takıl ile cümle

takıl kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Çıkarılabilir ortamları takıldıklarında otomatik olarak bağlaTo urządzenie nie będzie automatycznie zamontowane po podłączeniu.
Çıkarılabilir ortamları takıldıklarında otomatik olarak bağlaVerwijderbare media automatisch aankoppelen als ze aangehangen worden
Çıkarılabilir ortamları takıldıklarında otomatik olarak bağlaWechselmedien beim Anschluss automatisch einbinden
Çıkarılabilir ortamları takıldıklarında otomatik olarak bağlaАвтоматически монтировать внешние носители при их подключении
Çıkarılabilir ortamları takıldıklarında otomatik olarak bağlaАвтоматично монтувати портативні пристрої після з’ єднання з комп’ ютером
Çıkarılabilir ortamları takıldıklarında otomatik olarak bağlaЦей пристрій буде автоматично змонтовано після з’ єднання з комп’ ютером.
Çıkarılabilir ortamları takıldıklarında otomatik olarak bağlaЦей пристрій не буде автоматично змонтовано після з’ єднання з комп’ ютером.
Çıkarılabilir ortamları takıldıklarında otomatik olarak bağlaЭтот носитель будет автоматически монтироваться при подключении.
Çıkarılabilir ortamları takıldıklarında otomatik olarak bağlaЭтот носитель не будет автоматически монтироваться при подключении.
Çıkarılabilir ortamları takıldıklarında otomatik olarak bağlaההתקן יעוגן באופן אוטומטי בעת חיבור ההתקן למחשב
Çıkarılabilir ortamları takıldıklarında otomatik olarak bağlaההתקן לא יעוגן באופן אוטומטי בעת חיבור ההתקן למחשב
Çıkarılabilir ortamları takıldıklarında otomatik olarak bağlaעגן באופן אוטומטי מדיה נשלפת בעת חיבורה למחשב
Çıkarılabilir ortamları takıldıklarında otomatik olarak bağlaこのデバイスは接続時に自動的にマウントされます。
Çıkarılabilir ortamları takıldıklarında otomatik olarak bağlaこのデバイスは接続時に自動的にマウントされません。
Çıkarılabilir ortamları takıldıklarında otomatik olarak bağlaリムーバブルメディアが接続されたときに自動マウントする
Çıkarılıp takılabilirNameBranchable à chaudName
Çıkarılıp takılabilirNameCơ chế dữ liệu thời gianGenericName
Çıkarılıp takılabilirNameCollegabile in marciaName
Çıkarılıp takılabilirNameConectável em FuncionamentoName
Çıkarılıp takılabilirNameConexión en calienteName
Çıkarılıp takılabilirNameDapat di- HotplugName
Çıkarılıp takılabilirNameDetașabilName
Çıkarılıp takılabilirNameFlytbarName
Çıkarılıp takılabilirNameHotplugbaarName
Çıkarılıp takılabilirNameHotplug-fähigName
Çıkarılıp takılabilirNameHotpluggableName
Çıkarılıp takılabilirNameHotplugName
Çıkarılıp takılabilirNameHotplugName
Çıkarılıp takılabilirNameHotplug 可能Name
Çıkarılıp takılabilirNameInkopplingsbarName
Çıkarılıp takılabilirNameLennossakytkettäväName
Çıkarılıp takılabilirNameMenet közben csatlakoztathatóName
Çıkarılıp takılabilirNameName
Çıkarılıp takılabilirName핫플러그 가능Name
Çıkarılıp takılabilirNamePriključljivo med delovanjemName
Çıkarılıp takılabilirNameUrządzenie hotplugName
Çıkarılıp takılabilirNameΔυνατότητα HotplugName
Çıkarılıp takılabilirName« Гаряче » з’ єднанняName
Çıkarılıp takılabilirNameПодключается в любое времяName
Çıkarılıp takılabilirNameقابل للتوصيلName
"Çocuklar zalim olabiliyor" söyleminde takılmış arka plan gürültüsünden mi ibaret?E doar bruiajul de placă stricată când oamenii spun: "Copiii pot fi cruzi."
"Çocuklar zalim olabiliyor" söyleminde takılmış arka plan gürültüsünden mi ibaret?사람들이 "애들이 잔인할 때도 있지"란 말을 하는 것과 같은 반복되는 사운드트랙의 배경 음악에 불과한 것일까요?
"Çocuklar zalim olabiliyor" söyleminde takılmış arka plan gürültüsünden mi ibaret?Nejsou jen šum na soundtracku neustále opakovaného rčení, "Děti umějí být kruté."
"Çocuklar zalim olabiliyor" söyleminde takılmış arka plan gürültüsünden mi ibaret?Ovatko he vain jumittavan taustanauhan melua, joka toistaa sanontoja, kuten "Lapset voivat olla julmia."
"Çocuklar zalim olabiliyor" söyleminde takılmış arka plan gürültüsünden mi ibaret?Vagy csak háttérzajok egy lemezen ami akad, mikor emberek legyintenek, hogy "A gyerekek gonoszak."
"Çocuklar zalim olabiliyor" söyleminde takılmış arka plan gürültüsünden mi ibaret?Zijn ze maar achtergrondlawaai van een soundtrack die vastgelopen is op "Kinderen kunnen wreed zijn"?
"Çocuklar zalim olabiliyor" söyleminde takılmış arka plan gürültüsünden mi ibaret?Или они просто фоновый шум, который словно на повторе твердит: "Дети могут быть жестокими".
"Çocuklar zalim olabiliyor" söyleminde takılmış arka plan gürültüsünden mi ibaret?האם הוא רק רעש-רקע מאיזה פסקול תקוע על "חזרה", כשאנשים אומרים דברים כמו, "ילדים יכולים להיות אכזריים."
"Çocuklar zalim olabiliyor" söyleminde takılmış arka plan gürültüsünden mi ibaret?子どもの声は サントラに 混ざる雑音に過ぎないのだろうか? どの学校も 大きなサーカス小屋で 序列があり
- Çok büyük. Bu kadar yolu, Grand Kanyon'a takılmak için mi geldik?Echt klasse(!) Wir müssen ausgerechnet am Grand Canyon dieses Asteroiden landen!
- Çok büyük. Bu kadar yolu, Grand Kanyon'a takılmak için mi geldik?Itt is van egy Grand Canyon.
- Çok büyük. Bu kadar yolu, Grand Kanyon'a takılmak için mi geldik?Trên thiên thể này, có Thung lũng đá nữa hả?
- çünkü böyle oldukça ağınıza daha çok şey "takılıyordu".[Probabilité que le brevet soit soumis ŕ un procčs dans les 4 ans qui suivent l'émission de brevet]
Çünkü hala ergenlik döneminde, romantik takılıp acı çekmeye bayılır.- Nee, omdat ze mentaal onvolwassen is. En zo romantisch als ze is, heeft ze een wens om te sterven.
Çünkü hala ergenlik döneminde, romantik takılıp acı çekmeye bayılır.- Nem. Nem, mert agyilag kamasz, és romantikus lélek, ezért önpusztító.
Çünkü hala ergenlik döneminde, romantik takılıp acı çekmeye bayılır.Non. Non, parce que... elle est mentalement adolescente et en vraie romantique, elle a un désir de mort.
Çünkü hala ergenlik döneminde, romantik takılıp acı çekmeye bayılır.- NU. Nu, pentru că are o minte de adolescent... ... şi fiind şi romantică, îşi doreşte să moară.
Çünkü hala ergenlik döneminde, romantik takılıp acı çekmeye bayılır.... لا، لأنها و بكونها رومانسية فلديها أمنية موت
Çünkü şu anda yaşadığımız dünya, bu türden bir dünya, hızlı sarma modunda takılmış bir dünya.Car c'est le genre de monde dans lequel nous -- vivons maintenant, un monde bloqué sur avance rapide.
Çünkü şu anda yaşadığımız dünya, bu türden bir dünya, hızlı sarma modunda takılmış bir dünya.Fordi det er egentlig den verden vi lever i nu, en verden der holder fast ved at spole fremad.

İlgili Sayfalar