Ana içeriğe geç
Sözlük

tali ile cümle

tali kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Eylül sonunda Taliban şehir merkezini ele geçirmiştir.Fin septembre, le Sud et le Centre de la ville sont conquis.
Marcelle adını verdikleri bu talihsiz kız çocuğu 2 yaşında menenjitten öldü.La fille aînée des Bader, appelée Marylin, décède d'une méningite à l'âge de six ans.
"Kara kızın kara talihi".Titre : La Noire de...
Bir hafta sonra beni oturtan hoca sen ikinci sıraya, Şevket birinci sıraya oturacak diye talimatta bulundu.La seule qui nécessita une deuxième session fut I'll Stick Around.
Mustafa Kemal Paşa'nın talimatı doğrultusunda 18 Ekim 1920’de kuruldu.Il a été fondé le 18 octobre 1920 sous la direction de Mustafa Kemal.
Adolf Hitler daha büyük uçaksavar kulelerinin yapılması talimatı verdiyse de bunlardan tamamlanan yoktur.Sans un ordre direct d'Adolf Hitler, il ne pouvait prendre cette décision.
O komisyonda imzamın olması büyük bir talihsizlik.Son statut lors de la fondation est difficile à saisir.
Talış Dağları'nın yüksekliği buzullaşma için yeterli değildir.La hauteur sous le sommet des voûtes n'est pas indiquée.
2008 yılında birçok ünlü kulübün kendisine talip olunduğu söylendi.Hélas, en 2008 le club manque une nouvelle accession de peu.
Ancak talihsiz yarbayın zamanlaması çok kötüdür.Le retour de l'armée à la mauvaise saison s'avère fort pénible.
Romanın en talihsiz karakterlerindendir.C'est l'un des personnages les plus importants du roman.
Mahalleye ulaşımı sağlayan yol tali yol olup mahallede sağlık kuruluşu yoktur.Des passages directs d'une cabane à l'autre existent sans espace de circulation intermédiaire.
Kunduz Muharebesi, Afganistan'ın Kunduz ilinde Taliban ile Afgan Ulusal Ordusu arasındaki çatışmalardır.Des accrochages avec les Talibans ont lieu notamment entre armée afghane et guérilla talibane.
Ailenin talihi Kangxi'nin ölümüne ve Yongzheng'in tahta çıkışına kadar sürdü.Meurt en tentant l'ascension du Kangchenjunga.
G3, G4 ve AltiVec talimatlarını çevirir; Ancak, G5 talimatlarını tercüme etmez.El programa traduce G3, G4, e instrucciones AltiVec; sin embargo, no puede traducir instrucciones G5.
Bunun yanında Taliban ve El-Kaide de pes etmedi.Mientras tanto, los talibán y Al Qaeda no habían abandonado.
Bu bir fırsatken ve aynı zamanda talihsizliktir." demiştir.Eso es a la vez una ventaja y una desgracia».
Bu kombinasyona Konstantinos’un kendi oğlu Romanos'a politik talimatlar eklenmiştir.A esta combinación le fueron añadidas instrucciones políticas del propio Constantino para su hijo Romano.
Taliban bu görüşmeye dahil edilmedi.Los talibán no fueron incluidos.
Şerh-i Mevâkib üzerine talikât, .Y se burla de ellos amargamente.
Başkan Aleksandr Ebralidze — Rus iş adamı, Talion A.Ş. Genel Müdürü.Presidente Alexander Ebralidze — empresario ruso, director general de TALION SA.
Bazı talimatlar verir.Dar instrucciones.
Bu esas talimatlar nedeniyle, her zerre evrenin küçük bir aynasıdır.En virtud de estas instrucciones intrínsecas, cada mónada es como un pequeño espejo del universo.
Hua ilçemizde çeşitli talihsizlikler meydana geldi.En nuestro Condado de Hua, varias desgracias tuvieron lugar.
Başlangıçtaki atak Taliban'ı güçten düşürdü, fakat Taliban kuvvetleri yeniden toparlandılar.El ataque inicial sacó a los talibanes del poder, pero estos recobraron fuerza.
Parvana, Taliban kontrolündeki Afganistan'da yaşayan bir kız çocuğudur.Parvana es una muchacha de once años que vive en Kabul en la época del gobierno de los talibanes.
Olağanüstü performansı birçok Avrupa kulüplerinin talip olmasını sağladı.El fuerte desempeño global llevó al interés de varios clubes europeos.
Böylesine bir talihsizlik, Iole'nin de kalbinin yumuşamasına neden olur.Para que tú no llores: Irene sufre una profunda depresión.
2001 - Taliban örgütü mensupları, Afganistan'ın Bamyan kentindeki Buda heykellerini tahrip etti.2001: en Afganistán, los talibanes destruyen las estatuas milenarias de Buda.
Taliban, 1996'da Kabil'i ele geçirince bayram tekrar başlamıştır.Los talibán que tomaron Kabul en 1996 reinstauraron la fiesta.
Kendisi "Yazıyı bana rüya âleminde tâlim ettiler" dermiş.Ella dijo, "Estaré persiguiendo mis sueños en algún otro lugar.
Talipli köyüyle ilgili bir kayda da 1547 yılında tutulan kayıtlarda rastlanmaktadır.Una inscripción en uno de los canes conservados en la sacristía muestra la fecha de 1547.
Genel çekilme talimatı verildi.Falta aviso de advertencia emitido?
Nasıl başlayacağınızla ilgili belirli yerler için ayrıntılı talimatlar.Buscar lugares precisos dónde poner en práctica la participación.
2015 yılında üretimine son vererek yerini Renault Talisman'a biraktı.A finales de 2015 Renault finalizó su producción definitivamente y fue reemplazado por el Renault Talismán.
Rosita sözlüsünü 15 yıl boyunca bekler, bu arada kendisine talip olanları geri çevirir.Raquel (Correa), usted me va a excusar, pero hablo por 15 años de silencio.
Tali özellikler başkanlık sisteminin olmazsa olmaz şartları değildir.El título no tenía las características propias de un sistema presidencial.
İlgililere aksayan yönlerle ilgili talimatlar verdi.Ella responde dándole indicadores de interés.
Kanalın 2002 yılında yaşadığı talihsizlikler kapanışının habercisi olmuştur.El canal cesó sus transmisiones el 2002.
Bu güney tali hattı uzun zamandır düzenli yolcu taşımacılığı yapmıyor.La vieja locomotora del ferrocarril, ya no realiza periódicos viajes de excursión hasta el lugar.
Baglan Vilayeti, Taliban'ın fazla etkili olmadığı vilayetlerden birisidir.Asadabad es una de las pocas ciudades afganas donde aún operan los talibán.
1997'de Taliban'ın kadın hastalıkları ve sağlığını yok sayması konusu dile getirildi.En 1991 la homosexualidad fue eliminada de la lista de enfermedades.
Fakat bu keşiften sonra talihsizlikler yaşadı.Al llegar, descubren algo inquietante.
Bazı Taliban militanlarının IŞİD'e katıldığı belirtilmiştir.Algunos soldados son sospechosos de colaborar con los talibanes.
Lady Talisa ise Robb'un çadırına girer ve ona bir hikâye anlatır.Talisa entonces entra en la tienda de Robb donde este le confía sus problemas.
Atatürk'ün Diyanet İşleri Başkanlığı'na verdiği talimatı üzerine yazdırıldı.Los jefes de los atolones llevan la administración según las instrucciones que reciben del presidente.
İki DEA ajanı talim yapıyor.Eran operados por equipos de dos ingenieros de combate.
İddianamede, söz konusu talimatın Zeki Metsen tarafından verildiği tespiti yer alıyor.El Comisario realizará su cometido conforme a las indicaciones que expresamente haya establecido el testador.
Çalışanlara uygun talimatlar vermek.Formación adecuada para sus operarios.
Kışlanın karşısındaki boşluk, talim yeri idi.Fuera del fuerte, el clima era de fiesta.
Talih Kuşu, 1989 yapımı Türk filmi.Av, película turca de 1989.
Bunun Kandahar'daki potansiyel Taliban saldırılarını durduracağı söylendi.De esta forma, se frena la posibilidad de una sublevación militar en la región cántabra.
Genel üretim ve kabul şartları UIC 435-2 talimatnamesinde temel olarak verilmiştir.El Código Penal, desde su versión original, pena el aborto en sus artículos 342 a 345.
İtalyanca tüysüz parlak demek olan talise kökünden adını almıştır.El protagonista, que se encuentra ya muy cansado, no toma en serio las palabras del italiano.
Kimin talimatıyla oluyor bu?¿Qué orden ha seguido?
1753 yılında bu talihi sona ermiştir.Nel 1753 la sua fortuna finì.
Bunun yanında Taliban ve El-Kaide de pes etmedi.Nel frattempo, i Talebani e al-Qāʿida non si erano arresi.
Microsoft, Photo Editor'ı yeniden yükleme hakkında talimatlar yayınladı.Microsoft ha pubblicato istruzioni su come reinstallare Microsoft Photo Editor.
2015 yılında üretimine son vererek yerini Renault Talisman'a biraktı.Nel 2015 viene sostituita dalla Renault Talisman.
ABD yönetimi ise Ömer veya herhangi bir Taliban lideri için genel bir affı reddetti.Il governo statunitense rifiutò ogni compromesso per Omar o qualunque leader talebano.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod