takım ile cümle

takım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Kaç tane takım yıldızına isim verebilirsin?How many constellations can you name?
Mükemmel bir takım oluruz.We make an excellent team.
Biz mükemmel bir takım oluşturacaktık.We'd make a perfect team.
İyi bir takım oluşturacağız.We'll make a good team.
Biz iyi bir takım kuruyoruz.We make a good team.
Erkek kardeşimin futbol takımı dün bir turnuva kazandı.My brother's football team won a tournament yesterday.
Onun gözde takımı yarışmaların çoğunu kazanmaz.His favourite team doesn't win a lot of competitions.
Tom yeni bir takım elbise giyiyor.Tom is wearing a new suit.
İş görüşmende giymek için yeni bir takım satın almanı istiyorum.I want you to buy a new suit to wear to your job interview.
Takımın en iyi forveti geçen sezon yirmi üç gol attı.The team's best striker scored twenty-three goals last season.
Takımın yarısının gıda zehirlenmesi geçirmesi nedeniyle maç ertelendi.The match was postponed because half the squad came down with food poisoning.
Tom takım ceketini giydi.Tom put on his suit coat.
Tom takım elbise ceketini giydi.Tom put on his suit jacket.
Tom siyah takım elbisesini giydi ve beyaz kravatını taktı.Tom put on his black suit and white tie.
Tom takıma katılmak için çok pratik yaptı.Tom practiced hard to make the team.
Şu beyaz takım elbiseli adamlar kimler?Who are those men in white suits?
Siyah takım elbisen nerede?Where's your black suit?
Tom koyu mavi bir takım elbise giydi.Tom wore a dark blue suit.
Tom kırmızı kravatla gri bir takım elbise giyiyordu.Tom was wearing a gray suit with a red tie.
Erkekler cenazeler için genellikle siyah takım elbise ve siyah kravat giyerler.Men usually wear black suits and black ties to funerals.
Gri takımını ödünç alabilir miyim?Could I borrow your gray suit?
Bütün erkekler koyu renk takım elbise ve beyaz gömlek giyiyorlardı.All the men were wearing dark suits and white shirts.
Tom birkaç yeni takım elbise yaptırdı.Tom had a couple of new suits made.
Sen bir takım oyuncusu musun?Are you a team player?
Tom onların onun takımda kalmasına izin vereceklerinden emin değildi.Tom wasn't sure they'd let him stay on the team.
Sana iyi bir takım olacağımızı söyledim.I told you we'd make a good team.
Takımınız çok iyi, ama onlarınki en iyisi.Your team is very good, but theirs the best.
Tom takım arkadaşlarıyla kanoda oturuyordu.Tom was sitting in the dugout with his teammates.
Tom futbol takımı kurdu.Tom made the football team.
Tom basketbol takımı kurdu.Tom made the basketball team.
Tom bir hokey takımı kurdu.Tom made the hockey team.
Jason yağmura yakalanmış ve yeni takımını mahvetmişti.Jason was caught in the rain and ruined his new suit.
Tom yağmura yakalandı ve yeni takım elbisesi mahvoldu.Tom was caught in the rain and his new suit got ruined.
Bana bu gezi için bir takım elbise yeterli görünüyor.It seems to me that one suit is sufficient for this trip.
Erkek kardeşinin futbol takımı maçı kazandı ve şu anda kutlama yapıyorlar.Your brother's soccer team won the game and is celebrating right now.
Habere göre İtalyan takımı kazandı.According to the news, the Italian team has won.
Onlar bir futbol takımının parçasıdırlar.They're part of a football team.
Bir oyuncu kendi takımının ağına bir gol atarsa kendi kalesine gol olur.An own goal occurs when a player scores a goal into his team's net.
Onlar seni takımda istemiyor.They don't want you on the team.
Onları takımda istemiyorum.I don't want them on the team.
Tom sahada takım antrenmanını izledi.Tom watched the team practice on the field.
Tom takım idmanını izledi.Tom watched the team practice.
Antrenör takım çalışmasını izledi.The coach watched the team practice.
Başka kimi takımımızda istiyorsun?Who else do you want on your team?
Tüm takımın bir resmini çekebilir miyim?Can I get a picture of the whole team?
Bütün takımın bir resmini alalım.Let's get a picture of the whole team.
Biz hâlâ bir takımız.We're still a team.
Biz iyi bir takım kurduk.We made a good team.
Takım ne kadar büyük?How big is the team?
Tom ve onun erkek kardeşi aynı takımda oynuyor.Tom and his brother play on the same team.
Bu matematik öğretmeni aynı zamanda basketbol takımının antrenörüdür.This math teacher is also the coach of the basketball team.
Hayranlar takımları için tezahürat yaptı.The fans cheered for their team.
Alman milli takımı Portekiz'i dağıttı.The German national team dismantled Portugal.
Portekiz'in çok iyi bir takımı var.Portugal has a very good team.
Benim takım sandığını getir.Get my tool box.
Ben takım lideri değildim.I wasn't the team leader.
Takımım hiç çeyrek finalden öteye gidemedi.My team has never advanced beyond the quarter-finals.
Amerikan takımında beş tane Alman-Amerikalı vardır.There are five German-Americans on the American team.
"Sanırım Belçika daha iyi bir takımdır ve yarın maçı kazanacak." "Belki öyle.""I think Belgium is a better team and will win the match tomorrow." "Maybe so."
Alman futbol takımı ikna edici bir şekilde Brezilya'yı yendi.The German soccer team beat Brazil convincingly.
İlgili Sayfalar