tahtı ile cümle
tahtı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
‹‹Eller Rab'bin tahtına doğru kaldırıldı›› dedi, ‹‹RAB kuşaklar boyunca Amalekliler'e karşı savaşacak!››又 說 、 耶 和 華 已 經 起 了 誓 、 必 世 世 代 代 和 亞 瑪 力 人 爭 戰
‹‹Eller Rab'bin tahtına doğru kaldırıldı›› dedi, ‹‹RAB kuşaklar boyunca Amalekliler'e karşı savaşacak!››又 說 、 耶和華 已 經起 了 誓 、 必 世世代代 和 亞瑪力 人 爭戰
Evet. Bu tahtırevan Çin'den geldi.Да, това е паланкин от Китай.
- Evet. Yeni bir tahtırevan mı aldınız?Имате нов паланкин?
Ey sizler, kötü günü uzak sanan, Zorbalık tahtını yaklaştıranlar.A kik a veszedelem napját messze gondoljátok, és az erõszaknak széket emeltek;
Ey sizler, kötü günü uzak sanan, Zorbalık tahtını yaklaştıranlar.Beda vám, vy, ktorí odďaľujete zlý deň, a pristavujete stolicu ukrutnosti.
Ey sizler, kötü günü uzak sanan, Zorbalık tahtını yaklaştıranlar.(Biada wam) którzy mniemacie, że daleki jest dzień zły, a przystawiacie stolicę drapiestwa!
Ey sizler, kötü günü uzak sanan, Zorbalık tahtını yaklaştıranlar.Các ngươi làm cho ngày hoạn nạn xa ra, và làm cho ngôi bạo ngược gần lại!
Ey sizler, kötü günü uzak sanan, Zorbalık tahtını yaklaştıranlar.Các ngươi làm cho ngày hoạn_nạn xa ra , và làm cho ngôi bạo_ngược gần lại !
Ey sizler, kötü günü uzak sanan, Zorbalık tahtını yaklaştıranlar.Credeţi că ziua nenorocirii este departe, şi faceţi să se apropie domnia silniciei.
Ey sizler, kötü günü uzak sanan, Zorbalık tahtını yaklaştıranlar.Die ihr euch weit vom bösen Tag achtet und trachtet immer nach Frevelregiment,
Ey sizler, kötü günü uzak sanan, Zorbalık tahtını yaklaştıranlar.I, som afviser Ulykkesdagen og bringer Urettens Sæde nær.
Ey sizler, kötü günü uzak sanan, Zorbalık tahtını yaklaştıranlar.너희는 흉한 날이 멀다 하여 강포한 자리로 가까와지게 하고
Ey sizler, kötü günü uzak sanan, Zorbalık tahtını yaklaştıranlar.Kteříž smyslíte, že jest daleko den bídy, a přistavujete stolici nátisku.
Ey sizler, kötü günü uzak sanan, Zorbalık tahtını yaklaştıranlar.ó vós que afastais o dia mau e fazeis que se aproxime o assento da violência.
Ey sizler, kötü günü uzak sanan, Zorbalık tahtını yaklaştıranlar.Ve eder, I som menen att olycksdagen skall vara fjärran, men likväl inbjuden våldet att trona hos eder;
Ey sizler, kötü günü uzak sanan, Zorbalık tahtını yaklaştıranlar.vi, ki želite, da bodi daleč dan nesreče, in stol silovitosti si stavite blizu,
Ey sizler, kötü günü uzak sanan, Zorbalık tahtını yaklaştıranlar.Voi credete di ritardare il giorno fatale e affrettate il sopravvento della violenza
Ey sizler, kötü günü uzak sanan, Zorbalık tahtını yaklaştıranlar.Voi teitä, jotka lykkäätte kauas pahan päivän, mutta vedätte luoksenne väkivallan, valtaistuimelle istumaan;
Ey sizler, kötü günü uzak sanan, Zorbalık tahtını yaklaştıranlar.Vosotros suponéis que el día malo está lejos, y acercáis la sede del terror
Ey sizler, kötü günü uzak sanan, Zorbalık tahtını yaklaştıranlar.Vous croyez éloigner le jour du malheur, Et vous faites approcher le règne de la violence.
Ey sizler, kötü günü uzak sanan, Zorbalık tahtını yaklaştıranlar.Οιτινες θετετε μακραν την κακην ημεραν και φερετε πλησιον την καθεδραν της αρπαγης
Ey sizler, kötü günü uzak sanan, Zorbalık tahtını yaklaştıranlar.Вие, които отдалечавате от себе си лошия ден, И приближавате седалището на насилието, -
Ey sizler, kötü günü uzak sanan, Zorbalık tahtını yaklaştıranlar.Вы, которые день бедствия считаете далеким и приближаете торжество насилия, –
Ey sizler, kötü günü uzak sanan, Zorbalık tahtını yaklaştıranlar.המנדים ליום רע ותגישון שבת חמס׃
Ey sizler, kötü günü uzak sanan, Zorbalık tahtını yaklaştıranlar.انتم الذين تبعدون يوم البلية وتقربون مقعد الظلم
Ey sizler, kötü günü uzak sanan, Zorbalık tahtını yaklaştıranlar.你 們 以 為 降 禍 的 日 子 還 遠 、 坐 在 位 上 盡 行 強 暴 〔 或 作 行 強 暴 使 審 判 臨 近 〕
Ey sizler, kötü günü uzak sanan, Zorbalık tahtını yaklaştıranlar.你 們以為 降禍 的 日子 還遠 、 坐在 位 上 盡行 強暴 〔 或 作行 強暴 使審 判 臨近 〕
Gök üzerine ant içen, Tanrının tahtı ve tahtta oturanın üzerine ant içmiş olur.A kdož přisahá skrze nebe, přisahá skrze trůn Boží, i skrze toho, kterýž na něm sedí.
Gök üzerine ant içen, Tanrının tahtı ve tahtta oturanın üzerine ant içmiş olur.a ten, kto prisahá na nebo, prisahá na trón Boží, i na toho, ktorý sedí na ňom.
Gök üzerine ant içen, Tanrının tahtı ve tahtta oturanın üzerine ant içmiş olur.còn ai chỉ trời mà thề , là chỉ ngôi của Ðức_Chúa_Trời và Ðấng ngự trên ngôi mà thề vậy .
Gök üzerine ant içen, Tanrının tahtı ve tahtta oturanın üzerine ant içmiş olur.còn ai chỉ trời mà thề, là chỉ ngôi của Ðức Chúa Trời và Ðấng ngự trên ngôi mà thề vậy.
Gök üzerine ant içen, Tanrının tahtı ve tahtta oturanın üzerine ant içmiş olur.E chi giura per il cielo, giura per il trono di Dio e per Colui che vi è assiso
Gök üzerine ant içen, Tanrının tahtı ve tahtta oturanın üzerine ant içmiş olur.En wie zweert bij de hemel, zweert bij de troon van God en bij God Zelf, Die op de troon zit.
Gök üzerine ant içen, Tanrının tahtı ve tahtta oturanın üzerine ant içmiş olur.e quem jurar pelo céu jura pelo trono de Deus e por aquele que nele está assentado.
Gök üzerine ant içen, Tanrının tahtı ve tahtta oturanın üzerine ant içmiş olur.És a ki az égre esküszik, esküszik az Isten királyiszékére és arra, ki abban ül.
Gök üzerine ant içen, Tanrının tahtı ve tahtta oturanın üzerine ant içmiş olur.et celui qui jure par le ciel jure par le trône de Dieu et par celui qui y est assis.
Gök üzerine ant içen, Tanrının tahtı ve tahtta oturanın üzerine ant içmiş olur.I kto przysięga na niebo, przysięga na stolicę Bożą, i na tego, który siedzi na niej.
Gök üzerine ant içen, Tanrının tahtı ve tahtta oturanın üzerine ant içmiş olur.In kdor prisega pri nebu, prisega pri prestolu Božjem in pri tistem, ki sedi na njem.
Gök üzerine ant içen, Tanrının tahtı ve tahtta oturanın üzerine ant içmiş olur.또 하늘로 맹세하는 자는 하나님의 보좌와 그 위에 앉으신 이로 맹세함이니라
Gök üzerine ant içen, Tanrının tahtı ve tahtta oturanın üzerine ant içmiş olur.Och den som svär vid himmelen, han svär både vid Guds tron och vid honom som sitter därpå.
Gök üzerine ant içen, Tanrının tahtı ve tahtta oturanın üzerine ant içmiş olur.Og den, som sværger ved Himmelen, sværger ved Guds Trone og ved ham, som sidder på den.
Gök üzerine ant içen, Tanrının tahtı ve tahtta oturanın üzerine ant içmiş olur.og den som sverger ved himmelen, han sverger ved Guds trone og ved ham som sitter på den.
Gök üzerine ant içen, Tanrının tahtı ve tahtta oturanın üzerine ant içmiş olur.şi cine jură pe cer, jură pe scaunul de domnie al lui Dumnezeu şi pe Celce şade pe el.`
Gök üzerine ant içen, Tanrının tahtı ve tahtta oturanın üzerine ant içmiş olur.Und wer da schwört bei dem Himmel, der schwört bei dem Stuhl Gottes und bei dem, der darauf sitzt.
Gök üzerine ant içen, Tanrının tahtı ve tahtta oturanın üzerine ant içmiş olur.Y el que jura por el cielo, jura por el trono de Dios y por aquel que está sentado sobre él
Gök üzerine ant içen, Tanrının tahtı ve tahtta oturanın üzerine ant içmiş olur.Και ο ομοσας εν τω ουρανω, ομνυει εν τω θρονω του Θεου και εν τω καθημενω επανω αυτου.
Gök üzerine ant içen, Tanrının tahtı ve tahtta oturanın üzerine ant içmiş olur.и клянущийся небом клянется Престолом Божиим и Сидящим на нем.
Gök üzerine ant içen, Tanrının tahtı ve tahtta oturanın üzerine ant içmiş olur.И който се кълне в небето, заклева се в Божия престол и в Онзи, Който седи на него.
Gök üzerine ant içen, Tanrının tahtı ve tahtta oturanın üzerine ant içmiş olur.І хто кленеть ся небом, кленеть ся престолом Божим і тим, хто сидить на нїм.
Gök üzerine ant içen, Tanrının tahtı ve tahtta oturanın üzerine ant içmiş olur.והנשבע בשמים נשבע בכסא אלהים ובישב עליו׃
Gök üzerine ant içen, Tanrının tahtı ve tahtta oturanın üzerine ant içmiş olur.ومن حلف بالسماء فقد حلف بعرش الله وبالجالس عليه.
Gök üzerine ant içen, Tanrının tahtı ve tahtta oturanın üzerine ant içmiş olur.人 指 著 天 起 誓 、 就 是 指 著 神 的 寶 座 和 那 坐 在 上 面 的 起 誓
Gök üzerine ant içen, Tanrının tahtı ve tahtta oturanın üzerine ant içmiş olur.人 指著 天 起誓 、 就是 指著神 的 寶座 和 那 坐在 上面 的 起誓
Görkemine son verdin, Tahtını yere çaldın.(88:45) отнял у него блеск и престол его поверг на землю;
Görkemine son verdin, Tahtını yere çaldın.(89:45) Tu as mis un terme à sa splendeur, Et tu as jeté son trône à terre;
Görkemine son verdin, Tahtını yere çaldın.Ai pus capăt strălucirii lui, şi i-ai trîntit la pămînt scaunul de domnie;
Görkemine son verdin, Tahtını yere çaldın.Áno, odvrátil si ostrie jeho meča a nedal si mu obstáť v boji.
Görkemine son verdin, Tahtını yere çaldın.Chúa đã làm cho sự rực rỡ người mất đi, Ném ngôi người xuống đất,
Görkemine son verdin, Tahtını yere çaldın.Chúa đã làm cho sự rực_rỡ người mất đi , Ném ngôi người xuống đất ,