Bunun yanında Taliban ve El-Kaide de pes etmedi.Taliban og Al-Qaeda havde dog ikke opgivet kampen.
Yerel Taliban liderleriyse bu planın tersini iddia etti ve gelen kuvvetlere karşı direniş yemini etti.Lokale Talibanledere var imod disse planer og kaldte til modstand.
2001 - Taliban örgütü mensupları, Afganistan'ın Bamyan kentindeki Buda heykellerini tahrip etti.2001 - Taliban-styret i Afghanistan lader to store Buddhastatuer i Bamyan ødelægge.
Bütün gemiler gibi Viking Sally, Viking Line servisinde bazı talihsizliklere katlanıyordu.Lige som andre skibet har MS Amorella også haft små problemer i løbet af sin service periode for Viking Line.
Olağanüstü performansı birçok Avrupa kulüplerinin talip olmasını sağladı.Hans præstationer har imponeret mange storklubber.
Dağ Saldırısı Operasyonu Taliban güçlerini kökten temizlemek amacıyla 17 Mayıs 2006'da başladı.17. marts 2006 begyndte Operation Mountain Thrust, der skulle bekæmpe talibanstyrkerne.
Arya'nın kılıcı İğne ile talim yaptığı yerler San Anton Palace'da çekildi.For det ydre kulisser af Red Keep hvor Arya genvinder hendes sværd Needle, blev San Anton Palace brugt.
Kimin talimatıyla oluyor bu?Hvem gav ordren?
Niçin ödeme yapılması konusunda talimat veriyorsunuz?Hvorfor skal vi undersøge det at dræbe?
Taliban rejiminin tamamıyle göçmesinin eli kulağında görünüyordu.Det så ud, som om Talibanstyret var ved at kollapse.
Bu bilim için bir talihsizlikti.Det er uheldigt for vores planet.
O komisyonda imzamın olması büyük bir talihsizlik.Immaterialretten er ligeledes vanskelig at placere i denne kategorisering.
Talia kaza esnasında ölür.Livia dør af et slagtilfælde.
Gün batımıyla beraber Taliban'dan akıllarda kalan güneye ve batıya doğru kaçışmalarıydı.Ved solnedgang trak de resterende talibantropper sig ud mod syd og øst.
Ardından oğlu Telemakhos, çobanlar Eumaios, Philoteus ve Athene’nin yardımıyla bütün talipleri öldürür.Telemakos og Odysseus dræber med Athenes hjælp alle bejlerne.
2015 yılında üretimine son vererek yerini Renault Talisman'a biraktı.Fra 2015 er der i stedet indgået samarbejde med Renault.
Taliban bu saldırıları kınadı ve onları "İslam'a saldırı" olarak adlandırdı.Taliban fordømte angrepene og kalte dem "et angrep på Islam."
16 Kasım'da Taliban'ın Kuzey Afganistandaki son sığınağı da Kuzey İttifakı tarafından sıkıştırıldı.Den 16. november ble Talibans siste tilholdssted i det nordlige Afghanistan beleiret av Nordalliansen.
Brawn için bu talihsiz oldu çünkü takımın 2009'da yarış kazanabilecek bir otomobile sahip olduğuna inanıyordu.Dette var uheldig for Brawn ettersom han trodde at teamet hadde en «løpsvinnende bil» for 2009.
86 Taliban mahkûmu hayatta kaldı, yaklaşık 50 Kuzey İttifakı askeri öldürüldü.Kun 86 av de mange hundre av talibanfangene overlevde, og omkring 50 soldater fra Nordalliansen ble drept.
Kabil'in düşüşü, harita üzerinde Taliban mevzilerinin çöküşünün başlangıcını gösteriyordu.Kabuls fall markerte begynnelsen på Talibans sammenbrudd over hele landet.
Birkaç gün içinde çoğu El-Kaide eğitim kampları zarar gördü ve Taliban hava savunması yok edildi.Innen få dager ble de fleste av treningsleirene alvorlig beskadiget, og Talibans luftvern ødelagt.
Bunun yanında Taliban ve El-Kaide de pes etmedi.Men Taliban og al-Qaida hadde ikke gitt opp kampen.
Dağ Saldırısı Operasyonu Taliban güçlerini kökten temizlemek amacıyla 17 Mayıs 2006'da başladı.Den 17. mai 2006 startet Operasjon Mountain Thrust som skulle bekjempe Talibanstyrkene.
Sufi Ebu Talib 83 yaşında 21 Şubat 2008 tarihinde Malezya'da öldü.Sufi Abu Taleb døde 21. februar 2008 i Malaysia, 83 år gammel.
Taliban destekli yapılar hava saldırısının baskısı altında yıprandılar.Talibans kommandostruktur begynte å erodere under presset fra luftbombardementene.
Bundan sonra Taliban güçleri direnişin kalbi olan güney Afganistan'da Kandahar civarına geri püskürtüldü.Samtidig var Taliban blitt drevet tilbake til sitt maktsentrum i det sørøstlige Afghanistan, omkring Kandahar.
Bazı talimatlar verir.Like instruksjoner.
(Yahudiler bizim talihsizliğimiz!) mottosu yer alıyordu.Drivende for denne linje var teologen lic.]]
Güvenlik talimatlarına uyun.Følg sikkerhetsvaktenes anvisninger.
Tahta çıktığı zaman söylediği; "Ben saltanata talip değildim.Om sitt tidligere engasjement for strengere våpenlover sa han bare knapt: «I had been misguided».
Yerel Taliban liderleriyse bu planın tersini iddia etti ve gelen kuvvetlere karşı direniş yemini etti.Lokale Talibanledere var imot disse planene og kalte til motstand.
Taht talibi, bir taht üzerinde hak iddia eden kişidir.Tronpretendent er en person som gjør krav på en trone.
5 Temmuz 2014 tarihinde, Talisca 4.000.000 € ücret ile Benfica'ya transfer oldu.Den 5. juli 2014 ble Talisca oppkjøpt av Benfica fra Bahia for en overgangssum på 4 millioner euro.
Bahir: "Denizci" Bahti: "Talihli".For eksempel betyr å ha tur «å ha hell».
Taliban rejiminin tamamıyle göçmesinin eli kulağında görünüyordu.Det så ut som om talibanstyret var ved å kollapse.
Hitler'in talimatlarına uygun olarak, cesetleri Reich Şansölyesinin arkasındaki bahçesinde yakıldı.Etter Hitlers selvmord brente Günsche hans lik i Rikskanselliets hage.
Ayrıca, 8 tali belediyeden oluşmaktadır.Blant disse finnes også åtte kretstilhørige byer.
Nasıl başlayacağınızla ilgili belirli yerler için ayrıntılı talimatlar.Spillet opptrer på bestemte måter etter hvilken dato det blir startet på.
Talik yazıda kendi geliştirmiştir.Ende illustrerte boka selv.
Aynı zamanda Helen'in taliplilerinin arasındaydı. Truva Atı'nın içinde saklanmış olan adamlardan biridir.Han var også en av de som skjulte seg i den trojanske hest som førte til at Troja falt.
Tali kurucu iktidar bu nedenle sınırlı bir iktidardır.Tiltaket fikk derfor noe begrenset omfang.
Bunun için de haliyle ana yolların dışındaki tali yollar kullanılacaktır.Dermed unngås gjennomfartstrafikk i øvre del av veien.
Kent 1995 yılında Taliban'ın eline geçti.I 1995 ble byen tatt av Taliban.
Taliban sözcüsü, açıklanan yüksek kayıpları reddetti ve Amerikan tahminlerinin abartılı olduğunu söyledi.Talibans talsmenn benektet dog tallene, og også de amerikanske estimatene er noe lavere.
Gün batımıyla beraber Taliban'dan akıllarda kalan güneye ve batıya doğru kaçışmalarıydı.Ved solnedgang trakk de resterende talibantropper seg ut mot sør og øst.
Tahta çıktığı zaman söylediği; "Ben saltanata talip değildim.Baik sebelum atau setelah berubah untuk bertarung ia selalu berkata: "Aku tidak akan kalah!"
Bu papirüs, aritmetik ve geometride öğrenciler için bir talimat el kitabı niteliğindedir.Lembaran itu adalah manual instruksi bagi pelajar aritmetika dan geometri.
Genel çekilme talimatı verildi.Perintah darurat dikeluarkan.
Şu talihsizliğimize bakınız ki Küçük Asya'da çıktı.Namun korban yang jatuh tidak setinggi yang di Malaysia.
"Atlantis adası talihsiz tek bir gecede denizin sularına gömülerek kayboldu."Setelah gagal menyerang Yunani, Atlantis tenggelam ke dalam samudra "hanya dalam waktu satu hari satu malam".
Buna ek olarak optimal durumlarda işlemci bir talimatı bir saat vuruşunda yerine getirir.Namun tim pengendali kerusakan bisa mengatasinya (dalam waktu kira-kira satu jam) dengan efektif.
Eylül 1986'da, Necibullah'ın talimatıyla, Ulusal Uzlaşma Komisyonu (UUK) adıyla bir komisyon oluşturuldu.Pada September 1986, Komisi Kompromi Nasional didirikan sesuai perintah Najibullah.
Beyaz: “Al-Tali”dir.Siyar A’lam an-Nubalā‘ (dalam bahasa bahasa Arab).
Bununla birlikte bazı tali yollar da cadde olarak adlandırılabilir.Selain itu beberapa kota juga menggunakannya sebagai nama jalan.
2001 - Taliban örgütü mensupları, Afganistan'ın Bamyan kentindeki Buda heykellerini tahrip etti.2001 - Pihak Taliban merusak dua patung Buddha raksasa di Bamiyan, Afganistan.
Raporlar, Taliban'ın suikastı yaptığını gösterdi.Sebuah laporan menyatakan bahwa Parlemen Turki telah dibom.
Bu talihsizliklerden sonra, Kuveyt’e yerleşir.Setelah kekecewaannya ini, ia pergi ke Weimar.
Taliban bu saldırıları kınadı ve onları "İslam'a saldırı" olarak adlandırdı.Israel membantah semua tuduhan tersebut, dan menyebutnya sebagai hal yang "menggelikan".
Badahşan Taliban tarafından işgal edilmiştir.Mereka dibunuh oleh Kelompok Taliban.