talep ile cümle

talep kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Ev sahibi ev sigortası yaptırmamı talep ediyor.Hyresvärden kräver att jag tecknar en hemförsäkring.
Ev sahibi ev sigortası yaptırmamı talep ediyor.Le loueur exige que je contracte une assurance habitation.
Ev sahibi ev sigortası yaptırmamı talep ediyor.Vuokranantaja vaatii, että otan kotivakuutuksen.
Ev sahibi ev sigortası yaptırmamı talep ediyor.Арендодатель требует, чтобы я застраховал жильё.
Ev sahibi ev sigortası yaptırmamı talep ediyor.المؤجر يطلب بأن يكون لدي تأمين على المنزل.
Ev sahibi sebep olmadığım kusurları daha sonradan karşılamamı talep edebilir mi?Kan hyresvärden i efterhand kräva att jag ersätter för brister som jag inte har orsakat?
Ev sahibi sebep olmadığım kusurları daha sonradan karşılamamı talep edebilir mi?¿Puede exigirme el arrendador que pague por desperfectos que no he causado yo?
Ev sahibi sebep olmadığım kusurları daha sonradan karşılamamı talep edebilir mi?Voiko vuokranantaja jälkeenpäin vaatia, että korvaan puutteet, joita en ole aiheuttanut?
Ev sahibi sebep olmadığım kusurları daha sonradan karşılamamı talep edebilir mi?Может ли арендодатель позднее потребовать у меня устранить дефекты, возникшие не по моей вине?
Ev sahibi sebep olmadığım kusurları daha sonradan karşılamamı talep edebilir mi?هل بإمكان المؤجر أن يتطلب بأثر رجعي، أن يتم تعويض الأشياء الناقصة، والتي لم أتسبب بها؟
Ev sahibi temmuz ayının kirasını da ödememi talep ediyor.El arrendador me exige que pague también el alquiler de julio.
Ev sahibi temmuz ayının kirasını da ödememi talep ediyor.Hyresvärden kräver att jag betalar hyra även för juli.
Ev sahibi temmuz ayının kirasını da ödememi talep ediyor.Le louer demande que je lui paye aussi le loyer du mois de juillet.
Ev sahibi temmuz ayının kirasını da ödememi talep ediyor.Vuokranantaja vaatii, että maksan myös heinäkuun vuokran.
Ev sahibi temmuz ayının kirasını da ödememi talep ediyor.Арендодатель требует, чтобы я также оплатил аренду за июль.
Ev sahibi temmuz ayının kirasını da ödememi talep ediyor.لقد فسخته بتاريخ 2/6. المؤجر يطلب بأن أدفع أيضاً أجرة شهر يوليو.
Ev sahibi temmuz ayının kirasını da ödememi talep ediyor.我签订了永久租赁合同,并于6月2号通知解除合同。房东要求我支付七月份的房租。我是否应当支付?
Fakat ayaklananlar bugün aynı tür şikayetleri ve benzer talepleri paylaşıyorlar.Dar cei care s-au revoltat au împărtășit un set comun de plângeri şi au cereri similare astăzi.
Fakat ayaklananlar bugün aynı tür şikayetleri ve benzer talepleri paylaşıyorlar.Doch die Rebellierenden klagten ähnliche Missstände an und haben heute ganz ähnliche Forderungen.
Fakat ayaklananlar bugün aynı tür şikayetleri ve benzer talepleri paylaşıyorlar.Jednak ci, którzy się zbuntowali narzekali na te same problemy i mają obecnie podobne żądania.
Fakat ayaklananlar bugün aynı tür şikayetleri ve benzer talepleri paylaşıyorlar.그러나 봉기를 일으킨 사람들은 공통된 불만을 가졌었고 지금도 비슷한 요구사항들을 가지고 있죠.
Fakat ayaklananlar bugün aynı tür şikayetleri ve benzer talepleri paylaşıyorlar.Ma chi si è ribellato condivideva un terreno comune di lamentele e oggi ha rivendicazioni simili.
Fakat ayaklananlar bugün aynı tür şikayetleri ve benzer talepleri paylaşıyorlar.Mas os que se rebelaram partilhavam um sentimento comum de insatisfação e têm hoje exigências semelhantes.
Fakat ayaklananlar bugün aynı tür şikayetleri ve benzer talepleri paylaşıyorlar.Nhưng những thành phần bạo động đều có cùng nỗi bất bình và nhu cầu tương tự nhau ngày nay.
Fakat ayaklananlar bugün aynı tür şikayetleri ve benzer talepleri paylaşıyorlar.Pero aquellos que se revelaron compartían quejas y hoy en día tienen demandas similares.
Fakat ayaklananlar bugün aynı tür şikayetleri ve benzer talepleri paylaşıyorlar.Ti, co povstali, však sdíleli společnou rozhořčenost a i dnes mají stejné požadavky.
Fakat ayaklananlar bugün aynı tür şikayetleri ve benzer talepleri paylaşıyorlar.Αλλά όσοι επαναστάτησαν είχαν τα ίδια παράπονα και έχουν παρόμοιες απαιτήσεις σήμερα.
Fakat ayaklananlar bugün aynı tür şikayetleri ve benzer talepleri paylaşıyorlar.Але повстанці поділяють спільне невдоволення і висувають однакові вимоги.
Fakat ayaklananlar bugün aynı tür şikayetleri ve benzer talepleri paylaşıyorlar.Но восставшие разделяли сходный набор недовольств, и сейчас у них сходные требования.
Fakat ayaklananlar bugün aynı tür şikayetleri ve benzer talepleri paylaşıyorlar.Но тези, които възстанаха, имаха общи искания и сега имат подобни искания.
Fakat ayaklananlar bugün aynı tür şikayetleri ve benzer talepleri paylaşıyorlar.אבל אלו שהתקוממו חולקים את אותה סדרה נפוצה של תלונות ויש להן את אותן דרישות היום
Fakat ayaklananlar bugün aynı tür şikayetleri ve benzer talepleri paylaşıyorlar.لكن أولائك الذين ثاروا تقاسموا مجموعة مشتركة من الآلام ولديهم اليوم مطالب مشابهة.
Fakat ayaklananlar bugün aynı tür şikayetleri ve benzer talepleri paylaşıyorlar.共通の不満と 同様な要求を持っています お話はエジプトを中心にします
Fakat aynı zamanda hakiki tehdit ve taleplerin bulunduğu bir dünyada yaşıyoruz.Aber wir leben auch in einer Welt mit sehr realen Zwängen und Ansprüchen.
Fakat aynı zamanda hakiki tehdit ve taleplerin bulunduğu bir dünyada yaşıyoruz.Dar trăim într-o lume cu restricții și debite foarte reale.
Fakat aynı zamanda hakiki tehdit ve taleplerin bulunduğu bir dünyada yaşıyoruz.De egy nagyon valós korlátokkal és követelményekkel teli világban élünk.
Fakat aynı zamanda hakiki tehdit ve taleplerin bulunduğu bir dünyada yaşıyoruz.하지만 또한 우리는 매우 제한적이고 수요적인 현실 세계에 살고 있습니다.
Fakat aynı zamanda hakiki tehdit ve taleplerin bulunduğu bir dünyada yaşıyoruz.Maar we leven ook in een wereld met werkelijke beperkingen en eisen.
Fakat aynı zamanda hakiki tehdit ve taleplerin bulunduğu bir dünyada yaşıyoruz.Ma viviamo comunque in un mondo con vincoli ed esigenze molto reali.
Fakat aynı zamanda hakiki tehdit ve taleplerin bulunduğu bir dünyada yaşıyoruz.Namun kita juga tinggal di dunia penuh dengan keterbatasan dan kebutuhan.
Fakat aynı zamanda hakiki tehdit ve taleplerin bulunduğu bir dünyada yaşıyoruz.Nhưng chúng ta sống trong 1 thế giới với nhiều ràng buộc và yêu cầu.
Fakat aynı zamanda hakiki tehdit ve taleplerin bulunduğu bir dünyada yaşıyoruz.Pero también vivimos en un mundo con limitaciones y demandas muy reales.
Fakat aynı zamanda hakiki tehdit ve taleplerin bulunduğu bir dünyada yaşıyoruz.Но вместе с тем мы живём в мире весьма реальных ограничений и потребностей.
Fakat aynı zamanda hakiki tehdit ve taleplerin bulunduğu bir dünyada yaşıyoruz.Но също така живеем в един свят с много реални пречки и изисквания.
Fakat aynı zamanda hakiki tehdit ve taleplerin bulunduğu bir dünyada yaşıyoruz.אבל אנחנו גם גרים בעולם עם אילוצים ודרישות מאוד אמיתיות.
Fakat aynı zamanda hakiki tehdit ve taleplerin bulunduğu bir dünyada yaşıyoruz.ولكننا أيضا نعيش في عالم ذو قيود و مطالب جدية جدا.
Fakat aynı zamanda hakiki tehdit ve taleplerin bulunduğu bir dünyada yaşıyoruz.エネルギーと技術は同じものではありません
Fakat talep de hızla artıyordu ve mevcut belgeleri değiştirmek zordu.Aber die Nachfrage wurde immer grösser und es war schwierig, mit existierenden Papieren zu basteln.
Fakat talep de hızla artıyordu ve mevcut belgeleri değiştirmek zordu.Ale zapotrzebowanie wciąż rosło i było trudno manipulować istniejące dokumenty.
Fakat talep de hızla artıyordu ve mevcut belgeleri değiştirmek zordu.A povpraševanje je rastlo, bilo je težko spreminjati obstoječe dokumente.
Fakat talep de hızla artıyordu ve mevcut belgeleri değiştirmek zordu.Dar cererile erau din ce în ce mai multe și erau greu să faci rost de acte deja existente.
Fakat talep de hızla artıyordu ve mevcut belgeleri değiştirmek zordu.De a kereslet egyre nőtt és nehéz volt babrálni a meglévő papírokkal.
Fakat talep de hızla artıyordu ve mevcut belgeleri değiştirmek zordu.위조서류는 점점 더 많이 필요해지는데, 그곳에 있는 서류들로는 어찌할 수 가 없었습니다.
Fakat talep de hızla artıyordu ve mevcut belgeleri değiştirmek zordu.Maar de vraag bleef steeds groeien en het was moeilijk om met bestaande documenten te knoeien.
Fakat talep de hızla artıyordu ve mevcut belgeleri değiştirmek zordu.Namun permintaan terus tumbuh dan sulit untuk menutupi dokumen yang ada.
Fakat talep de hızla artıyordu ve mevcut belgeleri değiştirmek zordu.Nhưng nhu cầu thì vẫn tăng và việc làm giả trên các giấy tờ đã có sẵn thật khó.
Fakat talep de hızla artıyordu ve mevcut belgeleri değiştirmek zordu.Objednávek neustále přibývalo, bylo obtížné pozměňovat stávající doklady.
Fakat talep de hızla artıyordu ve mevcut belgeleri değiştirmek zordu.Pero la demanda era cada vez mayor y era difícil alterar los documentos existentes.
Fakat talep de hızla artıyordu ve mevcut belgeleri değiştirmek zordu.Seulement les demandes étaient de plus en plus nombreuses c'était difficile de bricoler des papiers existants.
Fakat talep de hızla artıyordu ve mevcut belgeleri değiştirmek zordu.Solo che le richieste erano sempre più numerose era difficile alterare documenti esistenti.

İlgili Sayfalar