The White Rabbit onun gözlük taktı.The White Rabbit setzte seine Brille auf.
The White Rabbit onun gözlük taktı.The White Rabbit si je nadel očala.
The White Rabbit onun gözlük taktı.The White Rabbit на очилата си.
The White Rabbit onun gözlük taktı.Thỏ Trắng đưa vào kính đeo mắt của mình.
The White Rabbit onun gözlük taktı.White Rabbit mengenakan kacamatanya.
The White Rabbit onun gözlük taktı.White Rabbit puki silmälasit.
The White Rabbit onun gözlük taktı.White Rabbit włożył okulary.
The White Rabbit onun gözlük taktı.Το λευκό κουνέλι που διατίθενται στην γυαλιά του.
The White Rabbit onun gözlük taktı.Белый Кролик надел очки.
The White Rabbit onun gözlük taktı.Білий Кролик надів окуляри.
The White Rabbit onun gözlük taktı.הארנב הלבן הרכיב את משקפיו. "איפה אני אתחיל, בבקשה הוד מעלתך?"
The White Rabbit onun gözlük taktı.الأرنب الأبيض وضعت على نظارته. أين سأبدأ ، يرجى جلالتكم؟
The White Rabbit onun gözlük taktı.彼は尋ねた。
TT: Hı hı, fişini taktım.TT : 네, 꽂아봤었죠.
TT: Hı hı, fişini taktım.ת.ת.: כן, חיברתי אותו.
TT: Hı hı, fişini taktım.توماس ثوايتيس : نعم لقد قمت بذلك
TT: Hı hı, fişini taktım.見えるかどうかわかりませんが
Tüm bunları istediğiniz taktikle bulabilirsiniz.11かける4は44です.
Tüm bunları istediğiniz taktikle bulabilirsiniz.Der er mange forskellige måder, man kan gribe det her gangestykke an på.
Tüm bunları istediğiniz taktikle bulabilirsiniz.Es gibt viele Wege, das herzuleiten.
Tüm bunları istediğiniz taktikle bulabilirsiniz.Hay muchas formas de pensarlo.
Tüm bunları istediğiniz taktikle bulabilirsiniz.Il y a beaucoup de façons d'y penser.
Tüm bunları istediğiniz taktikle bulabilirsiniz.Je kan dit op verschillende manieren oplossen.
Tüm bunları istediğiniz taktikle bulabilirsiniz.Jest mnóstwo sposobów, jak możemy to analizować.
Tüm bunları istediğiniz taktikle bulabilirsiniz.생각해 볼 수 있는 길이 여러 개 있습니다.
Tüm bunları istediğiniz taktikle bulabilirsiniz.Puoi pensarlo in un sacco di modi.
Tüm bunları istediğiniz taktikle bulabilirsiniz.Tady je mnoho způsobů jak o tom přemýšlet.
Tüm bunları istediğiniz taktikle bulabilirsiniz.Tem várias maneiras que você pode pensar a respeito dessa conta.
Tüm bunları istediğiniz taktikle bulabilirsiniz.Több módon is megjegyezheted ezt.
Tüm bunları istediğiniz taktikle bulabilirsiniz.Tu je mnoho spôsobov, ako to riešiť.
Tüm bunları istediğiniz taktikle bulabilirsiniz.Υπάρχουν πολλοί τρόποι να το σκεφτείτε αυτό.
Tüm bunları istediğiniz taktikle bulabilirsiniz.Има много начини, по които може да се представи.
Tüm bunları istediğiniz taktikle bulabilirsiniz.هناك عدة طرق للتفكير في هذا
Tümü sabit fiyatlandırma taktikleri örnekleriydi.모두 고정 가격책정 전술에 해당됩니다
Tümü sabit fiyatlandırma taktikleri örnekleriydi.كلها أمثلة على أساليب التسعير الثابت.
Tümü sabit fiyatlandırma taktikleri örnekleriydi.後半の3つはイールドマネージメント、 ライブデータ、オークションは
Tutkunuzu ve çoşkunuzu taktir ediyoruz derken Herkesin adına konuştuğuma eminim.Estoy seguro de que hablo por todos nosotros al decir que apreciamos su entusiasmo y su pasión.
Tutkunuzu ve çoşkunuzu taktir ediyoruz derken Herkesin adına konuştuğuma eminim.Я впевнений, що кажу від усіх нас, коли я кажу, що ми цінуємо ваш ентузіазм та пристрасть.
Tutkunuzu ve çoşkunuzu taktir ediyoruz derkenJestem pewien, że wypowiadam się w imieniu wszystkich tu zgromadzonych.
Tutkunuzu ve çoşkunuzu taktir ediyoruz derkenЯ думаю, что выражу общее мнение
Tutkunuzu ve çoşkunuzu taktir ediyoruz derken私達は、もちろんあなたの情熱と熱意に感謝しています。
Üç serum taktığımı, birkaçının yaralarını sardığımı anımsıyorum.3팩의 정맥 주사를 놓아주고, 몇 군데의 상처를 붕대로 싸매줬던 게 기억나네요.
Üç serum taktığımı, birkaçının yaralarını sardığımı anımsıyorum.Ik herinner me dat ik drie infusen gaf en gewonden verbond.
Üç serum taktığımı, birkaçının yaralarını sardığımı anımsıyorum.Je me souviens d'avoir fait trois intraveineuses, et des bandages à plusieurs blessés.
Üç serum taktığımı, birkaçının yaralarını sardığımı anımsıyorum.Recuerdo haber inyectado tres intravenosas, haber vendando varios heridos.
Üç serum taktığımı, birkaçının yaralarını sardığımı anımsıyorum.Ricordo di aver dato 3 flebo, di aver bendato diversi feriti.
Üç serum taktığımı, birkaçının yaralarını sardığımı anımsıyorum.Tin minte ca am pus 3 perfuzii, am badajat mai multe persoane ranite.
Üç serum taktığımı, birkaçının yaralarını sardığımı anımsıyorum.Помня как правих две интравенозни терапии, бинтовах няколко ранени.
Üç serum taktığımı, birkaçının yaralarını sardığımı anımsıyorum.Я помню, поставил три капельницы, и нескольких перевязал.
Üç serum taktığımı, birkaçının yaralarını sardığımı anımsıyorum.-אני זוכר שנתתי 3 אינפוזיות וחבשתי כמה פצועים.
Üç serum taktığımı, birkaçının yaralarını sardığımı anımsıyorum.أنا أذكر إعطاء ثلاثة جنود من الفرقة الرابعة , ضمادات لعلاج جروح عديدة .
Üç serum taktığımı, birkaçının yaralarını sardığımı anımsıyorum.砂袋を積んだ壁の傍らに座っていた兵士は 震えて喚き叫んでいた
Umarım ne yaptığını biliyorsundur. Aksi taktirde balyozla kafanı kırarım.Jeg håber, du ved, hvad du gør, ellers smadrer jeg dig.
Umarım ne yaptığını biliyorsundur. Aksi taktirde balyozla kafanı kırarım.Jollet maksa takaisin, halkaisen kallosi moukarilla.
Üstüne bağlanmak üzere sarığa lacivert bir kordon taktılar; tıpkı RABbin Musaya buyurduğu gibi.Au legat -o de mitră sus, cu o sfoară albastră, cum poruncise lui Moise Domnul.
Üstüne bağlanmak üzere sarığa lacivert bir kordon taktılar; tıpkı RABbin Musaya buyurduğu gibi.E a ela ataram um cordão azul, para prendê-la � parte superior da mitra, como o Senhor ordenara a Moisés.
Üstüne bağlanmak üzere sarığa lacivert bir kordon taktılar; tıpkı RABbin Musaya buyurduğu gibi.És kötének reá kék zsinórt, hogy felkössék azzal a süvegre, a mint az Úr parancsolta vala Mózesnek.
Üstüne bağlanmak üzere sarığa lacivert bir kordon taktılar; tıpkı RABbin Musaya buyurduğu gibi.Hiasan itu dipasang pada serban bagian depannya, sesuai dengan perintah TUHAN kepada Musa
Üstüne bağlanmak üzere sarığa lacivert bir kordon taktılar; tıpkı RABbin Musaya buyurduğu gibi.그 패를 청색 끈으로 관 전면에 달았으니 여호와께서 모세에게 명하신 대로 하였더라
Üstüne bağlanmak üzere sarığa lacivert bir kordon taktılar; tıpkı RABbin Musaya buyurduğu gibi.Met een blauwpurperen koord werd de plaat aan de tulband bevestigd, zoals de HERE Mozes had opgedragen.