Ana içeriğe geç
Sözlük

taktik ile cümle

taktik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bu da taktiksel bir sorun ortaya çıkartıyordu.Detta påverkade taktiska överväganden.
Taktikleri insanlara genellikle duygusal ve bazen de fiziksel acılar tattırmayı içerir.De orsakar vanligtvis mental, emotionell och ibland fysisk smärta.
Taktik anlamda son derece başarılıdır.Denna plan var, taktiskt sett, utmärkt.
Bu Filistinlilerin daha tehlikeli taktikler edinmelerine sebep oldu.Det gjorde det lätt för pilgrimer att nå den.
Bu taktik işe yaramadı.Denna taktik var inte framgångsrik.
Mekteb-i Harbiye'de Askeri Taktik ve Strateji Öğretmenliği yaptı.Farbrodern tränade henne också i militär strategi och stridsteknik.
Fransa ordusu Grande Armée, Rus ordusu ile sayıca eşit olsa da taktiksel bir zafer elde etmiştir.I norra Italien hade den franska armén uppnått liknande segrar.
Onun ekibi fiziksel olarak avantajlıdır ve Mr. Widmore'un da yardımıyla taktiksel olarak da avantajlıdırlar.Його команда має фізичні переваги і з допомогою містера Відмора, вони мають тактичну перевагу.
Prusya'nın güçlü-silahlı taktiklerine diğer sosyal ve politik gruplarda da muhalefet oluştu.Опозиція до прусської тактики залізної руки виникла і серед інших соціальних і політичних груп.
Avrupa'da taktik nükleer silahlar bulunduran altı NATO üssünden biridir.Відомо, що на базі зберігається тактична ядерна зброя США.
Onun ruh hali ve savaş taktikleri asla tahmin edilemez.Проте їх військові організація та тактика невідомі.
Bu noktada Crysis taktik nişancı tarzına benzemeye başlar.Таким чином, Crysis стає схожий на тактичний шутер.
Kandırmak onların cani taktiklerinin başında gelirdi.Виникли початкові форми їх тактичної організації.
Buna karşın Almanlar wolfpack (Kurt Kapanı) denilen bir taktik geliştirmişlerdi.Тоді німецький генерал запропонував альтернативний метод, який отримав назву «тактика Гут'єра».
Bunların yanında geliştirilmiş taktik ve antrenman kontrolü de göze çarpmaktaydı.Від кожного з них він навчався певних тактичних навичок і тренерських хитрощів.
İttifak, birbiriyle oynama taktiklerini paylaşan oyunculardan oluşan bir gruptur.Це групи гравців, які діляться своїми стратегіями.
Taktikleri oldukça basitti.Taktika byla jednoduchá.
Askerî taktikler de değiştirildi.Bojová formace byla též změněna.
Bu alanlarda taktik çok önemlidir.Taktika je v této hře mimořádně důležitá.
İki farklı ana çeşit NH90 üretilmiştir: Taktik Taşıma Helikopteri (TTH) ve NATO Firkateyn Helikopteri (NFH).Námořní varianta nese označení fregatní vrtulník NATO (NATO Frigate Helicopter) NFH.
Nadiren de olsa bu taktik işe yaramaktadır.Tuto taktiku však používají jen zřídka.
Filmde gösterilen taktiklerin nükleer silahlara karşı gerçekten koruma sağlamadığı öne sürüldü.Film vzbudil debatu o tom, nakolik jsou jaderné elektrárny skutečně bezpečné .
Stratejik bombardımana ek olarak taktik görevler için de kullanılabilmektedir.S kanónovou výzbrojí mohly být využívány i pro taktické úkoly.
Bu, taktikle başarılabilir.Tato taktika mu vyšla.
Makedonya Falanksı Yunan savaş taktiklerinin çok önemli bir çeşididir.Makedonské vojenství velkou měrou čerpalo z vojenství řeckého.
Nötron bombası, teknik olarak gelişmiş bir taktik nükleer silahtır.Neutronová bomba je typ taktické jaderné zbraně, která ve zvýšené míře vyzařuje neutrony.
Buna karşın Almanlar wolfpack (Kurt Kapanı) denilen bir taktik geliştirmişlerdi.Angličané k eliminaci Bradmana vymysleli speciální taktiku zvanou „bodyline“.
Taktik nedenlerle kurulan bu fırka üç ay sonra kapatıldı.Pátrání po troskách byla ukončena zhruba po třech měsících.
Takımına oyun taktiklerini o verir.Ona po hráčovi hází talíře.
Onun iki taraf da tedbirlerini savsatarak zaman kazanma taktiklerine başvurdular.Dohoda však byla jen taktikou obou stran pro získání času.
Wehrmacht'ın en iyi savunma taktiklerinin ismi olmuştur.V řadách Wehrmachtu si vybudoval reputaci nejlepšího defenzivního generála.
Wehrmacht'ın en iyi savunma taktiklerinin ismi olmuştur.El a fost considerat cel mai bun tactician defensiv al Wehrmacht-ului.
Prusya'nın güçlü-silahlı taktiklerine diğer sosyal ve politik gruplarda da muhalefet oluştu.Opoziția față de tactica Prusiei a ieșit la iveală și în alte grupuri politice și sociale.
Strateji video oyunları, stratejik, taktiksel ve bazen lojistik zorlukları ve keşifleri vurgular.Ele pun accent pe provocări strategice, tactice, și uneori logistice.
Stratejik bombardımana ek olarak taktik görevler için de kullanılabilmektedir.Ele pot fi desigur folosite și pentru misiuni tactice, în câmpul de luptă.
İlk birkaç hafta içindeki Sovyet savunmasındaki taktik hatalar bir felakete neden oldu.Erorile tactice inițiale ale sovieticilor s-au dovedit catastrofale în primele săptămâni ale atacului german.
Prohorovka mevzileri birincil taktik hedefti.Gara Prohorovka era principala țintă a atacului.
Canlı bir biçimde silahlar, taktikler ve muharebeleri tasvir eder.Descrie în detaliu armele și tacticile folosite în bătălii.
"Lacrimosa"'nın son bölümü sekiz Taktik sonra kesilmişti ve eksik kalmıştı.Ultima parte a acestei secvențe, Lacrimosa, se întrerupe după primele opt măsuri.
General Heinrici, Alman silahlı kuvvetlerindeki en iyi savunma taktik ustalarından biri olarak görülüyordu.El era considerat cel mai bun tactician al defensivei din toată armata germană.
Bu da taktiksel bir sorun ortaya çıkartıyordu.Dar și aceasta era o tactică.
Taktik olarak, bu tanklar atılım tankı olarak istihdam edilmişlerdir.Cu această metodă tancurile învechite erau reînarmate pentru a fi utilizate ca vânători de tancuri.
Takımına oyun taktiklerini o verir.El pregătește masa echipei.
Yaklaşık olarak yüz yıldır tanklar ve zırh taktikleri birçok gelişimden geçmiştir.Tancul și tactica de luptă a blindatelor au suferit multe evoluții în ultimul secol.
Taktiksel bilgisi ve becerikli pasları onu oyunun en muhteşem oyuncularından biri yaptı.Averea ei, drepturile de succesiune au făcut-o una dintre cele mai atrăgătoare partide.
Diğer bir taktik ise göstermelik bir geri çekilme ve kaçma üzerine kuruluydu.Singurul loc unde el a refuzat să-și facă un tatuaj a fost pe spate.
Termopylae Geçidi, taktik açıdan Grek savaş tarzı yönünden ideal bir durum sunmaktadır.A Thermopülai-szoros taktikailag is kiváló hely a görög harcászati módnak.
Fakat bu taktikler her iki tarafa da kesin bir zafer getirmedi.De ezek a taktikák egyik félnek sem hozhattak döntő győzelmet.
Hannibal başarılı bir taktikle Roma ordusunu Trasimenus gölü muharebesinde mağlup etti.Azonban Hannibalnak sikerült csapdát állítania a rómaiaknak a Trasimenus tó mellett.
Kandırmak onların cani taktiklerinin başında gelirdi.A menekülő katonák saját taktikájuk csapdájába estek.
On dakikalık çarpışmalar stratejik, taktiksel ve tepkisel becerilerinizi ölçmenizi sağlar.Ennek ellenére a hat győzelme bizonyította taktikai ravaszságát és technikai fogékonyságát.
1926'da Dresden Piyade Okulu'nda taktik dersi verdi.1930-ban átvette a drezdai gyalogsági-iskola vezetését.
Savaş taktikleri ise Avrupa ordularının kullandıkları taktiklerden farklıydı.A szovjet légierő más taktikát alkalmazott mint az amerikai.
Dünya tarihinde uzun yıllar kullanılmış bir askeri taktiktir.A világtörténelem során számos fontos ütközetben alkalmazták a felperzselt föld taktikáját.
4–2: İki pasör, iki smaçör ve iki orta oyuncu ile sahaya çıkılan taktiktir.23–24: Két szakállas istenalak; férfialakok szoknyában és csúcsos sisakkal.
Ka-29TB "Helix-B" : Saldırı ve taktik taşıma helikopteri.Ka–29TB (Helix–B) – Harci-szállító helikopter, két pilóta és 16 katona szállítására.
Mustafa Kemal taktik bir geri çekilme emri verdi.Az ellenállás leküzdéséhez Kemal taktikát változtatott.
Bu taktik işe yaramadı.A taktika nem vált be.
Taktik için ise; "Taktik açıdan devrim yapacak değilim.Nincs időm ilyen ostobaságokra.” „Én orvos vagyok, nem forradalmár.”
Canlı bir biçimde silahlar, taktikler ve muharebeleri tasvir eder.Hän kuvailee siinä myös aseita, taktiikoita ja taisteluita.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod