Ana içeriğe geç
Sözlük

tahsil ile cümle

tahsil kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Tahsilat firmaları altın çağlarını yaşıyorlar.Collection companies are in their glory days.
Komutana göre örgütün vergi tahsilatı yapması veya orman yönetimini yürütmesi de söz konusu değil.Nor can it act as a tax collection agency or undertake forestry management.
Üniversite eğitiminin ardından moda üzerine ek tahsil almak için İtalya'ya gitmiştir.[1]After her university education, she went to Italy to receive additional education on fashion.[…]
O elektrostatik alan tahsil nesne C nedenleri mobile ücretleri için hareket.It is the electrostatic field of the charged object C which causes the mobile charges to move.
İlk, orta ve lise tahsilini Konya’da tamamladı.His work is often inspired by Ottoman architecture.
Ek olarak, toplam gelirin %3'ü tahsilat ve işlem ücreti olarak alınır. [2]Additionally, 3% of the total revenue is levied as collection and processing fees.[8]
Bu, vergi tahsildarlarını durdurmak ve mahkemeleri kapatmak için Shays İsyanı'nı tetikledi.Without paper money veterans without cash lost their farms for back taxes.
Woltz, Leiden'de Tarih bölümü tahsili yapmaktadır.[1]She studied history in Leiden, Netherlands.[1]
Avusturya ordusunda hafif süvari olarak ve vergi tahsildarı olarak kullanıldılar.They were used as the light cavalry in the Austrian army and as tax collectors.
Peter vergi tahsildarı ilePeter with the tax collector
Andreas Bertalan Schwarz, Bonn, Leipzig ve Budapeşte'de hukuk bilimleri tahsil etti.Andreas Bertalan Schwarz studierte in Bonn, Leipzig und Budapest Rechtswissenschaften.
Mezuniyetten sonra Viyana Üniversitesi'nde fizik tahsil etmeye başladı (1980–1989).Danach begann er sein Physikstudium an der Universität Wien (1980–1989).
Fransa'daki tahsil görmüş ve bir Fransız Hanım'la evlenmiştir.Er verbrachte einen Großteil seines Lebens in Frankreich und war dort mit einer Französin verheiratet.
1982-1988 yıllarında Zagreb'de Felsefe ve Teoloji tahsili gördü.In Zagreb studierte er Philosophie und Theologie von 1982 bis 1988.
Kur’an okumaktan başka bir tahsili yoktur.Damit kann schnelles Lesen (nur von einem Knoten) erreicht werden.
Üniversitede felsefe tahsil eder.Philosophie an der Universität Gießen.
İlk tahsilini babasının medrese arkadaşı Abdurrahman Sâmî Saruhânî'nin himâyesinde yaptı.Gegen ihn gelang ihm sein erster Sieg, worauf er von Antipater eine Einladung zum Überlaufen erhielt.
İlk tahsilini Kütahya'da gördü.Es wurde sein erster Roman auf Kikuyu.
İlk ve orta tahsilini Elmalı'da yaptı.Im Mittleren und Oberen Jura entstanden die ersten Eidechsen.
"Bu kadar cehalet ancak tahsille mümkün olur."Eine dieser Formen kann die Besessenheit sein“.
Tıp tahsilini yaptıktan sonra kendisini virüs araştırma çalışmalarına verdi.Wann immer es seine Zeit zuließ, führte er Forschungen auf dem Gebiet des Magnetismus durch.
Basra ulemasından, özellikle Ebu Ubeyde’den ilim tahsil etti.Entgegen vielen Informationen ist Akwa Ibom, insbesondere Uyo verhältnismäßig sicher.
Öncelikle Kur'an tahsili görmüş, daha sonra hadise yönelerek hadis çalışmalarına başlamıştır.Er zettelte eine Meuterei an und hätte so beinahe die erste Weltumseglung verhindert.
Vergi tahsildarı vergi değerlerinin hesaplanması ile ilgili Sultan beyanını iletti.Le percepteur a donné le considérant d'ordre du sultan quant au calcul des impôts.
Ortaöğrenimini Bursa Işıklar Askeri Lisesi'nde tamamladıktan sonra tıp tahsili görerek doktor oldu.Environ la moitié étaient dans l’armée ; après l’examen final ils devenaient médecins militaires.
O ilk tahsilini kendi doğum yeri olan yaptı.Il a adopté son nom de scène en fonction de son lieu de naissance.
Park Chan-wook Seul'de büyümüş ve Sogang Üniversitesi'nde felsefe tahsili yapmıştır.Park Chan-wook étudie la philosophie à l'université de Sogang.
4 bin dolarlık fazlalık ise çek tahsildarına kalmaktadır.Les 3 000 € restants sont pour la taupe.
Barcelona ve Pamplona'da filoloji tahsili görmüştür.Elle étude la philologie à Barcelone et à Pampelune, où elle obtient sa licence.
Gayrimenkul sahiplerinden de Emlak vergisi tahsil edilmektedir.Cependant il est tenu compte des biens détenus en nue-propriété.
İlk tahsilini babasının medrese arkadaşı Abdurrahman Sâmî Saruhânî'nin himâyesinde yaptı.Vous y verrez vos prédécesseurs et tous vos ancêtres qui sont sortis de ce monde dans la foi.
Çocukluğumdan beri vücutça rahatsız olduğumdan layikiyle tahsil edemedim.Je n'ai connu dans mon enfance que la tristesse.
İslami ilimlerin tahsilini uluslararası düzeyde sürdürmüştür.Nous devons savoir si cette course met Singapour en lumière sur le plan international.
Mevlana Lütfi ve Müeyyedzade'den ilim ve irfan tahsil etmiştir.Lui et Bonassoli sont férus de science et avides de publicité.
Tıp tahsilini yaptıktan sonra kendisini virüs araştırma çalışmalarına verdi.Elle aide son père à poursuivre ses recherches sur le virus Veronica.
Roma'da doğan Mattiacci, Roma La Sapienza Üniversitesi'nde ekonomi tahsili yapmıştır.Né à Rome, Mattiacci étudie l'économie à l'Université La Sapienza.
Hayatı hakkında fazla bilgi bir birikimi yoktur, özellikle de tahsili hakkında hiçbir şey bilinmemektedir.On ne sait rien de sa vie, à part quelques témoignages numismatiques.
Tahsiline ara vererek çalışmaya başladı.Está ansiosa por comenzar su tarea.
"Bu kadar cehalet ancak tahsille mümkün olur.""De todas nuestras posesiones, sólo la sabiduría es inmortal".
Barcelona ve Pamplona'da filoloji tahsili görmüştür.Estudió Filosofía en Pamplona y en Madrid.
Tahsiline burada başladı.Y empezó su mandato.
Guadeloupe'daki eğitiminden sonra, Paris II Üniversitesi'nde Ekonomi alanında tahsil yapmıştır.Durante su exilio se dedicó a dar clases de Economía Política en la Universidad de París VIII.
Ayrıca Ulusal Savunma Yüksek Tahsil Enstitüsü'nde de eğitim görmüştür.También estudió Defensa Nacional en el Centro de Altos Estudios Militares.
Yüksek tahsili yaparken aynı zamanda Ankara radyosunda amatör ses sanatçısı olarak çalıştı.También trabajó como actor de publicidad al hacer el comercial de caloventor "Aurora".
Tahsil hayatından sonra siyaset ve iş hayatına atıldı.Se retiró de la vida activa de los negocios y políticas.
Tahsilini Konya'da yaptı.Me la jugué a concho.
Ömer Suphi kurmay olarak tahsilini tamamlayarak kaymakamlığa kadar terfi etmiştir.El sobrenombre la siguió hasta que se hizo profesional.
İlk tahsilini Kütahya'da gördü.La encontré primero en Yucatán.
Yüksek tahsil görmeye elverişli olmak denince, belki de dünya üzerindeki en namüsait kişidir İrfan.En la aproximación a la arena, es fácil darse cuenta de que es el único de su tipo en el mundo.
Kütahya'da doğdu ve orada tahsil gördü.Fu sobrio nel cibarsi e visse castamente.
Almanya Karlsruhe Teknik Üniversitesinde Elektrik Mühendisliği tahsili görmüştür.Ottenne la laurea in ingegneria elettrotecnica presso l'Università Tecnica di Karlsruhe.
Valeri Brainin Müzik Teorisi, Kompozisyon, Linguistik ve Matematik tahsili yaptı.Brainin ha studiato composizione, matematica e linguistica.
Orta tahsilimi Çanakkale’de yaptım.Gioca nel ruolo di centrale nel Çanakkale.
Kimlerden ve nerelerden ilim tahsil ettiği kaynaklarda belirtilmemiştir.Mai scaricare ciecamente da siti o persone dalle quali non si ha l'assoluta certezza.
İlk ve orta tahsilini Çanakkale'de tamamladı.Chiuderà la sua lunga e fruttuosa carriera a Chiavari.
Tahsil edilen toplam vergi tutarı da 30.4 milyar YTL oldu.La massa complessiva a pieno carico era di 40,3 tonnellate tutte aderenti.
Çocukluğunda, Kur'an ve bazı fen ilimlerini tahsil etmekle geçirdi.“Da bambino ero attirato dalla medicina e dai romanzi.
Kur’an okumaktan başka bir tahsili yoktur.Источником рассказов Корана, согласно исламу, является только Всевышний.
Burada ilk tahsiline başladı.Там получил свой первый срок.
Tahsilini yerleştiği Kufe şehrinde yaptı.Монстров из пещер он нанял туда работать.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod