Ana içeriğe geç
Sözlük

tak ile cümle

tak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Bana bir taksi çağırır mısınız, lütfen?Will you call me a taxi, please?
Seni takip ettim.I followed you.
Şans eseri, takdiri ilahi benden yanaydı.As luck would have it, Providence was on my side.
Tom ve Meryem dün geceki partide birbirlerine takılıp duruyorlardı.Tom and Mary were paying each other out at the party last night.
Takımımızın kazanacağını düşünüyor musun?Do you think our team will win?
Mary içinde Tom'un bir fotoğrafı olan kalp şeklindeki bir madalyon takıyor.Mary wears a heart-shaped locket with a photo of Tom in it.
Sana bir taksi çağırayım mı?Should I call you a cab?
Sana bir taksi tutayım mı?Should I call you a cab?
Tom, futbol takımımızdaki en uzun boylu çocuktur.Tom is the tallest boy on our football team.
Tom çocukken, sokağın karşı tarafında yaşayan kıza kafayı takmıştı.When Tom was a kid, he became obsessed with the girl who lived across the street from him.
Takım zaten bok.The team sucks anyway.
Senin esprini takdir etmiyorum.I don't appreciate your humor.
Tom'un esprisini takdir etmiyorum.I don't appreciate Tom's humor.
Bir taksi için yeterli param yok.I don't have enough money for a taxi.
Bir takım olarak çalışmamız gerekiyor.We need to work as a team.
Bir takım olarak çalışmalıyız.We need to work as a team.
Biz takım olarak çalışırsak, bir şey elde edebiliriz.If we work as a team, we can achieve anything.
Bir takım oyuncusu olman gerekiyor.You need to be a team player.
Biz bir takımız!We're a team!
Biz bir takımız, bireyler değil! Bir takım olarak çalışmamız gerekiyor.We're a team, not individuals! We need to work as a team.
Arkadaşlarımla takılmayı seviyorum.I love hanging out with my friends.
Mary sahte kirpikler taktı.Mary wore false eyelashes.
Tom da takımın bir parçası.Tom is part of the team too!
Mary genellikle takı takmaz.Mary doesn't usually wear jewelry.
Gerçekten bu takıma ihtiyacın var mı?Do you really need this suit?
Şapka takan birini görmüyorum.I don't see anyone wearing a hat.
Şapka takan birini görmedim.I didn't see anyone wearing a hat.
Gözlük takmam.I don't wear glasses.
Ne kadar süredir gözlük takıyorsun?How long have you been wearing glasses?
Tom hariç ailede herkes gözlük taktı.Everybody in the family wore glasses except for Tom.
Ben genellikle çalışmak için bir kravat takmam.I don't usually wear a tie to work.
Nereden bir taksi tutabileceğimi biliyor musun?Do you know where I can get a taxi?
Hiç kravat takar mısın?Do you ever wear a tie?
Dan gibi bir idiotun bu takımda yeri yoktur.An idiot like Dan has no place on this team.
Büyük başarı kutlamasını sıklıkla acı hayal kırıklığı takip eder.Great jubilation is often followed by bitter disappointment.
Arkana takılabilir miyim?Do you mind if I tag along?
O, boynuna altın bir kolye takıyor.She is wearing a gold necklace around her neck.
O, yüzüğü parmağına taktı.She put the ring on her finger.
Boynuna kırmızı bir atkı takmıştı.She wore a red scarf around her neck.
Mary yüzüğü parmağına taktı.Mary put the ring on her finger.
Tom Mary'nin ebeveynleriyle ilk kez tanıştığında terbiyesini takınmak zorundaydı.Tom had to mind his P's and Q's when he met Mary's parents for the first time.
Takım sadece onun en zayıf üyesi kadar güçlüdür.The team is only as strong as its weakest member.
Bir takım sadece en zayıf üyesi kadar güçlüdür.A team is only as strong as its weakest member.
Tom onun takımı kazandığında çok mutluydu.Tom was very happy when his team won.
Tom çatısının üzerine güneş paneli taktırdı.Tom had solar panels installed on the roof of his house.
Tom hastaneye gitmek için bir taksi tuttu.Tom took a taxi to the hospital.
Öyle insanlarla takılmamalısın.You shouldn't hang out with people like that.
Canımı dişime takarak çalışıyorum.I work my ass off.
O, yaralarını gizlemek için bir peçe takar.She wears a veil to hide her wounds.
Onun, takım çalıştırmakta birçok deneyimi var.She has a lot of experience team teaching.
Bu bir taklit elmas.This is an imitation diamond.
Bir taksi otobüsten daha rahattır.A taxi is more comfortable than the bus.
Büyük bıyıklı bir adam beni takip etmeye başladı.A guy with a big mustache started following me.
O bir koyote tarafından takip ediliyor.She is being chased by a coyote.
Başınızı korumak için bir kask takmanız gerekir.To protect your head, you need to wear a helmet.
Evde takılmayı severim.I'm the stay-at-home type.
Erkek arkadaşım bir bilek bandı takıyor.My boyfriend wears a wrist band.
Gözlüklerimi takayım çünkü sizi duyamıyorum.I will put on my glasses because I can't hear you.
Bundan önce, ben bir taksi şoförü olarak çalıştım.Before this, I worked as a cab driver.
Tom ve Mary ile takılmak eğlenceli.It's fun hanging out with Tom and Mary.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod