Onun cesaretini takdir ettim ve ona güveniyorum.I looked upon his courage and trusted him.
Bu gelenek çoğu evde takip edilir.This custom is followed in most households.
Tom eğer Mary birkaç pound kazanırsa kafaya takmaz.Tom wouldn't mind if Mary gained a few pounds.
Tom bir göz bandı takıyor.Tom wears an eyepatch.
Bunu yanlış yapıyorsun! Sadece bir göz bandı tak!You're doing it wrong! Wear just one eyepatch!
Tom bir mahalle basketbol takımını organize etti.Tom organized a neighborhood basketball team.
Tom mahalle basketbol takımını bir araya getirdi.Tom put together a neighborhood basketball team.
Mary Tom'un takıntılı bir hayranıdır.Mary is an obsessive fan of Tom.
Bu takımın daha yetenekli oyunculara ihtiyacı var.The team needs more skillful players.
Bana takip numarasını gönderin lütfen.Send me the tracking number please.
Bu gece dışarıda takılmayı planlamıyorum. Derslerim için hazırlanmam gerek.I don't plan to hang out tonight. I need to prepare for my lessons.
Yarı yolda asla taktik değiştirme.Don't change horses in midstream.
Tom bir maske takıyor.Tom is wearing a mask.
Bizi alması için bir taksi çağır.Call a taxi to pick us.
Neyse ki, komşum arabamı takviye kablosuyla çalştırmayı başardı.Luckily, my neighbour was able to jump-start my car.
Otobüs geç kaldığı için, bir taksiye bindim.Since the bus was late, I took a taxi.
Otobüs geç kaldığı için taksiye bindim.I took a taxi because the bus was late.
Taksi olmadığı için, yürümek zorunda kaldım.Since there were no taxis, I had to walk.
Taksi olmadığı için yürümek zorunda kaldım.I had to walk because there were no taxis.
Mary yüzme takımında.Mary is on the swim team.
Polis bir gaz maskesi takıyor.The policeman is wearing a gas mask.
Sizlere Tanaka Bey'i takdim etmeme izin veriniz.Let me introduce you to Mr. Tanaka.
Bay Takakura'dan bir çağrınız vardı.You had a phone call from Mr. Takakura.
İş yerinde bir kravat takmam gerekir mi?Do I have to wear a tie at work?
Geç kalmayalım diye bir taksiye bindik.We took a taxi so we wouldn't be late.
Tüm zor işlerini gerçekten takdir ediyorum.I really do appreciate all your hard work.
Kimin düşeceği önemli değil, o takım hep kaybeder.It doesn't matter who pitches, that team always loses.
Galaksinin Yay ve Perse takım yıldızı bölümleri binlerce yıl keşfedilmemiş olarak kaldı.The Sagittarius and Perseus Arms of the galaxy remained unexplored for thousands of years.
Onun mantığını takip edemem.I can't follow his logic.
Ben senin tavsiyeni takip etmeye çalışacağım.I'll try to follow your advice.
Tom kızak takımında.Tom is on the bobsleigh team.
Çok güçlü bir takımımızın olacağını düşünüyorum.I think we're going to have a very strong team.
Tom takımdaki en iyi oyuncu.Tom is the best player on the team.
Tom her zaman emniyet kemerini takar.Tom always wears his seatbelt.
Tom bir doğum günü şapkası takıyor.Tom is wearing a birthday hat.
Mary, kötü oğlanlarla takılmaktan hoşlanır.Mary likes to hang out with the bad boys.
Tom buralarda takılmayı seviyor.Tom likes to hang out around here.
Tom kalın çerçeveli gözlük takar.Tom wears thick-rimmed glasses.
Hangi takımdasın?Which team are you on?
Hangi takımdasınız?Which team are you on?
Bay Hirose ile irtibat kurarsanız bunu takdir ederiz.We would appreciate it if you would contact Mr. Hirose.
Neden beni takip ediyorsun?Why are you following me?
Motosiklet sürerken bir kask takmalısın.You should wear a helmet when riding a motorcycle.
Umarım takımımız kazanır.I hope our team will win.
Tüm ofis çalışanlarının neredeyse üçte biri gözlük takar.Almost one-third of all office workers wear glasses.
Taksi yoktu bu nedenle eve yürümek zorunda kaldım.There was no taxi, so I had to walk home.
Taksi olmadığı için eve yürümek zorunda kaldım.Since there was no taxi, I had to walk home.
Bir taksi almak en az 2000 yene mal olacak.It'll cost at least 2,000 yen to take a taxi.
Onların hepsi Tom'u takip ediyor.They're all chasing Tom.
Bizim takım 3-1 kazandı.Our team won 3 to 1.
Bizi takım 2-0 kaybetti.Our team lost, 2-0.
Max'ın tahmin ettiği gibi, takımımız kaybetti.Just as Max predicted, our team lost.
Yerinde olsaydım onu dünyanın sonuna kadar takip ederdim.If I were you, I would follow him to the end of the world.
Taksi şoförüne daha hızlı sürmesini söyle.Tell the taxi driver to drive faster.
Maya takvimine göre, yakında dünyanın sonu geliyor.According to the Mayan calendar, the end of the world will come soon.
Mary'nin takma göğüsleri var.Mary has fake boobs.
Kulaklığı tak.Put the headphone on.
O, takımın kaptanı.He's the captain of a team.
Kimsenin taktığı yok.No one gives a shit.
Birçok kişi Tom'un takımımızdaki en iyi oyuncu olduğunu söylüyor.A lot of people say Tom is the best player on our team.