takıl ile cümle

takıl kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Aygıt takıldı ve uygulamalar tarafından erişilebilir durumda.Device is plugged in and can be accessed by applications.
Aygıt takıldı ama erişilmek üzere bağlanmadı. @ info: status Free disk spaceDevice is plugged in, but not mounted for access yet.
Takılan aygıt yokNo devices plugged in
Son takılan aygıtlar:% 1General options pageLast plugged in device: %1
Takılan aygıt yok.No devices plugged in.
Son takılan aygıtlar:Devices recently plugged in:
Güç adaptörünün fişi takıldı. Bekleyen askıya alma işlemlerinin tamamı iptal edildi.The power adaptor has been plugged in. Any pending suspend actions have been canceled.
Güç adaptörünün fişi takıldı.The power adaptor has been plugged in.
Makineniz prize takıldığı zaman parlaklığı buradan belirleyebilirsinizWith this slider you can set the brightness when the system is plugged into the socket outlet
AC Adaptör fişi takıldığındaWhen AC Adaptor is plugged in
Teleskopun takılı olduğu bağlantı noktası (örneğin, / dev/ ttyS0)The port to which the telescope is attached (e. g., / dev/ ttyS0)
Hiç ortam takılmadı ya da ortam algılanamadı.No Media inserted or Media not recognized.
Ağ Arayüzü TakıldıCommentNetwork Interface Attached
Bir ağ arayüzü takıldıNameA network interface was attached
Kablo takılmamışFIXME: UiUtils: connecting
Ağ arayüzü% 1 takıldıDisplay of the IP (network) addressWireless network %1 disappeared
AC adaptör takılı:AC plugged:
Güncelleme uygulanırken bilgisayarınızı prize takılı tutmanız önerilir.It is recommended that you keep your computer plugged in while the upgrade is being performed.
Takılı olan her pil için pil durumunu gösterShow the state for & each battery present
Sistem prize takıldığı zaman parlaklığı buradan belirleyebilirsiniz.With this slider you can set the brightness when the system is plugged into the socket outlet
Evlenme sezonu ve kadınlar takılarını gururla gösteriyorlar.It's the marriage season and the ladies show off their ornaments.
Gümüş aksesuarlar takılmış.They are laden with the silver ornaments.
Bu kadın bu sabah geç kalktı ve trafiğe takıldı.That woman woke up late this morning and is stuck in traffic.
Yunan hükümetinin kamusal alanlarda sigara içilmesini yasaklama girişimi pek takılmıyor.The Greek government's attempt to ban smoking in public is being widely ignored.
Makedonya 2008 yılında bir aklanma süreci başlatmasına karşın şimdiden takılmaya başladı.Macedonia launched a lustration process in 2008, but it has already hit snags.
Bilim adamları, küpe ve yüzükler gibi altın takılar da buldular.Scholars have also found golden jewelry such as earrings and rings.
Sırbistan'In büyük otoyol inşa projesi aksaklıklara takıldıSerbia's big highway construction project plagued by setbacks
BH'nin NATO üyelik süreci mülk kavgasına takıldıBiH's NATO bid snagged over property quarrel
Nastase'nin faaliyetleriyle ilgili adli soruşturma izni meclise takılmıştı.Authorisation of a criminal investigation into Nastase's activities has stalled in parliament.
Atina'da alışveriş yapan bir bayanın gözleri "feta" peynirine takılmış.A shopper eyes slabs of feta cheese in Athens.
Bu yaşta kendimiz için çıkartma topluyoruz demeye utanıyoruz, hepsi bu”, diye takılıyor."We're just afraid to admit that we're collecting stickers for ourselves at this age."
Seçim daha büyük bir engele takılmış durumda: ülkenin seçim yasası.The vote is hinged on a bigger hurdle -- the country's election law.
Erdoğan, Türkiye'deki PKK militanı sayısının Irak'takilerden çok daha fazla olduğunu söyledi.PKK militants within Turkey far outnumber those in Iraq, he said.
Geçmişte yaşadığımız sorunlara takılıp kalırsak, bugünü yaşayamayız.If we stick to problems we had in the past, we cannot live today.
Okullarda türban takılması Kosova'da da tartışıldı. [Laura Hasani/SETimes]Wearing headscarves in schools has been debated in Kosovo as well. [Laura Hasani/SETimes]
Djokoviç'e, "Sırbistan'ın dünya büyükelçisi" lakabı takıldı. [Nikola Barbutov/SETimes]Djokovic has been dubbed "Serbia's ambassador to the world". [Nikola Barbutov/SETimes]
Jankulovski, "Mahkeme, 1990 öncesi dönemde takılı kalmış gibi görünüyor."The court seems stuck in the period before 1990.
Ne tür tekerleklere binerlerse binsinler, sporcular hep birlikte takılıyorlar.Regardless of what sort of wheels they ride, the athletes all hang out together.
Müzakerelerin takıldığı konu, Kosova'nın bölgesel toplantılara hangi isim altında katılacağıydı.The stumbling block had been the name under which Kosovo would appear at regional meetings.
Türkiye üniversitelerde türban takılmasına izin verdiTurkey allows Islamic headscarves at universities
Ancak proje bir engele takıldı.However, the project has run into a snag.
Eşyalar cenaze kıyafetinin bir parçası olarak takılmış olabilir.The items may have been worn as part of funerary regalia.
Türkiye'nin Karadeniz kıyısındaki balıkçıların ağlarına 3 bin yaşında bir kap takıldı.Fishermen on Turkey's Black Sea coast discovered a 3,000-year-old vessel caught in their nets.
Sohbet odalarına takılanlar ona Tito demeye başladılar.Chat room participants have started to call him Tito.
Ancak kamu daireleri ve üniversiteler gibi pek çok kamu alanında türban takılması yasak.However, they are banned from many public places, including government offices and universities.
NATO'dan Enyeart: BH'nin MAP'i seçim engeline takıldıNATO's Enyeart: BiH MAP challenged by elections
Bologna Süreci Karadağ'da engele takıldıBologna Process hits stumbling blocks in Montenegro
Bregana sınır kapısına radyoaktif madde tespit cihazı takıldı.Radioactive material detection equipment was installed at the Bregana border crossing.
Üsküp, Ohri, Gevgelija ve Vinica'da gerçekleşecek turnuvaya toplam 20 takım takılacak.A total of 20 teams will take part in the competition in Skopje, Ohrid, Gevgelija and Vinica.
[Milan, 1467] Perspectiva Sciencia.[6][11] Petrus Comestor (ölüm1198) Zamanın ustası lakabı takıldı.[Milan, 1467, etc.] Perspectiva Sciencia.
Henüz gençlik çağlarında kendisine ''Chunky'' lakabı takıldı.The predominantly southpaw Londoner fights as a switch hitter.
Radyo alıcısı bir klavye yada USB bağlantı noktasına takılır.The radio receiver plugs into a keyboard port or USB port.
Bir Jack Russel Terrier’in tasmasına takılmış klipsli bir tasma kayışıA clip-on leash attached to a Jack Russel Terrier’s collar
Hem Henschel hem de Porsche tanklarına Krupp tarafından sağlanan aynı taret takılacaktı.Both the Henschel and Porsche tanks were to be fitted with the same turret supplied by Krupp.
Çoğu ISU-122'ya yeni bir motor takılmadı, sadece top nişangahları ve telsiz setleri güncellendi.Most ISU-122s did not receive a new engine, only upgraded gun sights and radio sets.
Ünite genellikle bilekte takılan kol saati benzeri bir pakette bulunur.The unit is usually in a wrist-watch-like package worn on the wrist.
Ucuna kova takılı uzun bir direğe benzer.It looks like a long pole with a bucket attached to the end of it.
Ampulün takılı olduğu itfaiye istasyonu #6'daki sarkıt lamba.The pendant light at Fire Station #6 in which the bulb is installed.
Ampulün yeni yerine takılması için bir elektrikçi de hazırda beklemekteydi.An electrician was on hand to install the bulb into the new fire station's emergency generator.
XF'ye standart olarak Deadlock kilitler, alarm ve motor immobilizer takılmıştır.Deadlocks, an alarm and an engine immobiliser are fitted as standard to the XF.
İlgili Sayfalar