tahtı ile cümle

tahtı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Onun soyu sonsuza dek sürecek, Tahtı karşımda güneş gibi duracak,A sua descendência subsistirá para sempre, e o seu trono será como o sol diante de mim;
Onun soyu sonsuza dek sürecek, Tahtı karşımda güneş gibi duracak,Dòng dõi người sẽ còn đến đời đời, Và ngôi người sẽ còn lâu như mặt trời ở trước mặt ta.
Onun soyu sonsuza dek sürecek, Tahtı karşımda güneş gibi duracak,Dòng_dõi người sẽ còn đến đời_đời , Và ngôi người sẽ còn lâu như mặt_trời ở trước mặt ta .
Onun soyu sonsuza dek sürecek, Tahtı karşımda güneş gibi duracak,En gång har jag svurit det vid min helighet, och mitt löfte till David skall jag icke bryta.
Onun soyu sonsuza dek sürecek, Tahtı karşımda güneş gibi duracak,Ett har jeg svoret ved min hellighet, sannelig, for David vil jeg ikke lyve:
Onun soyu sonsuza dek sürecek, Tahtı karşımda güneş gibi duracak,Hans Æt skal blive for evigt, hans Trone for mig som Solen,
Onun soyu sonsuza dek sürecek, Tahtı karşımda güneş gibi duracak,Ik heb het immers eens bij Mij Zelf gezworen! Ik kan David niet in de steek laten.
Onun soyu sonsuza dek sürecek, Tahtı karşımda güneş gibi duracak,Jednou jsem přisáhl skrze svatost svou, nesklamámť Davidovi,
Onun soyu sonsuza dek sürecek, Tahtı karşımda güneş gibi duracak,그 후손이 장구하고 그 위는 해같이 내 앞에 항상 있으며
Onun soyu sonsuza dek sürecek, Tahtı karşımda güneş gibi duracak,Megesküdtem egyszer az én szentségemre: vajjon megcsalhatnám-é Dávidot?
Onun soyu sonsuza dek sürecek, Tahtı karşımda güneş gibi duracak,Minä olen kerran vannonut pyhyyteni kautta, ja totisesti, minä en Daavidille valhettele:
Onun soyu sonsuza dek sürecek, Tahtı karşımda güneş gibi duracak,Razem przysiągł przez świętobliwość moję, że nie skłamię Dawidowi,
Onun soyu sonsuza dek sürecek, Tahtı karşımda güneş gibi duracak,Raz som prisahal na svoju svätosť, že neoklamem Dávida.
Onun soyu sonsuza dek sürecek, Tahtı karşımda güneş gibi duracak,Sămînţa lui va dăinui în veci; scaunul lui de domnie va fi înaintea Mea ca soarele;
Onun soyu sonsuza dek sürecek, Tahtı karşımda güneş gibi duracak,Sein Same soll ewig sein und sein Stuhl vor mir wie die Sonne;
Onun soyu sonsuza dek sürecek, Tahtı karşımda güneş gibi duracak,Su descendencia será para siempre; y su trono, delante de mí, como el sol
Onun soyu sonsuza dek sürecek, Tahtı karşımda güneş gibi duracak,Sulla mia santità ho giurato una volta per sempre: certo non mentirò a Davide
Onun soyu sonsuza dek sürecek, Tahtı karşımda güneş gibi duracak,Takhtanya akan bertahan selama matahari ada, turun-temurun anak cucunya akan mendudukinya
Onun soyu sonsuza dek sürecek, Tahtı karşımda güneş gibi duracak,Večno bodi seme njegovo in prestol njegov kakor solnce pred mano.
Onun soyu sonsuza dek sürecek, Tahtı karşımda güneş gibi duracak,Το σπερμα αυτου θελει διαμενει εις τον αιωνα και ο θρονος αυτου ως ο ηλιος, ενωπιον μου
Onun soyu sonsuza dek sürecek, Tahtı karşımda güneş gibi duracak,Че потомството му ще трае до века, И престолът му като слънцето пред мене,
Onun soyu sonsuza dek sürecek, Tahtı karşımda güneş gibi duracak,זרעו לעולם יהיה וכסאו כשמש נגדי׃
Onun soyu sonsuza dek sürecek, Tahtı karşımda güneş gibi duracak,‎نسله الى الدهر يكون وكرسيه كالشمس امامي‎.
Onun soyu sonsuza dek sürecek, Tahtı karşımda güneş gibi duracak,他 的 後 裔 要 存 到 永 遠 、 他 的 寶 座 在 我 面 前 、 如 日 之 恆 一 般
Onun soyu sonsuza dek sürecek, Tahtı karşımda güneş gibi duracak,他 的 後裔 要 存到 永遠 、 他 的 寶座 在 我 面前 、 如 日 之 恆 一般
Onu sonsuza dek tapınağımın ve krallığımın üzerine atayacağım; tahtı sonsuza dek sürecektir.› ››Ale postavím jej v domě svém a v království svém až na věky, a trůn jeho bude nepohnutelný až na věky.
Onu sonsuza dek tapınağımın ve krallığımın üzerine atayacağım; tahtı sonsuza dek sürecektir.› ››A postavím ho, aby stál v mojom dome a v mojom kráľovstve až na veky, a jeho trón bude stáť pevne až na veky.
Onu sonsuza dek tapınağımın ve krallığımın üzerine atayacağım; tahtı sonsuza dek sürecektir.› ››Îl voi aşeza pentru totdeauna în Casa Mea, şi în împărăţia Mea scaunul lui de domnie va fi întărit pe vecie.``
Onu sonsuza dek tapınağımın ve krallığımın üzerine atayacağım; tahtı sonsuza dek sürecektir.› ››Io lo farò star saldo nella mia casa, nel mio regno; il suo trono sarà sempre stabile»
Onu sonsuza dek tapınağımın ve krallığımın üzerine atayacağım; tahtı sonsuza dek sürecektir.› ››jeg vil indsætte ham i mit Hus og mit Kongedømme til evig Tid, og hans Trone skal stå fast til evig Tid!"
Onu sonsuza dek tapınağımın ve krallığımın üzerine atayacağım; tahtı sonsuza dek sürecektir.› ››Je l`établirai pour toujours dans ma maison et dans mon royaume, et son trône sera pour toujours affermi.
Onu sonsuza dek tapınağımın ve krallığımın üzerine atayacağım; tahtı sonsuza dek sürecektir.› ››내가 영영히 그를 내 집과 내 나라에 세우리니 그 위가 영원히 견고하리라 하셨다 하라
Onu sonsuza dek tapınağımın ve krallığımın üzerine atayacağım; tahtı sonsuza dek sürecektir.› ››Lo estableceré en mi casa y en mi reino para siempre, y su trono será estable para siempre.
Onu sonsuza dek tapınağımın ve krallığımın üzerine atayacağım; tahtı sonsuza dek sürecektir.› ››mas o confirmarei na minha casa e no meu reino para sempre, e para sempre o seu trono será firme.
Onu sonsuza dek tapınağımın ve krallığımın üzerine atayacağım; tahtı sonsuza dek sürecektir.› ››Owszem postanowię go w domu moim, i w królestwie mojem aż na wieki, a stolica jego będzie trwała aż na wieki.
Onu sonsuza dek tapınağımın ve krallığımın üzerine atayacağım; tahtı sonsuza dek sürecektir.› ››temuč ustanovitim ga v hiši svoji in v kraljestvu svojem za vekomaj, in prestol njegov bo utrjen vekomaj.
Onu sonsuza dek tapınağımın ve krallığımın üzerine atayacağım; tahtı sonsuza dek sürecektir.› ››но ще го закрепя в Моя дом и в Моето царство до века; престолът му ще бъде утвърден до века.
Onu sonsuza dek tapınağımın ve krallığımın üzerine atayacağım; tahtı sonsuza dek sürecektir.› ››Я поставлю его в доме Моем и в царстве Моем на веки, и престол его будет тверд вечно.
Onu sonsuza dek tapınağımın ve krallığımın üzerine atayacağım; tahtı sonsuza dek sürecektir.› ››והעמדתיהו בביתי ובמלכותי עד העולם וכסאו יהיה נכון עד עולם׃
Onu sonsuza dek tapınağımın ve krallığımın üzerine atayacağım; tahtı sonsuza dek sürecektir.› ››واقيمه في بيتي وملكوتي الى الابد ويكون كرسيه ثابتا الى الابد.
Onu sonsuza dek tapınağımın ve krallığımın üzerine atayacağım; tahtı sonsuza dek sürecektir.› ››我 卻 要 將 他 永 遠 堅 立 在 我 家 裡 、 和 我 國 裡 . 他 的 國 位 也 必 堅 定 、 直 到 永 遠
Onu sonsuza dek tapınağımın ve krallığımın üzerine atayacağım; tahtı sonsuza dek sürecektir.› ››我 卻 要 將他 永遠堅 立 在 我家裡 、 和 我 國裡 . 他 的 國位 也 必 堅定 、 直到 永遠
O sırada ülkeyi Sus Kalesindeki tahtından yönetiyordu.Azokban a napokban, a mikor Ahasvérus király üle királyi székében, a mely Susán várában volt,
O sırada ülkeyi Sus Kalesindeki tahtından yönetiyordu.En aquellos días, cuando el rey Asuero se había sentado en su trono real que estaba en Susa, la capital
O sırada ülkeyi Sus Kalesindeki tahtından yönetiyordu.et le roi Assuérus était alors assis sur son trône royal à Suse, dans la capitale.
O sırada ülkeyi Sus Kalesindeki tahtından yönetiyordu.i de dager da kong Ahasverus satt på sin kongetrone i borgen Susan,
O sırada ülkeyi Sus Kalesindeki tahtından yönetiyordu.i hine Dage, da Kong Ahasverus sad på sin Kongetrone i Borgen Susan, tildrog der sig følgende.
O sırada ülkeyi Sus Kalesindeki tahtından yönetiyordu.Împăratul Ahaşveroş şedea atunci pe scaunul lui împărătesc la Susa, în capitală.
O sırada ülkeyi Sus Kalesindeki tahtından yönetiyordu.in quel tempo, dunque, il re Assuero che sedeva sul trono del suo regno nella cittadella di Susa
O sırada ülkeyi Sus Kalesindeki tahtından yönetiyordu.khi vua ngự ngôi vương quốc tại Su-sơ, kinh đô người,
O sırada ülkeyi Sus Kalesindeki tahtından yönetiyordu.khi vua ngự ngôi vương_quốc tại Su-sơ , kinh_đô người ,
O sırada ülkeyi Sus Kalesindeki tahtından yönetiyordu.당시에 아하수에로왕이 수산 궁에서 즉위하고
O sırada ülkeyi Sus Kalesindeki tahtından yönetiyordu.kun kuningas Ahasveros istui kuninkaallisella valtaistuimellansa, joka oli Suusanin linnassa, tapahtui tämä.
O sırada ülkeyi Sus Kalesindeki tahtından yönetiyordu.que, estando o rei Assuero assentado no seu trono do seu reino em Susã, a capital,
O sırada ülkeyi Sus Kalesindeki tahtından yönetiyordu.und da er auf seinem königlichen Stuhl saß zu Schloß Susan,
O sırada ülkeyi Sus Kalesindeki tahtından yönetiyordu.under den tiden, medan konung Ahasveros satt på konungatronen i Susans borg, tilldrog sig följande.
O sırada ülkeyi Sus Kalesindeki tahtından yönetiyordu.v tistih dneh, ko je sedel kralj Ahasver na kraljestva svojega prestolu, ki je bil v gradu Susanskem,
O sırada ülkeyi Sus Kalesindeki tahtından yönetiyordu.Že toho času, když seděl král Asverus na stolici království svého, jenž byla v Susan, městě královském,
O sırada ülkeyi Sus Kalesindeki tahtından yönetiyordu.že v tých dňoch, keď sedel kráľ Ahasver na tróne svojho kráľovstva, ktorý bol na hrade Súsane,
O sırada ülkeyi Sus Kalesindeki tahtından yönetiyordu.Że za onych dni, gdy siedział król Aswerus na stolicy królestwa swego, która była w Susan, mieście stołecznem,

İlgili Sayfalar