Ana içeriğe geç
Sözlük

takip ile cümle

takip kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ne bir takipçisi, ne de bir öğrencisi olsun ister.Nem vagyok sem tudós, sem kutató.
Birçok ülke de bu gelişmeyi takip ederek müfredatlarını değiştirmektedir.Emellett ezek a kutatások a változásokat pontosabban követik nyomon.
Lig şampiyonluğunu son haftaya kadar takip etseler de şampiyonluk gelmedi.A bajnokság a tavaszi idény után félbeszakadt, nem hirdettek bajnokot.
Yerel bütçeler için aynı aşamalar takip edilir.A helyi adókat is ezek határozzák meg.
Ancak düzenli olarak tıbbi takip gerekmektedir.A betegek rendszeres orvosi felügyeletet igényelnek.
Daha sonra Yahudiler bana inanacaklardır ve beni takip edeceklerdir.Hallottam arról is, hogy a zsidók zúgolódnak ellened, és üldöznek.
Takip eden beş yıl içerisinde Göring, Hitler’in en büyük yardımcısı oldu.Goebbels 1925-től kezdve Hitler egyik leghűségesebb követője volt.
Takip eden yıllar, onun ne kadar yetenekli olduğunu kanıtladı.Kései utódai közül viszont néhányan felismerték tehetségét.
Sivil savaş yılları takip ediyordu.Beköszöntenek a polgárháborús évek.
Dini ibadetlerini günlük olarak yerine getirir ve ayinleri düzenli olarak takip ederdi.Naponta tartanak lelkiismeret-vizsgálatot és a rendszeresen végeznek szentgyónást.
Leprikon da bir bisikletle onları takip eder.Tintás ismét kölcsönvesz egy biciklit és azzal üldözi.
Neredeyse her gün bizim idmanlarımızı takip eder ve başarılar kazanmamızı motive ederdi.Szinte naponta tartott bemutatókat, küzdött meg más mesterekkel.
Sonrasın da Chimera onu takip etti.A Direktórium őt követte.
Bölgede, Ezidilik de kendisine hatırı sayılır sayıda takipçi bulmuştu.Az "ál- Valdemár" számos követőt talált magának a nép körében.
Hayvanlar içgüdülerini takip eder.Az állatok az ösztöneiket követik.
Bunları deniz samuru (arhnaq) takip eder.Meriä tutkii meritiede.
Poliksenes onları takip eder.Polixenes seuraa heitä.
FDP üyesi olan diğer bakanlar onu takip ederek istifa ettiler ve koalisyonu dağıldı.Toiset FDP:n ministerit seurasivat hänen esimerkkiään, joten koalitio hajosi.
Birkaç kardeşi de onu takip etti.Kaksi hänen veljeään seurasi perässä.
Yeni modeli, 1963'te MFI-9B Eğitim ve ardından MFI-9B Askeri Eğitim modelleri takip etti.Sitä seurasi vuonna 1963 MFI-9B Trainer ja MFI-9B Mili-Trainer.
Leibniz’in seçmen prensine yaptığı hizmetleri diplomatik bir rol takip etti.Leibnizin tehtävä vaaliruhtinaan palveluksessa sai pian diplomaattisen luonteen.
Bunu diğer Avrupa devletleri takip etti.Suomi on seurannut tässä suhteessa muita eurooppalaisia valtioita.
Ash ve Pikachu ise peşlerinden takip etmiştir.Ash ja Pikachu pysäyttivät heidät.
Yıllarca Motorola'nın hacmi azaltılmış ve CCI'nın hacimleri takip edilmiştir.Vuosittain Motorolan volyymit ovat vähentyneet, ja CCI:n volyymit ovat seuranneet.
Onları takip eden Mk IV modelinde L/50 namlu ve namlu ağız baskısı bulunuyordu.Mk IV malliin tuli suunniteltu L/50-putki ja suujarru.
Ace Ventura Jr, babasının izini takip etmektedir.Albert Speer Jr. seurasi myöhemmin isänsä jalanjälkiä.
Bu albümü uzun bir dünya turnesi takip eder.Albumia seurasi vuoden mittainen maailmankiertue.
Rusya’daki gelişmeleri takip etmeyi de ihmal etmez.Mitaleja ei ole huomioitu Venäjän kohdalla.
Ekonomist olarak tarihî İngiliz ekonomi ekolünün kavramlarını takip etmiştir.Hänen katsotaan olleen englantilaisen taloustieteen historiallisen suuntauksen perustaja.
Komplocu grup onu takip etti.Investigation Team) seuraa häntä.
Tarafından takip etti.Oli kuin meitä olisi ajettu takaa.
Bunu evliliklerindeki önemli gerginlikler takip etti.Hänen tiedetään kärsineen vaikeista masennusoireista avioliiton kariuduttua.
Kate de onu takip eder.Bond lähtee hänen peräänsä.
Muhafız başka bir yerde de aynı çizgiyi takip ederdi.Sitä vastoin muualla linja piti.
Dizi Takip.Ajan takaa.
Bunu, 1998 yılında çıkardıkları ilk albümleri Black Shining Leather takip etmiştir.Carpathian Forestin ensimmäinen studioalbumi oli vuonna 1998 julkaistu Black Shining Leather.
Onu takip eden "Stronger (What Doesn't Kill You)", Clarkson'ın kariyerindeki en başarılı single'ı oldu.Kappale Don't Know What You Got (Till It's Gone) on myös Cinderellan menestynein single.
Yabancıların ikâmetine ilişkin davaları takip etmek.Menettelyt ulkomaalaisten kohdistamiselle.
Bu konseri 22 Haziran 2010'da Sofya, Bulgaristan takip etti.Materiaali taltioitiin 22. kesäkuuta 2010 Sofiassa, Bulgariassa Sonisphere-festivaalilla.
Günümüz tarihçilerinin çoğu da onun bu yorumunu takip etmektedir.Monet nykyiset oppineet kuitenkin kyseenalaistavat tämän.
Bu sırada takip ettikleri yola gonad yolu denilir.Muussa tapauksessa edetään jo tutkittua käytävää.
Bu komisyon aracılığıyla Türkiye'deki siyasi davaları takip etti ve tutukluları ziyaret etti.Siellä hän osallistui poliittisten vankien mielenilmauksiin ja yritti paeta.
Takip eden yılda evlendiler.He menivät naimisiin seuraavana vuonna.
Rus Ermenistanı önemli nedenlerle takip etti.Venäjä tuki Serbiaa historiallista syistä.
Gelişmeleri sonraki haftalarda Eddystone ve Portland açıklarında sonuçlanamayan iki çarpışma takip etti.Seuraavan viikon aikana käytiin kaksi taistelua Eddystonen ja Portlandin saarien edustalla.
Bu testin erken bir versiyonu 14. yüzyılda Hint matematikçi Madhava ve takipçileri tarafından bulunmuştur.Testin varhaisen muodon kehittivät Intiassa 1400-luvulla Keralan koulussa Madhava ja hänen seuraajansa.
Polisler Menezes’i 5 dakika boyunca takip ederler.Anderlechtissä Kouyaté pelasi kuuden vuoden ajan.
Sonuç olarak Aristarkus doğru bir yöntem takip etmiş ancak yanlış gözlem ve hasaplamalar yapmıştır.Aristoteles saattoi päätyä tällaiseen havaintoon ainoastaan huolellisella tarkkailulla ja leikkauksilla.
Hareketsiz kalarak pusuya yatar ve yavaşça avını takip eder.Tämän jälkeen se rauhoittuu ja kävelee hitaasti, odottaen seuraavaa uhriaan.
Bunu birçok single ve albüm takip etti.Projectissa useita singlejä ja albumeja.
Bunu başka cinayetler de takip eder.Sitä on epäilty myös muista iskuista.
Bu yüzden bütün hücreler aynı yolu takip ederler.Tästä seuraa, että sen kaikki kärjet ovat yhtenevät.
Bunu Shine takip etti.Sitä kustansi Shūeisha.
Onu takip çabaları sonrası adanın diğer sakinleri ile karşılaşılır.Saaren myöhempi historia seuraa muiden alueen saarten vaiheita.
Göz kamaştırıcı ve güven dolu yeni bir gün doğuyor Adaletsizliğin ve utancın takip etmediği.Loistavana ja ylpeänä koittaa tuo ihana päivä, joka karkottaa iäksi epäoikeudenmukaisuuden ja häpeän.
Ancak Tom onu takip eder ve yakalar.Tintti kuitenkin seuraa heitä ja pidättää heidät.
Netice olarak, takip edilen yıllarda da bu etkinlikler düzenlenmiştir.Ilmeisesti teos on tehty juuri noina vuosina.
Takip eden yılda Sahne Işıkları adlı filmle bir kez daha Oscar ödülünü kazanmıştır.Vuotta myöhemmin hän voitti toisen Oscarinsa elokuvasta Katkera paluu.
Turiddu da kiliseye giderek Lola'yı takip etmek istemektedir.Turiddu ja Lola menevät kirkkoon.
Konu takip edilmektedir.Asiaa tutkitaan.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod