Ana içeriğe geç
Sözlük

taksiye ile cümle

taksiye kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Haftada bir ya da iki kez tren istasyonuna gitmek için taksiye binerim.Cojo el taxi una o dos veces a la semana para ir a la estación de tren.
Tren istasyonuna gitmek için bir taksiye binerim.Cojo un taxi para ir a la estación de tren.
Tilki, taksiye binip gider.En taxi o a pie.
Bir taksiye binelim.Prendiamo un taxi.
Yağmur yağdığı için bir taksiye bindim.Был дождь и поэтому я взял такси.
Will ve kızı biraz sohbet ettikten sonra Alison taksiye biner ve gider.Сэр Уолтер зовет дочь и брата, и они уходят.
Bir taksiye binelim.Laten we een taxi nemen.
Oraya zamanında varmak için bir taksiye bindi.Hij nam de taxi om er op tijd te komen.
Bir taksiye ihtiyacım var.Ik heb een taxi nodig.
Tilki, taksiye binip gider.För taxibilar, se Taxi.
Bir taksiye binelim.Давайте візьмемо таксі.
Taksiye binelim.Давайте візьмемо таксі.
Taksiye binmenin belirli bir ücreti vardır.Sen sijaan taksiliikennettä on jonkin verran.
Taksiye binmenin belirli bir ücreti vardır.Η UberTaxi παρέχει κανονικά ταξί.
Tilki, taksiye binip gider.Hvem skal kjøre scooteren eller bilen?
Tilki, taksiye binip gider.くまタクシー、丸金タクシーが運行。
Taksiye binmenin belirli bir ücreti vardır.タクシーに乗るのとはわけが違う。
Taksiye binmenin belirli bir ücreti vardır.出租车纷纷提价。
Yağmur yağdığı için taksiye bindim.비가 내려서 택시를 탔습니다.
Bir taksiye ihtiyacın var, değil mi?אתה צריך טקסי, נכון?
Bir taksiye ihtiyacın var, değil mi?את צריכה טקסי, נכון?
Tilki, taksiye binip gider.Територията на острова се обслужва от таксита.
Taksiye binmenin belirli bir ücreti vardır.Za gradnjo koče obstajajo posebna pravila.
Burada Jena bir taksiye biner ve kendi evinin adresini verir.Evanas įleidžia jas į namus apšilti, o pats iškviečia taksi.
Tilki, taksiye binip gider.Mustrite tuvastamise ja uurimisega tegeleb taksonoomia.
"Bir taksiye binin ve John tarafından giyilen Longacre şapka, Drew bana!""Đi taxi và nhận được rằng Longacre mũ, đeo bởi John Drew!"
"Bir taksiye binin ve John tarafından giyilen Longacre şapka, Drew bana!""Ia un taxi si sa-mi pălăria Longacre, astfel cum a purtat de John Drew!"
"Bir taksiye binin ve John tarafından giyilen Longacre şapka, Drew bana!""택시를 타고 같은 존 착용 Longacre 모자, 드류다고 해!"
"Bir taksiye binin ve John tarafından giyilen Longacre şapka, Drew bana!""Naik taksi dan mendapatkan saya bahwa topi Longacre, yang dikenakan oleh John Drew!"
"Bir taksiye binin ve John tarafından giyilen Longacre şapka, Drew bana!""Neem een taxi en krijg me dat Longacre hoed, zoals gedragen door John Drew!"
"Bir taksiye binin ve John tarafından giyilen Longacre şapka, Drew bana!""Nehmen Sie ein Taxi und hole mir, dass Longacre Hut, wie von John Drew getragen!"
"Bir taksiye binin ve John tarafından giyilen Longacre şapka, Drew bana!""Ota taksi ja saada minulle, että Longacre hattu, kuten kuluneet John Drew!"
"Bir taksiye binin ve John tarafından giyilen Longacre şapka, Drew bana!""Prendere un taxi e farmi quel cappello Longacre, come indossato da John Drew!"
"Bir taksiye binin ve John tarafından giyilen Longacre şapka, Drew bana!""Prenez un taxi et me faire ce chapeau Longacre, comme porté par John Drew!"
"Bir taksiye binin ve John tarafından giyilen Longacre şapka, Drew bana!""Ta en taxi och få mig att Longacre hatt, som burits av John Drew!"
"Bir taksiye binin ve John tarafından giyilen Longacre şapka, Drew bana!""Tag en taxa og komme mig, at Longacre hat, som bæres af John Drew!"
"Bir taksiye binin ve John tarafından giyilen Longacre şapka, Drew bana!""Végy egy taxi és nekem, hogy kap Longacre kalap, a viselt John Drew!"
"Bir taksiye binin ve John tarafından giyilen Longacre şapka, Drew bana!""Vezměte si taxi a dostat mě, že Longacre klobouk, jak opotřebovaný John Drew!"
"Bir taksiye binin ve John tarafından giyilen Longacre şapka, Drew bana!""Vezmite si taxík a prines mi, že Longacre klobúk, ako opotrebovaný John Drew!"
"Bir taksiye binin ve John tarafından giyilen Longacre şapka, Drew bana!""Vzemi taksi in se mi, da Longacre klobuk, kot so jih nosili John Drew!"
"Bir taksiye binin ve John tarafından giyilen Longacre şapka, Drew bana!""Weź taksówkę i po mnie, że Longacre kapelusz, jak noszone przez John Drew!"
"Bir taksiye binin ve John tarafından giyilen Longacre şapka, Drew bana!""Πάρτε ένα ταξί και να πάρει με ότι Longacre καπέλο, που φοριέται από τον John Drew!"
"Bir taksiye binin ve John tarafından giyilen Longacre şapka, Drew bana!""Вземете си такси и ме разбирайте, че Longacre шапка, носени от Джон Дрю!"
"Bir taksiye binin ve John tarafından giyilen Longacre şapka, Drew bana!""Візьміть таксі та отримати мені, що Longacre капелюсі, як носили Джон Дрю!"
"Bir taksiye binin ve John tarafından giyilen Longacre şapka, Drew bana!""Возьмите такси и получить мне, что Longacre шляпе, как носили Джон Дрю!"
"Bir taksiye binin ve John tarafından giyilen Longacre şapka, Drew bana!""خذ سيارة أجرة ويحصل لي أن Longacre قبعة ، على النحو الذي ترتديه جون درو!"
"Bir taksiye binin ve John tarafından giyilen Longacre şapka, Drew bana!""ありがとうございます、先生。"私は最もひどくブレース感じた。
Böylece bir taksiye sıkıştık ve ben arka koltukta oturuyordum ve taksi sürücümüz arkasına döndü ve söyledi:Dus propten we ons in een taxi, dit hier is onze taxichauffeur. Ik zat achterin. Hij draaide zich om en zei:
Böylece bir taksiye sıkıştık ve ben arka koltukta oturuyordum ve taksi sürücümüz arkasına döndü ve söyledi:그래서 모두 택시에 탔는데, 뒷자석에 앉아있던 저를 돌아보면서,
Böylece bir taksiye sıkıştık ve ben arka koltukta oturuyordum ve taksi sürücümüz arkasına döndü ve söyledi:Namačkali jsme se do taxíku, já seděl vzadu a řidič se na mě otočí a řekne:
Böylece bir taksiye sıkıştık ve ben arka koltukta oturuyordum ve taksi sürücümüz arkasına döndü ve söyledi:Natlačili sme sa do taxíku, toto je náš taxikár. Ja som vedel vzadu a on sa na mňa otočil a spýtal sa:
Böylece bir taksiye sıkıştık ve ben arka koltukta oturuyordum ve taksi sürücümüz arkasına döndü ve söyledi:Wepchnęliśmy się do taksówki, nasz taksówkarz obraca się i pyta:
Böylece bir taksiye sıkıştık ve ben arka koltukta oturuyordum ve taksi sürücümüz arkasına döndü ve söyledi:Влязохме в едно такси, а това е водачът на таксито ни, седях на задната седалка, той се обърна и ми каза:
Böylece bir taksiye sıkıştık ve ben arka koltukta oturuyordum ve taksi sürücümüz arkasına döndü ve söyledi:Так що ми завалилися у таксі, і водій нашого таксі - а я сидів на задньому сидінні - обернувся і запитав:
Böylece bir taksiye sıkıştık ve ben arka koltukta oturuyordum ve taksi sürücümüz arkasına döndü ve söyledi:"אתם יודעים מה, אני חושב שיש עוד באר אחד שמחכה לנו." (צחוק) נכנסו למונית, וזה נהג המונית שלנו,
Böylece bir taksiye sıkıştık ve ben arka koltukta oturuyordum ve taksi sürücümüz arkasına döndü ve söyledi:عندها تكدسنا في تاكسي ، وهذا سائق التاكسي لقد كنت جالسا في المقعد الخلفي ، التفت سائق التاكسي إلى الوراء
Böylece bir taksiye sıkıştık ve ben arka koltukta oturuyordum ve taksi sürücümüz arkasına döndü ve söyledi:後部座席の私に 「どこまでですか」と訊いたとき 振り向いた彼の顔が見え
Dolayısıyla, Belfast'ta taksiye binen herkes, bilmeksizin, IRA'nın finansmanına katkıda bulunuyordu.A chaque fois que quelqu'un prenait un taxi à Belfast, sans le savoir, finançait en fait l'IRA.
Dolayısıyla, Belfast'ta taksiye binen herkes, bilmeksizin, IRA'nın finansmanına katkıda bulunuyordu.Așa că, de fiecare dată când cineva urca într-un taxi în Belfast fără să știe, de fapt, finanța IRA.
Dolayısıyla, Belfast'ta taksiye binen herkes, bilmeksizin, IRA'nın finansmanına katkıda bulunuyordu.Así que cada vez que alguien se subía a un taxi en Belfast de hecho, estaba financiando al IRA sin saberlo.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod