Bunun olması büyük talihsizlik.Je n'aurais peut-être pas dû aller aussi loin...
Bunun olması büyük talihsizlik.Không may là chuyện này đã xảy ra.
Bunun olması büyük talihsizlik.이렇게 까지 되서 유감인데...
Bunun olması büyük talihsizlik.Nemal som zachádzať až do extrému...
Bunun olması büyük talihsizlik.Neměl jsem zacházet až do extrému...
Bunun olması büyük talihsizlik.Nem kellett volna ennyire messzire mennem,...
Bunun olması büyük talihsizlik.Non sarei dovuto arrivare a tanto...
Bunun olması büyük talihsizlik.Nu ar fi trebuit sa merg pana la extrema asta.
Bunun olması büyük talihsizlik.Pravzaprav res ne bi smel iti tako daleč...
Bunun olması büyük talihsizlik.Przykro, że aż do tego doszło
Bunun olması büyük talihsizlik.Sayang sekali karena hal ini terjadi.
Bunun olması büyük talihsizlik.Δεν έπρεπε να το χα πάρει τόσο μακριά...
Bunun olması büyük talihsizlik.На самом деле я не должен был заходить так далеко..
Bunun olması büyük talihsizlik.Не трябваше да стигаш толкова далече...
Bunun olması büyük talihsizlik...לא הייתי צריך לתת לך כזה שיעור
Bunun olması büyük talihsizlik.من المؤسف أن يحدث هذا
Bunun olması büyük talihsizlik.でも
Bunun yerine sessizce bakteri DNA'sının içine yerleşir ve bir uyuyan terörist hücre gibi talimatları bekler.대신에 그것은 박테리아의 DNA로 미끄러져 들어가죠. 그리고는 가만히 그곳에서 기다려요. 마치 잠복해있는 테러리스트처럼 말이에요. 지시를 기다리면서요.
Bunun yerine sessizce bakteri DNA'sının içine yerleşir ve bir uyuyan terörist hücre gibi talimatları bekler.Istället blandar det sig med bakteriets egna DNA och gömmer sig där, i väntan på instruktioner.
Bunun yerine sessizce bakteri DNA'sının içine yerleşir ve bir uyuyan terörist hücre gibi talimatları bekler.Siedzi sobie spokojnie w DNA bakterii jak uśpiona komórka terorystyczna, aż otrzyma polecenie.
Bunun yerine sessizce bakteri DNA'sının içine yerleşir ve bir uyuyan terörist hücre gibi talimatları bekler.Поне в началото. Вместо това си стои там като спяща терористична клетка, чакайки инструкции.
Bunun yerine sessizce bakteri DNA'sının içine yerleşir ve bir uyuyan terörist hücre gibi talimatları bekler.במקום זה הוא מחליק בגניבה לתוך הדנ"א של החיידק עצמו, ופשוט נשאר שם, כמו תא-טרור רדום שממתין להוראות.
Bunun yerine sessizce bakteri DNA'sının içine yerleşir ve bir uyuyan terörist hücre gibi talimatları bekler.眠ったテロリスト細胞のようにとどまり 次の指示を待ちます 面白いのは このバクテリアに子供ができたら
Bu operasyonu kontrol eden talimatlar çok ayrıntılı bir şekilde verilmeli.Az utasításoknak, amelyek ezt a műveletet irányítják, teljesen aprólékos részleteket kell megadniuk.
Bu operasyonu kontrol eden talimatlar çok ayrıntılı bir şekilde verilmeli.Các chỉ thị quản lý việc điều hành phải chi tiết và đầy đủ.
Bu operasyonu kontrol eden talimatlar çok ayrıntılı bir şekilde verilmeli.Die Anweisungen, die diesen Vorgang steuern, müssen ganz genau eingegeben werden.
Bu operasyonu kontrol eden talimatlar çok ayrıntılı bir şekilde verilmeli.Dus de programmering moet perfect zijn, of het zal niet werken.
Bu operasyonu kontrol eden talimatlar çok ayrıntılı bir şekilde verilmeli.Instrucţiunile care guvernează operarea trebuie specificate în detaliu absolut complet.
Bu operasyonu kontrol eden talimatlar çok ayrıntılı bir şekilde verilmeli.Instrukcje sterujące działaniem muszą być absolutnie precyzyjne.
Bu operasyonu kontrol eden talimatlar çok ayrıntılı bir şekilde verilmeli.실행들을 통제하는 명령은 아주 철저히 구체적으로 주어져야합니다.
Bu operasyonu kontrol eden talimatlar çok ayrıntılı bir şekilde verilmeli.Las instrucciones que gobiernan esta operación deben darse en detalle absolutamente exhaustivo.
Bu operasyonu kontrol eden talimatlar çok ayrıntılı bir şekilde verilmeli.Le istruzioni che governano questa operazione devono essere date in modo assolutamente dettagliato.
Bu operasyonu kontrol eden talimatlar çok ayrıntılı bir şekilde verilmeli.Οι εντολές που ελέγχουν αυτήν τη λειτουργία πρέπει να δίνονται με εξαντλητική λεπτομέρεια.
Bu operasyonu kontrol eden talimatlar çok ayrıntılı bir şekilde verilmeli.Инструкциите, които правят тази операция трябва да се задават с абсолютно точен детайл.
Bu operasyonu kontrol eden talimatlar çok ayrıntılı bir şekilde verilmeli.Команди, що керують цим процесом, мають бути абсолютно вичерпно точними.
Bu operasyonu kontrol eden talimatlar çok ayrıntılı bir şekilde verilmeli.Команды, управляющие этим процессом, должны быть абсолютно исчерпывающе точными.
Bu operasyonu kontrol eden talimatlar çok ayrıntılı bir şekilde verilmeli.ההוראות השולטות בפעולה זו .חייבות להינתן בפירוט ממצה לחלוטין
Bu operasyonu kontrol eden talimatlar çok ayrıntılı bir şekilde verilmeli.التعليمات التي تحكم هذه العملية يجب أن تقدم بالتفصيل الممل
Bu operasyonu kontrol eden talimatlar çok ayrıntılı bir şekilde verilmeli.微細なところまで指定する必要があるのです プログラムは完璧でなければ動作しません
Burada bir tane bulunması çok mantıklı, tali yolun ana yola birleştiği yerde.Bon, il est logique que vous en ayez un là, sur la voie secondaire qui débouche sur la principale.
Burada bir tane bulunması çok mantıklı, tali yolun ana yola birleştiği yerde.Deci, e logic sa ai unul acolo, pe strada secundara care intra in cea principala.
Burada bir tane bulunması çok mantıklı, tali yolun ana yola birleştiği yerde.Dunque, è logico che ce ne sia uno lì, nella strada secondaria che incrocia quella principale.
Burada bir tane bulunması çok mantıklı, tali yolun ana yola birleştiği yerde.É lógico que teriam um stop ali, na intersecção da rua mais pequena com a maior.
Burada bir tane bulunması çok mantıklı, tali yolun ana yola birleştiği yerde.Es ist logisch, dass Sie dort ein Schild hätten, auf der kleinen Straße, die auf die große führt.
Burada bir tane bulunması çok mantıklı, tali yolun ana yola birleştiği yerde.Het is logisch dat je er een hebt hier, waar de ondergeschikte weg op de hoofdweg uitkomt.
Burada bir tane bulunması çok mantıklı, tali yolun ana yola birleştiği yerde.작은 도로에서 큰 도로로 들어오는 길에 설치하는 것은 일리가 있어 보입니다.
Burada bir tane bulunması çok mantıklı, tali yolun ana yola birleştiği yerde.Lógicamente hay una aquí, en la carretera que se incorpora a la vía principal.
Burada bir tane bulunması çok mantıklı, tali yolun ana yola birleştiği yerde.Logicky mala byť jedna tam, kde sa vedľajšia cesta spája s hlavnou.
Burada bir tane bulunması çok mantıklı, tali yolun ana yola birleştiği yerde.Logicky musíte mít jednu (stopku), na vedlejší silnici vstupující do silnice hlavní.
Burada bir tane bulunması çok mantıklı, tali yolun ana yola birleştiği yerde.Secara logis, ada rambu berhenti di sini pada jalanan kecil sebelum memasuki jalanan besar.
Burada bir tane bulunması çok mantıklı, tali yolun ana yola birleştiği yerde.Theo logic, các bạn sẽ phải có một cái ở đây, trên đường nhỏ khi đi ra đường chính.
Burada bir tane bulunması çok mantıklı, tali yolun ana yola birleştiği yerde.To logiczne, że jeden będzie na drodze podrzędnej, dochodzącej do drogi głównej.
Burada bir tane bulunması çok mantıklı, tali yolun ana yola birleştiği yerde.Άρα, είναι λογικό να είχες ένα εκεί, στον δευτερεύοντα δρόμο που εισέρχεται στον κύριο.
Burada bir tane bulunması çok mantıklı, tali yolun ana yola birleştiği yerde.Логично е да има такова там, на по-малкия път, влизащ в по-големия.
Burada bir tane bulunması çok mantıklı, tali yolun ana yola birleştiği yerde.Логично, что оно получится, когда второстепенная дорога примыкает к главной.
Burada bir tane bulunması çok mantıklı, tali yolun ana yola birleştiği yerde.Логічно, що знак має бути там, де другорядна дорога примикає до головної.
Burada bir tane bulunması çok mantıklı, tali yolun ana yola birleştiği yerde.אז הגיוני שיהיה עצור אחד שם, על הכביש הצדדי שנכנס לראשי.
Burada bir tane bulunması çok mantıklı, tali yolun ana yola birleştiği yerde.اذاً, إنه من المنطقي أنك تحتاج واحدة هناك, على الطريق الثانوي دخولاً على الرئيسي.
Burada bir tane bulunması çok mantıklı, tali yolun ana yola birleştiği yerde."止まれ"は理にかなっていますが 残りの2箇所には疑問が残ります
Burada siyaset konuşmama konusunda kesin talimatlarımız var.Abbiamo ricevuto istruzioni precise di non far politica.