Tomun takım elbise giymesi ve kravat takması gerekmiyordu, ama yaptı.Tom didn't need to wear a suit and tie, but he did.
Tom, Mary'nin hiç takı takmadığını fark etti.Tom noticed that Mary wasn't wearing any jewelry.
Her gün şapka takmam ama neredeyse her gün bir tane takıyorum.I don't wear a hat every day, but I wear one almost every day.
Tom, Mary'nin herhangi bir mücevher takmasını istemiyor.Tom doesn't want Mary to wear any jewelry.
Her gün şapka takmam.I don't wear a hat every day.
Dışarıda hava soğuk, bu yüzden şapka takmayı unutma.It's cold outside, so don't forget to wear a hat.
Sami bir takma ad yarattı.Sami created an alias.
Sami'nin bir takma adı yoktu.Sami didn't have a nickname.
Tom'a bir kask takması gerektiğinin söylenilmesi gerekiyor.Tom needs to be told he should wear a helmet.
Tom, Mary'ye ceketini nereye takması gerektiğini sordu.Tom asked Mary where he should hang his coat.
Sami'nin kızı başörtüsü takmayı bıraktı.Sami's daughter stopped wearing the hijab.
Tom'un bugün yüzüğünü takmadığını fark ettin mi?Did you notice that Tom wasn't wearing his wedding ring today?
Takma adın sana mükemmel olarak uyuyor.Your nickname fits you perfectly.
Takma adın sana kusursuzca uyuyor.Your nickname fits you perfectly.
Kemerlerinizi takmanızı rica ediyoruz!We ask to you put on your seat belts!
Leyla başörtüsünü hiç güzel takmamıştı.Layla wore her Muslim headscarf so wrong.
Leyla Selime'ye başörtüsü takmayı öğretti.Layla taught Salima how to wear her Muslim headscarf.
Leyla Selime'ye başörtüsü takmayı gösterdi.Layla showed Salima how to wear her Muslim headscarf.
Leyla başörtüsü takmaya karar verdi.Layla decided to wear the hijab.
Neden bu kadar şapka takmaktan hoşlanıyorsun?Why do you like wearing hats so much?
Tom bugün alyansını takmamış.Tom isn't wearing his wedding ring today.
Ofiste kravat takmak zorundayım.In the office, I have to wear a tie.
İş yerinde kravat takmak zorundayım.In the office, I have to wear a tie.
Takma kafana Tom.Don't sweat it, Tom.
Senden bunu takmanı rica edeceğim.I would like you to wear this.
Uzak-yakın lenslerimi takmayı seviyorum.I love wearing my progressives.
Tom yeni şapkasını takmamıştı.Tom wasn't wearing his new hat.
Şehirde dolaşmak için maske takmamız gerekecek.We'll have to wear a mask to walk around the city.
Takma diş kullanıyor musunuz?Do you wear dentures?
Telefonumu şarja takmam gerekiyor.I need to charge my mobile.
Birçok insan birçok insanı takmaz.Most people don't care about most people.
Çoğu insan seni takmaz.Most people don't care about you.
Çoğu kişi seni takmaz.Most people don't care about you.
O kravatı asla takmazdım.I would never wear that tie.
"Günü yaşa, kimseyi takma: Simge"."Günü yaşa, kimseyi takma: Simge".
Onun ismini söyledim ve şimdi o benim takma ismim."I pronounced its name, and now it is my pseudonym."
Aslında bizim ismimiz eski bir erkek arkadaşıma ait bir takma addı." demiştir.Our name was actually just a nickname for an old boyfriend of mine."
Arkadaşlarını taşa çevirmemek için güneş gözlüğü takmak zorundadır.He wears sunglasses to not turn his friends into stone.
"Keisha" ise ortaokuldan beri onun bir takma adıydı."Keisha" has been her nickname since high school.
Son söz olarak Flo "Yüzükleri hissedebiliyorum" der ama hiçbiri yüzük takmamaktadır.Finally Flo says, "I can feel the rings", though none are apparent.
Şehre verilen takma ad ise Kabileler Şehri'dir (The City of the Tribes).The town of Shabunda was established by the Arabs.
Takma adı "Iron Mike" (Demir Mike)'dır.He was nicknamed "Iron Mike."
Desteklediği sol görüş, ona Kırmızı Burjuva takma adını kazandırdı.The left-wing ideas he supported earned him the nickname The Red Bourgeois.
Şu anda her iki takma isimle de yazmaya devam etmekte ve Tacoma, Washington'da yaşamaktadır.She currently publishes under both names, and lives in Tacoma, Washington.
Trenlerin hizmet verdiği şehirler nedeniyle hat, Metropol Ekspresi takma adını kazanmıştı.Because of the cities the trains service, it had earned the nickname Metropolitan Express.
Bu yüzden 30 Ekim 1485'te, evliliğinden önce Kral olarak taç takmayı seçti.He consequently chose to be crowned on 30 October 1485 before his marriage.
Ayrıca bu ad, daha önce Bullet Club'ın üyeleri için takma ad olarak kullanılmıştı.In addition, the term had previously also been used as a nickname for members of Bullet Club.
Takımın takma adları "Konstruktor" (İnşaatçı) ve "Stroitel" (Rusça'da "İnşaatçı")'dır.The team is nicknamed as, "Konstruktor" (Constructor) and "Stroitel" (Russian for "Builder").
Gençler bu saatlerin ikisi veya üçünü aynı kollarına takmaktaydılar.Young people would often wear two or three of these watches on the same arm.
Çocukluktan kalan takma adı olan "Cubby", hayat boyunca ona eşlik etti.His childhood nickname, "Cubby", accompanied him through his life.
Kafaya takma, kişinin bir durumu veya bir kimseyi sürekli olarak düşünmesidir.You never let suffering, fear of man, or anything weaken your faith.
Bazı muhabirler, NoFap'ın topluluk üyelerine NoFappers olarak takma isim koydu.Some correspondents have nicknamed NoFap's community members as NoFappers or no-fappers.
Hasta olan kişilerin cerrahi maske takması da hastalığı önleyebilir.Wearing surgical masks by the sick may also prevent illness.
Takma ismi "The Godfather (Baba)"dır.His nickname was "The Godfather".
Takmaadı "Sihirbaz"'dır, Murphy düz isteka hareketleri ve uzun potlarıyla bilinir.Nicknamed "The Magician", Murphy is noted for his straight cue action and his long potting.
Toplumun doğallığımıza cinsel roller ve tarifler takmalarını reddediyoruz.We reject society's attempt to impose sexual roles and definitions of our nature.
Çocukluk döneminde en bilinen takma ismi "Macola" idi.His most famous nickname was "Macola" from his early childhood.
Takma adı "Dalgalrın Ophelia'sı"dır.See also: "Ophelia's Burial".
Daha sonra, Lucas (Tomás Fonzi) takma adını kullanan bir öğrenci de onlara katılır.Later, they are joined by a student who is using the alias Lucas (Tomás Fonzi).
Takma adı, "Uzaylılar" (Rusça: инопланетяне) kulübün adı olan Saturn 'den gelir.Their nickname “Aliens” (Russian инопланетяне) comes from the name 'Saturn'.