takılı ile cümle
takılı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Çünkü hala ergenlik döneminde, romantik takılıp acı çekmeye bayılır.- Nee, omdat ze mentaal onvolwassen is. En zo romantisch als ze is, heeft ze een wens om te sterven.
Çünkü hala ergenlik döneminde, romantik takılıp acı çekmeye bayılır.- Nem. Nem, mert agyilag kamasz, és romantikus lélek, ezért önpusztító.
Çünkü hala ergenlik döneminde, romantik takılıp acı çekmeye bayılır.Non. Non, parce que... elle est mentalement adolescente et en vraie romantique, elle a un désir de mort.
Çünkü hala ergenlik döneminde, romantik takılıp acı çekmeye bayılır.- NU. Nu, pentru că are o minte de adolescent... ... şi fiind şi romantică, îşi doreşte să moară.
Çünkü hala ergenlik döneminde, romantik takılıp acı çekmeye bayılır.... لا، لأنها و بكونها رومانسية فلديها أمنية موت
Delilikte takılı kalmak istemezsiniz. Takılı kalmak istemezsiniz, hep hareket halinde olmak istersiniz.Non vuoi impazzire, non vuoi rimanere fermo, vuoi continuare a muoverti.
Doğrusal bağımsızlık birçok videodur kafama takılıyordu, bunu bu seferde kafamda çıkarmam zor. .Byłem tak zajęty linową niezależnością przez tyle filmików, że ciężko pozbyć się tego przyzwyczajenia.
Doğrusal bağımsızlık birçok videodur kafama takılıyordu, bunu bu seferde kafamda çıkarmam zor. .Já byl tak zabraný do lineární nezávislosti v posledních videích, že je teď těžké se soustředit na toto video.
Doğrusal bağımsızlık birçok videodur kafama takılıyordu, bunu bu seferde kafamda çıkarmam zor. .كنت مهووساً بالاستقلال الخطي لعدة فيديوهات ، من الصعب أن أبعدها عن تفكيري هذه المرة.
Eğer başka düşünceler belirmeye başlarsa onlara takılıp gitme cazibesine direnin.Se altri pensieri iniziano a farsi strada, resistete alla tentazione di seguirli.
Eğer başka düşünceler belirmeye başlarsa onlara takılıp gitme cazibesine direnin.Se surgirem outros pensamentos, resistam à tentação de os seguir.
Eğer başka düşünceler belirmeye başlarsa onlara takılıp gitme cazibesine direnin.Sus pensamientos comienzan a surgir. Resistan la tentación de seguirlos.
Eğer başka düşünceler belirmeye başlarsa onlara takılıp gitme cazibesine direnin.אם צצות מחשבות נוספות, התנגדו לפיתוי ללכת בעקבותיהן.
Eğer gerçekten yabani otların takılıp çünkü.왜냐하면 가끔씩 공부하다가 사소한 것에서 막힐 때가 있거든요
Eğer gerçekten yabani otların takılıp çünkü.Будуть моменти, де ви можете "збитись".
Eğer gerçekten yabani otların takılıp çünkü.כך שזה יתווסף לידע שלכם.
Eğer gerçekten yabani otların takılıp çünkü.يمكنك حقاً الحصول على تمسك في الأعشاب.
Eğer kafana bir silah dayarsam ve çetelerle takılıyorsam, bir anda önemli olurum.0 から10のレベルのどこかと 言えば 10でしょう
Eğer kafana bir silah dayarsam ve çetelerle takılıyorsam, bir anda önemli olurum.Ak položím zbraň k tvojej hlave, a som pod kapucňou, okamžite som dôležitý.
Eğer kafana bir silah dayarsam ve çetelerle takılıyorsam, bir anda önemli olurum.Dacă îţi pun o armă la cap şi trăiesc în cartier, sunt imediat important.
Eğer kafana bir silah dayarsam ve çetelerle takılıyorsam, bir anda önemli olurum.Ha a fejedhez szorítok egy pisztolyt, és rossz környéken lakom, azonnal fontossá válok.
Eğer kafana bir silah dayarsam ve çetelerle takılıyorsam, bir anda önemli olurum.Jeśli przyłożę ci spluwę do głowy i mieszkam w sąsiedztwie, od razu jestem ważny.
Eğer kafana bir silah dayarsam ve çetelerle takılıyorsam, bir anda önemli olurum.Když položím zbraň k vaší hlavě, a jsem pod kapucí, okamžitě jsem důležitý.
Eğer kafana bir silah dayarsam ve çetelerle takılıyorsam, bir anda önemli olurum.나는 즉시 심각해지면서 망설일 것입니다
Eğer kafana bir silah dayarsam ve çetelerle takılıyorsam, bir anda önemli olurum.Nếu tôi đặt khẩu súng lên đầu bạn Lập tức tôi trở thành quan trọng. không đến 10.
Eğer kafana bir silah dayarsam ve çetelerle takılıyorsam, bir anda önemli olurum.Se eu apontar uma arma á vossa cabeça passo imediatamente a ser significativo.
Eğer kafana bir silah dayarsam ve çetelerle takılıyorsam, bir anda önemli olurum.Se vi puntate una pistola alla testa e io vivo nelle vicinanze, all'improvviso divento importante.
Eğer kafana bir silah dayarsam ve çetelerle takılıyorsam, bir anda önemli olurum.Si je vous pointe un pistolet à la tête et je vie sous une cagoule, je suis immédiatement important.
Eğer kafana bir silah dayarsam ve çetelerle takılıyorsam, bir anda önemli olurum.Si pongo una pistola en tu cabeza vivo en el barrio, inmediatamente soy significativo.
Eğer kafana bir silah dayarsam ve çetelerle takılıyorsam, bir anda önemli olurum. Sıfırdan 10'a.Als ik een pistool tegen je hoofd zet en ik woon in een achterbuurt, ben ik meteen belangrijk.
Eğer kafana bir silah dayarsam ve çetelerle takılıyorsam, bir anda önemli olurum.Wenn ich eine Pistole an deinen Kopf halte und ich lebe unter der Kapuze, bin ich sofort bedeutsam.
Eğer kafana bir silah dayarsam ve çetelerle takılıyorsam, bir anda önemli olurum.Αν κολλήσω ένα όπλο στο κεφάλι σας και φοράω κουκούλα, αυτόματα γίνομαι σημαντικός.
Eğer kafana bir silah dayarsam ve çetelerle takılıyorsam, bir anda önemli olurum.Ако опра пистолет в главата ти, изведнъж ставам много значим.
Eğer kafana bir silah dayarsam ve çetelerle takılıyorsam, bir anda önemli olurum.Если я приставлю пистолет к вашей голове, а живу я в гангстерском районе, то я мгновенно стану значимым.
Eğer kafana bir silah dayarsam ve çetelerle takılıyorsam, bir anda önemli olurum.Якщо я приставлю пістолет до твоєї скроні, і я живу на районі -- я миттєво стаю значимим.
Eğer kafana bir silah dayarsam ve çetelerle takılıyorsam, bir anda önemli olurum.ואני חי 'בשכונה', מיד אני משמעותי.
Eğer kafana bir silah dayarsam ve çetelerle takılıyorsam, bir anda önemli olurum.انا الذى أنتمى لمنطقة فقيرة, على الفور كيف سيكون شعورى بالتميز.
Elektron NADPH'de takılıyor.Elektron duduk di sini, di NADPH.
Elektron NADPH'de takılıyor.Elektrony trafiają do cząsteczki NADPH.
Elektron NADPH'de takılıyor.El electrón sentado aquí en NADPH.
Elektron NADPH'de takılıyor.여기 NADPH내부의 전자 말이에요.
Elektron NADPH'de takılıyor.Zde je elektron v NADPH.
Elektron NADPH'de takılıyor.И той вече е там.
-en basitinden beraber takılırız işte diye düşünüyorduk.- at vi ville gå ud og hænge ud eller noget i den stil.
-en basitinden beraber takılırız işte diye düşünüyorduk.Chúng tôi sẽ đi khỏi đây hoặc làm gì đó
-en basitinden beraber takılırız işte diye düşünüyorduk.-co on zamierza zrobić.
-en basitinden beraber takılırız işte diye düşünüyorduk.- dass wir einfach abhängen oder sowas.
-en basitinden beraber takılırız işte diye düşünüyorduk.-das wir einfach abhängen oder sowas.
-en basitinden beraber takılırız işte diye düşünüyorduk.-dat we uit zouden gaan of zoiets.
-en basitinden beraber takılırız işte diye düşünüyorduk.어디 놀러나 가야겠다 생각했죠
-en basitinden beraber takılırız işte diye düşünüyorduk.-lähtisimme hengailemaan yhdessä tai jotakin.
-en basitinden beraber takılırız işte diye düşünüyorduk.-que quizás íbamos a salir un rato juntos.
-en basitinden beraber takılırız işte diye düşünüyorduk.-že bysme někam šli nebo tak nějak.
-en basitinden beraber takılırız işte diye düşünüyorduk.שנלך לנו לבלות- .או משהו
-en basitinden beraber takılırız işte diye düşünüyorduk.أنه بإمكاننا التسكع معا أو فعل شيء آخر
-en basitinden beraber takılırız işte diye düşünüyorduk.それで部屋に行こうと 彼を誘った
Eskiden yalnız takılırdım, sonra sırnaşma şansımız oldu, şimdiyse sana içim gidiyor.Cestovala jsem sama, teď jsme to pomíchali. Ach teď... teď mě z tebe pálí..
Eskiden yalnız takılırdım, sonra sırnaşma şansımız oldu, şimdiyse sana içim gidiyor.Cestovala jsem sama, teď jsme to pomíchali. Teď mě z tebe pálí.
Eskiden yalnız takılırdım, sonra sırnaşma şansımız oldu, şimdiyse sana içim gidiyor.Em từng đi một mình, chúng ta từng hòa hợp nhau. Ôi bây giờ, Giờ em là cái gai trong mắt anh.
Eskiden yalnız takılırdım, sonra sırnaşma şansımız oldu, şimdiyse sana içim gidiyor.Eu costumava viajar só, oh nós acaso se misturam, oh agora, agora eu sou um ormigueiro-de você