Köpeğine ters takla atmayı öğreterek arkadaşlarını şaşırt.Astonish your friends by teaching your dog to do backflips!
O bir ters takla atmaya çalıştı.She tried to do a backflip.
Tom uykusunda takla attı.Tom rolled over in his sleep.
Tom takla attı.Tom did a somersault.
Yanlamasına takla attığımı görmek ister misin?Do you want to see me do cartwheels?
Tom bir takla attı.Tom turned a somersault.
O bir döner kavşakta kontrolü kaybetti ve takla attı.His car lost control in a roundabout and flipped.
O bir döner kavşakta arabanın kontrolünü kaybetti ve takla attı.He lost control with the car in a roundabout and it flipped.
Mary yanlamasına takla attı.Mary did a cartwheel.
Mary bir takla attı.Mary did a somersault.
Mary tromplinde ters takla attı.Mary did some backflips on the trampoline.
Ters takla tehlikeli olabilir.Backflips can be dangerous.
Tom tromplin üzerinde takla attı.Tom did a somersault on the trampoline.
Tom sıçrama bezinde birkaç ters takla attı.Tom did some backflips on the trampoline.
Jipler taklaya da dayanıklı değillerdir.Also the tool is not steerable.
Zafer takları düzenlenir.Coat of arms granted.
Tabure yerde taklalar atarken, gözlerimi tavana dikip tekrar tekrar düşündüm.I was sitting at my desk once more, thinking over my fears.
Zıplayıp havada iki takla atıyorlar.無綫變天:阿佘飛出使徒2 展鵬變炮灰 .
Marvel ayağa fırladım ve hemen takla attı. tekrar.Mr. Marvel by way of reply struggled to his feet, and was immediately rolled over again.
Arabalara takla attırmak da teknolojiyi kullandığmız yerlerden biri.Rolling a car over is another area where we use technology.
Ben 35km'den gitmeyi planlıyordum. Ki bu taklaşık 22mil demek.And I'm planning to go from 120,000 feet, which is about 22 miles.
İlk başta hiç birşey olmadı, sadece takla atıp durdular.So, initially nothing happens, they're just flipping around there.
Ancak kapıda bir geri takla döndüYet you turned a back-somersault in at the door--
'Denize takla açın!' Hakkında çılgınca capering, Sahte Kaplumbağa ağladı.'Turn a somersault in the sea!' cried the Mock Turtle, capering wildly about.
Ve bu arkadaş, Taklacı güvercin, çok güzel bir kuş bu da.And this guy, the roller, a rather beautiful bird.
Buna Avrasya Taklacısı derler.It's known as the Eurasian Roller.
Hindistan'ın kuzey-doğusunda yaşar o yüzden bir adı da Keşmir Taklacı'dır.In India it occurs in the northwest, so it's known as the Kashmir Roller.
Çünkü fonksiyonlara takla attırıyorsunuz.Just so you know how to manipulate these functions.
Onlar ve azgınlar, tepe taklak oraya atılırlar.They will then be thrown into Hell with those who had gone astray
Oysa Allah, onları kazandıkları dolayısıyla tepe taklak etmiştir.God has routed them for what they were doing.
Sırbistan karşı dava açtığında ilişkiler tepe taklak oldu.When Serbia filed a countersuit, relations went on a downward spiral.
Kabinet eski laboratuvar takım taklavatlarını içerir.There are two cabinets and include very old equipments.
Taklamakan Çölü,Tarım Havzası.Taklamakan Desert in the Tarim Basin.
1900 yılında Aurel Stein batı Çin ve Taklamakan Çölü'ne bir arkeoloji seferi başlattı.In 1900, Aurel Stein set out on an expedition to western China and the Taklamakan Desert.
Sincan Çungarya Doğu Türkistan Taklamakan Çölü YedişehirXinjiang Dzungaria East Turkestan Taklamakan Desert Yettishar
Lop Nur Güney Sibirya Dağları Taklamakan Çölü Tarım HavzasıLop Nur South Siberian Mountains Taklamakan Desert Tarim Basin
Ayrıca, çömelmiş düşmanlara büyük hasar verebilecek bir takla saldırısı kazandı.He also gained a somersault attack, which could cause massive damage upon crouching foes.
Günümüze kadar kalıntıları kalmış olan eski Romalı zafer takları MÖ.Aus dieser Zeit stammt der heute noch erhaltene romanische Kirchturm.
Oyuncular zıplayabilir, kayabilir, depar ve takla atabilir.Diebe können schleichen, stehlen und Schlösser öffnen.
Tur otobüsü buzlu yolda kayıp takla atmış, Burton da otobüsün camından fırlayıp altında kalmıştı.Burton a été projeté par la fenêtre du bus, et ce dernier s'est écrasé sur lui.
Eski Roma zafer takları listesiListe des arcs de triomphe romains
Ayrıca oldukça da hızlıdır, havada attığı bir takla ile 108,000 li (54,000 km) uzağa gidebilir.Puede moverse a gran velocidad, atravesando 108 000 li (54 000 kilómetros) de un solo salto.
Oyuncular zıplayabilir, kayabilir, depar ve takla atabilir.La cabra puede saltar, correr, golpear cosas y lamer objetos.
Takla gölü şivesi .Información sobre el lago.
Bu bölgenin büyük kısımı Taklamakan Çölü ile kaplıdır.Dicho mundo conecta con una parte del Desierto.
Güvercin Taklası: Dörder kişilik iki takım halinde oynanır.Scopa a cascina Si gioca in due o in quattro (a coppie).
Dansının sonunda takla atmaya çalışırken düşer.Alla fine della discussione lui la bacia.
Güvercin Taklası: Dörder kişilik iki takım halinde oynanır.Яблочная Свалка (англ. Apple Scramble): Игроки делятся на две команды.
Tabure yerde taklalar atarken, gözlerimi tavana dikip tekrar tekrar düşündüm.أمكنني رؤية أصابع قدميه وعندما قفز على سقف سيارتي.
Seyahat ettiği araba 1997 model Nissan Maxima otoyoldan çıkarak birkaç takla attı.O veículo que ele dirigia, um Nissan Maxima modelo 1997, capotou diversas vezes.
Araç, yere düşene kadar, havada birkaç kez takla attı.Het rolde enkele keren alvorens op het dak te landen.
Seyahat ettiği araba 1997 model Nissan Maxima otoyoldan çıkarak birkaç takla attı.Pojazd, którym podróżował, Nissan Maxima, wypadł z trasy i kilkakrotnie dachował.
İlk resmi startında şanssız bir başlangıç yaptı ve yaklaşık sekiz takla attı.Pod jego kierownictwem drużyna początkowo spisywała się słabo, osiągając nawet 8 pozycję.
Zıplayıp havada iki takla atıyorlar.Mocowany do pasa za pomocą dwóch zaczepów ślizgowych.
Araca ayrıca yeni bir takla kafesi (roll cage) eklendi.Bilen fick även en ny täckt kaross.
Takla gölü şivesi .Ця стаття про озеро.
Jimnastikçi gösterisinin başlangıcında ve bitiminde genellikle bir dizi takla atar.На початку та в кінці супроводжується гітарою Пейджа.
Araca ayrıca yeni bir takla kafesi (roll cage) eklendi.S tour přišla i nová image (pruhovaná trička).
Tur otobüsü buzlu yolda kayıp takla atmış, Burton da otobüsün camından fırlayıp altında kalmıştı.Burton byl při smyku vyhozen z horního lůžka oknem a autobus se na něho záhy převrátil.
Takla gölü şivesi .Statisztikai adatok a tóról. .