Ana içeriğe geç
Sözlük

talep ile cümle

talep kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Fakat ayaklananlar bugün aynı tür şikayetleri ve benzer talepleri paylaşıyorlar.Jednak ci, którzy się zbuntowali narzekali na te same problemy i mają obecnie podobne żądania.
Fakat ayaklananlar bugün aynı tür şikayetleri ve benzer talepleri paylaşıyorlar.그러나 봉기를 일으킨 사람들은 공통된 불만을 가졌었고 지금도 비슷한 요구사항들을 가지고 있죠.
Fakat ayaklananlar bugün aynı tür şikayetleri ve benzer talepleri paylaşıyorlar.Ma chi si è ribellato condivideva un terreno comune di lamentele e oggi ha rivendicazioni simili.
Fakat ayaklananlar bugün aynı tür şikayetleri ve benzer talepleri paylaşıyorlar.Mas os que se rebelaram partilhavam um sentimento comum de insatisfação e têm hoje exigências semelhantes.
Fakat ayaklananlar bugün aynı tür şikayetleri ve benzer talepleri paylaşıyorlar.Nhưng những thành phần bạo động đều có cùng nỗi bất bình và nhu cầu tương tự nhau ngày nay.
Fakat ayaklananlar bugün aynı tür şikayetleri ve benzer talepleri paylaşıyorlar.Pero aquellos que se revelaron compartían quejas y hoy en día tienen demandas similares.
Fakat ayaklananlar bugün aynı tür şikayetleri ve benzer talepleri paylaşıyorlar.Ti, co povstali, však sdíleli společnou rozhořčenost a i dnes mají stejné požadavky.
Fakat ayaklananlar bugün aynı tür şikayetleri ve benzer talepleri paylaşıyorlar.Αλλά όσοι επαναστάτησαν είχαν τα ίδια παράπονα και έχουν παρόμοιες απαιτήσεις σήμερα.
Fakat ayaklananlar bugün aynı tür şikayetleri ve benzer talepleri paylaşıyorlar.Але повстанці поділяють спільне невдоволення і висувають однакові вимоги.
Fakat ayaklananlar bugün aynı tür şikayetleri ve benzer talepleri paylaşıyorlar.Но восставшие разделяли сходный набор недовольств, и сейчас у них сходные требования.
Fakat ayaklananlar bugün aynı tür şikayetleri ve benzer talepleri paylaşıyorlar.Но тези, които възстанаха, имаха общи искания и сега имат подобни искания.
Fakat ayaklananlar bugün aynı tür şikayetleri ve benzer talepleri paylaşıyorlar.אבל אלו שהתקוממו חולקים את אותה סדרה נפוצה של תלונות ויש להן את אותן דרישות היום
Fakat ayaklananlar bugün aynı tür şikayetleri ve benzer talepleri paylaşıyorlar.لكن أولائك الذين ثاروا تقاسموا مجموعة مشتركة من الآلام ولديهم اليوم مطالب مشابهة.
Fakat ayaklananlar bugün aynı tür şikayetleri ve benzer talepleri paylaşıyorlar.共通の不満と 同様な要求を持っています お話はエジプトを中心にします
Fakat aynı zamanda hakiki tehdit ve taleplerin bulunduğu bir dünyada yaşıyoruz.Aber wir leben auch in einer Welt mit sehr realen Zwängen und Ansprüchen.
Fakat aynı zamanda hakiki tehdit ve taleplerin bulunduğu bir dünyada yaşıyoruz.Dar trăim într-o lume cu restricții și debite foarte reale.
Fakat aynı zamanda hakiki tehdit ve taleplerin bulunduğu bir dünyada yaşıyoruz.De egy nagyon valós korlátokkal és követelményekkel teli világban élünk.
Fakat aynı zamanda hakiki tehdit ve taleplerin bulunduğu bir dünyada yaşıyoruz.하지만 또한 우리는 매우 제한적이고 수요적인 현실 세계에 살고 있습니다.
Fakat aynı zamanda hakiki tehdit ve taleplerin bulunduğu bir dünyada yaşıyoruz.Maar we leven ook in een wereld met werkelijke beperkingen en eisen.
Fakat aynı zamanda hakiki tehdit ve taleplerin bulunduğu bir dünyada yaşıyoruz.Ma viviamo comunque in un mondo con vincoli ed esigenze molto reali.
Fakat aynı zamanda hakiki tehdit ve taleplerin bulunduğu bir dünyada yaşıyoruz.Namun kita juga tinggal di dunia penuh dengan keterbatasan dan kebutuhan.
Fakat aynı zamanda hakiki tehdit ve taleplerin bulunduğu bir dünyada yaşıyoruz.Nhưng chúng ta sống trong 1 thế giới với nhiều ràng buộc và yêu cầu.
Fakat aynı zamanda hakiki tehdit ve taleplerin bulunduğu bir dünyada yaşıyoruz.Pero también vivimos en un mundo con limitaciones y demandas muy reales.
Fakat aynı zamanda hakiki tehdit ve taleplerin bulunduğu bir dünyada yaşıyoruz.Но вместе с тем мы живём в мире весьма реальных ограничений и потребностей.
Fakat aynı zamanda hakiki tehdit ve taleplerin bulunduğu bir dünyada yaşıyoruz.Но също така живеем в един свят с много реални пречки и изисквания.
Fakat aynı zamanda hakiki tehdit ve taleplerin bulunduğu bir dünyada yaşıyoruz.אבל אנחנו גם גרים בעולם עם אילוצים ודרישות מאוד אמיתיות.
Fakat aynı zamanda hakiki tehdit ve taleplerin bulunduğu bir dünyada yaşıyoruz.ولكننا أيضا نعيش في عالم ذو قيود و مطالب جدية جدا.
Fakat aynı zamanda hakiki tehdit ve taleplerin bulunduğu bir dünyada yaşıyoruz.エネルギーと技術は同じものではありません
Fakat talep de hızla artıyordu ve mevcut belgeleri değiştirmek zordu.Aber die Nachfrage wurde immer grösser und es war schwierig, mit existierenden Papieren zu basteln.
Fakat talep de hızla artıyordu ve mevcut belgeleri değiştirmek zordu.Ale zapotrzebowanie wciąż rosło i było trudno manipulować istniejące dokumenty.
Fakat talep de hızla artıyordu ve mevcut belgeleri değiştirmek zordu.A povpraševanje je rastlo, bilo je težko spreminjati obstoječe dokumente.
Fakat talep de hızla artıyordu ve mevcut belgeleri değiştirmek zordu.Dar cererile erau din ce în ce mai multe și erau greu să faci rost de acte deja existente.
Fakat talep de hızla artıyordu ve mevcut belgeleri değiştirmek zordu.De a kereslet egyre nőtt és nehéz volt babrálni a meglévő papírokkal.
Fakat talep de hızla artıyordu ve mevcut belgeleri değiştirmek zordu.위조서류는 점점 더 많이 필요해지는데, 그곳에 있는 서류들로는 어찌할 수 가 없었습니다.
Fakat talep de hızla artıyordu ve mevcut belgeleri değiştirmek zordu.Maar de vraag bleef steeds groeien en het was moeilijk om met bestaande documenten te knoeien.
Fakat talep de hızla artıyordu ve mevcut belgeleri değiştirmek zordu.Namun permintaan terus tumbuh dan sulit untuk menutupi dokumen yang ada.
Fakat talep de hızla artıyordu ve mevcut belgeleri değiştirmek zordu.Nhưng nhu cầu thì vẫn tăng và việc làm giả trên các giấy tờ đã có sẵn thật khó.
Fakat talep de hızla artıyordu ve mevcut belgeleri değiştirmek zordu.Objednávek neustále přibývalo, bylo obtížné pozměňovat stávající doklady.
Fakat talep de hızla artıyordu ve mevcut belgeleri değiştirmek zordu.Pero la demanda era cada vez mayor y era difícil alterar los documentos existentes.
Fakat talep de hızla artıyordu ve mevcut belgeleri değiştirmek zordu.Seulement les demandes étaient de plus en plus nombreuses c'était difficile de bricoler des papiers existants.
Fakat talep de hızla artıyordu ve mevcut belgeleri değiştirmek zordu.Solo che le richieste erano sempre più numerose era difficile alterare documenti esistenti.
Fakat talep de hızla artıyordu ve mevcut belgeleri değiştirmek zordu.Só que os pedidos eram cada vez mais numerosos e era difícil alterar os documentos existentes.
Fakat talep de hızla artıyordu ve mevcut belgeleri değiştirmek zordu.Αλλά η ζήτηση μεγάλωνε διαρκώς και ήταν δύσκολο να αλλοιώσεις ήδη υπάρχοντα έγγραφα.
Fakat talep de hızla artıyordu ve mevcut belgeleri değiştirmek zordu.Але попит постійно зростав і працювати з існуючими паперами було дуже важко.
Fakat talep de hızla artıyordu ve mevcut belgeleri değiştirmek zordu.Но спрос возрастал, а настоящие документы было сложно изменять.
Fakat talep de hızla artıyordu ve mevcut belgeleri değiştirmek zordu.Търсенето постоянно нараствало и било трудно да се променят съществуващите документи.
Fakat talep de hızla artıyordu ve mevcut belgeleri değiştirmek zordu.אך הדרישה הלכה וגדלה כל העת והיה קושי לשנות מסמכים קיימים.
Fakat talep de hızla artıyordu ve mevcut belgeleri değiştirmek zordu.بسبب الطلب الكبير عليها ونقص الاوراق الاصلية التي كانت تقوم عليها عملية التزوير
Fakat talep de hızla artıyordu ve mevcut belgeleri değiştirmek zordu.既存の文書を改ざんすることは 難しいとわかりました 父はゼロから文書を作成する事にし
Fazla talepkar olmak istemem, ama sanırım bu şişeden çıkabilsem mutlu olurdum.Beh, non voglio chiedere troppo, ma credo che sarei felice se potessi lasciare questa ampolla.
Fazla talepkar olmak istemem, ama sanırım bu şişeden çıkabilsem mutlu olurdum.En halua pyytää liikoja- -mutta olisin onnellinen, jos pääsisin tästä pullosta.
Fazla talepkar olmak istemem, ama sanırım bu şişeden çıkabilsem mutlu olurdum.Jag vill inte be om för mycket- -men jag skulle bli glad om jag fick komma ut ur röret.
Fazla talepkar olmak istemem, ama sanırım bu şişeden çıkabilsem mutlu olurdum.Jeg vil ikke bede om for meget, - - men jeg ville blive glad, hvis jeg kunne komme ud af glasset.
Fazla talepkar olmak istemem, ama sanırım bu şişeden çıkabilsem mutlu olurdum. KÖLE 23 NUMARANão quero pedir demasiado, mas penso que ficaria feliz se pudesse sair deste frasco.
Fazla talepkar olmak istemem, ama sanırım bu şişeden çıkabilsem mutlu olurdum. KÖLE 23 NUMARANie chcę oczekiwać zbyt wiele, ale chyba byłbym szczęśliwy, mogąc opuścić tę kolbę.
Fazla talepkar olmak istemem, ama sanırım bu şişeden çıkabilsem mutlu olurdum.No quiero pedir demasiado, pero creo que sería feliz si pudiera salir de este frasco.
Fazla talepkar olmak istemem, ama sanırım bu şişeden çıkabilsem mutlu olurdum.Δε θα ζητούσα τόσα πολλά, αλλά θα μου άρεσε να έβγαινα από το φλασκί.
Fazla talepkar olmak istemem, ama sanırım bu şişeden çıkabilsem mutlu olurdum.Я не прошу слишком многого, но думаю, для меня было бы счастьем покинуть этот сосуд.
Finlandiya yasalarında her görev için belli bir eğitim ya da belli seviyede bir diploma talep edilmez.Enligt Finlands lag kräver inte alla uppgifter en viss utbildning eller examen på en viss nivå.
Finlandiya yasalarında her görev için belli bir eğitim ya da belli seviyede bir diploma talep edilmez.Kaikkiin tehtäviin ei Suomen lain mukaan vaadita tiettyä koulutusta tai tietyn tasoista tutkintoa.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod