Ana içeriğe geç
Sözlük

tahsil ile cümle

tahsil kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
İlk tahsilini köyünde yaptı.Ei răspund în numele satului lor.
15 Haziran 1929 tarihinde İngiltere'ye havacılık tahsiline gönderilmiştir.La 15 iunie 1921 obține brevetul de zbor.
Bilim sahasında, matematik bilimini tahsil etti ve özellikle trigonometri üzerinde çalışmalar yaptı.A adus contribuții marcante în istoria matematicii, mai ales în domeniul trigonometriei.
1 yıl okuduktan sonra tahsili bırakarak Orduya katıldı.Însă acesta este nevoit să-și părăsească colegii pentru un an, plecând în armată.
1906 yılında tahsilini tamamlayıp Mut'a geri döndü.În 1906 Under s-a întors în Reval.
Tahsilin tamamı ise yatılı bölge okullarıyla karşılanır.Întregul său parcurs școlar se realizează în școli armene.
Almanya Karlsruhe Teknik Üniversitesinde Elektrik Mühendisliği tahsili görmüştür.A studiat Electrotehnica la Universitatea din Karlsruhe.
Ekonomik sıkıntılardan dolayı tahsilini devam ettirememiştir.Ezt követően gazdasági nehézségek miatt nem folytatták a programot.
İlkokul tahsilini Silifke'de yaptı.Első szerepét a Sirena-ban kapta.
Medrese tahsilini Uşak`ta bitirdikten sonra köyünde çiftçiliğe dönmüştür.Leszerelése után visszament falujába, parasztgazdának.
Şirket, inşa edilen bölümlerde geçiş ücreti tahsil edebildi.A megépített szakaszokon a cég útdíjat szedhetett.
Trafik ceza tutanakları Trafik Para Cezalarının Tahsili Hakkındaki Yönetmelik Karayolları Trafik KanunuLaki liikennevalvontaa vaikeuttavien laitteiden kieltämisestä pakkokeinolaki
Aynı zamanda babasından dini ilimleri tahsil etmeye devam etti.Myös tällä kertaa hän piteli käsissään uskonnollisia ennustuksia.
Fransa'daki tahsil görmüş ve bir Fransız Hanım'la evlenmiştir.Hän eli suuren osan elämästään Ranskassa ja oli naimisissa ranskalaisen naisen kanssa.
1920′de bandrol örgütü kaldırılınca, görevi Maliye tahsil memurluğuna aktarıldı.Tärkeä uudistus vuoden 1925 lakiin verrattuna oli ilmoitusvelvollisuus työnseisaukseen ryhdyttäessä.
Mülkiye tahsilinden (1911) sonra, çeşitli ilçelerde kaymakamlık yapmıştır.1911), joka seurasi miestään tämän monille kaukomatkoille.
Burada ilk tahsiline başladı.Täällä hän saikin ensimmäisen ilmestyksensä.
Tahsil hayâtı sırasında çalışkanlığı, gayreti ve doğruluğuyla dikkatleri üzerine topladı.Siellä hän oppi vakavan kunnioituksen työtä, järjestystä ja täsmällisyyttä kohtaan.
Uzun süre ilim tahsilinde bulundu.Euroopan unionissa virallistiedon saatavuudesta keskusteltiin pitkään.
Kâtip olarak çalışanlara tahsilleri süresince işlerinden maaşlı izin verilmekteydi.Maattomina ihmisinä he onnistuivat hankkimaan työluvan.
Tahsiline burada başladı.Αυτό ξεκινά την επαγωγή.
Kâtip olarak çalışanlara tahsilleri süresince işlerinden maaşlı izin verilmekteydi.Όσοι ήταν ανίκανοι για εργασία όφειλαν κατά τη διάρκεια της εργάσιμης ημέρας να στέκονται προσοχή.
İlk tahsilini İngiltere'de yaptıktan sonra Hindistan'a döndü.Αφού ολοκλήρωσε την εκπαίδευσή της στην Αγγλία, επέστρεψε στην Ινδία.
Âsım Efendi tahsilinden sonra vakıflar müfettişliği kalemine devam ederek nâiplik mesleğine başladı.Efter at han overtog posten, indledte skatteinspektører en gennemgribende kontrol af hans virksomheder.
Bu sırada yarıda bıraktığı üniversite tahsiline uzaktan eğitim yoluyla devam etti.Derfor droppede han ud af sin uddannelse halvvejs.
Öncelikle Kur'an tahsili görmüş, daha sonra hadise yönelerek hadis çalışmalarına başlamıştır.Da begynte han å interessere seg for skriving, foruten at han begynte å mosjonere (noe han fortsatt gjør).
O ilk tahsilini kendi doğum yeri olan yaptı.Det var der han startet sitt nye liv som flyktning.
Zabit olup Avrupa'ya tahsil için gönderildi.Deretter ble det angivelig stjålet og fraktet til Europa.
Tahsiline ara vererek çalışmaya başladı.Hennes overvekt begynte å kreve sitt.
4 bin dolarlık fazlalık ise çek tahsildarına kalmaktadır.40.000, primært til å sikre videre drift.
Babası Mısır valisi olunca, Mısır’a gittiler ve oğlunu Medine’ye tahsile gönderdi.Du var en sønn, og du drepte din egen far og tilranet deg hans trone.
İlk tahsilini bu şehirde yaptı.Dette satte sitt preg på byen.
Siyasi bilimler tahsili görmüştür.Politivitenskap på egne ben?
Tahsiline burada başladı.Fikk sin spede begynnelse.
Kur'an'ı ezberleyip kıraat ve fıkıh tahsil etti.(Dia mendorong dan mengimbau pengamalan Al-Qur'an).
Daha sonra idarî bilimler konusunda yüksek tahsile karar verdi.Setelah itu ia tak henti-hentinya menimba ilmu dari para tokoh besar.
Medrese tahsilini Uşak`ta bitirdikten sonra köyünde çiftçiliğe dönmüştür.Setelah diletakkan di dapur, kakek kembali ke ladang.
İlk tahsiline babasından ders görerek başlar.Pada masa mudanya, ia mula-mula belajar pada ayahnya sendiri.
Mahmud, ilim tahsil etmek gayesiyle muhtelif beldeleri dolaştı.Dengan kesadaran itu Hamidhan sangat menekuni pendidikannya di sana.
Arzu etmesine rağmen tahsiline devam edemedi.Namun keinginannya belum juga terpenuhi walau ia sudah tua.
Kur’an okumaktan başka bir tahsili yoktur.Terjemahan Al-Qur'an hanyalah penjelasan terhadap Al-Qur'an.
Okulu bitirince bir lastik fabrikasında çalıştı, daha sonra mühendislik tahsili yaptı.Khi học xong, bà làm việc ở một nhà máy dệt, và sau đó đi học nghề kĩ sư.
İngiltere ve Fransa’da tahsil gördü.Đồng hồ ở Pháp và trên thế giới.
Yönetimi ve mali durumu özerktir, devlet tahsildar gönderemez.Chính phủ và nghị viện không thể hoạt động được nữa nếu không có các chỉ thị hàng ngày.
Ben kültürümü orada artırdım, orada tahsil yaptım.Chị trồng hành, Em trồng hẹ.
Aynı zamanda babasından dini ilimleri tahsil etmeye devam etti.彼もまた父の教えを忠実に守っていた。
Tahsilini tamamladıktan sonra Hariciye teşkilatında görev aldı.任務を終えると彼は後ろで踊った。
Örneğin, 2006 yılına ait bir gelir 2007 yılında tahsil edilirse, tahsil edildiği yılın hesaplarına kaydedilir.つまり、2007年度に導入されたものでも2006年度の予算で購入されれば6の数字が与えられる。
Çocukluğumdan beri vücutça rahatsız olduğumdan layikiyle tahsil edemedim.他(霍利)离开的时候我身体不适没能随行。
Bu yerlerde ilm-i kıraat tahsil edilmiştir.結腸在這些部份的位置是固定的。
Fransa'daki tahsil görmüş ve bir Fransız Hanım'la evlenmiştir.在巴黎,妻子和他離婚,嫁给一位法國雕塑家。
Özellikle; ilim tahsil eden talebelerin gireceği bir cennet kapısı var mı; adı nedir?".『繫縛』者,安立緣中,令不散,何所安立?謂:『自心定』力故,起智慧。
Bunun üzerine Pir-i Sanii oğluna: “Evladım daha olmamışsın, git tahsiline devam et” buyurmuş.”《孟子·告子》有:“至于子都,天下莫不知其姣也。
Tahsilini Bolu'da yaptı.他曾經效力於毕尔巴鄂。
Ben kültürümü orada artırdım, orada tahsil yaptım.他們真的啟發了我,他們相信這個嶄新領域。
İngiltere ve Fransa’da tahsil gördü.有英國與法國的混血。
Mahallede üniversite tahsil oranı % 10 civarındadır.曼海姆大学錄取率在10%左右。
Özellikle; ilim tahsil eden talebelerin gireceği bir cennet kapısı var mı; adı nedir?".식(識) "식(識)은 무엇인가? 6식신(識身)이니, 안식(眼識)에서 의식(意識)에 이르기까지이다."
Bunların terbiye ve tahsili âtîde bir kavmin saadet hâlini temin eder.(..)“그대 나라에 있는 올량합(兀良哈) 사람들은 모두 쇄환(刷還)해야 마땅하다. ”
Mahmut dayısı Amerika'dan gönderilen para ile tahsil için oraya gider gelir.하우프트먼은 돈을 모아 원양 여객선을 타고 미국으로 밀항했다.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod