Dolayısıyla, öyle değilmiş gibi gözükse de muhtemelen tahrik edici.Então possivelmente é um bocadinho mais excitante do que parece.
Dolayısıyla, öyle değilmiş gibi gözükse de muhtemelen tahrik edici.Entonces posiblemente, bueno, es un poco más excitante de lo que se ve.
Dolayısıyla, öyle değilmiş gibi gözükse de muhtemelen tahrik edici.Es ist also möglicherweise doch ein bisschen erregender, als es aussieht.
Dolayısıyla, öyle değilmiş gibi gözükse de muhtemelen tahrik edici.Jadi mungkin, Anda tahu, sedikit lebih merangsang daripada kelihatannya.
Dolayısıyla, öyle değilmiş gibi gözükse de muhtemelen tahrik edici.Jak mówiłam, u świń łechtaczka jest w pochwie, więc taki wibrator może je pobudzać.
Dolayısıyla, öyle değilmiş gibi gözükse de muhtemelen tahrik edici.Nên có thể, các bạn biết đấy, nhìn thế thôi chứ nó kích dục hơn mình nghĩ.
Dolayısıyla, öyle değilmiş gibi gözükse de muhtemelen tahrik edici.Quindi, un po' più eccitante di quanto sembri.
Dolayısıyla, öyle değilmiş gibi gözükse de muhtemelen tahrik edici.Så möjligtvis, ni vet, något mer upphetsande än det ser ut.
Dolayısıyla, öyle değilmiş gibi gözükse de muhtemelen tahrik edici.Så muligvis, I ved, en smule mere ophidsende end det ser ud.
Dolayısıyla, öyle değilmiş gibi gözükse de muhtemelen tahrik edici.Takže je to možná, víte, trochu víc vzrušující než to vypadá.
Dolayısıyla, öyle değilmiş gibi gözükse de muhtemelen tahrik edici.Takže je to možno o trochu viac vzrušujúce ako to vyzerá.
Dolayısıyla, öyle değilmiş gibi gözükse de muhtemelen tahrik edici.Úgyhogy, tudják, sokkal izgatóbb, mint amilyennek tűnik.
Dolayısıyla, öyle değilmiş gibi gözükse de muhtemelen tahrik edici.Άρα, πιθανώς, ξέρετε, είναι λίγο πιο ερεθιστικό από ότι φαίνεται.
Dolayısıyla, öyle değilmiş gibi gözükse de muhtemelen tahrik edici.Така че може би е, разбирате ли, малко по-възбуждащо, отколкото изглежда.
Dolayısıyla, öyle değilmiş gibi gözükse de muhtemelen tahrik edici.Так что, возможно, это возбуждает больше, чем может показаться.
Dolayısıyla, öyle değilmiş gibi gözükse de muhtemelen tahrik edici.כך שזה יכול להיות יותר מגרה ממה שזה נראה.
Dolayısıyla, öyle değilmiş gibi gözükse de muhtemelen tahrik edici.لذا نظريا . .يمكن لانثى الخنزير ان تحصل على اثارة اكبر بقليل مما هو ظاهر الان
Dolayısıyla, öyle değilmiş gibi gözükse de muhtemelen tahrik edici.また アン・マリーに
En aşırı durumlarda nefesimi tutmayı deneyip tahrik altında iken kalp hızımı yavaşlatmayı deniyordum.Chcel som to skúšať v najextrémnejších situáciách, aby som videl, či dokážem spomaliť tep pod nátlakom.
En aşırı durumlarda nefesimi tutmayı deneyip tahrik altında iken kalp hızımı yavaşlatmayı deniyordum.Halusin kokeilla äärimmäisissä tilanteissa nähdäkseni pystynkö alentamaan sykettäni uhattuna.
En aşırı durumlarda nefesimi tutmayı deneyip tahrik altında iken kalp hızımı yavaşlatmayı deniyordum.Jeg ville prøve det i de mest ekstreme situationer for at se om jeg kunne sænke min puls under stress.
En aşırı durumlarda nefesimi tutmayı deneyip tahrik altında iken kalp hızımı yavaşlatmayı deniyordum.저는 제 심박수를 낮출 수 있는지 확인하기 위해 아주 가장 극한 상황에서도 시도하고 싶었지요. 강압적인 상황 처럼요...
En aşırı durumlarda nefesimi tutmayı deneyip tahrik altında iken kalp hızımı yavaşlatmayı deniyordum.Queria experimentar nas situações mais difíceis para ver se podia abrandar o ritmo cardíaco sob tensão.
En aşırı durumlarda nefesimi tutmayı deneyip tahrik altında iken kalp hızımı yavaşlatmayı deniyordum.Quería probar bajo las circunstancias más extremas para ver si podía disminuir mis pulsaciones bajo el estrés.
En aşırı durumlarda nefesimi tutmayı deneyip tahrik altında iken kalp hızımı yavaşlatmayı deniyordum.Zkoušel jsem to v těch nejextrémějších situacích, abych zjistil, jestli si zvládnu zpomalit puls i ve stresu.
En aşırı durumlarda nefesimi tutmayı deneyip tahrik altında iken kalp hızımı yavaşlatmayı deniyordum.רציתי לנסות את זה במצבים הכי קיצוניים כדי לראות אם אני יכול להאט קצב הלב שלי תחת לחץ.
En aşırı durumlarda nefesimi tutmayı deneyip tahrik altında iken kalp hızımı yavaşlatmayı deniyordum.أردت محاولة ذلك في الحالات الأكثر تطرفا لمعرفة ما اذا كنت استطيع إبطاء معدل نبضات قلبي تحت الإكراه
En aşırı durumlarda nefesimi tutmayı deneyip tahrik altında iken kalp hızımı yavaşlatmayı deniyordum.強制された状態で心拍数を下げられるかどうか 見るためです (笑い)
-Gidip evde karılarına elleseler ya. -Belki onlardan tahrik olmuyorlardır.Možná je to nevzrušuje.
Hem erkeklerde, hem de kadınlarda, tahrikten, orgazma kadar insan vücudunda olan her şey.A vágytól az orgazmusig, férfiaknál és nőknél egyaránt. Mindent, ami az emberi testben történik.
Hem erkeklerde, hem de kadınlarda, tahrikten, orgazma kadar insan vücudunda olan her şey.Dall'eccitazione fino all'orgasmo, in uomini e donne. Tutto ciò che succede nel corpo umano.
Hem erkeklerde, hem de kadınlarda, tahrikten, orgazma kadar insan vücudunda olan her şey.Dari terangsang, terus sampai orgasme, pada pria dan wanita. Semua yang terjadi di dalam tubuh manusia.
Hem erkeklerde, hem de kadınlarda, tahrikten, orgazma kadar insan vücudunda olan her şey.De l'excitation à l'orgasme, chez l'homme et la femme. Tout ce qui se passe dans le corps humain.
Hem erkeklerde, hem de kadınlarda, tahrikten, orgazma kadar insan vücudunda olan her şey."Desde a excitação até ao orgasmo, em homens e mulheres. "Tudo o que acontece no corpo humano".
Hem erkeklerde, hem de kadınlarda, tahrikten, orgazma kadar insan vücudunda olan her şey.Från upphetsning hela vägen till orgasm, för män och kvinnor. Allt som händer i den mänskliga kroppen.
Hem erkeklerde, hem de kadınlarda, tahrikten, orgazma kadar insan vücudunda olan her şey.Od podniecenia po orgazm, u obojga płci. Wszystko, co się da.
Hem erkeklerde, hem de kadınlarda, tahrikten, orgazma kadar insan vücudunda olan her şey.Od vzrušenia, až po orgazmus u mužov a žien. Všetko, čo sa deje v ľudskom tele.
Hem erkeklerde, hem de kadınlarda, tahrikten, orgazma kadar insan vücudunda olan her şey.Od vzrušení, až po orgasmus u mužů i u žen. Vše, co se děje v lidském těle.
Hem erkeklerde, hem de kadınlarda, tahrikten, orgazma kadar insan vücudunda olan her şey.Từ sự kích thích đến sự khoái cảm ở đàn ông và cả phụ nữ. Mọi thứ diễn ra ở cơ thể con người.
Hem erkeklerde, hem de kadınlarda, tahrikten, orgazma kadar insan vücudunda olan her şey.Από τη διέγερση, μέχρι τον οργασμό, σε άνδρες και γυναίκες. Οτιδήποτε συμβαίνει στο ανθρώπινο σώμα.
Hem erkeklerde, hem de kadınlarda, tahrikten, orgazma kadar insan vücudunda olan her şey.Начиная с возбуждения и до оргазма, для мужчин и для женщин. Всё, что происходит в теле человека.
Hem erkeklerde, hem de kadınlarda, tahrikten, orgazma kadar insan vücudunda olan her şey.От възбуда по целия път до оргазъм, при мъже и жени. Всичко, което се случва в човешкото тяло.
Hem erkeklerde, hem de kadınlarda, tahrikten, orgazma kadar insan vücudunda olan her şey.מגירוי עד לאורגזמה בגבר ובאישה. כל מה שקורה בגוף האנושי.
Hem erkeklerde, hem de kadınlarda, tahrikten, orgazma kadar insan vücudunda olan her şey.من بداية الاستثارة وحتى الرعشة الجنسية في كل من الرجال والنساء يكتشفوا كل شيء .. يحدث داخل الجسم البشري
Hem erkeklerde, hem de kadınlarda, tahrikten, orgazma kadar insan vücudunda olan her şey.そこで人体に起きる全ての現象を調べるわけです で 女性の場合 殆どの現象が体内で起こるわけですが
Her şeyi tekerleklere taşıdık, yani tahrik motoru, direksiyon motoru, fren, hepsi tekerlekte.Abbiamo spostato tutto sulle ruote, quindi il motore, lo sterzo, i freni sono tutti sulle ruote.
Her şeyi tekerleklere taşıdık, yani tahrik motoru, direksiyon motoru, fren, hepsi tekerlekte.Alles ging in de wielen: de aandrijfmotor, de stuurmotor, de remmen.
Her şeyi tekerleklere taşıdık, yani tahrik motoru, direksiyon motoru, fren, hepsi tekerlekte.바퀴에 모든것을 담았습니다. 주행용 모터, 조종용 모터가 있고 바퀴마다 브레이크가 있죠.
Her şeyi tekerleklere taşıdık, yani tahrik motoru, direksiyon motoru, fren, hepsi tekerlekte.Pasamos todo a ruedas, para que tener el motor, la dirección, los frenos, todo en las ruedas.
Her şeyi tekerleklere taşıdık, yani tahrik motoru, direksiyon motoru, fren, hepsi tekerlekte.Totul s-a mutat pe roți, așa că avem motorul de condus, motorul de direcție, frânele, toate în roată.
Her şeyi tekerleklere taşıdık, yani tahrik motoru, direksiyon motoru, fren, hepsi tekerlekte.Všetko sme presunuli na volant, takže štartovanie, riadenie aj brzdenie sa ovládajú na volante.
Her şeyi tekerleklere taşıdık, yani tahrik motoru, direksiyon motoru, fren, hepsi tekerlekte.Wir haben alles in die Räder gepackt - jetzt sind Motor, Steuerung, Bremsen alle im Rad.
Her şeyi tekerleklere taşıdık, yani tahrik motoru, direksiyon motoru, fren, hepsi tekerlekte.Μεταφέραμε τα πάντα στους τροχούς, οπότε υπάρχουν o κινητήρας, η κρεμαγιέρα, τα φρένα όλα στο τιμόνι.
Her şeyi tekerleklere taşıdık, yani tahrik motoru, direksiyon motoru, fren, hepsi tekerlekte.Всё переместилось в колёса. То есть привод, система управления, тормоза — всё в колесе.
Her şeyi tekerleklere taşıdık, yani tahrik motoru, direksiyon motoru, fren, hepsi tekerlekte.העברנו הכל לגלגלים, כך שמנוע ההנעה, מנוע ההיגוי והבלמים, כולם נמצאים בתוך הגלגלים.
Her şeyi tekerleklere taşıdık, yani tahrik motoru, direksiyon motoru, fren, hepsi tekerlekte.車輪の中に駆動や操舵のためのモーター 減速装置などが入っています 車台が自由になり 折りたたむこともできます
İçinizdeki sanatçıya, sizi tahrik eden şeye tutunmalısınız.Kapcsolódnod kell a művészeddel, a felbujtóddal.
İçinizdeki sanatçıya, sizi tahrik eden şeye tutunmalısınız.당신 스스로의 아티스트와 만나세요, 바로 당신을 이끄는 그 존재 말이에요.
İçinizdeki sanatçıya, sizi tahrik eden şeye tutunmalısınız.Muset se se svým umělcem, svým provokatérem spojit.
İçinizdeki sanatçıya, sizi tahrik eden şeye tutunmalısınız.Ви повинні втановити зв"язок із своїм митцем, підключитися до свого ініціатора.