takıl ile cümle
takıl kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Çünkü şu anda yaşadığımız dünya, bu türden bir dünya, hızlı sarma modunda takılmış bir dünya.왜냐하면 이것이 지금 우리가 살고 있는 세상의 모습이니까요 빨리감기에 빠져 있는 세상
Çünkü şu anda yaşadığımız dünya, bu türden bir dünya, hızlı sarma modunda takılmış bir dünya.Lebo práve v takomto svete teraz žijeme. Vo svete, ktorý sa zasekol na predvoľbe "rýchlo vpred".
Çünkü şu anda yaşadığımız dünya, bu türden bir dünya, hızlı sarma modunda takılmış bir dünya.Pentru ca asta e lumea in care traim acum, o lume blocata in derulare rapida.
Çünkü şu anda yaşadığımız dünya, bu türden bir dünya, hızlı sarma modunda takılmış bir dünya.Perchè questo è il mondo-- è il mondo in cui viviamo adesso, un mondo bloccato sull'accelleratore.
Çünkü şu anda yaşadığımız dünya, bu türden bir dünya, hızlı sarma modunda takılmış bir dünya.Ponieważ w takim właśnie świecie teraz żyjemy, w świecie stale pędzącym do przodu.
Çünkü şu anda yaşadığımız dünya, bu türden bir dünya, hızlı sarma modunda takılmış bir dünya.Porque ese es más o menos el mundo en que -- vivimos ahora, un mundo atascado en avanzar rápidamente.
Çünkü şu anda yaşadığımız dünya, bu türden bir dünya, hızlı sarma modunda takılmış bir dünya.Protože to je druh světa, ve kterém dnes žijeme, svět zaseknutý v "rychle vpřed".
Çünkü şu anda yaşadığımız dünya, bu türden bir dünya, hızlı sarma modunda takılmış bir dünya.Want dat is het soort van wereld waarin we -- we nu leven, een wereld die vast zit in 'vooruitspoelen'.
Çünkü şu anda yaşadığımız dünya, bu türden bir dünya, hızlı sarma modunda takılmış bir dünya.Γιατί κάπως έτσι είναι ο κόσμος στον οποίο ζούμε σήμερα, ένας κόσμος κολλημένος στη γρήγορη κίνηση.
Çünkü şu anda yaşadığımız dünya, bu türden bir dünya, hızlı sarma modunda takılmış bir dünya.Бо це такий світ, в якому ми живемо зараз, світ, в якого заклинило кнопку "перемотати вперед".
Çünkü şu anda yaşadığımız dünya, bu türden bir dünya, hızlı sarma modunda takılmış bir dünya.Защото това е типа свят в който ние -- ние живеем сега, един свят залепен в бързо-напред.
Çünkü şu anda yaşadığımız dünya, bu türden bir dünya, hızlı sarma modunda takılmış bir dünya.Мы живем в таком мире - мы живем в "прямо сейчас" в мире, у которого заклинило кнопку "промотать вперед".
Çünkü şu anda yaşadığımız dünya, bu türden bir dünya, hızlı sarma modunda takılmış bir dünya.כי זה סוג העולם שאנו חיים בו כיום, עולם שתקוע על "הרצה קדימה".
Çünkü şu anda yaşadığımız dünya, bu türden bir dünya, hızlı sarma modunda takılmış bir dünya.لأنه هذا هو نوع العالم الذي نعيش فيه الآن عالم عالق في الحركة السريعة إلى الأمام.
Çünkü şu anda yaşadığımız dünya, bu türden bir dünya, hızlı sarma modunda takılmış bir dünya.スピードに縛られ 強迫観念のように
Delilikte takılı kalmak istemezsiniz. Takılı kalmak istemezsiniz, hep hareket halinde olmak istersiniz.Non vuoi impazzire, non vuoi rimanere fermo, vuoi continuare a muoverti.
Diğer kaynak da, tesadüfi ağa yakalanmalar. Geçmişte yüzey ağlarına takılma vakaları oldukça azdı.Доста акули се улавят случайно в даляните.
Dil, sanat ve takılar ortaya çıktı [60 BYÖ][ 60.000 años Atrás ]
Dil, sanat ve takılar ortaya çıktı [60 BYÖ]A linguagem desenvolveu-se, assim como a arte e jóias. (60 milhares de anos atrás)
Dil, sanat ve takılar ortaya çıktı [60 BYÖ]Bahasa dikembangkan, serta seni dan perhiasan. [ 60 RIBU TAhun Yang Lalu ]
Dil, sanat ve takılar ortaya çıktı [60 BYÖ]Le langage se développa, ainsi que l'art et la joaillerie [ 60 miA ]
Dil, sanat ve takılar ortaya çıktı [60 BYÖ]Limbajul s-a dezvoltat, la fel arta și podoabele. [ Acum 60 de mii de ani ]
Dil, sanat ve takılar ortaya çıktı [60 BYÖ]Linguaggio sviluppato, così come arte e gioielli. [TYA 60]
Dil, sanat ve takılar ortaya çıktı [60 BYÖ]Rozwinął się język, a także sztuka i biżuteria. [60 tys. lat temu]
Dil, sanat ve takılar ortaya çıktı [60 BYÖ]Sprache entwickelte sich, sowie Kunst und Schmuck.
Dil, sanat ve takılar ortaya çıktı [60 BYÖ]Taal ontwikkelde, evenals kunst en sieraden. [ 60 Duizend JG ]
Dil, sanat ve takılar ortaya çıktı [60 BYÖ]Vyvinul se jazyk, stejně jako kreslířství a šperkařství [Před 60 tisíci lety]
Dil, sanat ve takılar ortaya çıktı [60 BYÖ]Η Γλώσσα αναπτύχθηκε, καθώς και η τέχνη και τα κοσμήματα. [60 ΧΧΠ]
Dil, sanat ve takılar ortaya çıktı [60 BYÖ]Развила се речта, както и изкуството и окичването с накити. (преди 60 хил.г.)
Dil, sanat ve takılar ortaya çıktı [60 BYÖ]Развился язык, а также искусство и ювелирные изделия. [ 60 ТЛН ]
Dil, sanat ve takılar ortaya çıktı [60 BYÖ]השפה התפתחה וכמו כן האומנות והתכשיטים.
Dil, sanat ve takılar ortaya çıktı [60 BYÖ]しかし、海水の塩分が濃くなり過ぎたので、 ある集団がアフリカから出て行く決心をし、
Dinle, benimle takılmak zorunda değilsiniz.Chicos, no tenéis por qué venir conmigo.
Dinle, benimle takılmak zorunda değilsiniz.I behøver ikke at følge med længere.
Dinle, benimle takılmak zorunda değilsiniz.Ni behöver inte följa med längre.
Dinle, benimle takılmak zorunda değilsiniz.Nie musicie ze mną iść.
Dinle, benimle takılmak zorunda değilsiniz.Ragazzi, voi non siete obbligati a seguirmi.
Dinle, benimle takılmak zorunda değilsiniz.Teidän ei tarvitse roikkua mukanani.
Dinle, benimle takılmak zorunda değilsiniz.Vocês não têm de me acompanhar.
Dinle, benimle takılmak zorunda değilsiniz.Δεν είναι απαραίτητο να με ακολουθήσουν οι δικοί σου.
Dinle, benimle takılmak zorunda değilsiniz.Слушайте, вы не обязаны идти вместе со мной.
Divanın üstünde uzanacağım ve battaniyemle takılacağımJe vais m'allonger sur le canapé, juste me relaxer dans mon peignoir
Divanın üstünde uzanacağım ve battaniyemle takılacağımאני אשכב על הספה, רק ארגע לי בשמיכה שלי.
-Diyelim ki aklınıza şu soru takıldı:Ak máte nejakú otázku, ako napríklad
-Diyelim ki aklınıza şu soru takıldı:- Als u een vraag heeft zoals
-Diyelim ki aklınıza şu soru takıldı:Dacă ai o întrebare de genul
-Diyelim ki aklınıza şu soru takıldı:Hvis du har et spørgsmål som f.eks.
-Diyelim ki aklınıza şu soru takıldı:- Když budete chtít vědět:
-Diyelim ki aklınıza şu soru takıldı:이런 것도 궁금할 수 있죠.
-Diyelim ki aklınıza şu soru takıldı:-Nếu bạn có thắc mắc chẳng hạn như
-Diyelim ki aklınıza şu soru takıldı:Om du undrar över något som
-Diyelim ki aklınıza şu soru takıldı:- Se tiver uma pergunta como
-Diyelim ki aklınıza şu soru takıldı:Se un utente ha una domanda tipo
-Diyelim ki aklınıza şu soru takıldı:Si vous vous posez des questions du type
-Diyelim ki aklınıza şu soru takıldı: "Yeni bir araba nasıl kokar?" Bunu kim cevaplayabilir?Če vas na primer zanima, kakšen vonj ima nov avto, vam lahko odgovori
-Diyelim ki aklınıza şu soru takıldı: "Yeni bir araba nasıl kokar?" Bunu kim cevaplayabilir?Jeśli chcesz na przykład dowiedzieć się, jak pachnie nowy samochód, to gdzie znajdziesz odpowiedź?
-Diyelim ki aklınıza şu soru takıldı: "Yeni bir araba nasıl kokar?" Bunu kim cevaplayabilir?- Jos mietit, miltä uusi auto haisee, kuka tietää vastauksen?
-Diyelim ki aklınıza şu soru takıldı: "Yeni bir araba nasıl kokar?" Bunu kim cevaplayabilir?Wenn Sie wissen möchten, wie ein neues Auto riecht - wer weiß die Antwort?
-Diyelim ki aklınıza şu soru takıldı: "Yeni bir araba nasıl kokar?" Bunu kim cevaplayabilir?Якщо вас цікавить, як пахне новий автомобіль, де можна це дізнатися?
-Diyelim ki aklınıza şu soru takıldı: "Yeni bir araba nasıl kokar?"- Допустим, вы хотите узнать, как пахнет новый автомобиль.