Kaçmaya başladım ve yıkıldım, ambulanstakiler boynuma bir boru taktılar ve travma odasına durumu bildirdiler.救急隊が歩道で私に挿管し 治療室の人たちに 搬送を知らせました
Kafasına taktığı için böyle oluyor.A feje a gond.
Kafasına taktığı için böyle oluyor.C'est tout dans sa tête.
Kafasına taktığı için böyle oluyor. Çok gergin bu aralar.Het zit allemaal in zijn hoofd, al die spanning.
Kafasına taktığı için böyle oluyor. Çok gergin bu aralar.إنه متوتر جداً
Kafasına taktığı için böyle oluyor.Está tudo na sua cabeça, está muito tenso.
Kafasına taktığı için böyle oluyor.E totul în capul lui.
Kafasına taktığı için böyle oluyor.Todo se le va a la cabeza.
Kendi müşterilerini ve satış taktiklerini bilmek önemlidir.Il est également important de connaitre les clients et les méthodes de vente.
Kendi müşterilerini ve satış taktiklerini bilmek önemlidir.Myös omien asiakkaiden ja myyntikeinojen tuntemus on tärkeää.
Kendi müşterilerini ve satış taktiklerini bilmek önemlidir.Också kännedom om de egna kunderna och försäljningsmetoderna är viktig.
Kendi müşterilerini ve satış taktiklerini bilmek önemlidir.También es importante que conozca los medios de venta de que dispone, así como a sus clientes.
Kendi müşterilerini ve satış taktiklerini bilmek önemlidir.Важно также знание собственных клиентов и способов продаж.
Kendi müşterilerini ve satış taktiklerini bilmek önemlidir.كذلك فإنه من المهم معرفة زبائنك وطرق البيع.
Konuşmasını bitirdikten sonra, yüzüne bir peçe taktı.A póki Mojżesz mówił z nimi, miewał na twarzy swojej zasłonę;
Konuşmasını bitirdikten sonra, yüzüne bir peçe taktı.Assim que Moisés acabou de falar com eles, pôs um véu sobre o rosto.
Konuşmasını bitirdikten sonra, yüzüne bir peçe taktı.A tak dohovoril Mojžiš s nimi a bol si dal závoj na svoju tvár.
Konuşmasını bitirdikten sonra, yüzüne bir peçe taktı.Cînd a încetat să le vorbească, şi -a pus o măhramă pe faţă.
Konuşmasını bitirdikten sonra, yüzüne bir peçe taktı.Dokudž pak mluvil Mojžíš s nimi, měl zástěru na tváři své.
Konuşmasını bitirdikten sonra, yüzüne bir peçe taktı.In ko je Mojzes končal svoj govor ž njimi, dene zagrinjalo na obličje svoje.
Konuşmasını bitirdikten sonra, yüzüne bir peçe taktı.Ja kun Mooses oli lakannut puhumasta heidän kanssaan, pani hän peitteen kasvoillensa.
Konuşmasını bitirdikten sonra, yüzüne bir peçe taktı.그들에게 말하기를 마치고 수건으로 자기 얼굴을 가리웠더라
Konuşmasını bitirdikten sonra, yüzüne bir peçe taktı.Lorsque Moïse eut achevé de leur parler, il mit un voile sur son visage.
Konuşmasını bitirdikten sonra, yüzüne bir peçe taktı.Men da Moses var færdig med at tale til dem, lagde han et Dække over sit Ansigt.
Konuşmasını bitirdikten sonra, yüzüne bir peçe taktı.Mikor pedig elvégezte Mózes velök a beszédet, leplet tõn orczájára.
Konuşmasını bitirdikten sonra, yüzüne bir peçe taktı.Môi-se thôi nói chuyện cùng họ, liền lấy lúp che mặt mình lại.
Konuşmasını bitirdikten sonra, yüzüne bir peçe taktı.Môi-se thôi nói_chuyện cùng họ , liền lấy lúp che mặt mình lại .
Konuşmasını bitirdikten sonra, yüzüne bir peçe taktı.Och när Mose hade slutat sitt tal till dem, hängde han ett täckelse för sitt ansikte.
Konuşmasını bitirdikten sonra, yüzüne bir peçe taktı.Og da Moses holdt op å tale til dem, la han et dekke over sitt ansikt.
Konuşmasını bitirdikten sonra, yüzüne bir peçe taktı.Quando Mosè ebbe finito di parlare a loro, si pose un velo sul viso
Konuşmasını bitirdikten sonra, yüzüne bir peçe taktı.Sesudah berbicara dengan mereka, Musa menutupi mukanya dengan kain
Konuşmasını bitirdikten sonra, yüzüne bir peçe taktı.Toen was Mozes klaar met zijn verhaal. Al die tijd had hij een doek over zijn gezicht. (B)
Konuşmasını bitirdikten sonra, yüzüne bir peçe taktı.Und da er solches alles mit ihnen geredet hatte, legte er eine Decke auf sein Angesicht.
Konuşmasını bitirdikten sonra, yüzüne bir peçe taktı.Y cuando Moisés terminó de hablar con ellos, puso un velo sobre su cara
Konuşmasını bitirdikten sonra, yüzüne bir peçe taktı.Και ετελειωσεν ο Μωυσης λαλων προς αυτους ειχε δε καλυμμα επι το προσωπον αυτου.
Konuşmasını bitirdikten sonra, yüzüne bir peçe taktı.И когато Моисей свърши говоренето си с тях, тури на лицето си покривало.
Konuşmasını bitirdikten sonra, yüzüne bir peçe taktı.И когда Моисей перестал разговаривать с ними, то положил на лице свое покрывало.
Konuşmasını bitirdikten sonra, yüzüne bir peçe taktı.ויכל משה מדבר אתם ויתן על פניו מסוה׃
Konuşmasını bitirdikten sonra, yüzüne bir peçe taktı.ولما فرغ موسى من الكلام معهم جعل على وجهه برقعا.
Konuşmasını bitirdikten sonra, yüzüne bir peçe taktı.摩 西 與 他 們 說 完 了 話 、 就 用 帕 子 蒙 上 臉
Konuşmasını bitirdikten sonra, yüzüne bir peçe taktı.摩西與 他 們說 完了話 、 就 用 帕子 蒙上臉
Konutun giriş bölümünün perdesini taktı.A aşezat perdeaua la uşa cortului.
Konutun giriş bölümünün perdesini taktı.A hajlék nyílására a leplet is felvoná.
Konutun giriş bölümünün perdesini taktı.A zavesil záclonu dverí príbytku.
Konutun giriş bölümünün perdesini taktı.Derefter hengte han op teppet for inngangen til tabernaklet.
Konutun giriş bölümünün perdesini taktı.Derpå hængte han Forhænget op for Boligens Indgang.
Konutun giriş bölümünün perdesini taktı.Hij hing het gordijn voor de ingang van de tabernakel op,
Konutun giriş bölümünün perdesini taktı.Il plaça le rideau à l`entrée du tabernacle.
Konutun giriş bölümünün perdesini taktı.In obesil je zaveso k vhodu v prebivališče.
Konutun giriş bölümünün perdesini taktı.Ja hän ripusti uutimen asumuksen oveen.
Konutun giriş bölümünün perdesini taktı.그가 또 성막문에 장을 달고
Konutun giriş bölümünün perdesini taktı.Mise infine la cortina all'ingresso della Dimora
Konutun giriş bölümünün perdesini taktı.Musa menggantungkan tirai pintu Kemah
Konutun giriş bölümünün perdesini taktı.Người cũng xủ màn nơi cửa đền tạm .
Konutun giriş bölümünün perdesini taktı.Người cũng xủ màn nơi cửa đền tạm.
Konutun giriş bölümünün perdesini taktı.Och han satte upp förhänget för ingången till tabernaklet.
Konutun giriş bölümünün perdesini taktı.Pendurou o reposteiro �: porta do tabernáculo,
Konutun giriş bölümünün perdesini taktı.Potem zawiesił zasłonę we drzwiach przybytku.
Konutun giriş bölümünün perdesini taktı.Puso, asimismo, la cortina a la entrada del tabernáculo
Konutun giriş bölümünün perdesini taktı.und hing das Tuch in die Tür der Wohnung.