Ana içeriğe geç
Sözlük

tak ile cümle

tak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Casus uydular gerçek zamanlı olarak kamyonu takip etti.Spy satellites tracked the truck in real time.
Tom futbol takımının bir üyesi olduktan sonra çalışmalarını ihmal etmeye başladı.Tom started slighting his studies after he became a member of the football team.
Futbol yöneticisi ayrıntılı bir yeni taktik denedi, ancak başarıya ulaşmadı.The football manager tried an elaborate new tactic but it didn't come off.
"Beni takip et!" Echo'nun annesi seslendi. "Kahvaltı için birkaç nefis böcek bulalım.""Follow me!" Echo's mother called out. "Let's find some yummy beetles for breakfast."
Bazı erkekler takı takar.Some men wear jewelry.
88 resmi takım yıldızı vardır.There are 88 official constellations.
Yılın farklı zamanlarında gökyüzünde farklı takım yıldızları görülebilir.At different times of year, different constellations can be seen in the sky.
Ben takvimi duvara asıyorum.I'm hanging the calendar on the wall.
Tom sinirlendi ve Mary'ye kaba lakaplar takarak hitap etti.Tom got mad and called Mary names.
Mary takımın lideridir.Mary is the leader of the team.
Tom takımın lideridir.Tom is the leader of the team.
Keşke Tom'la takılmasan.I wish you didn't hang out with Tom.
Keşke Tom'la takılmasan. Onu sevmiyorum.I wish you didn't hang out with Tom. I don't like him.
Annem onun hakkında bana sürekli takılırdı.My mom used to tease me all the time about it.
Dan takım elbise bile giymedi.Dan didn't even wear a suit.
Tom kontakt lensleri takılıyken uyumaya gitti.Dan went to sleep with his contact lenses in.
Linda, Dan'dan prezervatif takmasını istedi.Linda wanted Dan to put on a condom.
Mümkün olduğunca çabuk bir cevabı takdir ederim.I'd appreciate an answer as soon as possible.
O küçük çocuk gözlük takıyor.That little boy wears glasses.
O küçük oğlan gözlük takıyor.That little boy is wearing glasses.
Ailedeki herkes gözlük takıyordu ve Dan bir istisna değildi.Everybody in the family wore glasses and Dan was no exception.
Dedektif Dan Anderson ve takımı, parkta daha kapsamlı bir araştırma yaptı.Detective Dan Anderson and his team conducted a more thorough search in the park.
Bizden iyi bir takım olur, değil mi?We make a pretty good team, don't we?
Tom Mary'nin takmasını istediği kravatı takmadı.Tom didn't wear the tie Mary wanted him to wear.
Tom çok pahalı bir saat takıyor.Tom is wearing a very expensive watch.
Dışarıda bekleyen bir taksi var?There's a cab outside waiting.
Arkadaşlarım ve ben bu gece takılacağız. Bize katılmak ister misin?My friends and I are hanging out tonight. Would you like to join us?
Tom bugün yeni bir takım elbise giyiyor.Tom is wearing a new suit today.
Tom siyah bir kravat takıyor.Tom is wearing a black tie.
Tom nadiren kravat takar.Tom rarely wears a tie.
Tom genellikle kravat takmaz.Tom doesn't usually wear a tie.
Tom çoğu kez kravat takmaz.Tom doesn't often wear a tie.
Tom voleybol takımında değildir.Tom isn't on the volleyball team.
Takımın geri kalanı nerede?Where's the rest of the team?
Tom bizim takımdaki en iyi oyuncuydu.Tom used to be the best player on our team.
Tom okul basketbol takımını kurdu.Tom made the school basketball team.
Sen beyzbol takımında mısın?Are you on the baseball team?
Tom beyzbol takımında mı?Is Tom on the baseball team?
Belki bir takım kurabiliriz.Maybe we could start a team.
Tom bir takım elbise giymedi.Tom didn't wear a suit.
Siz ikiniz ciddiyetinizi mi takınıyorsunuz?Are you two getting serious?
Koltukları takas etmek ister misin?Would you like to trade seats?
Tom bir alyans takar mı?Does Tom wear a wedding ring?
Dışarıda bekleyen bir taksi var.There's a cab waiting outside.
Tom hâlâ ofiste takılıyor mu?Is Tom still hanging around the office?
Keşke Tom'la bu kadar çok takılmasan.I wish you didn't hang out with Tom so much.
Basketbol takımı pazartesi günü uygulama yapmaz.The basketball team doesn't practice on Monday.
Tam Tom'un tahmin ettiği gibi, takımımız kaybetti.Just as Tom predicted, our team lost.
Tom son treni kaçırdı ve eve gitmek için taksiye binmek zorunda kaldı.Tom missed the last train and had to take a taxi home.
Keşke Tom terbiyesini takınsa.I wish Tom would behave himself.
Onunla ilk karşılaştığımda Tom siyah bir şapka takıyordu.Tom was wearing a black hat when I first met him.
Tom eski bilgisayarını bir gitarla takas etti.Tom traded his old computer for a guitar.
Takip edilmediğimizden emin ol.Make sure we're not being followed.
Takip edilmediğinden emin ol.Make sure you aren't being followed.
Belki o bir taklit.Maybe it's a fake.
Bir taksiye binmeyi denememiz gerekir mi?Should we try to get a cab?
Bir taksi için bana otuz dolar borç verebilir misin?Can you loan me thirty dollars for a cab?
Neden sadece bir taksi tutmadın?Why didn't you just take a cab?
Neden sadece bir taksiye binmedin?Why didn't you just take a cab?
Niye bir taksi tutuvermedin?Why didn't you just take a cab?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod