Çünkü bölünme öncesine kadar, ideolojileri için tabandan talep oluşturuyorlardı.Detta eftersom de sedan innan splittringen med Indien har byggt efterfrågan för deras ideologi nerifrån.
Çünkü bölünme öncesine kadar, ideolojileri için tabandan talep oluşturuyorlardı.Fordi lige siden før Indiens deling har de opbygget efterspørgslen for deres ideologi på landjorden.
Çünkü bölünme öncesine kadar, ideolojileri için tabandan talep oluşturuyorlardı.Karena sejak sebelum partisi, mereka telah membangun permintaan akan ideologi mereka.
Çünkü bölünme öncesine kadar, ideolojileri için tabandan talep oluşturuyorlardı.왜냐하면 분할 전부터, 그들은 지상에 자신들의 이념을 위한 요구를 구축해왔기 때문입니다
Çünkü bölünme öncesine kadar, ideolojileri için tabandan talep oluşturuyorlardı.Llevan desde antes de la partición promoviendo el apoyo hacia su ideología entre las masas.
Çünkü bölünme öncesine kadar, ideolojileri için tabandan talep oluşturuyorlardı.Parce que depuis la pré-partition, ils ont construit la demande pour leur idéologie sur le terrain.
Çünkü bölünme öncesine kadar, ideolojileri için tabandan talep oluşturuyorlardı.Pentru că de la prepartiţie au construit cererea pentru ideologia lor de la bază.
Çünkü bölünme öncesine kadar, ideolojileri için tabandan talep oluşturuyorlardı.Perché fin dalla pre-divisione, hanno costruito un'esigenza della loro ideologia sul campo.
Çünkü bölünme öncesine kadar, ideolojileri için tabandan talep oluşturuyorlardı.Ponieważ, od czasów przed podziałem, stawiały żądania dla poparcia ich ideologii tam, na miejscu.
Çünkü bölünme öncesine kadar, ideolojileri için tabandan talep oluşturuyorlardı.Porque, desde a pré-partição, têm vindo a criar a exigência da sua ideologia no terreno.
Çünkü bölünme öncesine kadar, ideolojileri için tabandan talep oluşturuyorlardı.Protože už před rozdělením budovaly poptávku po své ideologii v terénu.
Çünkü bölünme öncesine kadar, ideolojileri için tabandan talep oluşturuyorlardı.Want al sinds de verdeling, hebben ze de vraag naar hun ideologie op straat opgebouwd.
Çünkü bölünme öncesine kadar, ideolojileri için tabandan talep oluşturuyorlardı.Weil sie seit der Voraufteilung eine Nachfrage für ihre Ideologie an der Basis geschaffen haben.
Çünkü bölünme öncesine kadar, ideolojileri için tabandan talep oluşturuyorlardı.Γιατί από τον καιρό προ διχοτόμησης, προετοιμάζουν το έδαφος για αποδοχή της ιδελογίας τους.
Çünkü bölünme öncesine kadar, ideolojileri için tabandan talep oluşturuyorlardı.Потому что после пред-разделения они выстраивали спрос на свою идеологию на месте.
Çünkü bölünme öncesine kadar, ideolojileri için tabandan talep oluşturuyorlardı.כי מאז החלוקה למפלגות הם יוצרים ביקוש לרעיונותיהם בשטח.
Çünkü bölünme öncesine kadar, ideolojileri için tabandan talep oluşturuyorlardı.لأنه منذ الإنقسامات يعملون معاً على بناء رغبة لأيدلوجياتهم أو أفكارهم على أرض الواقع .
Çünkü bölünme öncesine kadar, ideolojileri için tabandan talep oluşturuyorlardı.その組織のイデオロギーへの要求を 草の根で築いていたからです 必要とされているのは
Çünkü bu işçiler ücretlerinin artmasını talep edemeyecekler.Disons que quelqu'un a un peu de capital
Çünkü bu işçiler ücretlerinin artmasını talep edemeyecekler.왜냐하면 이 노동자들은 임금을 올릴수 없기 때문이죠
Çünkü bu işçiler ücretlerinin artmasını talep edemeyecekler.هؤلاء العمال لن يتمكنوا من جعل أجورهم تزيد
Çünkü bunu insanlar talep etmişti.Bởi vì những người yêu cầu nó
Çünkü bunu insanlar talep etmişti.Eftersom folket krävde det
Çünkü bunu insanlar talep etmişti.Fordi folk krævede det
Çünkü bunu insanlar talep etmişti.Karena orang-orang menuntut itu
Çünkü bunu insanlar talep etmişti. Kendini savunma amaçlı değil, doğru olduğu için.Hemos oido sus llantos
Çünkü bunu insanlar talep etmişti.Omdat de mensen het eiste
Çünkü bunu insanlar talep etmişti.Pentru că oamenii au cerut o
Çünkü bunu insanlar talep etmişti.Porque o povo exigiu
Çünkü bunu insanlar talep etmişti.בגלל שהאנשים תבעו את זה
Çünkü bunu insanlar talep etmişti.لأن الناس طالبوا به
Çünkü bunu insanlar talep etmişti.自衛のためではなく、それが正しい事だから。
Çünkü bu şirketler sürdürülebilir ürünler talep ederse, üretimin yüzde 40 ila 50'sini değişecek.만약 이 기업들이 지속가능한 제품을 요구하면 생산의 40-50%를 움직일 수 있기 때문입니다.
Çünkü bu şirketler sürdürülebilir ürünler talep ederse, üretimin yüzde 40 ila 50'sini değişecek.40から50%の生産物を 変えることができるからです 彼らは消費者より早く
Çünkü bu şirketler sürdürülebilir ürünler talep ederse, üretimin yüzde 40 ila 50'sini değişecek.Als deze bedrijven om duurzame produkten vragen, beïnvloeden ze 40 tot 50% van de productie.
Çünkü bu şirketler sürdürülebilir ürünler talep ederse, üretimin yüzde 40 ila 50'sini değişecek.Bởi vì nếu những công ty này yêu cầu những sản phẩm bền vững, họ sẽ kéo theo 40 đến 50% sản xuất.
Çünkü bu şirketler sürdürülebilir ürünler talep ederse, üretimin yüzde 40 ila 50'sini değişecek.Parce que si ces entreprises exigent des produits durables, ils vont tirer 40 à 50 pour cent de production.
Çünkü bu şirketler sürdürülebilir ürünler talep ederse, üretimin yüzde 40 ila 50'sini değişecek.Pentru că dacă aceste companii cer produse sustenabile, ele vor avea 40%-50% din producție.
Çünkü bu şirketler sürdürülebilir ürünler talep ederse, üretimin yüzde 40 ila 50'sini değişecek.Porque, se estas empresas exigirem produtos sustentáveis, vão puxar 40 a 50% da produção.
Çünkü bu şirketler sürdürülebilir ürünler talep ederse, üretimin yüzde 40 ila 50'sini değişecek.Porque si todas estas empresas exigieran productos sostenibles transformarían el 40% ó 50% de la producción.
Çünkü bu şirketler sürdürülebilir ürünler talep ederse, üretimin yüzde 40 ila 50'sini değişecek.Protože pokud tyhle společnosti poptávají udržitelné produkty, dokáží potáhnout 40 - 50% produkce.
Çünkü bu şirketler sürdürülebilir ürünler talep ederse, üretimin yüzde 40 ila 50'sini değişecek.Weil wenn diese Firmen nachhaltige Produkte verlangen, sind dies 40 bis 50 Prozent der Produktion.
Çünkü bu şirketler sürdürülebilir ürünler talep ederse, üretimin yüzde 40 ila 50'sini değişecek.Защото, ако тези компании изискват устойчиви продукти, те ще повлияят на 40 до 50 на сто от продукцията.
Çünkü bu şirketler sürdürülebilir ürünler talep ederse, üretimin yüzde 40 ila 50'sini değişecek.כי אם החברות האלה ידרשו מוצרים ברי-קיימא, הן ימשכו 40-50 אחוז מכוח הייצור.
Çünkü bu şirketler sürdürülebilir ürünler talep ederse, üretimin yüzde 40 ila 50'sini değişecek.لأن هذه الشركات إذا طالبت بمنتجات مستدامة بيئيا، فإنهم سيسحبون معهم 40 إلى 50 بالمئة من الانتاج.
Çünkü bu videoda talep miktarının fiyata bağlı olarak nasıl değiştiğine odaklanacağız. .Bới vì, trong bài giảng hôm nay, chúng ta sẽ tập trung xem sự thay đổi lượng cầu theo giá
Çünkü bu videoda talep miktarının fiyata bağlı olarak nasıl değiştiğine odaklanacağız. .In deze video gaan we ons focussen op de vraag hoe de gevraagde hoeveelheid verandert door de prijs
Çünkü bu videoda talep miktarının fiyata bağlı olarak nasıl değiştiğine odaklanacağız. .Karena dalam video ini, bagaimana perubahan jumlah yang diminta mempengaruhi harga.
Çünkü bu videoda talep miktarının fiyata bağlı olarak nasıl değiştiğine odaklanacağız. .여기서 중요한 것은, 어떻게 수요량이 가격에 따라 변하고,
Çünkü bu videoda talep miktarının fiyata bağlı olarak nasıl değiştiğine odaklanacağız. .Perché in questo video ci concentriamo su come la quantità domanda cambia rispetto al prezzo,
Çünkü bu videoda talep miktarının fiyata bağlı olarak nasıl değiştiğine odaklanacağız. .Porque en este vídeo vamos a enfocarnos en, cómo los cambios en la cantidad demandada son relativos al precio.
Çünkü bu videoda talep miktarının fiyata bağlı olarak nasıl değiştiğine odaklanacağız. .Protože se v tomto videu zaměřujeme na to, jak se poptávané množství mění ve vztahu k ceně.
Çünkü bu videoda talep miktarının fiyata bağlı olarak nasıl değiştiğine odaklanacağız. .W tym filmie skupimy się na tym, jak wielkość popytu zmienia się w relacji do ceny.
Çünkü bu videoda talep miktarının fiyata bağlı olarak nasıl değiştiğine odaklanacağız. .Защото в това видео ще се фокусираме на това, как търсеното количество се сменя спрямо цената.
Çünkü bu videoda talep miktarının fiyata bağlı olarak nasıl değiştiğine odaklanacağız. .Потому что в этом уроке мы сфокусируемся на том, как объем спроса меняется в зависимости от цены.
Çünkü bu videoda talep miktarının fiyata bağlı olarak nasıl değiştiğine odaklanacağız. .Тому що в цьому відео ми сфокусуємся на тому, як величина попиту змінюється залежно від ціни.
Çünkü bu videoda talep miktarının fiyata bağlı olarak nasıl değiştiğine odaklanacağız. .需要量が価格に対してどう変わっていくかという話だから。 今後、全体的な関係について話をしていくとき、
Daha az satın almalıyım, daha az talepte bulunacağım.Vše je příliš drahé, můžete si toho dovolit méně.
Daha az satın almalıyım, daha az talepte bulunacağım.Я маю купувати менше. Мені знадобиться менше товарів та послуг".
Daha önce söylediğimiz gibi, eğer Çin malları satın alınırsa Yuan için daha çok talep oluşuyor,Як ми сказали, чим більше купують китайських товарів, тим більшим стає попит на юань.