tahtın ile cümle
tahtın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
RAB egemenlik sürüyor, titresin halklar! Keruvlar arasında tahtına oturmuş, Sarsılsın yeryüzü!耶和華 作王 、 萬民 當戰抖 . 他 坐在 二 惹 韁皎 上 、 地當 動搖
RAB tahtını göklere kurmuştur, Onun egemenliği her yeri kapsar.(102:19) Господь на небесах поставил престол Свой, и царство Его всем обладает.
RAB tahtını göklere kurmuştur, Onun egemenliği her yeri kapsar.Az Úr a mennyekbe helyheztette az õ székét és az õ uralkodása mindenre kihat.
RAB tahtını göklere kurmuştur, Onun egemenliği her yeri kapsar.Der HERR hat seinen Stuhl im Himmel bereitet, und sein Reich herrscht über alles.
RAB tahtını göklere kurmuştur, Onun egemenliği her yeri kapsar.De troon van de HERE staat in de hemel; Hij is Koning over alles.
RAB tahtını göklere kurmuştur, Onun egemenliği her yeri kapsar.Domnul Şi -a aşezat scaunul de domnie în ceruri, şi domnia Lui stăpîneşte peste tot.
RAB tahtını göklere kurmuştur, Onun egemenliği her yeri kapsar.Ðức Giê-hô-va đã lập ngôi Ngài trên các từng trời, Nước Ngài cai trị trên muôn vật.
RAB tahtını göklere kurmuştur, Onun egemenliği her yeri kapsar.Ðức_Giê - hô-va đã lập ngôi Ngài trên các từng trời , Nước_Ngài cai_trị trên muôn vật .
RAB tahtını göklere kurmuştur, Onun egemenliği her yeri kapsar.GOSPOD je v nebesih postavil prestol svoj, in kraljestvo njegovo gospoduje vsem.
RAB tahtını göklere kurmuştur, Onun egemenliği her yeri kapsar.Herra on pystyttänyt istuimensa taivaisiin, ja hänen kuninkuutensa hallitsee kaikkia.
RAB tahtını göklere kurmuştur, Onun egemenliği her yeri kapsar.Herren har reist sin trone i himmelen, og hans rike hersker over alle ting.
RAB tahtını göklere kurmuştur, Onun egemenliği her yeri kapsar.HERREN har rejst sin Trone i Himlen, alt er hans Kongedømme underlagt.
RAB tahtını göklere kurmuştur, Onun egemenliği her yeri kapsar.HERREN har ställt sin tron i himmelen, och hans konungavälde omfattar allt.
RAB tahtını göklere kurmuştur, Onun egemenliği her yeri kapsar.Hospodin na nebesích utvrdil trůn svůj, a kralování jeho nade vším panuje.
RAB tahtını göklere kurmuştur, Onun egemenliği her yeri kapsar.Hospodin postavil svoj trón na nebesiach, a jeho kráľovstvo panuje nad všetkým.
RAB tahtını göklere kurmuştur, Onun egemenliği her yeri kapsar.Il Signore ha stabilito nel cielo il suo trono e il suo regno abbraccia l'universo
RAB tahtını göklere kurmuştur, Onun egemenliği her yeri kapsar.Jehovah estableció en los cielos su trono, y su reino domina sobre todo
RAB tahtını göklere kurmuştur, Onun egemenliği her yeri kapsar.여호와께서 그 보좌를 하늘에 세우시고 그 정권으로 만유를 통치하시도다
RAB tahtını göklere kurmuştur, Onun egemenliği her yeri kapsar.L`Éternel a établi son trône dans les cieux, Et son règne domine sur toutes choses.
RAB tahtını göklere kurmuştur, Onun egemenliği her yeri kapsar.O Senhor estabeleceu o seu trono nos céus, e o seu reino domina sobre tudo.
RAB tahtını göklere kurmuştur, Onun egemenliği her yeri kapsar.Ο Κυριος ητοιμασε τον θρονον αυτου εν τω ουρανω, και η βασιλεια αυτου δεσποζει τα παντα.
RAB tahtını göklere kurmuştur, Onun egemenliği her yeri kapsar.Господ е поставил престола Си на небето; И неговото царство владее над всичко.
RAB tahtını göklere kurmuştur, Onun egemenliği her yeri kapsar.יהוה בשמים הכין כסאו ומלכותו בכל משלה׃
RAB tahtını göklere kurmuştur, Onun egemenliği her yeri kapsar.الرب في السموات ثبت كرسيه ومملكته على الكل تسود.
RAB tahtını göklere kurmuştur, Onun egemenliği her yeri kapsar.耶 和 華 在 天 上 立 定 寶 座 . 他 的 權 柄 〔 原 文 作 國 〕 統 管 萬 有
RAB tahtını göklere kurmuştur, Onun egemenliği her yeri kapsar.耶和華 在 天上 立定 寶座 . 他 的 權柄 〔 原文 作國 〕 統管 萬有
Sevgi ve sadakat kralın güvencesidir. Onun tahtını sağlamlaştıran sevgidir.A benignidade e a verdade guardam o rei; e com a benignidade sustém ele o seu trono.
Sevgi ve sadakat kralın güvencesidir. Onun tahtını sağlamlaştıran sevgidir.A kegyelmesség és az igazság megõrzik a királyt, megerõsíti irgalmasság által az õ székét.
Sevgi ve sadakat kralın güvencesidir. Onun tahtını sağlamlaştıran sevgidir.Bontà e fedeltà vegliano sul re, sulla bontà è basato il suo trono
Sevgi ve sadakat kralın güvencesidir. Onun tahtını sağlamlaştıran sevgidir.Bunătatea şi credincioşia păzesc pe împărat, şi el îşi întăreşte scaunul de domnie prin bunătate. -
Sevgi ve sadakat kralın güvencesidir. Onun tahtını sağlamlaştıran sevgidir.Dobrotljivost in zvestoba stražita kralja in z dobrotljivostjo vzdržuje prestol svoj.
Sevgi ve sadakat kralın güvencesidir. Onun tahtını sağlamlaştıran sevgidir.Fromm und wahrhaftig sein behütet den König, und sein Thron besteht durch Frömmigkeit.
Sevgi ve sadakat kralın güvencesidir. Onun tahtını sağlamlaştıran sevgidir.Godhed og Troskab vogter Kongen, han støtter sin Trone ved Retfærd.
Sevgi ve sadakat kralın güvencesidir. Onun tahtını sağlamlaştıran sevgidir.Goedheid en liefde voor de waarheid zijn van levensbelang voor de koning; op die goedheid steunt zijn troon.
Sevgi ve sadakat kralın güvencesidir. Onun tahtını sağlamlaştıran sevgidir.Kalau raja memerintah dengan kasih, jujur dan adil, maka ia akan tetap berkuasa
Sevgi ve sadakat kralın güvencesidir. Onun tahtını sağlamlaştıran sevgidir.왕은 인자와 진리로 스스로 보호하고 그 위도 인자함으로 말미암아 견고하니라
Sevgi ve sadakat kralın güvencesidir. Onun tahtını sağlamlaştıran sevgidir.La bonté et la fidélité gardent le roi, Et il soutient son trône par la bonté.
Sevgi ve sadakat kralın güvencesidir. Onun tahtını sağlamlaştıran sevgidir.La misericordia y la verdad guardan al rey, y con justicia sustenta su trono
Sevgi ve sadakat kralın güvencesidir. Onun tahtını sağlamlaştıran sevgidir.Laupeus ja uskollisuus on kuninkaan turva, ja laupeudella hän valtaistuimensa tukee.
Sevgi ve sadakat kralın güvencesidir. Onun tahtını sağlamlaştıran sevgidir.Mildhet och trofasthet äro en konungs vakt; genom mildhet stöder han sin tron.
Sevgi ve sadakat kralın güvencesidir. Onun tahtını sağlamlaştıran sevgidir.Miłosierdzie i prawda króla strzegą, a stolica jego miłosierdziem wsparta bywa.
Sevgi ve sadakat kralın güvencesidir. Onun tahtını sağlamlaştıran sevgidir.Milosrdenství a pravda ostříhají krále, a milosrdenstvím podpírá se trůn jeho.
Sevgi ve sadakat kralın güvencesidir. Onun tahtını sağlamlaştıran sevgidir.Milosť a pravda strážia kráľa, a milosťou podopiera svoj trón.
Sevgi ve sadakat kralın güvencesidir. Onun tahtını sağlamlaştıran sevgidir.Miskunnhet og sanndruhet er en vakt om kongen, og han støtter sin trone ved miskunnhet.
Sevgi ve sadakat kralın güvencesidir. Onun tahtını sağlamlaştıran sevgidir.Sự nhân từ và chơn thật bảo hộ vua; Người lấy lòng nhân từ mà nâng đỡ ngôi nước mình.
Sevgi ve sadakat kralın güvencesidir. Onun tahtını sağlamlaştıran sevgidir.Sự nhân_từ và chơn thật bảo_hộ vua ; Người lấy_lòng nhân_từ mà nâng_đỡ ngôi nước mình .
Sevgi ve sadakat kralın güvencesidir. Onun tahtını sağlamlaştıran sevgidir.Ελεος και αληθεια διαφυλαττουσι τον βασιλεα και ο θρονος αυτου υποστηριζεται υπο του ελεους.
Sevgi ve sadakat kralın güvencesidir. Onun tahtını sağlamlaştıran sevgidir.Милост и вярност пазят царя, И той поддържа престола си с милост.
Sevgi ve sadakat kralın güvencesidir. Onun tahtını sağlamlaştıran sevgidir.Милость и истина охраняют царя, и милостью он поддерживает престол свой.
Sevgi ve sadakat kralın güvencesidir. Onun tahtını sağlamlaştıran sevgidir.חסד ואמת יצרו מלך וסעד בחסד כסאו׃
Sevgi ve sadakat kralın güvencesidir. Onun tahtını sağlamlaştıran sevgidir.الرحمة والحق يحفظان الملك وكرسيه يسند بالرحمة.
Sevgi ve sadakat kralın güvencesidir. Onun tahtını sağlamlaştıran sevgidir.王 因 仁 慈 和 誠 實 、 得 以 保 全 他 的 國 位 、 也 因 仁 慈 立 穩
Sevgi ve sadakat kralın güvencesidir. Onun tahtını sağlamlaştıran sevgidir.王 因 仁慈 和 誠實 、 得以 保全 他 的 國位 、 也 因 仁慈 立 穩
Sonra, ‹‹Efendim kral, senden sonra Adoniyanın kral olup tahtına geçeceğini söyledin mi?›› dedi,A Nátan povedal: Môj pán kráľ, či si ty povedal: Adoniáš bude kraľovať po mne a on bude sedieť na mojom tróne?
Sonra, ‹‹Efendim kral, senden sonra Adoniyanın kral olup tahtına geçeceğini söyledin mi?›› dedi,Derpå sagde Natan: "Herre konge, du har vel sagt, at Adonija skal være Konge efter dig og sidde på din Trone?
Sonra, ‹‹Efendim kral, senden sonra Adoniyanın kral olup tahtına geçeceğini söyledin mi?›› dedi,e disse: ç rei meu senhor, acaso disseste: Adonias reinará depois de mim, e se assentará no meu trono?
Sonra, ‹‹Efendim kral, senden sonra Adoniyanın kral olup tahtına geçeceğini söyledin mi?›› dedi,가로되 내 주 왕께서 이르시기를 아도니야가 나를 이어 왕이 되어 내 위에 앉으리라 하셨나이까
Sonra, ‹‹Efendim kral, senden sonra Adoniyanın kral olup tahtına geçeceğini söyledin mi?›› dedi,"Koning, hebt u Adonia aangewezen als troonopvolger? Hebt u hem uitgekozen om na u koning te worden?
Sonra, ‹‹Efendim kral, senden sonra Adoniyanın kral olup tahtına geçeceğini söyledin mi?›› dedi,Natan disse: «Re mio signore, tu forse hai decretato: Adonia regnerà dopo di me e siederà sul mio trono
Sonra, ‹‹Efendim kral, senden sonra Adoniyanın kral olup tahtına geçeceğini söyledin mi?›› dedi,Og Natan sa: Herre konge! Du har vel sagt: Adonja skal være konge efter mig, og han skal sitte på min trone?