takılma ile cümle
takılma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Sen şu boş kafanın içinde ki fantezi dünyasında takılmaya devam et.かってに酔ってなさいよ 人殺し呼わばり終わったんだったら
Şimdi buna takılmayalım.ואל תדאגו בקשר לזה כרגע.
Şimdi buna takılmayalım.ولا تقلق بشأن هذا الحق الآن.
Şimdi buna takılmayalım.いいですか?
Şimdiye kadar bizim radarımıza takılmamıştı ama bunu araştırabilirim.No había ocurrido en nuestro radar todavía, pero que sin duda puede comprobar en ella.
# Sinemaya gittim # Ve şehir merkezine # Birisi bana etrafta takılma deyip duruyorduPrevedel Samo Bohak www.zofijini.net www.filmsko.net
Sizle her haftasonu takılmamı başka nasıl karşılayabilirim sanıyorsunuz ki?Comment penses-tu que je puisse me permettre les sorties avec vous tous les week-ends?
Sizle her haftasonu takılmamı başka nasıl karşılayabilirim sanıyorsunuz ki?Secondo voi come faccio a permettermi di uscire nei weekends con voi?
Sizle her haftasonu takılmamı başka nasıl karşılayabilirim sanıyorsunuz ki?Wie anders denkt euch das ich es mich leisten kann mit euch auszugehen am Wochenende?
Sizle her haftasonu takılmamı başka nasıl karşılayabilirim sanıyorsunuz ki?Πως αλλιώς νομίζατε ότι θα μπορούσα να βγαίνω έξω μαζί σας τα Σαββατοκύριακα;
Sizle her haftasonu takılmamı başka nasıl karşılayabilirim sanıyorsunuz ki?А где ещё мне брать деньги, чтобы развлекаться с вами на выходных?
Sizle her haftasonu takılmamı başka nasıl karşılayabilirim sanıyorsunuz ki?何言ってるの、いつも酒買ってやってるじゃない
Ve onlar heryerdeler; ayağının takılmasını engelleyemessin.En ze zijn overal overal struikel je over ze.
Ve onlar heryerdeler; ayağının takılmasını engelleyemessin.E sono dappertutto, è impossibili non inciamparci.
Ve onlar heryerdeler; ayağının takılmasını engelleyemessin.Ja niitä on kaikkialla; niihin ei voi olla kompastumatta.
Ve onlar heryerdeler; ayağının takılmasını engelleyemessin.Si ele sunt peste tot; nu poti sa nu te impiedici de ele.
Ve onlar heryerdeler; ayağının takılmasını engelleyemessin.Und sie sind überall; man kann nicht vermeiden darüber zu stolpern.
Ve onlar heryerdeler; ayağının takılmasını engelleyemessin.وهي في كل مكان؛ انت لا يمكنك تجنب التعثر بها.
Ve şimdi buradaki iki tane hidrojen bir tane oksijen birbirleriyle takılmak istiyorlar. . .A pro doplnění, abych to jasně vysvětlil. Zde jsou dva vodíky, takže se tu možná bude chtít poflakovat kyslík.
Ve şimdi buradaki iki tane hidrojen bir tane oksijen birbirleriyle takılmak istiyorlar. . .I wtedy może będziemy mieć, żeby wyrazić się jasno masz tutaj dwa wodory, może tlen chce przebywać tutaj.
Ve şimdi buradaki iki tane hidrojen bir tane oksijen birbirleriyle takılmak istiyorlar. . .ここにある 2 つの水素、多分酸素 そこにハングアップする望んでいます。 ここに望んでいる酸素があるので、多分
Ve tabii ki eğer bacak kayışları doğru takılmamışsa, bu noktada başka bir büyük heyecan yaşarsınız.Als je beenriemen niet goed zitten, krijg je natuurlijk nog een andere kleine sensatie.
Ve tabii ki eğer bacak kayışları doğru takılmamışsa, bu noktada başka bir büyük heyecan yaşarsınız.A samozrejme, ak nesedia dobre popruhy na nohách, v tom bode už máte ďalšiu starosť.
Ve tabii ki eğer bacak kayışları doğru takılmamışsa, bu noktada başka bir büyük heyecan yaşarsınız.A samozřejmě že pokud nemáte nožní úvazy nastavené správně, pak v tomto okamžiku čelíte jiné drobné hrozbě.
Ve tabii ki eğer bacak kayışları doğru takılmamışsa, bu noktada başka bir büyük heyecan yaşarsınız.És persze, ha a szíjak a lábadon nincsenek jól meghúzva, akkor ez egy újabb izgalomfaktor.
Ve tabii ki eğer bacak kayışları doğru takılmamışsa, bu noktada başka bir büyük heyecan yaşarsınız.그리고 물론, 다리 안전띠가 제대로 고정되어 있지 않으면 또 다른 약간의 스릴을 경험하게 됩니다.
Ve tabii ki eğer bacak kayışları doğru takılmamışsa, bu noktada başka bir büyük heyecan yaşarsınız.Og selvfølgelig, hvis ens benstropper ikke sidder rigtigt, får man på det tidspunkt et andet lille gys.
Ve tabii ki eğer bacak kayışları doğru takılmamışsa, bu noktada başka bir büyük heyecan yaşarsınız.Se as fitas das pernas não estão colocadas corretamente, nesse momento tens um pequeno calafrio.
Ve tabii ki eğer bacak kayışları doğru takılmamışsa, bu noktada başka bir büyük heyecan yaşarsınız.Se le cinghie delle gambe non sono messe bene, a quel punto nasce un altro inconveniente.
Ve tabii ki eğer bacak kayışları doğru takılmamışsa, bu noktada başka bir büyük heyecan yaşarsınız.Sigur, dacă hamul dintre picioare nu e pus corect, ai parte de o altă "zvâcnire".
Ve tabii ki eğer bacak kayışları doğru takılmamışsa, bu noktada başka bir büyük heyecan yaşarsınız.Và dĩ nhiên, nếu dây buộc chân không đúng vị trí, lúc đó, bạn sẽ thấy giật lần nữa.
Ve tabii ki eğer bacak kayışları doğru takılmamışsa, bu noktada başka bir büyük heyecan yaşarsınız.И разбира се, ако ремъците под краката ти не са наместени правилно, в този момент получаваш друга тръпка.
Ve tabii ki eğer bacak kayışları doğru takılmamışsa, bu noktada başka bir büyük heyecan yaşarsınız.Конечно, если ваши нижние ремни расположены неправильно... в этот момент Вы получаете другие острые ощущения.
Ve tabii ki eğer bacak kayışları doğru takılmamışsa, bu noktada başka bir büyük heyecan yaşarsınız.וכמובן, אם רצועות הרגלים לא מונחות נכון, בנקודה הזאת אתה מקבל עוד התרגשות קלה.
Ve tabii ki eğer bacak kayışları doğru takılmamışsa, bu noktada başka bir büyük heyecan yaşarsınız.وحتماً ان لم تكن اربطة الساقين في مكانها الصحيح فسوف تشعر بألم شديد ..
Ve tabii ki eğer bacak kayışları doğru takılmamışsa, bu noktada başka bir büyük heyecan yaşarsınız.そこでも別のスリルが味わえます ズンッ!
Ve tüm bunlar, emniyet kemeri takılmadığı durumlarla bağıntılı.En dit alles in vergelijking met niet vastgegespt.
Ve tüm bunlar, emniyet kemeri takılmadığı durumlarla bağıntılı. Grafikteki çubuk ne kadar büyükse o kadar iyi.Et tout ceci est relatif aux chiffres sans ceinture ni siège auto.
Ve tüm bunlar, emniyet kemeri takılmadığı durumlarla bağıntılı.그리고 모든 선은 보호장치를 쓰지 않은 경우에 비례합니다.
Ve tüm bunlar, emniyet kemeri takılmadığı durumlarla bağıntılı.la percentuale di miglioramento rispetto ai senza protezione.
Ve tüm bunlar, emniyet kemeri takılmadığı durumlarla bağıntılı.Och det här är relativt icke fastspända.
Ve tüm bunlar, emniyet kemeri takılmadığı durumlarla bağıntılı.Şi totul este comparat cu neprotejat.
Ve tüm bunlar, emniyet kemeri takılmadığı durumlarla bağıntılı.Tudo isso em comparação com "sem protecção".
Ve tüm bunlar, emniyet kemeri takılmadığı durumlarla bağıntılı.Wszystkie opcje są względne do braku pasów,
Ve tüm bunlar, emniyet kemeri takılmadığı durumlarla bağıntılı.Y todo esto es relativo a los no asegurados.
Ve tüm bunlar, emniyet kemeri takılmadığı durumlarla bağıntılı.И всё это по сравнению с отсутствием всякой защиты.
Ve tüm bunlar, emniyet kemeri takılmadığı durumlarla bağıntılı.И всичко това в съотношение с непредпазени.
Ve tüm bunlar, emniyet kemeri takılmadığı durumlarla bağıntılı..וכל אלה יחסית לבלי כל חגורה
Ve tüm bunlar, emniyet kemeri takılmadığı durumlarla bağıntılı.وهذا هو كل شيء بالنسبة لغير المقيدين بقوانين
Ve tüm bunlar, emniyet kemeri takılmadığı durumlarla bağıntılı.バーが長いほど 優秀ということになります
Yani seri katillerle takılmak istememeyi sadece Broadmoor'da bir delilik belirtisi olarak değerlendirirler.Als je in Broadmoor liever niet met seriemoordenaars omgaat, is dat een teken van de waanzin.
Yani seri katillerle takılmak istememeyi sadece Broadmoor'da bir delilik belirtisi olarak değerlendirirler.Así que sólo en Broadmoor el no querer pasar el rato con asesinos en serie es un signo de locura.
Yani seri katillerle takılmak istememeyi sadece Broadmoor'da bir delilik belirtisi olarak değerlendirirler.Chỉ ở Broadmoor thì việc không thích dây dưa với các sát nhân hàng loạt mới là dấu hiệu của bệnh tâm thần.
Yani seri katillerle takılmak istememeyi sadece Broadmoor'da bir delilik belirtisi olarak değerlendirirler.Il n'y a qu'à Broadmoor où ne pas vouloir passer du temps avec des tueurs en série est un signe de folie.
Yani seri katillerle takılmak istememeyi sadece Broadmoor'da bir delilik belirtisi olarak değerlendirirler.브로드무어에서만, 다른 연쇄살인범과 어울리지 않는걸 미쳐가는 증세라고 하는거에요.
Yani seri katillerle takılmak istememeyi sadece Broadmoor'da bir delilik belirtisi olarak değerlendirirler.Numai în Broadmoor eşti nebun dacă eviți criminalii în serie?
Yani seri katillerle takılmak istememeyi sadece Broadmoor'da bir delilik belirtisi olarak değerlendirirler.Só em Broadmoor é que é sinal de loucura não querer estar com assassinos em série.
Yani seri katillerle takılmak istememeyi sadece Broadmoor'da bir delilik belirtisi olarak değerlendirirler.Solo a Broadmoor il fatto di non socializzare con i serial killer è considerato un segno di pazzia.
Yani seri katillerle takılmak istememeyi sadece Broadmoor'da bir delilik belirtisi olarak değerlendirirler.Takže len v Broadmoore je nevôľa tráviť čas so sériovými vrahmi znakom šialenstva.
Yani seri katillerle takılmak istememeyi sadece Broadmoor'da bir delilik belirtisi olarak değerlendirirler.Tehát csak Broadmoorban számít az őrültség jelének, ha valaki nem akar sorozatgyilkosokkal lógni.