takılı ile cümle
takılı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu sayfa, sisteminize takılı olan ses kartları hakkında bilgi verir.Deze pagina toont informatie over elke geluidskaart die op uw systeem is geïnstalleerd.
Bu sayfa, sisteminize takılı olan ses kartları hakkında bilgi verir.Esta página mostra informações acerca das placas de som instaladas no sistema.
Bu sayfa, sisteminize takılı olan ses kartları hakkında bilgi verir.Esta página muestra información de cualquier tarjeta de sonido instalada en el sistema.
Bu sayfa, sisteminize takılı olan ses kartları hakkında bilgi verir.Ezen a lapon a számítógépben található hangkártyák jellemzői láthatók.
Bu sayfa, sisteminize takılı olan ses kartları hakkında bilgi verir.Na tej stronie wyświetlane są informacje na temat kart dźwiękowych, zainstalowanych w systemie.
Bu sayfa, sisteminize takılı olan ses kartları hakkında bilgi verir.Questa pagina mostra le informazioni relative alle schede audio installate.
Bu sayfa, sisteminize takılı olan ses kartları hakkında bilgi verir.Ta stran prikazuje informacije o vsaki nameščeni zvočni kartici na sistemu.
Bu sayfa, sisteminize takılı olan ses kartları hakkında bilgi verir.Tato stránka zobrazuje informace o všech zvukových kartách nainstalovaných v počítači.
Bu sayfa, sisteminize takılı olan ses kartları hakkında bilgi verir.На цій сторінці наведено інформацію щодо всіх звукових карток, встановлених у системі.
Bu sayfa, sisteminize takılı olan ses kartları hakkında bilgi verir.На этой странице выводится информация об имеющихся звуковых платах.
Bu sayfa, sisteminize takılı olan ses kartları hakkında bilgi verir.このページは、システムにインストールされているサウンドカードの情報を表示します。
Bu tip disiplinlere takılıp kalmıyorlar.핀란드 사람들은 그런 규칙에 얽매이지 않습니다.
Bu tip disiplinlere takılıp kalmıyorlar.Sie beschäftigen sich nicht zwanghaft mit diesen Fächern.
Bu tip disiplinlere takılıp kalmıyorlar.Δεν παθιάζονται μ' αυτούς τους κλάδους.
Bu tip disiplinlere takılıp kalmıyorlar.הם לא כפייתיים בנוגע למגמות הלימוד הללו.
Bu tip disiplinlere takılıp kalmıyorlar.أنهم لا يدعون تلك التخصصات تستحوذ.
Bu tip disiplinlere takılıp kalmıyorlar.教育に対して
Bütün çocuklarımızın ilk aylarında ona takılıp bakın, Rufus amca diye şakalaşmayı severiz.Aber wir scherzen gerne, in den ersten Monaten im Leben unserer Kinder das ist Onkel Rufus.
Bütün çocuklarımızın ilk aylarında ona takılıp bakın, Rufus amca diye şakalaşmayı severiz.Ale lubimy żartować, że przez pierwsze miesiące życia naszych dzieci to jest Wujek Rufus.
Bütün çocuklarımızın ilk aylarında ona takılıp bakın, Rufus amca diye şakalaşmayı severiz.Ale rádi vtipkujeme. že v prvních měsících všech našich dětí, toto je strýček Rufus.
Bütün çocuklarımızın ilk aylarında ona takılıp bakın, Rufus amca diye şakalaşmayı severiz.Azon viccelődtünk az első hónapokban, minden gyerekünknél, hogy ez itt a Rufus bácsi.
Bütün çocuklarımızın ilk aylarında ona takılıp bakın, Rufus amca diye şakalaşmayı severiz.Dar ne place să glumim, în primele luni ale vieţilor tuturor copiilor noştri, acesta e unchiul Rufus.
Bütün çocuklarımızın ilk aylarında ona takılıp bakın, Rufus amca diye şakalaşmayı severiz.그런데 우리는 모든 우리 아이들의 첫 몇 해동안에는 농담하기를 좋아합니다. 이 사람은 루퍼스 아저씨입니다.
Bütün çocuklarımızın ilk aylarında ona takılıp bakın, Rufus amca diye şakalaşmayı severiz.Ma ci piace scherzare, dicendo che nei primi mesi di vita di tutti i nostri figli, lui era lo Zio Rufus.
Bütün çocuklarımızın ilk aylarında ona takılıp bakın, Rufus amca diye şakalaşmayı severiz.Namun kami sering bercanda, di bulan-bulan pertama kehidupan semua anak kami, ini Paman Rufus.
Bütün çocuklarımızın ilk aylarında ona takılıp bakın, Rufus amca diye şakalaşmayı severiz.Nhưng chúng tôi thích đùa rằng, trong những tháng đầu đời của các con chúng tôi, đây là ông Chú Rufus.
Bütün çocuklarımızın ilk aylarında ona takılıp bakın, Rufus amca diye şakalaşmayı severiz.Nos primeiros meses de vida dos nossos filhos, há um Tio Rufus. (Risos) RG:
Bütün çocuklarımızın ilk aylarında ona takılıp bakın, Rufus amca diye şakalaşmayı severiz.Pero nos gusta bromear con que, en los primeros meses de las vidas de nuestros hijos, este es el Tío Rufus.
Bütün çocuklarımızın ilk aylarında ona takılıp bakın, Rufus amca diye şakalaşmayı severiz.Radi žartujeme, že v prvých mesiacoch života našich detí bol strýkom Rufusom.
Bütün çocuklarımızın ilk aylarında ona takılıp bakın, Rufus amca diye şakalaşmayı severiz.We grappen daar graag over, in de eerste maanden van al de levens van onze kinderen is dit Oom Rufus.
Bütün çocuklarımızın ilk aylarında ona takılıp bakın, Rufus amca diye şakalaşmayı severiz.Але ми любимо жартувати, що в перші місяці життя всіх наших дітей він для них - дядько Руфус.
Bütün çocuklarımızın ilk aylarında ona takılıp bakın, Rufus amca diye şakalaşmayı severiz.Однако, как мы любим шутить, в первые месяцы жизни всех наших детей, он для них - дядя Руфус.
Bütün çocuklarımızın ilk aylarında ona takılıp bakın, Rufus amca diye şakalaşmayı severiz.אבל אנחנו אוהבים לצחוק על זה, שבחודשים הראשונים בחיי הילדים שלנו, זהו דוד רופוס.
Bütün çocuklarımızın ilk aylarında ona takılıp bakın, Rufus amca diye şakalaşmayı severiz.ولاننا نحب ان نمازح بعضنا البعض .. كنت اقول في سنوات أطفالي الاولى لروفوس هذا هو العم روفوس
Bütün çocuklarımızın ilk aylarında ona takılıp bakın, Rufus amca diye şakalaşmayı severiz.彼は叔父なんだ と 言ったりします (笑い)
Bu yüzden, bakterinin dışında takılıyorlar.Así que cuelgue en el exterior de esta bacteria.
Bu yüzden, bakterinin dışında takılıyorlar.A tak se potloukat na vnější straně těchto bakterií.
Bu yüzden, bakterinin dışında takılıyorlar.Então eles irão ficar na parte externa desta bactéria.
Bu yüzden, bakterinin dışında takılıyorlar.Отже, він залишається на зовнішній стороні бактерії.
Bu yüzden, bakterinin dışında takılıyorlar.لذلك فهي تتعلق على الجانب الخارجي من البكتريا
Bu yüzden, bakterinin dışında takılıyorlar.彼らは本質的に遺伝の注入と
Caroh oğluna takılıyor ve onunla alay ediyor gibi.Cá heo mẹ đang trêu đùa con mình.
Caroh oğluna takılıyor ve onunla alay ediyor gibi.Ea îl tot provoacă.
Caroh oğluna takılıyor ve onunla alay ediyor gibi.Ela está a meter-se com ele, a arreliá-lo.
Caroh oğluna takılıyor ve onunla alay ediyor gibi.Elle le taquine et le nargue.
Caroh oğluna takılıyor ve onunla alay ediyor gibi.Esta como provocándolo y molestándolo.
Caroh oğluna takılıyor ve onunla alay ediyor gibi.Hun driller ham på en måde og spotter ham.
Caroh oğluna takılıyor ve onunla alay ediyor gibi.카로가 코발트를 놀리듯 장난치고 있죠.
Caroh oğluna takılıyor ve onunla alay ediyor gibi.Lei lo prende un po' in giro e lo provoca.
Caroh oğluna takılıyor ve onunla alay ediyor gibi. Oğlan gerçekten o yosunu istiyor.Ona trochę się z nim droczy i naigrywa się, a on naprawdę próbuje zdobyć ten gronorost.
Caroh oğluna takılıyor ve onunla alay ediyor gibi. Oğlan gerçekten o yosunu istiyor.Она дразнит его и подзадоривает, а ему так хочется взять траву.
Caroh oğluna takılıyor ve onunla alay ediyor gibi.Sie testet und neckt ihn ein bisschen.
Caroh oğluna takılıyor ve onunla alay ediyor gibi.Trochu si ho doberá a podpichuje ho.
Caroh oğluna takılıyor ve onunla alay ediyor gibi.Trošku ho škádlí a posmívá se mu.
Caroh oğluna takılıyor ve onunla alay ediyor gibi.Σαν να τον πειράζει κάπως και να τον κοροϊδεύει.
Caroh oğluna takılıyor ve onunla alay ediyor gibi.Вона кепкує з нього.
Caroh oğluna takılıyor ve onunla alay ediyor gibi.היא מתגרה בו ומקניטה אותו.
Caroh oğluna takılıyor ve onunla alay ediyor gibi.هي على ما يبدو تختبره وتعلِّمه
Caroh oğluna takılıyor ve onunla alay ediyor gibi.子供は海藻がほしくてたまりません
- çünkü böyle oldukça ağınıza daha çok şey "takılıyordu".[Probabilité que le brevet soit soumis ŕ un procčs dans les 4 ans qui suivent l'émission de brevet]