takın ile cümle

takın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Bu arada, Apple bilgisayarları seviyorum. Takıntım var.Uwielbiam komputery Apple.
Bu arada, Apple bilgisayarları seviyorum. Takıntım var.אז זה -- אתם יודעים, אני אוהב מחשבי אפל. אני אובססיבי.
Bu arada, Apple bilgisayarları seviyorum. Takıntım var.لذا ، أننى -- كما تعلمون ، أنا أحب حواسيب شركة آبل. أنا مهووس بها.
Bu deli işi aletlerdeki her bir somuna, cıvataya ve vidaya takıntım var.Ich war von jeder Schraube und Unterlegscheibe in den Dingern besessen.
Bu deli işi aletlerdeki her bir somuna, cıvataya ve vidaya takıntım var.Ik was persoonlijk geobsedeerd door elke moer, bout en ring in deze gekke apparaten.
Bu deli işi aletlerdeki her bir somuna, cıvataya ve vidaya takıntım var.Já jsem se osobně zabýval každým šroubkem a matičkou jako posedlý.
Bu deli işi aletlerdeki her bir somuna, cıvataya ve vidaya takıntım var.저는 이 장비 안의 볼트와 너트, 와셔 하나하나에 매달렸습니다.
Bu deli işi aletlerdeki her bir somuna, cıvataya ve vidaya takıntım var.Megszállottja vagyok az anyacsavarnak, retesznek, alátétnek és az ehhez hasonló őrült dolgoknak.
Bu deli işi aletlerdeki her bir somuna, cıvataya ve vidaya takıntım var.Personal am urmărit fiecare șurub, cui şi garnitură în aceste trăznăi.
Bu deli işi aletlerdeki her bir somuna, cıvataya ve vidaya takıntım var.Personalmente me obsesiono con cada tuerca, tornillo y lavado de estas locuras.
Bu deli işi aletlerdeki her bir somuna, cıvataya ve vidaya takıntım var.Personalmente sono ossessionato da ogni vite, bullone, rondella di questi aggeggi pazzeschi.
Bu deli işi aletlerdeki her bir somuna, cıvataya ve vidaya takıntım var.Personnellement je me suis préoccupé de chaque écrou, vis et rondelle.
Bu deli işi aletlerdeki her bir somuna, cıvataya ve vidaya takıntım var.Wariowałem na punkcie każdej śrubki, nakrętki i podkładki w tych urządzeniach.
Bu deli işi aletlerdeki her bir somuna, cıvataya ve vidaya takıntım var.Лично аз бях обзет от натрапчиви мисли за всяка гайка, болт и шайба в тези луди неща.
Bu deli işi aletlerdeki her bir somuna, cıvataya ve vidaya takıntım var.Я помешан на каждом болте, каждой гайке и шайбе в этих замечательных штуковинах.
Bu deli işi aletlerdeki her bir somuna, cıvataya ve vidaya takıntım var.אני באופן אישי הייתי אובססיבי לגבי כל אום, בורג ודיסקית בדברים המשוגעים האלה.
Bu deli işi aletlerdeki her bir somuna, cıvataya ve vidaya takıntım var.أنا شخصيا قلق على كل بنس , مسمار والمغسلة في تلك الأشياء الصغيرة .
Bu deli işi aletlerdeki her bir somuna, cıvataya ve vidaya takıntım var.こいういう機材をオリジナルで作るときは
Bu fikirde takıntılıydı, resimlerine takıntılı bir ressam gibi, anladınız mı?On byl posedlý touto myšlenkou. Stejně jako je malíř posedlý jeho malbou.
Bu fikirde takıntılıydı, resimlerine takıntılı bir ressam gibi, anladınız mı?Είχε εμμονή με την ιδέα αυτή, όπως ένας καλλιτέχνης που έχει εμμονή με τα έργα του.
Bu Konstantin takını incelediğimizde oluşacak kontrast açısından ilginç bir nokta olacak. . .Когато стигнем по-късно през арката на Константин
Bunlar, birşeylere takıntılı olan insanlar.Acestia sunt oameni care sunt obsedati de ceva.
Bunlar, birşeylere takıntılı olan insanlar.Ce sont ces gens qui sont obsédés par les choses.
Bunlar, birşeylere takıntılı olan insanlar.Das sind Leute, die von irgendetwas besessen sind.
Bunlar, birşeylere takıntılı olan insanlar.De här är männsiskor som är besatta av något.
Bunlar, birşeylere takıntılı olan insanlar.Deze mensen zijn geobsedeerd door iets.
Bunlar, birşeylere takıntılı olan insanlar.Estas são as pessoas que estão obcecadas por qualquer coisa.
Bunlar, birşeylere takıntılı olan insanlar.Estas son las personas que están obsesionadas con algo.
Bunlar, birşeylere takıntılı olan insanlar.Ezek azok, akik megszállottak valamivel kapcsolatban.
Bunlar, birşeylere takıntılı olan insanlar.관심을 보이며 적극적으로 정보를 수집하는 사람들이 늘어났습니다.
Bunlar, birşeylere takıntılı olan insanlar.Mereka adalah orang yang terobsesi pada sesuatu.
Bunlar, birşeylere takıntılı olan insanlar.Queste sono le persone ossessionate da qualcosa.
Bunlar, birşeylere takıntılı olan insanlar.Tito lidé jsou něčím posedlí...
Bunlar, birşeylere takıntılı olan insanlar.To so ljudje, ki so obsedeni z nečim.
Bunlar, birşeylere takıntılı olan insanlar.Είναι οι άνθρωποι που είναι παθιασμένοι με κάτι.
Bunlar, birşeylere takıntılı olan insanlar.Това се хората обзети от дадена тема.
Bunlar, birşeylere takıntılı olan insanlar.Эти люди одержимы чем-то.
Bunlar, birşeylere takıntılı olan insanlar.אלו הם האנשים שיש משהו שחשוב להם.
Bunlar, birşeylere takıntılı olan insanlar.هؤلاء هم الناس الذين لديهم هواجس مع شئ ما.
Bunlar, birşeylere takıntılı olan insanlar.そしてあなたが語りかければ、彼らは聞いてくれます。
- Bunu takın.- Coloque isso.
- Bunu takın.- Póngase esto.
- Bunu takın. - Tamam.- 가져가세요 - 네
- Bunu takın. - Tamam..ارتدي هذا- .حسناً-
- Bunu takın.- Tetap seperti itu.
Bunu takıntı haline getirirler.Devin obsedati cu ceea ce fac.
Bunu takıntı haline getirirler.Họ muốn như vậy.
Bunu takıntı haline getirirler.Ils deviennent obsédés par ça.
Bunu takıntı haline getirirler.Jsou tím posedlí.
Bunu takıntı haline getirirler.왜냐하면 그들이 '열망하고 가지고 싶어하는' 것이기 때문이죠.
Bunu takıntı haline getirirler.Mają na tym punkcie bzika.
Bunu takıntı haline getirirler.Mereka terobsesi pada hal itu.
Bunu takıntı haline getirirler.Ne sono ossessionati.
Bunu takıntı haline getirirler.Obsedeni so.
Bunu takıntı haline getirirler.Se obsesionaron con eso.
Bunu takıntı haline getirirler.Sie sind davon besessen.
Bunu takıntı haline getirirler.Ze raken er geobsedeerd door.
Bunu takıntı haline getirirler.Παθιάζονται με αυτό.
Bunu takıntı haline getirirler.Они захвачены этим.
Bunu takıntı haline getirirler.בגלל שזה סוג הדברים שאנשים עושים. יש להם תשוקות.
İlgili Sayfalar