Ana içeriğe geç
Sözlük

taht ile cümle

taht kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
12
ORT. KELİME
(Alkış) 50 dolar civarında donanım ile kendi tahtanıza sahip oluyorsunuz.Voici un tableau blanc interactif. (Applaudissements) Pour 50 $, vous avez votre tableau blanc.
(Alkış) 50 dolar civarında donanım ile kendi tahtanıza sahip oluyorsunuz.(Vỗ tay) Vậy chỉ với 50 đô cho phần cứng, bạn có thể có chiếc bảng trắng của riêng mình.
(Alkış) 50 dolar civarında donanım ile kendi tahtanıza sahip oluyorsunuz.(Χειροκρότημα) Έτσι με υλικά 50 δολαρίων, μπορείτε να έχετε τον δικό σας διαδραστικό πίνακα.
(Alkış) 50 dolar civarında donanım ile kendi tahtanıza sahip oluyorsunuz.(Аплодисменты) Так что с помощью устройств за 50 долларов, вы можете получить свою собственную белую доску.
(Alkış) 50 dolar civarında donanım ile kendi tahtanıza sahip oluyorsunuz.(Оплески) Так що за допомогою приладу за 50 доларів, ви можете отримати свою власну білу дошку.
(Alkış) 50 dolar civarında donanım ile kendi tahtanıza sahip oluyorsunuz.(מחיאות כפיים) אז באמצעות חומרה ששוויה כ-50 דולר, אתם יכולים להשיג לוח לבן משלכם.
(Alkış) 50 dolar civarında donanım ile kendi tahtanıza sahip oluyorsunuz.(تصفيق) و هكذا يمكنكم الحصول على سبورتكم التفاعلية بتكلفة 50 دولار
Alnındaki utanç üzerine oturup asham'd; için 'onur crown'd olabilecek bir taht tisAmikor homlokát a szégyen asham'd ülni, mert "tis egy trónt, ahol megtiszteltetés lehet koronát kiván
Alnındaki utanç üzerine oturup asham'd; için 'onur crown'd olabilecek bir taht tis그의 이마의 수치에 따라 앉을 asham'd되며 '은 명예가 crown'd 수 있습니다 왕위를 했었는지에 대한
Alnındaki utanç üzerine oturup asham'd; için 'onur crown'd olabilecek bir taht tisA su frente se asham'd vergüenza que se siente; Por 'tis un trono donde el honor puede ser coronado
Alnındaki utanç üzerine oturup asham'd; için 'onur crown'd olabilecek bir taht tisAuf seiner Stirn Schande ist asham'd zu sitzen; Für "ein Thron, wo Ehre gekrönt werden kann tis
Alnındaki utanç üzerine oturup asham'd; için 'onur crown'd olabilecek bir taht tisDès sa honte front est asham'd de s'asseoir; Car c'est un trône où l'honneur peut être couronné
Alnındaki utanç üzerine oturup asham'd; için 'onur crown'd olabilecek bir taht tisEfter hans pande skam er asham'd at sidde; For 'tis en trone, hvor ære kan være crown'd
Alnındaki utanç üzerine oturup asham'd; için 'onur crown'd olabilecek bir taht tisKhi xấu hổ trán asham'd ngồi; Đối với 'tis một ngai vàng danh dự có thể được crown'd
Alnındaki utanç üzerine oturup asham'd; için 'onur crown'd olabilecek bir taht tisKun otsalleen häpeä on asham'd istua, sillä "tis valtaistuimen jossa kunnia voidaan crown'd
Alnındaki utanç üzerine oturup asham'd; için 'onur crown'd olabilecek bir taht tisNa jeho čele je škoda asham'd sedět, U 'tis trůn, kde může být čest crown'd
Alnındaki utanç üzerine oturup asham'd; için 'onur crown'd olabilecek bir taht tisNa jeho čele je škoda asham'd sedieť, U 'tis trón, kde môže byť česť crown'd
Alnındaki utanç üzerine oturup asham'd; için 'onur crown'd olabilecek bir taht tisNa njegovo čelo je sramota asham'd, da bi sedel; Za "tis prestol, kjer se lahko crown'd čast
Alnındaki utanç üzerine oturup asham'd; için 'onur crown'd olabilecek bir taht tisOp zijn voorhoofd schande is asham'd te zitten; Voor 't is een troon, waar de eer kunnen crown'd
Alnındaki utanç üzerine oturup asham'd; için 'onur crown'd olabilecek bir taht tisPå hans panna skam är asham'd att sitta, för 'tis en tron där ära kan crown'd
Alnındaki utanç üzerine oturup asham'd; için 'onur crown'd olabilecek bir taht tisPo jego wstyd czoło jest asham'd siedzieć; Dla "tis tronu, gdzie cześć może być crown'd
Alnındaki utanç üzerine oturup asham'd; için 'onur crown'd olabilecek bir taht tisSetelah rasa malu alisnya adalah asham'd untuk duduk; Untuk 'tis singgasana mana mungkin kehormatan crown'd
Alnındaki utanç üzerine oturup asham'd; için 'onur crown'd olabilecek bir taht tisSobre a sua testa é asham'd vergonha de se sentar; Para 'tis um trono onde a honra pode ser coroado
Alnındaki utanç üzerine oturup asham'd; için 'onur crown'd olabilecek bir taht tisSulla sua fronte è asham'd vergogna di sedere; Per 'tis un trono dove l'onore può essere crown'd
Alnındaki utanç üzerine oturup asham'd; için 'onur crown'd olabilecek bir taht tisΜε την ντροπή μέτωπό του είναι asham'd να καθίσει? Για "ΤΗΣ ένα θρόνο όπου η τιμή μπορεί να είναι crown'd
Alnındaki utanç üzerine oturup asham'd; için 'onur crown'd olabilecek bir taht tisНа челото му, срам е asham'd да седне, за "TIS трон, където може да бъде crown'd чест
Alnındaki utanç üzerine oturup asham'd; için 'onur crown'd olabilecek bir taht tisПо лбу стыда asham'd сидеть, ибо 'это трон, где честь может быть crown'd
Alnındaki utanç üzerine oturup asham'd; için 'onur crown'd olabilecek bir taht tisעם הבושה מצחו הוא asham'd לשבת; עבור 'TIS כסא הכבוד שבו ניתן crown'd
Alnındaki utanç üzerine oturup asham'd; için 'onur crown'd olabilecek bir taht tisعار على جبينه وasham'd للجلوس ؛ وبالنسبة ل "تيس عرش حيث يمكن crown'd الشرف
Alnındaki utanç üzerine oturup asham'd; için 'onur crown'd olabilecek bir taht tis普遍的な地球の唯一の君主。 O、獣は私が彼をたしなめるするものだった!
Alt kısma baktığımızda, zeminde taht var, ve bize doğru açılıyor.Поглянувши вниз, на підлогу, ми бачимо трон, що ніби відкривається нам назустріч.
Ama daha önemlisi otoritesini gösteren bir tahta oturmuş, ve ayakları dağlar üzerinde.Isso mesmo.
Ama daha önemlisi otoritesini gösteren bir tahta oturmuş, ve ayakları dağlar üzerinde.하지만 더 중요한 것은 그가 그의 권능을 보여주는 왕좌에 앉아있고 그의 발은 산악 위에 얹어져있다는 것이죠.
Ama daha önemlisi otoritesini gösteren bir tahta oturmuş, ve ayakları dağlar üzerinde.Maar belangrijker is hij gezeten op een troon zijn gezag te tonen en zijn voeten zijn op de bergen.
Ama daha önemlisi otoritesini gösteren bir tahta oturmuş, ve ayakları dağlar üzerinde.Але важливіше те, що він сидить на троні, показуючи свою владу, поставивши ступні на гори
Ama Kral Süleyman kutsanacak ve Davutun tahtı RABbin önünde sonsuza dek kurulu kalacaktır.››Ale kráľ Šalamún bude požehnaný, i trón Dávidov bude stáť pevne pred Hospodinom až na veky.
Ama Kral Süleyman kutsanacak ve Davutun tahtı RABbin önünde sonsuza dek kurulu kalacaktır.››Ale król Salomon błogosławiony, stolica Dawidowa będzie utwierdzona przed Panem aż na wieki.
Ama Kral Süleyman kutsanacak ve Davutun tahtı RABbin önünde sonsuza dek kurulu kalacaktır.››El rey Salomón será bendito, y el trono de David será firme delante de Jehovah para siempre
Ama Kral Süleyman kutsanacak ve Davutun tahtı RABbin önünde sonsuza dek kurulu kalacaktır.››Invece sia benedetto il re Salomone e il trono di Davide sia saldo per sempre davanti al Signore»
Ama Kral Süleyman kutsanacak ve Davutun tahtı RABbin önünde sonsuza dek kurulu kalacaktır.››그러나 솔로몬왕은 복을 받고 다윗의 위는 영원히 여호와 앞에서 견고히 서리라 하고
Ama Kral Süleyman kutsanacak ve Davutun tahtı RABbin önünde sonsuza dek kurulu kalacaktır.››Král pak Šalomoun bude požehnaný, a stolice Davidova stálá před Hospodinem až na věky.
Ama Kral Süleyman kutsanacak ve Davutun tahtı RABbin önünde sonsuza dek kurulu kalacaktır.››maar moge ik Gods rijke zegeningen ontvangen en mogen Davids nakomelingen voor altijd op deze troon zitten."
Ama Kral Süleyman kutsanacak ve Davutun tahtı RABbin önünde sonsuza dek kurulu kalacaktır.››Mais le roi Salomon sera béni, et le trône de David sera pour toujours affermi devant l`Éternel.
Ama Kral Süleyman kutsanacak ve Davutun tahtı RABbin önünde sonsuza dek kurulu kalacaktır.››Mas o rei Salomão será abençoado, e o trono de Davi será confirmado perante o Senhor para sempre:
Ama Kral Süleyman kutsanacak ve Davutun tahtı RABbin önünde sonsuza dek kurulu kalacaktır.››Men kong Salomo skal være velsignet, og Davids trone skal stå fast for Herrens åsyn til evig tid.
Ama Kral Süleyman kutsanacak ve Davutun tahtı RABbin önünde sonsuza dek kurulu kalacaktır.››men Kong Salomo skal være velsignet, og Davids Trone skal stå urokkelig fast for HERRENs Åsyn til evig Tid!"
Ama Kral Süleyman kutsanacak ve Davutun tahtı RABbin önünde sonsuza dek kurulu kalacaktır.››Men konung Salomo skall bliva välsignad, och Davids tron skall bliva befäst inför HERREN till evig tid.»
Ama Kral Süleyman kutsanacak ve Davutun tahtı RABbin önünde sonsuza dek kurulu kalacaktır.››Mutta kuningas Salomo on oleva siunattu, ja Daavidin valtaistuin on oleva iäti vahva Herran edessä."
Ama Kral Süleyman kutsanacak ve Davutun tahtı RABbin önünde sonsuza dek kurulu kalacaktır.››Nhưng vua Sa-lô-môn sẽ được phước , và ngôi của Ða - vít sẽ được lập vững_bền đến đời_đời .
Ama Kral Süleyman kutsanacak ve Davutun tahtı RABbin önünde sonsuza dek kurulu kalacaktır.››Nhưng vua Sa-lô-môn sẽ được phước, và ngôi của Ða-vít sẽ được lập vững bền đến đời đời.
Ama Kral Süleyman kutsanacak ve Davutun tahtı RABbin önünde sonsuza dek kurulu kalacaktır.››Salamon király pedig áldott lészen, és Dávidnak királyi széke lészen állandó az Úr elõtt mindörökké.
Ama Kral Süleyman kutsanacak ve Davutun tahtı RABbin önünde sonsuza dek kurulu kalacaktır.››tetapi aku akan diberkati-Nya dan kerajaan ayahku akan dikukuhkan-Nya sampai selama-lamanya.
Ama Kral Süleyman kutsanacak ve Davutun tahtı RABbin önünde sonsuza dek kurulu kalacaktır.››und der König Salomo ist gesegnet, und der Stuhl Davids wird beständig sein vor dem HERRN ewiglich.
Ama Kral Süleyman kutsanacak ve Davutun tahtı RABbin önünde sonsuza dek kurulu kalacaktır.››а цар Соломон ще бъде благословен, и Давидовият престол утвърден пред Господа до века.
Ama Kral Süleyman kutsanacak ve Davutun tahtı RABbin önünde sonsuza dek kurulu kalacaktır.››а царь Соломон да будет благословен, и престол Давида да будет непоколебим пред Господом во веки!
Ama Kral Süleyman kutsanacak ve Davutun tahtı RABbin önünde sonsuza dek kurulu kalacaktır.››והמלך שלמה ברוך וכסא דוד יהיה נכון לפני יהוה עד עולם׃
Ama Kral Süleyman kutsanacak ve Davutun tahtı RABbin önünde sonsuza dek kurulu kalacaktır.››والملك سليمان يبارك وكرسي داود يكون ثابتا امام الرب الى الابد.
Ama Kral Süleyman kutsanacak ve Davutun tahtı RABbin önünde sonsuza dek kurulu kalacaktır.››惟 有 所 羅 門 王 必 得 福 、 並 且 大 衛 的 國 位 必 在 耶 和 華 面 前 堅 定 、 直 到 永 遠
Ama Kral Süleyman kutsanacak ve Davutun tahtı RABbin önünde sonsuza dek kurulu kalacaktır.››惟有 所羅門 王 必得 福 、 並且 大衛 的 國位 必 在 耶和華 面前 堅定 、 直到 永遠
Ama sen, sonsuza dek tahtında oturursun, ya RAB, Egemenliğin kuşaklar boyu sürer.Aber du, HERR, der du ewiglich bleibst und dein Thron für und für,
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
taht ile cümle - Sayfa 45 - taht kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App