takın ile cümle
takın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Ve bir uçaktan bomba bırakma sorusuyla takıntılı biçimde ilgilenmeye başlar.Fica obcecado com a questão de saber como largar bombas de um avião.
Ve bir uçaktan bomba bırakma sorusuyla takıntılı biçimde ilgilenmeye başlar.Hij raakt geobsedeerd door de vraag hoe je bommen uit een vliegtuig dropt.
Ve bir uçaktan bomba bırakma sorusuyla takıntılı biçimde ilgilenmeye başlar.그리고는 비행기에서 폭탄을 떨어뜨리는 방법에 대한 질문에 집착했었습니다
Ve bir uçaktan bomba bırakma sorusuyla takıntılı biçimde ilgilenmeye başlar.La questione di come lanciare una bomba da un aeroplano diventa la sua ossessione.
Ve bir uçaktan bomba bırakma sorusuyla takıntılı biçimde ilgilenmeye başlar.Och han blir besatt av frågan hur man släpper bomber från flygplan.
Ve bir uçaktan bomba bırakma sorusuyla takıntılı biçimde ilgilenmeye başlar.Stal se posedlým otázkou, jak shazovat bomby z letadel.
Ve bir uçaktan bomba bırakma sorusuyla takıntılı biçimde ilgilenmeye başlar.Và anh ta bị ám ảnh bởi câu hỏi là làm sao có thể thả bom từ máy bay.
Ve bir uçaktan bomba bırakma sorusuyla takıntılı biçimde ilgilenmeye başlar.Y se obsesiona con el tema de arrojar bombas desde un avión.
Ve bir uçaktan bomba bırakma sorusuyla takıntılı biçimde ilgilenmeye başlar.Και παθιάζεται με το ερώτημα του πως μπορεί να ρίχνει κανείς βόμβες από ένα αεροπλάνο.
Ve bir uçaktan bomba bırakma sorusuyla takıntılı biçimde ilgilenmeye başlar.И той е обладан от натрапчивия въпрос, как да пуска бомби от самолет?
Ve bir uçaktan bomba bırakma sorusuyla takıntılı biçimde ilgilenmeye başlar.И тут им овладевает вопрос о способах бомбометания с самолетов.
Ve bir uçaktan bomba bırakma sorusuyla takıntılı biçimde ilgilenmeye başlar.І тоді він стає одержимий ідеєю скидання бомб із літаків.
Ve bir uçaktan bomba bırakma sorusuyla takıntılı biçimde ilgilenmeye başlar.והוא נהפך לאובססיבי בקשר לשאלה של איך להפיל פצצות ממטוס.
Ve bir uçaktan bomba bırakma sorusuyla takıntılı biçimde ilgilenmeye başlar.وقد بات مهوساً بالسؤال عن كيفية إلقاء القنابل من الطائرات
Ve bir uçaktan bomba bırakma sorusuyla takıntılı biçimde ilgilenmeye başlar.どう落とすかという問題に取り付かれるようになりました 考えてください
Ve burada olmak bile. Yani son birkaç gündür, asla aklıma gelmeyecek derecede takıntılı davranışlar gördüm.Például itt is, az elmúlt napokban tanúja lehettem súlyos rögeszmés viselkedésnek.
Ve çok çeşit ölçekli düşünme, son günlerdeki en büyük takıntım olan tabii ki de buzullar.A keď sa tak zamyslím nad tým rozsahom, moja najnovšia mánia sa vlastne týka ľadovcov - samozrejme.
Ve çok çeşit ölçekli düşünme, son günlerdeki en büyük takıntım olan tabii ki de buzullar.Apropå storskaligt så är min senaste besatthet glaciärer -- så klart.
Ve çok çeşit ölçekli düşünme, son günlerdeki en büyük takıntım olan tabii ki de buzullar.Berbicara tentang banyak, obsesi terbaru saya adalah glasier -- tentunya.
Ve çok çeşit ölçekli düşünme, son günlerdeki en büyük takıntım olan tabii ki de buzullar.Bij het denken over omvang is mijn meest recente obsessie: gletsjers - natuurlijk.
Ve çok çeşit ölçekli düşünme, son günlerdeki en büyük takıntım olan tabii ki de buzullar.E já que falámos em escala, a minha mais recente obsessão tem a ver com glaciares, pois claro.
Ve çok çeşit ölçekli düşünme, son günlerdeki en büyük takıntım olan tabii ki de buzullar.És hogy a gondolat mennyire átfogó lehet, a legújabb mániám a gleccserekkel kapcsolatos -- naná.
Ve çok çeşit ölçekli düşünme, son günlerdeki en büyük takıntım olan tabii ki de buzullar.Gândindu-ne la scară, cea mai recentă obsesie a mea sunt gheţarii... desigur.
Ve çok çeşit ölçekli düşünme, son günlerdeki en büyük takıntım olan tabii ki de buzullar.Když už jsme u větších měřítek, mou nejnovější posedlostí jsou horské ledovce -- jak jinak.
Ve çok çeşit ölçekli düşünme, son günlerdeki en büyük takıntım olan tabii ki de buzullar.Khi suy nghĩ về quy mô, nỗi ám ảnh lớn nhất của tôi là với những tảng băng -- đương nhiên rồi.
Ve çok çeşit ölçekli düşünme, son günlerdeki en büyük takıntım olan tabii ki de buzullar.또 규모에 대해서 생각해 봤을 때, 최근에 제 관심을 가장 많이 끈 것은 빙하에요 -- 바로 그거요
Ve çok çeşit ölçekli düşünme, son günlerdeki en büyük takıntım olan tabii ki de buzullar.Moja ostatnia obsesja jest na punkcie, rzecz jasna, lodowców.
Ve çok çeşit ölçekli düşünme, son günlerdeki en büyük takıntım olan tabii ki de buzullar.Und wenn man über Größenverhältnisse nachdenkt, meine neueste Obsession sind Gletscher -- selbstverständlich.
Ve çok çeşit ölçekli düşünme, son günlerdeki en büyük takıntım olan tabii ki de buzullar.Y, pensando a gran escala, mi obsesión más reciente son, de hecho, los glaciares... por supuesto.
Ve çok çeşit ölçekli düşünme, son günlerdeki en büyük takıntım olan tabii ki de buzullar.Και αναλογιζόμενη μεγέθη και κλίμακες, η πιο πρόσφατη έμμονη ιδέα μου είναι με τους παγετώνες - φυσικά.
Ve çok çeşit ölçekli düşünme, son günlerdeki en büyük takıntım olan tabii ki de buzullar.Если начать думать в таких масштабах, моей последней страстью стали ледники (кто бы сомневался!)
Ve çok çeşit ölçekli düşünme, son günlerdeki en büyük takıntım olan tabii ki de buzullar.Така че, мислейки мащабно, идвам към последната ми фикс идея която е с ледниците - разбира се, какво друго...
Ve çok çeşit ölçekli düşünme, son günlerdeki en büyük takıntım olan tabii ki de buzullar.Якщо почати думати в таких масштабах, моєю останньою пристрастю стали льодовики (хто б сумнівався!)
Ve çok çeşit ölçekli düşünme, son günlerdeki en büyük takıntım olan tabii ki de buzullar.ואז לחשוב על קנה מידה, האובססיה האחרונה שלי היא למעשה לקרחונים -- כמובן.
Ve çok çeşit ölçekli düşünme, son günlerdeki en büyük takıntım olan tabii ki de buzullar.ولذا, نوعاً ما التفكير عن الوزن, ينتابني هاجس حالياً متعلق بالأنهار الجليدية -- بالطبع.
Ve çok çeşit ölçekli düşünme, son günlerdeki en büyük takıntım olan tabii ki de buzullar.私は最近氷河に 夢中になっています 素敵ですよね 氷河は壮大な存在です
Ve diğer hayvanlardan farklı olarak, anlamaya çalışmakta biraz takıntılıyız.Ám az összes többi állattal szemben, szenvedélyesen próbálunk rájönni.
Ve diğer hayvanlardan farklı olarak, anlamaya çalışmakta biraz takıntılıyız.A narozdiel od ostatných zvierat, sme posadnutí pokusmi na to prísť.
Ve diğer hayvanlardan farklı olarak, anlamaya çalışmakta biraz takıntılıyız.A narozdíl od ostatních tvorů jsme posedlí touhou na to přijít.
Ve diğer hayvanlardan farklı olarak, anlamaya çalışmakta biraz takıntılıyız.Dan tidak seperti binatang yang lain, kita terobsesi dengan perasaan ingin tahu.
Ve diğer hayvanlardan farklı olarak, anlamaya çalışmakta biraz takıntılıyız.E a differenza di tutti gli altri animali, siamo ossessionati dal cercare di capirlo.
Ve diğer hayvanlardan farklı olarak, anlamaya çalışmakta biraz takıntılıyız.E ao contrário de todos os outros animais, somos obcecados por tentar saber.
Ve diğer hayvanlardan farklı olarak, anlamaya çalışmakta biraz takıntılıyız.En in tegenstelling tot alle andere dieren, zijn we geobsedeerd door het proberen te begrijpen.
Ve diğer hayvanlardan farklı olarak, anlamaya çalışmakta biraz takıntılıyız.Et contrairement à tous les autres animaux, nous sommes obsédés par essayer de le comprendre.
Ve diğer hayvanlardan farklı olarak, anlamaya çalışmakta biraz takıntılıyız.Iar spre deosebire de celelalte animale, suntem obsedaţi să descoperim.
Ve diğer hayvanlardan farklı olarak, anlamaya çalışmakta biraz takıntılıyız.I w przeciwieństwie do wszystkich innych zwierząt, obsesyjnie próbujemy to zrozumieć.
Ve diğer hayvanlardan farklı olarak, anlamaya çalışmakta biraz takıntılıyız.그리고 모든 동물들과 달리 우리는 알아내는데에 집념합니다.
Ve diğer hayvanlardan farklı olarak, anlamaya çalışmakta biraz takıntılıyız.Og i modsætning til alle andre dyr, er vi besatte af at prøve at regne det ud.
Ve diğer hayvanlardan farklı olarak, anlamaya çalışmakta biraz takıntılıyız.Toisin kuin muut eläimet, etsimme epätoivoisesti vastausta.
Ve diğer hayvanlardan farklı olarak, anlamaya çalışmakta biraz takıntılıyız.Und anders als alle anderen Tiere sind wir davon besessen, zu versuchen, es herauszufinden.
Ve diğer hayvanlardan farklı olarak, anlamaya çalışmakta biraz takıntılıyız.Và không giống như tất cả các động vật khác, chúng ta ám ảnh với việc cố gắng tìm hiều nó.
Ve diğer hayvanlardan farklı olarak, anlamaya çalışmakta biraz takıntılıyız.Y a diferencia del resto de los animales estamos obsesionados en tratar de resolverlo.
Ve diğer hayvanlardan farklı olarak, anlamaya çalışmakta biraz takıntılıyız.Και σε αντίθεση με όλα τα άλλα ζώα, έχουμε μια εμμονή με το να προσπαθούμε να το ανακαλύψουμε.
Ve diğer hayvanlardan farklı olarak, anlamaya çalışmakta biraz takıntılıyız.И в отличие от всех других животных, мы одержимы, тем, что пытаемся понять это.
Ve diğer hayvanlardan farklı olarak, anlamaya çalışmakta biraz takıntılıyız.И за разлика от всички други животни ние сме вманиачени да се опитваме да си го представим.
Ve diğer hayvanlardan farklı olarak, anlamaya çalışmakta biraz takıntılıyız.І на відміну від всіх інших тварин, Ми одержимі спробами розібратися з цим.
Ve diğer hayvanlardan farklı olarak, anlamaya çalışmakta biraz takıntılıyız.ולהבדיל מכל החיות אחרות, אנחנו רדופים על ידי הניסיון לגלות זאת.
Ve diğer hayvanlardan farklı olarak, anlamaya çalışmakta biraz takıntılıyız.ونحن كبشر مميزون عن باقي الكائنات بهوسنا لمعرفة كل شيء
Ve diğer hayvanlardan farklı olarak, anlamaya çalışmakta biraz takıntılıyız.その出来事を理解することに執着します 私にとって この執着こそが
Ve kendini bilen bir insanın takıntısı kalmaz.Ein Mensch, der sich selbst kennt, hat keine Minderwertigkeitskomplexe.