takdir etmek ile cümle

takdir etmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
12
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
İyi müziği takdir etmek hiç de zor değildir.It is not so difficult to appreciate good music.
Onun güzelliğini takdir etmek için sadece ona bakmak zorundasın.To appreciate her beauty, you have only to look at her.
Onun cesaretini takdir etmekten başka bir şey yapamazsın.You can't do anything other than admire his courage.
UEFA Genel Sekreterliği'ni de takdir etmek lazım."UEFA General Secretary".
Seni anlayıp takdir etmek yapacağım diğer şeyler.It's on the path of understanding and appreciating you.
"Tek yapman gereken arkalarında durmak ve onları sürekli takdir etmek" dedim.I said, "Well, what you've got to do is stand behind them and admire them all the time.
Böyle bir resim karşısında yapabileceğiniz şeylerden biri onu takdir etmek.One thing you can do with a picture like this is simply admire it.
Kostunica, "Sırbistan Rusya'nın verdiği bu desteği takdir etmektedir ve unutmayacaktır." dedi."Serbia will appreciate and remember this support from Russia," Kostunica said.
Ödül, bilim adamlarının ısı ve ışık alanlarındaki katkılarını takdir etmek amacıyla verilir.The prize recognizes contributions by scientists to the fields of heat and light.
Van Gogh, tarım emekçilerini ve onların doğayla olan bağlantılarını takdir etmektedir.Van Gogh appreciated manual laborers and their connection to nature.
UEFA Genel Sekreterliği'ni de takdir etmek lazım.Musím pogratulovat i Agniezsce.
Böyle bir resim karşısında yapabileceğiniz şeylerden biri onu takdir etmek.Algo que podem fazer com uma imagem destas é simplesmente admirá-la.
Böyle bir resim karşısında yapabileceğiniz şeylerden biri onu takdir etmek.Algo que podemos hacer con una foto como ésta, es simplemente admirarla.
Böyle bir resim karşısında yapabileceğiniz şeylerden biri onu takdir etmek.Det är lätt att beundra en sådan här bild.
Böyle bir resim karşısında yapabileceğiniz şeylerden biri onu takdir etmek.Een foto als deze moet je gewoon bewonderen.
Böyle bir resim karşısında yapabileceğiniz şeylerden biri onu takdir etmek.Egy dolog, amit tehetünk egy ilyen képpel, hogy egyszerűen csodáljuk.
Böyle bir resim karşısında yapabileceğiniz şeylerden biri onu takdir etmek.Eins, was Sie mit einem Bild wie diesem machen können, ist, es einfach zu bewundern.
Böyle bir resim karşısında yapabileceğiniz şeylerden biri onu takdir etmek.En ting, man kan gøre med et billede som dette, er simpelthen at beundre det.
Böyle bir resim karşısında yapabileceğiniz şeylerden biri onu takdir etmek.Jedno co można z tym obrazem zrobić, to po prostu podziwiać.
Böyle bir resim karşısında yapabileceğiniz şeylerden biri onu takdir etmek.Jednou z věcí, kterou můžete s takovou fotkou udělat, je jednoduše ji obdivovat.
Böyle bir resim karşısında yapabileceğiniz şeylerden biri onu takdir etmek.우리는 이런 사진을 보면 경외심을 금할 수 없지요.
Böyle bir resim karşısında yapabileceğiniz şeylerden biri onu takdir etmek.L'unica cosa da fare con una foto del genere è ammirarla.
Böyle bir resim karşısında yapabileceğiniz şeylerden biri onu takdir etmek.Nekaj, kar naredimo s tako sliko, je preprosto občudovanje.
Böyle bir resim karşısında yapabileceğiniz şeylerden biri onu takdir etmek.Salah satu hal yang bisa Anda lakukan adalah mengagumi gambar ini.
Böyle bir resim karşısında yapabileceğiniz şeylerden biri onu takdir etmek.Takýto obrázok môžete jednoducho obdivovať.
Böyle bir resim karşısında yapabileceğiniz şeylerden biri onu takdir etmek.Une telle image ne peut être qu'admirée.
Böyle bir resim karşısında yapabileceğiniz şeylerden biri onu takdir etmek.Un lucru pe care poţi să-l faci cu o astfel de poză e s-o admiri.
Böyle bir resim karşısında yapabileceğiniz şeylerden biri onu takdir etmek.Việc bạn có thể làm với bức tranh cỡ này đơn giản là chiêm ngưỡng nó.
Böyle bir resim karşısında yapabileceğiniz şeylerden biri onu takdir etmek.Ένα πράγμα που μπορείς να κάνεις με μια φωτογραφία σαν κι αυτή, είναι απλά να τη θαυμάσεις.
Böyle bir resim karşısında yapabileceğiniz şeylerden biri onu takdir etmek.Нещо, което можете да направите с картина като тази, е просто да й се възхищавате.
Böyle bir resim karşısında yapabileceğiniz şeylerden biri onu takdir etmek.Этой фотографией можно просто восхищаться.
Böyle bir resim karşısında yapabileceğiniz şeylerden biri onu takdir etmek.לעשות עם תמונה זו הוא פשוט להעריץ אותה.
Böyle bir resim karşısında yapabileceğiniz şeylerden biri onu takdir etmek.هنالك شئ يمكن أن تفعله بصورة كهذه، هو ببساطة أن تعجب بها.
Böyle bir resim karşısında yapabileceğiniz şeylerden biri onu takdir etmek.見とれるだけでもかまいません
Bunu takdir etmek önemlidir, her ne kadar Merkez Bankası rezervleri banka tarafından oluşturulmuşחשוב להעריך זאת. למרות שרזרבות של הבנק המרכזי נוצרות על ידי הבנק של אנגליה
Seni anlayıp takdir etmek yapacağım diğer şeyler.C'est sur le chemin de te comprendre et t'apprécier.
Seni anlayıp takdir etmek yapacağım diğer şeyler.E înțelegere și apreciere pentru tine.
Seni anlayıp takdir etmek yapacağım diğer şeyler.Es el camino para entenderte y apreciarte.
Seni anlayıp takdir etmek yapacağım diğer şeyler.È un cammino per comprenderti e apprezzarti.
Seni anlayıp takdir etmek yapacağım diğer şeyler.저는 당신을 이해하고 인정하는 과정에 놓여 있습니다.
Seni anlayıp takdir etmek yapacağım diğer şeyler.To droga do zrozumienia ciebie i docenienia.
Seni anlayıp takdir etmek yapacağım diğer şeyler.Είναι στο μονοπάτι της κατανόησης και της εκτίμησής σου.
Seni anlayıp takdir etmek yapacağım diğer şeyler.То е на път на разбиране и ви оценява.
Seni anlayıp takdir etmek yapacağım diğer şeyler.להבין ולהעריך אותך.
Seni anlayıp takdir etmek yapacağım diğer şeyler.فهمك وتقديرك.
"Tek yapman gereken arkalarında durmak ve onları sürekli takdir etmek" dedim.Azt mondtam, "Nos, annyit kell tenned, hogy mögöttük állsz, és folyamatosan dícséred őket."
"Tek yapman gereken arkalarında durmak ve onları sürekli takdir etmek" dedim."Bueno, lo que tienes que hacer es pararte frente a ellos y admirarlos todo el tiempo.
"Tek yapman gereken arkalarında durmak ve onları sürekli takdir etmek" dedim.E eu: "Tens de ficar atrás deles "e admirá-los o tempo todo".
"Tek yapman gereken arkalarında durmak ve onları sürekli takdir etmek" dedim.I-am răspuns: "Ce ai de făcut este să stai în spatele lor și să-i admiri tot timpul."
"Tek yapman gereken arkalarında durmak ve onları sürekli takdir etmek" dedim.Ich sagte, "Nun, du musst dich hinter sie stellen, und sie die ganze Zeit bewundern.
"Tek yapman gereken arkalarında durmak ve onları sürekli takdir etmek" dedim.Jag svarade, "Tja, vad du måste göra är att stå bakom dem och beundra dem hela tiden.
"Tek yapman gereken arkalarında durmak ve onları sürekli takdir etmek" dedim.J'ai dit, "Et bien, ce que vous devez faire c'est de rester derrière eux et admirez-les tout le temps.
"Tek yapman gereken arkalarında durmak ve onları sürekli takdir etmek" dedim.Já na to, "No, uděláš to tak, že si za ně stoupneš a budeš je celou dobu obdivovat.
"Tek yapman gereken arkalarında durmak ve onları sürekli takdir etmek" dedim.Jeg svarede, "Det du skal gøre er, at stå bag dem og beundre dem hele tiden.
"Tek yapman gereken arkalarında durmak ve onları sürekli takdir etmek" dedim."그러니까 하실 일은 그냥 애들 뒤에 서서 항상 응원하는 거예요.
"Tek yapman gereken arkalarında durmak ve onları sürekli takdir etmek" dedim.Le dissi "Tutto quello che devi fare è stare dietro di loro ed ammirarli di continuo.
"Tek yapman gereken arkalarında durmak ve onları sürekli takdir etmek" dedim."Musisz jedynie stać za nimi i podziwiać ich przez cały czas.
"Tek yapman gereken arkalarında durmak ve onları sürekli takdir etmek" dedim."No, sinun ei tarvitse kuin seistä heidän takanaan ja ihailla heitä koko ajan.
"Tek yapman gereken arkalarında durmak ve onları sürekli takdir etmek" dedim."Nou, wat je moet doen is achter hen staan en ze de hele tijd bewonderen.
"Tek yapman gereken arkalarında durmak ve onları sürekli takdir etmek" dedim.Odpovedal som: ,,Nuž, jedine čo budeš musieť urobiť je stáť za ich chrbtom a obdivovať ich po celu dobu.
İlgili Sayfalar