Ne bir makine ne tahta ne de bir ocak... ...gerektiren bir çözümüm var.나한테 해결책이 하나 있단다. 정수기도 필요없고 나무나 가스도 필요없어.
Ne bir makine ne tahta ne de bir ocak... ...gerektiren bir çözümüm var.Mam rozwiązanie, które nie wymaga, ani maszyny, ani drewna, ani butli z gazem.
Ne bir makine ne tahta ne de bir ocak... ...gerektiren bir çözümüm var.So come fare senza nessuna macchina, legno o cucina a gas.
Ne bir makine ne tahta ne de bir ocak... ...gerektiren bir çözümüm var.Tengo una solución que no requiere ninguna máquina, ni madera ni gas de cocina.
Ne bir makine ne tahta ne de bir ocak... ...gerektiren bir çözümüm var.Tudok erre egy megoldást, amihez nem kell sem gép, sem fa, sem gáztűzhely.
Ne bir makine ne tahta ne de bir ocak... ...gerektiren bir çözümüm var.Έχω μια λύση που δεν απαιτεί ούτε μηχάνημα, ούτε ξύλα, ούτε γκάζι.
Ne bir makine ne tahta ne de bir ocak... ...gerektiren bir çözümüm var.Имам решение, което не изисква нито машина, нито дърва, нито газ.
Ne bir makine ne tahta ne de bir ocak... ...gerektiren bir çözümüm var.У мене є рішення, яке не потребує ніякого апарату, чи дров, чи газу.
Ne bir makine ne tahta ne de bir ocak... ...gerektiren bir çözümüm var.У меня есть решение, не требующее участия техники, использования древесины или газа.
Ne bir makine ne tahta ne de bir ocak... ...gerektiren bir çözümüm var.יש לי פתרון שלא דורש שום מכונה, או עץ, או גז בישול.
Ne bir makine ne tahta ne de bir ocak... ...gerektiren bir çözümüm var.انا لدي حل لا يحتاج اي معدات لا أخشاب .. ولا غاز طهي
Ne bir makine ne tahta ne de bir ocak... ...gerektiren bir çözümüm var.解決策があるんだぞ 女性: どんな解決策?
Öğretmen bambu tahtasına yazıyor.A tanárok bambusz táblákra írnak.
Öğretmen bambu tahtasına yazıyor.De leraar schrijft op een bamboe schoolbord.
Öğretmen bambu tahtasına yazıyor.Der Lehrer schreibt auf eine Bambustafel.
Öğretmen bambu tahtasına yazıyor.El maestro escribe en un pizarrón de bambú.
Öğretmen bambu tahtasına yazıyor.Giáo viên thì viết trên bảng làm bằng tre.
Öğretmen bambu tahtasına yazıyor.Învăţătorul scrie pe o tablă din bambus.
Öğretmen bambu tahtasına yazıyor.선생님들은 대나무 칠판에 판서합니다.
Öğretmen bambu tahtasına yazıyor.Le professeur écrit sur un tableau en bambou.
Öğretmen bambu tahtasına yazıyor.L'insegnante scrive su una lavagna di bambù.
Öğretmen bambu tahtasına yazıyor.Nauczyciel pisze na bambusowej tablicy.
Öğretmen bambu tahtasına yazıyor.O professor está a escrever num quadro de bambo.
Öğretmen bambu tahtasına yazıyor.Para guru menulis di papan tulis bambu.
Öğretmen bambu tahtasına yazıyor.Učitel píše na tabuli z bambusu.
Öğretmen bambu tahtasına yazıyor.Učiteľ píše na tabuľu z bambusu.
Öğretmen bambu tahtasına yazıyor.Ο δάσκαλος γράφει πάνω σε μαυροπίνακα φτιαγμένο από μπαμπού.
Öğretmen bambu tahtasına yazıyor.Учителя пишут на бамбуковой доске.
Öğretmen bambu tahtasına yazıyor.Учителят пише на бамбукова черна дъска.
Öğretmen bambu tahtasına yazıyor.בכיתות אין קירות
Öğretmen bambu tahtasına yazıyor.ويكتب المعلّم على سبورة خيزران سوداء.
Öğretmen bambu tahtasına yazıyor.机だって四角くありません
Öğretmenler devasa PVC beyaz tahtaları sınıflara taşıdılar, yani iyi fikilerimiz vardı.A tanárok hatalmas PVC írótáblákat hoztak a tantermekbe, ami adott egy pár jó ötletet.
Öğretmenler devasa PVC beyaz tahtaları sınıflara taşıdılar, yani iyi fikilerimiz vardı.De leraren haalden gigantische PVC whiteboards in de klas, dus hadden we een paar goede ideeën.
Öğretmenler devasa PVC beyaz tahtaları sınıflara taşıdılar, yani iyi fikilerimiz vardı.Die Lehrer schleppten riesige PVC Wandtafeln in die Klassenzimmer, so hatten wir einige gute Ideen.
Öğretmenler devasa PVC beyaz tahtaları sınıflara taşıdılar, yani iyi fikilerimiz vardı.Giáo viên mang những tấm bảng trắng làm bằng nhựa PVC vào lớp học, rồi chúng tôi có 1 vải ý tưởng mới mẻ.
Öğretmenler devasa PVC beyaz tahtaları sınıflara taşıdılar, yani iyi fikilerimiz vardı.Guru-guru menaruh papan tulis PVC raksasa ke dalam ruang kelas, maka kami punya beberapa ide bagus.
Öğretmenler devasa PVC beyaz tahtaları sınıflara taşıdılar, yani iyi fikilerimiz vardı.Învățătorii cărau table albe imense din PVC în clase, așa că am avut niște idei bune.
Öğretmenler devasa PVC beyaz tahtaları sınıflara taşıdılar, yani iyi fikilerimiz vardı.Los maestros trajeron pizarrones gigantes de PVC a las aulas, así que tuvimos algunas buenas ideas.
Öğretmenler devasa PVC beyaz tahtaları sınıflara taşıdılar, yani iyi fikilerimiz vardı.Nauczyciele przynosili ogromne winylowe tablice do klas, Na to też mieliśmy kilka dobrych pomysłów.
Öğretmenler devasa PVC beyaz tahtaları sınıflara taşıdılar, yani iyi fikilerimiz vardı.선생님들이 거대한 PVC 화이트보드를 교실 안으로 끌고 왔습니다. 그래서 좋은 생각이 있었죠.
Öğretmenler devasa PVC beyaz tahtaları sınıflara taşıdılar, yani iyi fikilerimiz vardı.Učitelé přitáhli obrovské plastové tabule do svých tříd.
Öğretmenler devasa PVC beyaz tahtaları sınıflara taşıdılar, yani iyi fikilerimiz vardı.Učitelia dotiahli do tried obrovské PVC tabule, tak sme dostali nejaké dobré nápady.
Öğretmenler devasa PVC beyaz tahtaları sınıflara taşıdılar, yani iyi fikilerimiz vardı.Учителите използваха огромни ПВЦ дъски в учебните стаи, но ни хрумна друга идея.
Öğretmenler devasa PVC beyaz tahtaları sınıflara taşıdılar, yani iyi fikilerimiz vardı.Учителя притащили огромные белые доски из ПВХ в классы, и мы кое-что придумали.
Öğretmenler devasa PVC beyaz tahtaları sınıflara taşıdılar, yani iyi fikilerimiz vardı.נאלצנו להחליף אותם בפלסטיק ממוחזר. המורים הכניסו לוחות PVC ענקיים לתוך הכיתות,
Öğretmenler devasa PVC beyaz tahtaları sınıflara taşıdılar, yani iyi fikilerimiz vardı.سحب المعلمون سبورات بيضاء ضخمة من البلاستيك داخل الفصول الدراسية، وكان لدينا بعض الأفكار الجيدة.
Öğretmenler devasa PVC beyaz tahtaları sınıflara taşıdılar, yani iyi fikilerimiz vardı.教室に持っていっていたのですが 閃いたのです 古い車のフロントガラスを持ってきて その後ろに
O ifade tarzını bir başlangıç olarak algıladım, bir sıçrama tahtası olarak.Am încercat să înțeleg acel limbaj pentru început, ca punct de plecare.
O ifade tarzını bir başlangıç olarak algıladım, bir sıçrama tahtası olarak.E ho provato a interpretare quel linguaggio come un inizio, un trampolino di lancio.
O ifade tarzını bir başlangıç olarak algıladım, bir sıçrama tahtası olarak.Ik probeerde die taal te begrijpen als een beginpunt, als een plaats om vanaf te vertrekken.
O ifade tarzını bir başlangıç olarak algıladım, bir sıçrama tahtası olarak.J'ai essayé de comprendre ce langage comme un début, comme un tremplin.
O ifade tarzını bir başlangıç olarak algıladım, bir sıçrama tahtası olarak.신참인 저는 그 언어를 이해하기 위해 노력하고 있었고요.
O ifade tarzını bir başlangıç olarak algıladım, bir sıçrama tahtası olarak.Początkowo starałem się zrozumieć ten język, jako odskocznię do dalszego projektowania.
O ifade tarzını bir başlangıç olarak algıladım, bir sıçrama tahtası olarak.Saya berusaha memahami bahasa tersebut sebagai titik awal, sebagai papan loncat.
O ifade tarzını bir başlangıç olarak algıladım, bir sıçrama tahtası olarak.Tentei perceber essa linguagem como um início, como um ponto de onde partir.
O ifade tarzını bir başlangıç olarak algıladım, bir sıçrama tahtası olarak.Tôi cố gắng hiểu thứ ngôn ngữ đó như bước khởi đầu, như bước đệm để nhảy lên.
O ifade tarzını bir başlangıç olarak algıladım, bir sıçrama tahtası olarak.Traté de entender ese lenguaje como un comienzo, como un lugar del cual saltar.
O ifade tarzını bir başlangıç olarak algıladım, bir sıçrama tahtası olarak.Опитвах се да разбера този език като начало, като място за отскок.
O ifade tarzını bir başlangıç olarak algıladım, bir sıçrama tahtası olarak.ניסיתי להבין את השפה הזו בתור התחלה, כנקודת זינוק,