Ana içeriğe geç
Sözlük

tak ile cümle

tak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Bu sorun, idollerin ve takıntılı hayran egolarının çatışmasıdır.This problem is the clash of the idol's and obsessive fan's egos.
O çok eskimiş bir takım elbise giyiyordu.He was wearing a threadbare suit.
Arabayla mı yoksa taksiyle mi gitmeliyiz?Should we go by car or by taxi?
Takma kafana!Keep your hair on!
Takımımızda en değerli oyuncudur.He's the most valuable player on our team.
Çocuk gözlük takıyor.The boy is wearing glasses.
Araba kullanan insanlar emniyet kemeri takmalılar.People who drive cars should wear seat belts.
O ona yeni bir takım yaptı.She made him a new suit.
O, Takasu kliniğine gitti.She went to the Takasu clinic.
Takım elbise giydiği için göze battı.Wearing a suit, he stood out.
O, takım elbise giydiği için dışarıda durdu.He stood out because he was wearing a suit.
Kızların her ikisi de beyaz takım elbiseler giyiyorlardı.Both of the girls are wearing white suits.
Neye karar verilmesi gerektiğine karar verelim, sonra iki takıma ayıralım.Let's decide what needs to be decided, then let's split into two teams, OK?
Onun en sevdiği beyzbol takımı Giants'tır, ancak Lions'dan da hoşlanır.His favorite baseball team is the Giants, but he likes the Lions, too.
Onun favori beyzbol takımı Devler'dir, fakat o Aslanlar'ı da seviyor.His favorite baseball team is the Giants, but he also likes the Lions.
Onun en sevdiği beyzbol takımı Giants'tir ama o, Lions'ı da sever.His favorite baseball team is the Giants, but he also likes the Lions.
Yemekler sırasında terbiyeni takınmanı istiyorum.We want you to behave yourself during meals.
Sanırım bir İngiliz için gerçek bir Amerikan aksanını taklit etmek zordur.I think it's very difficult for an Englishman to imitate a real American accent.
Keşke o zaman onun talimatlarını takip etseydim.I wish I had followed his instructions at that time.
Onunla takılmaktan hoşlanmıyorum.I don't enjoy hanging out with him.
Onunla takılmak ilginç değil.Hanging out with him isn't interesting.
Hangi takımın bir fanatiğisin.Which team are you a fan of?
Öteki takım bizi hafife aldı.The other team took us lightly.
Bir taksiye binmene gerek yoktu.You didn't need to take a taxi.
Takılmak için okula gelme.Don't come to school to lark around.
Artık gözlük takmıyorum.I don't wear glasses anymore.
O bana bir taksi çağırdı.He called me a taxi.
O benim için bir taksi çağırdı.He called a taxi for me.
O, benim için bir taksi çağırdı.He called a cab for me.
Ben iyi bir taksi sürücüsüyüm.I'm a good taxi driver.
Liu Bei ve Zhuge Liang rakipsiz bir takımdır.Liu Bei and Zhuge Liang are an unbeatable team.
Çabalarınız takdir edilmeli.Your efforts should be appreciated.
George bizim takımın kaptanı.George is captain of our team.
"Bana bir taksi çağırır mısınız lütfen?" "Tamam, sen bir taksisin.""Would you please call me a taxi?" "OK, you're a taxi."
""Bana bir taksi der misiniz lütfen?" "Tamam, sen bir taksisin.""Would you please call me a taxi?" "OK, you're a taxi."
Buralarda taksi var mı?Are there taxis around here?
Alman takımı kaybetti ve şimdi üzgünüm.The German team lost and now I am sad.
Onu takip et.Follow him.
O okumak için gözlük takar.He wears eyeglasses to read.
Benim takma adım " Itch."tir.My nickname is "Itch."
Bu bir taklit.That's an imitation.
O bir taklit.That's a fake.
Taksitle ödemek istiyorum.I want to pay in installments.
Ben, bir takım elbise giyerim ve kravat takarım.I wear a suit and tie.
Ben bir takım elbise giyerim ama hiç kravat takmam.I wear a suit but wear no tie.
Ben borsayı takmıyorum.I don't give a damn about the stock market!
Sizinle yapılan takaslar sonsuza dek sürecek gibi görünüyor.Exchanges with you seem to go on endlessly.
Bir takma gözüm var.I have a glass eye.
Para takas etmek istiyorum.I would like to exchange money.
Ben bir hokey takımındayım.I'm on a hockey team.
İstasyon dışında bir taksiye binmek zordur.It's hard to get a taxi outside the station.
En sevdiğim takım dün kaybetti.My favorite team lost yesterday.
Benim takım gri.My suit is gray.
Lütfen benim için bir taksi çağır.Please call a taxi for me.
Her şeyi bir taksiye koy.Put everything in a taxi.
O bir kuyumcu dükkanından takı satın alıyor.She is buying jewelry in a jewelry store.
Japon takımadaları korkunç bir sıcak hava dalgası ile vuruldu.The Japanese archipelago is struck by a terrible heat wave.
Bir taksi tut. 5 dakika içinde gelecek.Take a taxi. It will arrive in five minutes.
Kısa adam siyah bir takım elbise giyiyor.The short man wears a black suit.
Kısa kadın gri bir takım elbise giyiyor.The short woman wears a gray suit.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod