Ana içeriğe geç
Sözlük

tak ile cümle

tak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Tom ona verdiğin şapkayı takıyor.Tom is wearing the hat you gave him.
İşleri takas etmek ister misiniz?Would you like to trade jobs?
Tom bir cadılar bayramı maskesi takıyor.Tom is wearing a Halloween mask.
Mary çok pahalı bir kolye takıyor.Mary is wearing a very expensive necklace.
Şimdi hepimiz bir takımız.We're all a team now.
Mary çok değerli bir yüzük takıyor.Mary is wearing a very valuable ring.
Tom'u son gördüğümde bir ceza evi atlama takımı giyiyordu.The last time I saw Tom he was wearing a prison jump suit.
Tom'un ayakkabıları onun takımına uymuyor.Tom's shoes don't match his suit.
Tom sana bir taksi çağıracak.Tom is going to call you a taxi.
Tom muhtemelen takımdan atılacak.Tom is likely to be cut from the team.
Tom takımımızda en iyi oyuncu.Tom is the best player on our team.
Tom takımımızın çok önemli bir üyesi.Tom is a very important member of our team.
Tom hemen arkamızdan takip ediyor.Tom is following right behind us.
İşin yapıldığından emin olmak için onlarla birlikte takip edeceğim.I'll follow up with them to make sure that the work gets done.
Mary birçok takı takar.Mary wears lots of jewelry.
O takım elbiseyle iyi görünüyorsun.You look good in that suit.
Tom önerimi hiç takmıyor.Tom's not the slightest bit interested in my suggestion.
Tom bizimle takılmak istediğini söyledi.Tom said he'd like to hang out with us.
Tom Mary'nin bir alyans takmadığını fark etti.Tom noticed Mary wasn't wearing a wedding ring.
Bu şehirde bir taksi bulmak zordur.In this city finding a taxi is complicated.
Tom takip edildiğini biliyordu.Tom knew he was being followed.
Duvarda asılı bir takvim var.There's a calendar hanging on the wall.
Ben kız kardeşime çelme taktım.I tripped my sister.
istasyona taksiyle gitmek kabaca kaç dakika sürer?Roughly how many minutes does it take to get to the station by taxi?
Neden beyzbol takımında değilsin?Why aren't you on the baseball team?
Ben gözlük takıyorum.I wear glasses.
Tom istasyona gitmek için bir taksiye bindi.Tom took a taxi to the station.
Bu taksi Jingan tapınağana gidiyor mu?Does this taxi go to the Jingan temple?
Mary hâlâ Tom'un ona verdiği yüzüğü takıyor.Mary is still wearing the ring Tom gave her.
Soru sorma. Sadece beni takip et!Don't ask questions. Just follow me.
Taklit en samimi yağcılık biçimidir.Imitation is the sincerest form of flattery.
Tom dün aynı kravatı takmadı mı?Didn't Tom wear that same tie yesterday?
Benim evimde takılmak ister misin?Would you like to hang out at my place?
Tom'la takıldığını duydum.I hear you've been hanging around with Tom.
Tom'la takılmayı seviyor musun?Do you like hanging out with Tom?
Tramvay hattını takip et ve on dakika sonra onu sağ tarafta görürsün.Follow the tram line and after ten minutes you will see it on the right side.
Dene ve kafana takma.Try and take it easy.
Kafana takmamaya çalış.Try and take it easy.
"Ben bir korkak mıyım yoksa taktisyen miyim?" "Taktisyen." "Elbette taktisyen.""Am I a coward or a tactician?" "Tactician." "Tactician, surely."
Ben onu yapmayı kafama takmam.I don't mind doing it.
Sizin takım bizimkinden daha iyi.Your team is better than ours.
Tom'u takip edeceğimi sana ne düşündürüyor?What makes you think I'm going to follow Tom?
Mary taklit bir Gucci çanta satın aldı.Mary bought a fake Gucci handbag.
Tom babasının ayak izlerini takip etti ve bir avukat oldu.Tom followed in his father's footsteps and became a lawyer.
Size kız kardeşimi takdim edeyim.Let me introduce you to my sister.
Çocuklar beyzbol kartlarını takas ettiler.The kids traded baseball cards.
Tom'un takımı ligdeki takımların en kötüsüdür.Tom's team is the worst team in the league.
Tom bir güneş gözlüğü taktı.Tom put on a pair of sunglasses.
Keşke takılmak için bir oda arkadaşım olsa.I wish I had a roommate to hang out with.
Taksi beklemek ne kadar zaman sürer?Do you know how much of a wait there'll be for a cab?
Takımın bana ihtiyacı var.The team needs me.
Beni takip mi ediyorsunuz?Are you stalking me?
Sana verdiğim şu yüzükleri neden takmıyorsun?Why aren't you wearing those earrings I gave you?
Hiç kimse çatal-bıçak takımlarını partiye getirmedi.Nobody brought eating utensils to the party.
Kaleci topa dokunduğunda hakem diğer takıma bir köşe vuruşu verdi.When the goalkeeper touched the ball, the referee awarded the other team a corner kick.
Jake çabucak topu takım arkadaşına attı.Jake quickly threw the ball in to his teammate.
Torres topu takım arkadaşına gönderdi.Torres booted the ball to his teammate.
Onun imzasını taklit etmene hala inanamıyorum.I still can't believe that you forged her signature.
Kadınlar onun boynuna bir çelenk taktılar.The women put a garland round her neck.
Takviye birliklere ihtiyaç vardı.Additional troops were needed.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod