Taksitle satın alma.Don't buy on credit.
Ben toplu ödemeyi taksitle ödemeye tercih ederim.I prefer payment in full to payment in part.
Taksitle ödemek istiyorum.I want to pay in installments.
O borcu taksitle ödedi.He paid the debt through instalments.
Taksit taksit yok oluyoruz.Polruan Taxis.
Üniversite'de eğitim ücreti 1000-2500 ABD dolarıdır ve bu ücret iki taksit halinde ödenir.Each student paid about $1–$2, which was about half the price for them to share a taxi.
Bir de ödenmeyi bekleyen araba kredisi taksitleri.I have a car lease that was a little bit over my head.
Ödediğiniz taksitten, faizi düşelim, kalan tutar anapara borcunuzu kapatmaya gidiyor.The paid principal, that's going to be the mortgage payment minus your interest.
Kuzenim, çok akıllı bir kızdır, okul ücretini karşılayamayınca taksitlerini ben ödedim.My cousin ran out of school fees, and she's really smart. I was paying her school fees.
(Müzeyyen) Kýzým... ...bugün elektriđin son günü... ...bir de buzdolabý taksiti var. (Müzik)Daughter... ...Today is the last day of electric bill... ...And have payment of refrigerator . .
Buzdolabý taksiti bugün bitiyor.Today ,refrigerator 's payment will finish.
Ve böylece ödediğim her taksitte anaparaya giden kısım artıyor.And we keep doing that.
Bu kapsamda ilk taksit 31 Mart’ta, ikinci taksit ise 15 Nisan’da ödendi.The first installment was received by March 31st and the second on April 15th.
Başbakan Nikola Gruevski, bu borçların taksitler halinde ödenebileceğini söyledi.Such debt is payable in installments, Prime Minister Nikola Gruevski has said.
Tazminatın 1 milyon euroluk birinci taksiti ödendi.The first 1m-euro instalment has been paid.
Diğerlerinin kendilerine düşen payı 25 yıl içinde, faizsiz taksitler halinde ödemeleri gerekiyor.The others must pay their part over 25 years, in installments without interest.
Şovun başarısıyla, BBC4'te İngiltere'de arka arkaya hafta sonu taksitleri oynadı.With the show's success, it played in back-to-back weekend installments in the UK on BBC4.
Taksit taksit yok oluyoruz.Die Taxiausführung fiel weg.
Taksit taksit yok oluyoruz.Parada de taxi.
Ödemeyi taksitle yapacaktı.Напаивался на плату.
Köylüler bu krediyi 25 yıl içerisinde eşit taksitlerle devlete ödedi.أصدر مصرف دين الدولة أوراقًا من فئة 25 فرنك ذاك العام.
Taksit taksit yok oluyoruz.مشروع محطة سيارات الأجرة.
Taksit taksit yok oluyoruz.Taxista Realização...
Taksit taksit yok oluyoruz.De taxi wordt aangereden.
Taksit taksit yok oluyoruz.Katastrofa samochodowa kancl.
Taksit taksit yok oluyoruz.Profil taxonu plchovití .
Taksit taksit yok oluyoruz.Šurda felhagy a taxizással.
Taksit taksit yok oluyoruz.Taksoituslautakunta Vantaan kaupunki.
Taksit taksit yok oluyoruz.Η πατριαρχική τάξη έχει αποκατασταθεί.
Gima, Türkiye'de ilk kez taksitli alışveriş dönemini başlatmıştır.Bemærkelsesværdigt er det at Mazda for første gang sælger stationcar til samme pris som sedan.
Taksit taksit yok oluyoruz.Taxibaner ble bygget.
Köylüler bu krediyi 25 yıl içerisinde eşit taksitlerle devlete ödedi.Pemerintah kolonial waktu itu memberikan hak konsesi khusus selama 25 tahun.
Taksit taksit yok oluyoruz.Taksin bị phế truất.
Taksit taksit yok oluyoruz.タクシー乗り場をあらわす。
Türkiye'ye düşen bölümün taksitlendirme ile Fransız frangı olarak ödenmesine karar verildi.それはライン左岸一帯をフランスに割譲する代償としての同意であった。
Taksit taksit yok oluyoruz.中心的士命。
Taksit taksit yok oluyoruz.보너스스테이지1 차 부수기.
Köylüler bu krediyi 25 yıl içerisinde eşit taksitlerle devlete ödedi.Od grada je za te poslove Društvo tražilo dodjelu koncesije na 25 godina.
Taksit taksit yok oluyoruz.Nová taxonómia užoviek.
Müşteri, belirli bir peşinat ödedikten sonra kalan tutarı taksitler hâlinde bankaya geri öder.Količno stvari, ki jo bo vrnil dolžnik pa določimo z obrestmi.
Satış bedeli 10 taksit halinde ödenen 9.000 Türk lirası idi.Njegov lik je bil na 10.000 lirskih turških bankovcih.
Taksit taksit yok oluyoruz.Vikiteka Taksilos nuotraukos
Artık konut kredinizin taksitlerini geri ödeyemiyorsunuz.A tak máte těžkosti s jejich placením a celkem upřímně už ty hypoteční splátky nedokážete platit.
Artık konut kredinizin taksitlerini geri ödeyemiyorsunuz.このような状況でいくつかのオプションがあります。
Bankadan aldığınız kredinin anaparasını ve faizini yatıracağınız aylık taksitlerle geri ödeyeceksiniz.A splácíte ho měsíčními splátkami, které zahrnují splátku úvěru a úrok.
Bankadan aldığınız kredinin anaparasını ve faizini yatıracağınız aylık taksitlerle geri ödeyeceksiniz.融資と利子を含みます。 何かがあなたの人生で起り
Bir de ödenmeyi bekleyen araba kredisi taksitleri.Mám auto na leasing, které bylo trochu nad můj standard.
Bir sonraki taksit.Ale doufám, že jste získali představu. A také to bude mít víc jistiny.
Her ay düzenli olarak aynı tutarda taksit ödediniz. Ve en son takside geldik.Poslední splátka bude velmi malý úrok a většina jistiny.
Kazandýkça vereceđim iţte ođlum, taksit taksit.I will pay in installments.
Kuzenim, çok akıllı bir kızdır, okul ücretini karşılayamayınca taksitlerini ben ödedim.Em họ tôi không có tiền đóng học, và nó rất thông minh tôi đã giúp nó
Kuzenim, çok akıllı bir kızdır, okul ücretini karşılayamayınca taksitlerini ben ödedim.제 사촌은 매우 영리했지만, 학비가 떨어졌습니다. 저는 사촌의 수업료를 내주었습니다.
Kuzenim, çok akıllı bir kızdır, okul ücretini karşılayamayınca taksitlerini ben ödedim.Kuzynce skończyły się pieniądze na czesne, jej też pomagałam.
Kuzenim, çok akıllı bir kızdır, okul ücretini karşılayamayınca taksitlerini ben ödedim.Ma cousine ne pouvait plus payer son ecole, et elle est brillante donc j'ai paye son ecole
Kuzenim, çok akıllı bir kızdır, okul ücretini karşılayamayınca taksitlerini ben ödedim.Mia cugina finì i soldi per la sua retta scolastica, e lei è una tipa in gamba. Così le pagai io la retta.
Kuzenim, çok akıllı bir kızdır, okul ücretini karşılayamayınca taksitlerini ben ödedim.Mijn nicht had geen geld en is heel slim. Ik betaalde haar schoolgeld.
Kuzenim, çok akıllı bir kızdır, okul ücretini karşılayamayınca taksitlerini ben ödedim.Mi prima no tenía para las cuotas escolares y ella es brillante. Yo pagaba sus cuotas.
Kuzenim, çok akıllı bir kızdır, okul ücretini karşılayamayınca taksitlerini ben ödedim.Verişoara mea nu avea bani pentru educaţie şi era foarte inteligentă. I-am plătit taxele şcolare.
Kuzenim, çok akıllı bir kızdır, okul ücretini karşılayamayınca taksitlerini ben ödedim.Братовчедка ми нямаше пари за училищи такси, а тя е наистина умна. Плащах и нейните такси.
Kuzenim, çok akıllı bir kızdır, okul ücretini karşılayamayınca taksitlerini ben ödedim.לבת דודה שלי נגמר הכסף לבית הספר, והיא ממש חכמה. שילמתי את שכר הלימוד שלה.