takım ile cümle
takım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Ben takımın oyun kurucusuyum.I'm the quarterback of the team.
Takım arkadaşlarımı seviyorum.I love my teammates.
O takım elbiseyi seviyorum.I love that suit.
Her iki takım gelişti.Both teams have improved.
Tom takım arkadaşları tarafından çok sevilirdi.Tom was well liked by his teammates.
Tom'un takım arkadaşlarından herhangi biri ile tanıştınız mı?Have you met any of Tom's teammates?
Tom futbol takımında yeni bir adam.Tom's a freshman on the soccer team.
Tom voleybol takımındaydı.Tom was on the volleyball team.
Tom basketbol takımında.Tom is on the basketball team.
Tom neden takımda değil?Why isn't Tom on the team?
Tom futbol takımındadır.Tom is on the soccer team.
Tom o takımdaydı.Tom was on that team.
Tom takımın şimdiye kadar sahip olduğu en iyi oyuncu.Tom is the best player the team has ever had.
Takımımız son derece iyi oynadı.Our team played extremely well.
Tom takımımızın kazanacağını tahmin etti.Tom predicted that our team would win.
Takımın programı yorucu.The team's schedule is grueling.
Tom pahalı bir İtalyan takım elbise giyiyor.Tom is wearing an expensive Italian suit.
Tom sonunda takıma katılmayı kabul etti.Tom finally agreed to join the team.
Tom ve Mary yenilemez bir takım.Tom and Mary are an unbeatable team.
Tom, takım arkadaşlarından özür diledi.Tom apologized to his teammates.
Bütün takım için özür diledim.I apologized to the whole team.
Biz Tom'a bir takım sorular sorduk.We asked Tom some questions.
Takıma hoş geldin.Welcome to the team.
Takıma hoş geldiniz.Welcome to the team.
Tom'u takımımıza katılmaya ikna edebileceğini düşünüyor musun?Do you think you could persuade Tom to join our team?
Lütfen kendi yemek takımını getir.Please bring your own eating utensils.
Takım arkadaşlarıma inanıyorum.I believe in my teammates.
Tom yüzme takımında.Tom is on the swim team.
Takım onun küfürlü davranışı için koçun kovulmasını istedi.The team wanted the coach fired for his abusive behavior.
Yepyeni bir takım giyiyor musun?Are you wearing a brand-new suit?
Tom kendisine yeni bir takım aldı.Tom bought himself a new suit.
Bu takım gerçekten pahalı gibi görünüyor.This suit seems really expensive.
Bir hakem iki takıma da adil olmalıdır.A referee must be fair to both teams.
Tom'un takımı hezimete uğradı.Tom's team was completely outclassed.
Tom'un takımı sürklase oldu.Tom's team was completely outclassed.
Takım, kaptanlarının görüşünü paylaşıyor.The team shares the opinion of their captain.
Takımdan kesilmen yeteneksiz olduğunu göstermez.Being cut from the team doesn't mean that you have no talent.
Takıma alınmaman yeteneğin olmadığı anlamına gelmez.Being cut from the team doesn't mean that you have no talent.
Orion en çok tanınan takımyıldızlarından biridir.Orion is one of the most recognizable constellations.
Okulunuzda beyzbol takımı var mı?Does your school have a baseball team?
Okulunuzun beyzbol takımı var mı?Does your school have a baseball team?
İyi bir takımımız var.We've got a good team.
Harika bir takımımız var.We've got a great team.
Onların iyi bir takımı var.They've got a good team.
Diğer takımın gerçekten bazı iyi oyuncuları var.The other team has some really good players.
Bizim takımın kazanması ya da kaybetmesi umurumda değil.I do not care if our team wins or loses.
Bizim takımın kazanması ya da kazanmaması umurumda değil.I don't care if our team wins or not.
Ben bu takımla gurur duyuyorum.I'm proud of this team.
Takımımızla gurur duyuyorum.I'm proud of our team.
Takım arkadaşlarımı hayal kırıklığına uğrattım.I let my teammates down.
Ben takımımı seviyorum.I love my team.
Ben gerçekten bu takımı seviyorum.I really like this team.
Takım arkadaşlarımı gerçekten beğeniyorum.I really like my teammates.
O bir takım çabasıydı.It was a team effort.
Biz takımın parçasıyız.We're part of the team.
Tom harika bir takım arkadaşı.Tom is a great teammate.
Biz aynı takımda değiliz.We're not on the same team.
Takımımızla gurur duyuyoruz.We're proud of our team.
Biz oldukça iyi bir takımız.We're a pretty good team.
Tom harika bir takım arkadaşıydı.Tom was a great teammate.
İlgili Sayfalar