Ana içeriğe geç
Sözlük

taklidi ile cümle

taklidi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Savaştan kaçınmak için deli taklidi yapar ve tarlasına tuz eker.Odiseo para evitar ir a la guerra, se fingió loco y sembró sus campos con sal.
Büyük bir ustalıkla 18. yüzyıla ait taklidi resimler yaptı.Contiene imágenes de valor, también del XVIII.
Başarısının üzerine "Melek" lakaplı, taklidi birçok güreşçi peydah olmuştur.Di fronte all'angoscioso dilemma sul da farsi, molti sbandano.
Kralın adamları boğulma taklidi yapan genci kurtarır.Un uomo salva un bambino che sta annegando.
1909 yılında Kamo ülkesine iade edilip, deli taklidi yapmaya devam edeceği Rus hapishanesine gönderildi.В 1909 году Камо был экстрадирован в Российскую тюрьму, где он продолжал симулировать невменяемость.
Kamo Lenin'e tutuklanmasını ve hapishanede yaptığı deli taklidinden bahsetti.Камо рассказывал Ленину о своем задержании и как он симулировал умопомешательство, находясь в тюрьме.
Lezbiyen feministler butch rollerini, erkeksi davranışların eskimiş bir taklidi olarak gördüler.Лесбиянки-феминистки считали, что ролевая модель «буч» является архаичной имитацией мужского поведения.
1908'de tanıtılan Sunshine firması tarafından üretilen Hydrox kurabiyesinin taklidi olarak başlatıldı.Эта марка была создана в подражание марке печенья Hydrox, которое с 1908 года производила компания Sunshine.
Tanıdığı bütün insanlardan kaçıp vardığı yerde sağır taklidi yaparak bambaşka bir hayat sürecektir.Когда Пастух приходит к ней, то узнает от неё, что в нём сокрыто что-то могущественное.
Aslında bu Alman Blitzkrieg (Yıldırım Savaşı) doktrinin bir taklidiydi.Это оружие стало настоящим символом немецкого блицкрига.
1909 yılında Kamo ülkesine iade edilip, deli taklidi yapmaya devam edeceği Rus hapishanesine gönderildi.في عام 1909، تم ترحيل كامو إلى سجن روسي وتابع إدعائه بالجنون هناك أيضاً.
Ancak Selefîler, fıkıhta Mezhep taklîdini benimsemedikleri için, kendilerini bir mezhebe bağlı saymazlar.وما يتشاورون في أمر ينزل بهم إلا في داره ولا يعقدون لواء لحرب قوم من غيرهم إلا في داره، يعقدها لهم بعض ولده.
1909 yılında Kamo ülkesine iade edilip, deli taklidi yapmaya devam edeceği Rus hapishanesine gönderildi.Em 1909, Kamo foi extraditado para uma prisão russa, onde continuou a fingir insanidade.
Sahip olduğu ilk gitar, beyaz bir "Gibson Flying V" taklididir.Sua primeira guitarra foi uma cópia barata de uma Gibson V, de cor branca.
Kamo Lenin'e tutuklanmasını ve hapishanede yaptığı deli taklidinden bahsetti.Kamo disse a Lenin sobre sua prisão e como ele simulara insanidade enquanto estava encarcerado.
Nötr yüzdürme kuvvetinin prensibi uzayın yerçekimsiz alanının taklidi için kullanılırdı.O princípio da flutuação neutra é usado para simular a falta de peso no espaço.
Lezbiyen feministler butch rollerini, erkeksi davranışların eskimiş bir taklidi olarak gördüler.As feministas lésbicas consideravam os papéis de gênero como imitações arcaicas do comportamento masculino.
Hansel uyuyor taklidi yapmaktadır.Garfield dormiu enquanto assistia televisão.
Bu isyan, 10 yıl önce yaşanankinin taklidiydi.É igual aquele caso de 10 anos atrás...
Özellikle Fransa'da birçok taklidi yazılmıştır.Vooral in Frankrijk werden prachtige exemplaren vervaardigd.
Aslında bu Alman Blitzkrieg (Yıldırım Savaşı) doktrinin bir taklidiydi.Deze strategie is gebaseerd op de Duitse strategie Blitzkrieg.
Sahip olduğu ilk gitar, beyaz bir "Gibson Flying V" taklididir.De Gibson Flying V is een populaire gitaar gebouwd door Gibson.
Jack'e ölü taklidi yapmasını öğretir ve Yaşlı Nick'i kandırıp gömülmesini sağlayacağını söyler.Joy zawija Jacka w dywan i każe mu udawać martwego, w nadziei, że wtedy Stary Nick zabierze go na zewnątrz.
1909 yılında Kamo ülkesine iade edilip, deli taklidi yapmaya devam edeceği Rus hapishanesine gönderildi.År 1909 utlämnades Kamo till ett ryskt fängelse där han fortsatte att spela sinnesförvirrad.
Kamo Lenin'e tutuklanmasını ve hapishanede yaptığı deli taklidinden bahsetti.Han berättade för Lenin om sin arrestering och tiden av simulerat vansinne i fängelset.
Nötr yüzdürme kuvvetinin prensibi uzayın yerçekimsiz alanının taklidi için kullanılırdı.Principen om neutral flytkraft används för att simulera den tyngdlösa miljön i rymden.
Kralın adamları boğulma taklidi yapan genci kurtarır.Kungen kunde med möda räddas från att drunkna.
1909 yılında Kamo ülkesine iade edilip, deli taklidi yapmaya devam edeceği Rus hapishanesine gönderildi.У 1909 році Камо був екстрадований у Російську в'язницю, де він продовжував симулювати неосудність.
1908'de tanıtılan Sunshine firması tarafından üretilen Hydrox kurabiyesinin taklidi olarak başlatıldı.Ця марка була створена в наслідування марці печива Hydrox, яке з 1908 року виробляла компанія Sunshine.
Lezbiyen feministler butch rollerini, erkeksi davranışların eskimiş bir taklidi olarak gördüler.Лесбійки-феміністки вважали, що ролева модель буч є архаїчною імітацією чоловічої поведінки.
Sahip olduğu ilk gitar, beyaz bir "Gibson Flying V" taklididir.Je známý tím, že hraje na vzácnou kytaru jedinečného tvaru první generace značky Gibson Flying V.
Roman icatçı bir hayat taklididir.Román je živý také metodou tvůrčí.
Kargalar ses taklidi konusunda oldukça yetenekli hayvanlardır.Druh je citlivý na zvuk.
Ses taklidi yapabilir.Prohlídka hlásky je možná.
Sonra yine Heather'ın taklidi gelir ve üçü TARDIS'e döner.Hector își revine iar troienii se întorc la luptă.
Maden tasların taklidi olara yorumlanmaktadır.Se clarifică subiectul Hărții Minții.
Ornithomimus adı “kuş taklidi” anlamına gelir.Az Avicularia név „madárevőt” jelent.
Başlangıçta Vim ismi "Vi IMitation" ("Vi Taklidi") kelimelerinin kısaltmasıydı.Nimi tuli alun perin sanoista Vi IMitation.
Lezbiyen feministler butch rollerini, erkeksi davranışların eskimiş bir taklidi olarak gördüler.Lesbot feministit pitivät butch-roolia arkaaisena maskuliinisen käytöksen imitoimisena.
1908'de tanıtılan Sunshine firması tarafından üretilen Hydrox kurabiyesinin taklidi olarak başlatıldı.Se lanseerattiin jäljittelemään Sunshine Biscuits -yhtiön vuonna 1908 markkinoille tuomaa Hydrox-keksiä.
Taklidi durdurmak için dünya çapında adımlar atılmıştır.Laji on arvioitu maailmanlaajuisesti silmälläpidettäväksi.
Bu isyan, 10 yıl önce yaşanankinin taklidiydi.Sammenbruddet ble etterfulgt av letargi (slapphet) som varte i ti år.
Kamo Lenin'e tutuklanmasını ve hapishanede yaptığı deli taklidinden bahsetti.Kamo memberitahu Lenin perihal penangkapannya dan bagaimana ia pura-pura gila saat di penjara.
1909 yılında Kamo ülkesine iade edilip, deli taklidi yapmaya devam edeceği Rus hapishanesine gönderildi.Pada tahun 1909, Kamo diekstradisi ke penjara Rusia, dan di situ ia masih pura-pura gila.
Özellikle Fransa'da birçok taklidi yazılmıştır.Tiruannya banyak ditulis, terutama di Prancis.
Savaştan kaçınmak için deli taklidi yapar ve tarlasına tuz eker.Supaya dapat menghindari perang, dia berpura-pura gila dan menaburi ladangnya dengan garam.
Özellikle Fransa'da birçok taklidi yazılmıştır.多くの模倣作品が特にフランスで発表された。
Diğer aile fertleri Bear Nehri kıyılarındaki söğütlüklere saklanmış ya da ölü taklidi yaparak kurtulmuşlardır.隊の他のメンバーはベア川のヤナギの木立に隠れ、あるいは死んだ振りをして生き延びた。
1909 yılında Kamo ülkesine iade edilip, deli taklidi yapmaya devam edeceği Rus hapishanesine gönderildi.1909年、カモは身柄を引き渡されてロシアの刑務所に移されたが、そこでも精神錯乱のふりをつづけた。
Bu isyan, 10 yıl önce yaşanankinin taklidiydi.これはあたかも10年前の雪辱を果たしたかのようであった。
Biyomimetik insanların karmaşık problemlerini çözmek için model, sistem ve doğa unsurlarının taklididir.「バイオミメティクス」や「バイオミミクリー」は、複雑な人間の問題を解決するために、自然の模型や構造、要素を模倣するものである。
Kamo Lenin'e tutuklanmasını ve hapishanede yaptığı deli taklidinden bahsetti.レーニンには、逮捕された事、牢獄で狂気のふりをしたときの事を話している。
Kamo Lenin'e tutuklanmasını ve hapishanede yaptığı deli taklidinden bahsetti.卡莫告诉列宁他被逮捕以及在监狱里装疯卖傻的事情。
1909 yılında Kamo ülkesine iade edilip, deli taklidi yapmaya devam edeceği Rus hapishanesine gönderildi.” 1909年卡莫被引渡到俄罗斯的监狱,他在那里继续假装精神失常。
Süvari yüzbaşısı taklidi yaparak "Para güvende.他谎称自己的骑兵队队长,高喊“钱安全。
Başlangıçta Vim ismi "Vi IMitation" ("Vi Taklidi") kelimelerinin kısaltmasıydı.最初的目标只是完全复制vi的功能,那个时候的Vim是Vi IMitation(模拟)的简称。
Suyun doğru yöndeki bir hareketi de, doğal ekosistemin taklidi açısından önemlidir.水的流動對於模擬天然生態系統亦為重要。
Sahip olduğu ilk gitar, beyaz bir "Gibson Flying V" taklididir.戴維斯使用過許多吉他,其中最著名的就是他的Gibson Flying V(英语:Gibson Flying V)。
Böylece Allame 28 yaşta şiilerin merci-i taklidi oldu.이로써 라흐몬은 28년 집권의 길을 텄다.
Hansel uyuyor taklidi yapmaktadır.אמפר שינה עכשיו גישה.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod