Çocukken bu karanlık tahtadan mağaza önlerinde dolaştığınızı hatırlıyor musunuz?Bạn còn nhớ việc đi dạo như một đứa trẻ đi qua một loạt phòng trưng bày cửa hàng bằng gỗ, tối màu?
Çocukken bu karanlık tahtadan mağaza önlerinde dolaştığınızı hatırlıyor musunuz?Encore enfant, vous rappelez-vous avoir parcouru ces devantures vitrées, tapissées de bois sombre ?
Çocukken bu karanlık tahtadan mağaza önlerinde dolaştığınızı hatırlıyor musunuz?Herinnert u zich het ronddwalen als een kind door die donkere houten winkelgalerijen?
Çocukken bu karanlık tahtadan mağaza önlerinde dolaştığınızı hatırlıyor musunuz?Ingatkah Anda saat Anda kecil berjalan-jalan di galeri gelap dari kayu ini?
Çocukken bu karanlık tahtadan mağaza önlerinde dolaştığınızı hatırlıyor musunuz?Iţi aminteşti cum hoinareai în copilărie prin întunecoasele galerii de lemn ale magazinelor?
Çocukken bu karanlık tahtadan mağaza önlerinde dolaştığınızı hatırlıyor musunuz?여러분은 어린 시절에 그 짙은색 나무로 만들어진 상점 앞의 갤러리를 방황하던 것을 기억하시나요?
Çocukken bu karanlık tahtadan mağaza önlerinde dolaştığınızı hatırlıyor musunuz?¿Recordáis deambular de niños por las oscuras galerías de escaparates de madera?
Çocukken bu karanlık tahtadan mağaza önlerinde dolaştığınızı hatırlıyor musunuz?Θυμάσαι που ως παιδί περιπλανιόσουν σε αυτές τις σκοτεινές ξύλινες αίθουσες;
Çocukken bu karanlık tahtadan mağaza önlerinde dolaştığınızı hatırlıyor musunuz?Помните ли как сте скитали като дете през тези тъмни, дървени витринни галерии?
Çocukken bu karanlık tahtadan mağaza önlerinde dolaştığınızı hatırlıyor musunuz?Помнишь ли ты, как ребёнком ты бродил среди темных деревянных витрин магазинов?
Çocukken bu karanlık tahtadan mağaza önlerinde dolaştığınızı hatırlıyor musunuz?האם אתם זוכרים את עצמכם משוטטים בילדותכם דרך אותם גלריות בחנויות מעץ כהה?
Çocukken bu karanlık tahtadan mağaza önlerinde dolaştığınızı hatırlıyor musunuz?هل تذكر عندما كنت طفلا وكنت تسرح عبر واجهات المحال الخشبية
Çocukken bu karanlık tahtadan mağaza önlerinde dolaştığınızı hatırlıyor musunuz?さまよっていたことを 覚えている? みすぼらしいラベルが貼られた
Çünkü hakkımı, davamı sen savundun, Adil yargıç olarak tahta oturdun.(9:5) Car tu soutiens mon droit et ma cause, Tu sièges sur ton trône en juste juge.
Çünkü hakkımı, davamı sen savundun, Adil yargıç olarak tahta oturdun.(9:5) ибо Ты производил мой суд и мою тяжбу; Ты воссел на престоле,Судия праведный.
Çünkü hakkımı, davamı sen savundun, Adil yargıç olarak tahta oturdun.căci Tu îmi sprijineşti dreptatea şi pricina mea, şi stai pe scaunul Tău de domnie ca un judecător drept.
Çünkü hakkımı, davamı sen savundun, Adil yargıç olarak tahta oturdun.Denn du führest mein Recht und meine Sache aus; du sitzest auf dem Stuhl, ein rechter Richter.
Çünkü hakkımı, davamı sen savundun, Adil yargıç olarak tahta oturdun.fordi mine fiender viker tilbake, faller og omkommer for ditt åsyn.
Çünkü hakkımı, davamı sen savundun, Adil yargıç olarak tahta oturdun.Hogy az én ellenségeim meghátráltak, elbuktak és elvesztek a te orczád elõtt;
Çünkü hakkımı, davamı sen savundun, Adil yargıç olarak tahta oturdun.In Uw nabijheid zullen al mijn vijanden neervallen en omkomen.
Çünkü hakkımı, davamı sen savundun, Adil yargıç olarak tahta oturdun.주께서 나의 의와 송사를 변호하셨으며 보좌에 앉으사 의롭게 심판하셨나이다
Çünkü hakkımı, davamı sen savundun, Adil yargıç olarak tahta oturdun.Lebo moji nepriatelia sa obrátili nazad, klesli a zahynuli od tvojej tvári,
Çünkü hakkımı, davamı sen savundun, Adil yargıç olarak tahta oturdun.Mentre i miei nemici retrocedono, davanti a te inciampano e periscono
Çünkü hakkımı, davamı sen savundun, Adil yargıç olarak tahta oturdun.Porque has defendido mi juicio y mi causa; te has sentado en el trono del Juez de justicia
Çünkü hakkımı, davamı sen savundun, Adil yargıç olarak tahta oturdun.Proto že nepřátelé moji jsou nazpět obráceni, že klesli, a zahynuli od tváři tvé.
Çünkü hakkımı, davamı sen savundun, Adil yargıç olarak tahta oturdun.Sebab Engkau memerintah sebagai hakim yang adil; Engkau telah membela perkaraku
Çünkü hakkımı, davamı sen savundun, Adil yargıç olarak tahta oturdun.Sillä minun viholliseni peräytyivät, kaatuivat maahan ja hukkuivat sinun kasvojesi edessä.
Çünkü hakkımı, davamı sen savundun, Adil yargıç olarak tahta oturdun.Sustentaste o meu direito e a minha causa; tu te assentaste no tribunal, julgando justamente.
Çünkü hakkımı, davamı sen savundun, Adil yargıç olarak tahta oturdun.Thi du hævded min Ret og min Sag, du sad på Tronen som Retfærds Dommer.
Çünkü hakkımı, davamı sen savundun, Adil yargıç olarak tahta oturdun.Ty mina fiender vika tillbaka, de falla och förgås för ditt ansikte.
Çünkü hakkımı, davamı sen savundun, Adil yargıç olarak tahta oturdun.Vì Chúa binh vực quyền lợi và duyên cớ tôi; Chúa ngồi tòa mà đoán xét công bình.
Çünkü hakkımı, davamı sen savundun, Adil yargıç olarak tahta oturdun.Vì_Chúa binh vực quyền_lợi và duyên_cớ tôi ; Chúa ngồi tòa mà đoán xét công_bình .
Çünkü hakkımı, davamı sen savundun, Adil yargıç olarak tahta oturdun.Zakaj ti si vodil sodbo mojo in pravdo mojo, sedel si na prestolu kot pravičen sodnik;
Çünkü hakkımı, davamı sen savundun, Adil yargıç olarak tahta oturdun.Że się obrócili nieprzyjaciele moi na wstecz: upadli i poginęli od obliczności twojej.
Çünkü hakkımı, davamı sen savundun, Adil yargıç olarak tahta oturdun.Διοτι συ εκαμες την κρισιν μου και την δικην μου εκαθησας επι θρονου κρινων εν δικαιοσυνη
Çünkü hakkımı, davamı sen savundun, Adil yargıç olarak tahta oturdun.Защото Ти си защитил правото и делото ми; Седнал на престола, Ти си отсъдил справедливо.
Çünkü hakkımı, davamı sen savundun, Adil yargıç olarak tahta oturdun.כי עשית משפטי ודיני ישבת לכסא שופט צדק׃
Çünkü hakkımı, davamı sen savundun, Adil yargıç olarak tahta oturdun.لانك اقمت حقي ودعواي. جلست على الكرسي قاضيا عادلا.
Çünkü hakkımı, davamı sen savundun, Adil yargıç olarak tahta oturdun.因 你 已 經 為 我 伸 冤 、 為 我 辨 屈 . 你 坐 在 寶 座 上 、 按 公 義 審 判
Çünkü hakkımı, davamı sen savundun, Adil yargıç olarak tahta oturdun.因 你 已 經為 我 伸冤 、 為我辨屈 . 你 坐在 寶 座上 、 按 公義 審判
Daha fazla tahta seçeneği seçildi.Alternativet för flera bräden är valt.
Daha fazla tahta seçeneği seçildi.A opção de mais tabuleiros foi activada.
Daha fazla tahta seçeneği seçildi.A soktáblás kapcsoló beállítva.
Daha fazla tahta seçeneği seçildi.Comutatorul "mai multe table" a fost setat.
Daha fazla tahta seçeneği seçildi.De meerborden-omschakeling is geactiveerd.
Daha fazla tahta seçeneği seçildi.È stata impostata la scelta per più tavolieri.
Daha fazla tahta seçeneği seçildi.Flerbræts- valget er blevet sat.
Daha fazla tahta seçeneği seçildi.Izbira za več plošč ni bila izbrana.
Daha fazla tahta seçeneği seçildi.L'actualisation systématique du tablier est activée.
Daha fazla tahta seçeneği seçildi.La opción de más tableros está seleccionada.
Daha fazla tahta seçeneği seçildi.Moreboard ist eingeschaltet.
Daha fazla tahta seçeneği seçildi.Moreboards asetus on asetettu.
Daha fazla tahta seçeneği seçildi.moreboards toggle がセットされました。
Daha fazla tahta seçeneği seçildi.Prepínač pre viac plánov bol nastavený.
Daha fazla tahta seçeneği seçildi.Przełącznik większej liczby plansz został ustawiony.
Daha fazla tahta seçeneği seçildi.Το κουμπί εναλλαγής περισσότερων ταμπλό ενεργοποιήθηκε.
Daha fazla tahta seçeneği seçildi.Встановлено перемикач додаткових дощок.
Daha fazla tahta seçeneği seçildi.Установлен переключатель дополнительных досок.
Daha fazla tahta seçeneği seçildi.Функцията за допълнителни дъски е включена.
Daha fazla tahta seçeneği seçildi.האפשרות moreboards הוגדרה.