Ana içeriğe geç
Sözlük

taksitle ile cümle

taksitle kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
57
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Taksitle satın alma.Don't buy on credit.
Ben toplu ödemeyi taksitle ödemeye tercih ederim.I prefer payment in full to payment in part.
Taksitle ödemek istiyorum.I want to pay in installments.
O borcu taksitle ödedi.He paid the debt through instalments.
Bir de ödenmeyi bekleyen araba kredisi taksitleri.I have a car lease that was a little bit over my head.
Kuzenim, çok akıllı bir kızdır, okul ücretini karşılayamayınca taksitlerini ben ödedim.My cousin ran out of school fees, and she's really smart. I was paying her school fees.
Başbakan Nikola Gruevski, bu borçların taksitler halinde ödenebileceğini söyledi.Such debt is payable in installments, Prime Minister Nikola Gruevski has said.
Diğerlerinin kendilerine düşen payı 25 yıl içinde, faizsiz taksitler halinde ödemeleri gerekiyor.The others must pay their part over 25 years, in installments without interest.
Şovun başarısıyla, BBC4'te İngiltere'de arka arkaya hafta sonu taksitleri oynadı.With the show's success, it played in back-to-back weekend installments in the UK on BBC4.
Ödemeyi taksitle yapacaktı.Напаивался на плату.
Köylüler bu krediyi 25 yıl içerisinde eşit taksitlerle devlete ödedi.أصدر مصرف دين الدولة أوراقًا من فئة 25 فرنك ذاك العام.
Köylüler bu krediyi 25 yıl içerisinde eşit taksitlerle devlete ödedi.Pemerintah kolonial waktu itu memberikan hak konsesi khusus selama 25 tahun.
Türkiye'ye düşen bölümün taksitlendirme ile Fransız frangı olarak ödenmesine karar verildi.それはライン左岸一帯をフランスに割譲する代償としての同意であった。
Köylüler bu krediyi 25 yıl içerisinde eşit taksitlerle devlete ödedi.Od grada je za te poslove Društvo tražilo dodjelu koncesije na 25 godina.
Müşteri, belirli bir peşinat ödedikten sonra kalan tutarı taksitler hâlinde bankaya geri öder.Količno stvari, ki jo bo vrnil dolžnik pa določimo z obrestmi.
Artık konut kredinizin taksitlerini geri ödeyemiyorsunuz.A tak máte těžkosti s jejich placením a celkem upřímně už ty hypoteční splátky nedokážete platit.
Artık konut kredinizin taksitlerini geri ödeyemiyorsunuz.このような状況でいくつかのオプションがあります。
Bankadan aldığınız kredinin anaparasını ve faizini yatıracağınız aylık taksitlerle geri ödeyeceksiniz.A splácíte ho měsíčními splátkami, které zahrnují splátku úvěru a úrok.
Bankadan aldığınız kredinin anaparasını ve faizini yatıracağınız aylık taksitlerle geri ödeyeceksiniz.融資と利子を含みます。 何かがあなたの人生で起り
Bir de ödenmeyi bekleyen araba kredisi taksitleri.Mám auto na leasing, které bylo trochu nad můj standard.
Kuzenim, çok akıllı bir kızdır, okul ücretini karşılayamayınca taksitlerini ben ödedim.Em họ tôi không có tiền đóng học, và nó rất thông minh tôi đã giúp nó
Kuzenim, çok akıllı bir kızdır, okul ücretini karşılayamayınca taksitlerini ben ödedim.제 사촌은 매우 영리했지만, 학비가 떨어졌습니다. 저는 사촌의 수업료를 내주었습니다.
Kuzenim, çok akıllı bir kızdır, okul ücretini karşılayamayınca taksitlerini ben ödedim.Kuzynce skończyły się pieniądze na czesne, jej też pomagałam.
Kuzenim, çok akıllı bir kızdır, okul ücretini karşılayamayınca taksitlerini ben ödedim.Ma cousine ne pouvait plus payer son ecole, et elle est brillante donc j'ai paye son ecole
Kuzenim, çok akıllı bir kızdır, okul ücretini karşılayamayınca taksitlerini ben ödedim.Mia cugina finì i soldi per la sua retta scolastica, e lei è una tipa in gamba. Così le pagai io la retta.
Kuzenim, çok akıllı bir kızdır, okul ücretini karşılayamayınca taksitlerini ben ödedim.Mijn nicht had geen geld en is heel slim. Ik betaalde haar schoolgeld.
Kuzenim, çok akıllı bir kızdır, okul ücretini karşılayamayınca taksitlerini ben ödedim.Mi prima no tenía para las cuotas escolares y ella es brillante. Yo pagaba sus cuotas.
Kuzenim, çok akıllı bir kızdır, okul ücretini karşılayamayınca taksitlerini ben ödedim.Verişoara mea nu avea bani pentru educaţie şi era foarte inteligentă. I-am plătit taxele şcolare.
Kuzenim, çok akıllı bir kızdır, okul ücretini karşılayamayınca taksitlerini ben ödedim.Братовчедка ми нямаше пари за училищи такси, а тя е наистина умна. Плащах и нейните такси.
Kuzenim, çok akıllı bir kızdır, okul ücretini karşılayamayınca taksitlerini ben ödedim.לבת דודה שלי נגמר הכסף לבית הספר, והיא ממש חכמה. שילמתי את שכר הלימוד שלה.
Kuzenim, çok akıllı bir kızdır, okul ücretini karşılayamayınca taksitlerini ben ödedim.بنت عمي كانت قد تركت الدراسة بسبب الرسوم ، وهي طالبة ذكية جدا فكنت ادفع لها رسوم المدرسة .
Kuzenim, çok akıllı bir kızdır, okul ücretini karşılayamayınca taksitlerini ben ödedim.学費を払いました いとこがエイズで亡くなると
Mortgage taksitlerinizi hesaplamak için hükumetin resmi istatistiklerine kuşkuyla yaklaşabilmek gibi şeylerCalcolare il proprio mutuo, essere scettici sulle statistiche governative, questi tipi di cose.
Mortgage taksitlerinizi hesaplamak için hükumetin resmi istatistiklerine kuşkuyla yaklaşabilmek gibi şeylerCalcular os vossos empréstimos, olhar com cepticismo para as estatísticas governamentais, esse tipo de coisas.
Mortgage taksitlerinizi hesaplamak için hükumetin resmi istatistiklerine kuşkuyla yaklaşabilmek gibi şeylerCalcular sus hipotecas, ser escéptico de las estadísticas del gobierno, esas cosas.
Mortgage taksitlerinizi hesaplamak için hükumetin resmi istatistiklerine kuşkuyla yaklaşabilmek gibi şeylerComprendre votre prêt bancaire, questionner les statistiques gouvernementales, ce genre de choses.
Mortgage taksitlerinizi hesaplamak için hükumetin resmi istatistiklerine kuşkuyla yaklaşabilmek gibi şeyler주택 담보 대출을 알아내고, 정부의 통계자료에 대해 의문을 품고 하는 그런 종류의 것들이죠.
Mortgage taksitlerinizi hesaplamak için hükumetin resmi istatistiklerine kuşkuyla yaklaşabilmek gibi şeylerMondjuk, megérteni a jelzáloghiteleket, szkeptikusan szemlélni az állami statisztikákat, ilyesmik.
Mortgage taksitlerinizi hesaplamak için hükumetin resmi istatistiklerine kuşkuyla yaklaşabilmek gibi şeylerNhững thứ như: tính ra nợ tiền nhà, hay nghi ngờ thống kê của chính phủ.
Mortgage taksitlerinizi hesaplamak için hükumetin resmi istatistiklerine kuşkuyla yaklaşabilmek gibi şeylerOrientowanie się w kredytach, sceptycyzm co do statystyk rządowych.
Mortgage taksitlerinizi hesaplamak için hükumetin resmi istatistiklerine kuşkuyla yaklaşabilmek gibi şeylerPochopit vlastní hypotéku, kriticky přistupovat k vládním statistikám a podobné věci.
Mortgage taksitlerinizi hesaplamak için hükumetin resmi istatistiklerine kuşkuyla yaklaşabilmek gibi şeylerPrepočítať si hypotéky, spochybňovať vládne štatistiky, takéto veci.
Mortgage taksitlerinizi hesaplamak için hükumetin resmi istatistiklerine kuşkuyla yaklaşabilmek gibi şeylerSă-ți calculezi rata la ipotecă, dacă te îndoiești de statisticile guvernului, lucruri de genul ăsta.
Mortgage taksitlerinizi hesaplamak için hükumetin resmi istatistiklerine kuşkuyla yaklaşabilmek gibi şeylerSeine Kredite verstehen, Regierungsstatistiken kritisch betrachten, diese Art von Dingen.
Mortgage taksitlerinizi hesaplamak için hükumetin resmi istatistiklerine kuşkuyla yaklaşabilmek gibi şeylerUntuk memahami hipotik anda, atau mempertanyakan statistik pemerintah, dan hal-hal seperti itu.
Mortgage taksitlerinizi hesaplamak için hükumetin resmi istatistiklerine kuşkuyla yaklaşabilmek gibi şeylerWijsraken uit je hypotheek, kritisch staan tegenover overheidsstatistieken, dat soort dingen.
Mortgage taksitlerinizi hesaplamak için hükumetin resmi istatistiklerine kuşkuyla yaklaşabilmek gibi şeylerΝα υπολογίσεις την υποθήκη σου, να κρίνεις τα στατιστικά νούμερα της κυβέρνησης, τέτοια πράγματα.
Mortgage taksitlerinizi hesaplamak için hükumetin resmi istatistiklerine kuşkuyla yaklaşabilmek gibi şeylerלחשב משכנתאות, להטיל ספק בסטטיסטיקות ממשלתיות, דברים כאלה.
Mortgage taksitlerinizi hesaplamak için hükumetin resmi istatistiklerine kuşkuyla yaklaşabilmek gibi şeylerلكي نستوعب قروضنا .. وان نشكك بالارقام التي تصدرها حكوماتنا .. واشياء كتلك
Mortgage taksitlerinizi hesaplamak için hükumetin resmi istatistiklerine kuşkuyla yaklaşabilmek gibi şeyler政府の統計に懐疑的になったりするからです 3つめは私が論理的な心の訓練と呼んでいるもので
O adamda taksitlendirir borcu, öderiz bir ţekilde.We make an installment plan and pay the debt.
Okul taksitlerini halletmem için yüzmem lazım.Ei ole varaa maksaa lukukausimaksuja.
Okul taksitlerini halletmem için yüzmem lazım.Ich muss lernen...ich muss Schwimmen, um mein Stipendium zu behalten.
Okul taksitlerini halletmem için yüzmem lazım.In za šolnino, plavati moram, da lahko dobim štipendijo.
Taksitlerimi, yani faiz ve anaparayı, direk olarak bana bu konut kredisini açmış olan bankaya ödüyorum.Moje platby smerovali priamo do banky. Moje platby smerovali priamo do banky.
Taksitlerimi, yani faiz ve anaparayı, direk olarak bana bu konut kredisini açmış olan bankaya ödüyorum.Moje platby směřovaly přímo do banky.
Taksitlerimi, yani faiz ve anaparayı, direk olarak bana bu konut kredisini açmış olan bankaya ödüyorum.銀行と行います。 この事は歴史的に、
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod