiler.В стари времена откриватели като Васко да Гама и Колумб сполучили да открият земното кълбо.
Eski zamanlarda, Vasco da Gama ve Columbus gibi kaşifler yerküreyi keşfedecek kadar talihliydiler.Дуже давно, такі дослідники як Васко да Гама та Колумб завдяки щасливому випадку відкривали земну кулю.
Eve döndüğümde, bi grubun bana Taliban'dan gelen mektubu verdiklerini hatırladım.E cheguei a casa, e lembro-me de que alguém da equipa trouxe-me uma carta dos Talibã.
Eve döndüğümde, bi grubun bana Taliban'dan gelen mektubu verdiklerini hatırladım.És hazaértem, és emlékszem, hogy az egyik csoport hozott nekem egy levelet a talibántól.
Eve döndüğümde, bi grubun bana Taliban'dan gelen mektubu verdiklerini hatırladım.E sono andato a casa, e ricordo che una persona del gruppo mi ha portato una lettera dei Talebani.
Eve döndüğümde, bi grubun bana Taliban'dan gelen mektubu verdiklerini hatırladım.Ik kwam thuis, en ik herinner me dat iemand van het team mij een brief van de Taliban bracht.
Eve döndüğümde, bi grubun bana Taliban'dan gelen mektubu verdiklerini hatırladım.Je suis rentré chez moi, et je me rappelle l'une des équipes m'apporter une lettre qui venait des Talibans.
Eve döndüğümde, bi grubun bana Taliban'dan gelen mektubu verdiklerini hatırladım.집에 오고나서, 저에게 편지를 전해받았던 것을 기억했죠. 탈레반에서 온 편지였습니다.
Eve döndüğümde, bi grubun bana Taliban'dan gelen mektubu verdiklerini hatırladım.Me fui a casa y recuerdo que alguien del equipo me trajo una carta de los talibanes.
Eve döndüğümde, bi grubun bana Taliban'dan gelen mektubu verdiklerini hatırladım.Och jag kom hem, och jag kommer ihåg när en av teammedlemmerna gav mig ett brev från Talibanerna.
Eve döndüğümde, bi grubun bana Taliban'dan gelen mektubu verdiklerini hatırladım.Saya pulang, dan saya ingat salah satu anggota tim datang dengan sebuah surat dari Taliban.
Eve döndüğümde, bi grubun bana Taliban'dan gelen mektubu verdiklerini hatırladım.Şi am ajuns acasă, şi mi-am amintit de o scrisoare a unei reuniuni a talibanilor.
Eve döndüğümde, bi grubun bana Taliban'dan gelen mektubu verdiklerini hatırladım.Tôi trở về và tôi nhớ một người trong nhóm mang lá thư đến cho tôi từ Taliban.
Eve döndüğümde, bi grubun bana Taliban'dan gelen mektubu verdiklerini hatırladım.Und ich kam heim, ich erinnere mich, jemand vom Team brachte mir einen Brief von den Taliban.
Eve döndüğümde, bi grubun bana Taliban'dan gelen mektubu verdiklerini hatırladım.Vrátil jsme se domů, a pamatuju si, že jeden z členů týmu mi donesl dopis od Talibanu.
Eve döndüğümde, bi grubun bana Taliban'dan gelen mektubu verdiklerini hatırladım.Vrnil sem se domov, in spomnim se, kako mi je sodelavec prinesel pismo, ki so ga poslali talibani.
Eve döndüğümde, bi grubun bana Taliban'dan gelen mektubu verdiklerini hatırladım.Wróciłem i ja, i pamiętam członka zespołu, który przyniósł nam list od Talibów.
Eve döndüğümde, bi grubun bana Taliban'dan gelen mektubu verdiklerini hatırladım.Πήγα σπίτι, και θυμάμαι ένας από την ομάδα, μου έφερε ένα γράμμα από τους Ταλιμπάν.
Eve döndüğümde, bi grubun bana Taliban'dan gelen mektubu verdiklerini hatırladım.И аз се прибрах. Помня, че член на нашият екип ми донесе писмо от талибаните.
Eve döndüğümde, bi grubun bana Taliban'dan gelen mektubu verdiklerini hatırladım.Коли я приїхав додому, один хлопець із нашої команди приніс мені листа від Талібану.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod