Ana içeriğe geç
Sözlük

tahsil ile cümle

tahsil kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Ayrı bir servis ücreti tahsil edilecektir.The service charge is extra.
Tom oldukça tahsilliydi ve birkaç dili akıcı şekilde konuşurdu.Tom was highly educated and spoke several languages fluently.
Tom bir borç tahsildarıdır.Tom is a debt collector.
O, tahsilli insandır.He's a well-informed person.
Kur’an okumaktan başka bir tahsili yoktur.He has been deprived of all reading material except a Qur'an.
Bunların terbiye ve tahsili âtîde bir kavmin saadet hâlini temin eder.(..)They will earn his forgiveness and this world will be entrusted to man.
Mezuniyetten sonra Viyana Üniversitesi'nde fizik tahsil etmeye başladı (1980–1989).Then he began studying physics at the University of Vienna (1980–1989).
Vergi tahsildarı vergi değerlerinin hesaplanması ile ilgili Sultan beyanını iletti.The tax collector gave the Sultan's recital of order regarding the calculation of tax values.
Öncelikle Kur'an tahsili görmüş, daha sonra hadise yönelerek hadis çalışmalarına başlamıştır.He then commanded them to stand by, so they started to turn away from the target.
İlk tahsilini babasının medrese arkadaşı Abdurrahman Sâmî Saruhânî'nin himâyesinde yaptı.At first he lived with his parents in Złotokłos; later they moved to Warsaw.
Tahsilini bitirdiğinde Brescia ve Padua şehirlerinde ilahiyat ve felsefe profesörü oldu.When he finished his studies he became a professor of philosophy and theology in Brescia and Padua.
Rouen’de vergi tahsildarı olan babası tarafından eğitilen bir çocuk dahiydi.He was a child prodigy who was educated by his father, a tax collector in Rouen.
Yoksul insanlar, gayri resmi borç verenlerden borç alır ve gayri resmi tahsildarlarla biriktirirler.Poor people borrow from informal moneylenders and save with informal collectors.
Örfî vergilerin tahsili, ser'î vergilerin tahsilinden farklı idi.Council Tax strongly resembled the rates system the poll tax had replaced.
Aynı zamanda babasından dini ilimleri tahsil etmeye devam etti.By doing so, she also abdicated her divine rights.
İlk tahsilini ana-babasından aldı ve ardından Tophane Feyziye Mektebi’ni bitirdi.He then eats from first one and then another bunch of grapes, holding them to his face.
O ilk tahsilini kendi doğum yeri olan yaptı.There he started his own farm.
Balıkçılık ve çiftçiliğin dışında ilçede tahsile ve mesleki eğitime dönük bir gelenek hakimdir.Apart from fisheries and farming there is also an educational and professional tradition.
Orta tahsilimi Çanakkale’de yaptım.It was headquartered in Çanakkale.
Burada dört yıl hukuk tahsil etti.He practised law for four years.
Mülkiye tahsilinden (1911) sonra, çeşitli ilçelerde kaymakamlık yapmıştır.After they sold it in 1421, it passed through a number of owners.
Sahn-ı Seman Medresesi'nde naklî ilimleri tahsil etti.Sahn-ı Seman Medrese established.
Evlendikten sonra tahsiline devam etti.She continued acting after her marriage.
İlk tahsilinin ardından babasının çalıştığı kurumda memuriyet başladı.This is the same station her father started at.
Borç ile ilgili hiçbir tahsilat yapamadan geri dönmüştür.He was unable to go out on loan again until the loan expired.
Ben kültürümü orada artırdım, orada tahsil yaptım.The mistake I made is my stick was up there.
Sonuçta Cohen'in bu parayı hiçbir zaman tahsil edememe durumu ortaya çıktı.As a result, it has been widely reported that Cohen may never be able to collect the awarded amount.
Tahsilini özel hocaların yanında tamamladı.He wants to stand next to his maker.
Gençlerin çoğunluğu okumuş ve yüksek tahsilli kimselerdir.Most teachers are young, qualified experienced and devoted.
4 bin dolarlık fazlalık ise çek tahsildarına kalmaktadır.A Thousand Leaves One Sheet.
Kimlerden ve nerelerden ilim tahsil ettiği kaynaklarda belirtilmemiştir.I have no idea on what information or source ...
İlk tahsilini köyünde yaptı.They built their first chapel in the village.
Ayrıca Rahmi'nin kullandığı bankanın parası da ailesinden tahsil edilir.Ruth also unfreezes the trust fund set up by her father.
Roma'da doğan Mattiacci, Roma La Sapienza Üniversitesi'nde ekonomi tahsili yapmıştır.Born in Rome, Mattiacci studied economics at the University La Sapienza.
Almanya Karlsruhe Teknik Üniversitesinde Elektrik Mühendisliği tahsili görmüştür.He majored in electrical engineering at the Technical College in Karlsruhe.
Kız: 555'den tahsilata başlamalıyız.We have to start collecting from 555.
Futbol bir adam gibi bir ücretleri tahsil edilmişti.He had been charged just as one charges a man at football.
Bankanız diyelim ki saklama ücretini de yıl sonunda tahsil ediyor olsun.Well, we get $1200 and we had to pay back $1150.
Dağıtım, muhasebe, fatura tahsilatı, vb. hizmetleri sağlarlar.They provide distribution and accounting, bill collection, etc.
Ben bir vergi tahsildarıyım. . .Right. I'm a tax collector. Well, there is all kinds of negative implications.
Vučić topladı tahsildarlarınıVučić gathered his tax collectors,
Bugüne dek, 1.960 şahıs ve kuruluştan yaklaşık 65 milyon euro tahsil edildi.So far, about 65m euros have been collected from 1,960 individuals and companies.
Tahsilatın meşruluğuyla ilgili karar Cuma günü verilecek.The legitimacy of the levy is scheduled for a decision on Friday.
Vergi tahsilat oranında 2003 yılına göre yüzde 30 artış kaydedildi.The tax collection rate surged by 30 per cent, compared to 2003.
Aristeros Psaltis, "Vergi tahsilat tedbiri alınmadı."No tax levying measure has been taken.
Stojku, "Yasayı ihlal edenlere ceza kesebiliriz ama cezaları tahsil edemeyiz." diyor."We may fine violators, but we can't collect the fines," he explains.
Vergi tahsilatı daha verimli hale gelerek vergi kaçırmak zorlaşacak.Tax collection will become more efficient, making tax evasion more difficult.
EULEX, vergi tahsilatının yerel makamların meselesi olduğunu doğruladı.EULEX confirmed that collecting taxes is a matter for the local authorities.
Onlar da Mustafi'ye, rüşvetlerin şüphelilerden tahsilatında "arabuluculuk" yapmakla suçlanıyor.They are accused of being Mustafi’s "mediators" in collecting bribes from suspects.
Lamfalussy, "EULEX'in kuzeyde vergi tahsil etme yönünde hiçbir yasal yetkisi yok."EULEX has no legal authority to collect taxes in the north.
"Vergi tahsilat sistemini daha iyi düzenlemeniz gerekir."You have to organize the tax collection system better.
Makedonya'da borç tahsilat dairesinin yasallığı ve etiği sorgulanıyorDebt collection agency legality and ethics questioned in Macedonia
Elektrik şirketi büyük borç altında ve fatura tahsilatında önemli sorunlar yaşanıyor.The power company faces massive debts and bill payment in Kosovo is erratic at best.
Yunanistan'da kamu çalışanları, gümrük memurları ve vergi tahsildarları iş bırakma eylemi yaptı.Civil servants, customs officers and tax collectors all walked off their jobs in Greece.
Bu dernek 2005 yılında 1,2 milyon avro telif hakkı ücreti tahsil etti.This society collected 1.2m euros in copyright fees in 2005.
AGİT anketine göre Makedonya'da ademi merkeziyet başarılı oldu, vergi tahsilatı hâlâ zorOSCE poll finds decentralisation successful in Macedonia, tax collection still a challenge
Bunlar arasında emlak vergisi ve KDV'nin bir kısmının tahsilatı da yer alıyor.These include collection of property tax and a part of the VAT.
Makedon ESM Distribucija, borçlarını tahsil etmek umuduyla elektriği kestiMacedonia's ESM Distribucija cuts off power in hopes of collecting debts
Mali disiplin, vergi tahsilatında artış ve emekli fonundaki fazla zammı mümkün hale getirdi.Financial discipline, better tax collection and a pension fund surplus made the raise possible.
Vergi tahsilatının yanı sıra hükümetin mali disiplininde de artış kaydedildi.Tax collection has increased, as has the government's financial discipline.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod