Ne? Mekiği tahliye için hazırlayın.Prepara o vaivém para evacuação imediata!
Ne? Mekiği tahliye için hazırlayın.Prépare l'évacuation.
Ne? Mekiği tahliye için hazırlayın.Przygotuj prom do ewakuacji!
Ne? Mekiği tahliye için hazırlayın.Приготви совалката за излитане!
Ne? Mekiği tahliye için hazırlayın.ماذا؟ أعد المكوك للرحيل الآن
Neyse ki 2006 yılında ,Kongre Evcil Hayvan Tahliyesi ve Ulaşım Standartları Yasasını geçirdi. (kahkalar)No našťastie v roku 2006 Kongres prijal Zákon o evakuácii a prevoze domácich zvierat (Smiech)
Neyse ki 2006 yılında ,Kongre Evcil Hayvan Tahliyesi ve Ulaşım Standartları Yasasını geçirdi. (kahkalar)Ευτυχώς το 2006, το Κονγκρέσο ενέκρινε την Πράξη Εκκένωσης και Μεταφοράς Κατοικιδίων (Γέλια)
Neyse ki 2006 yılında ,Kongre Evcil Hayvan Tahliyesi ve Ulaşım Standartları Yasasını geçirdi. (kahkalar)На щастя, в 2006 році Конгрес прийняв акт про евакуацію і транспортування домашніх тварин (Сміх)
Onu bir sebebten dolayı kapattım, seni eşek kafalı. Tahliye sübapı...Aku tutup untuk satu alasan, injapnya terbakar
Onu bir sebebten dolayı kapattım, seni eşek kafalı. Tahliye sübapı...Jag stoppade den för att ventilen är paj!
Onu bir sebebten dolayı kapattım, seni eşek kafalı. Tahliye sübapı...Jeg stoppede den sgu, fordi ventilen havde sat sig!
Onu bir sebebten dolayı kapattım, seni eşek kafalı. Tahliye sübapı...Mandei fechar o poço, porque a válvula de segurança estava avariada, imbecil!
Onu bir sebebten dolayı kapattım, seni eşek kafalı. Tahliye sübapı...¡Paré porque la válvula de desahogo no sirve, idiota!
Onu bir sebebten dolayı kapattım, seni eşek kafalı. Tahliye sübapı...Vypnul jsem to, protože nefungoval ventil, blbečku!
Onu bir sebebten dolayı kapattım, seni eşek kafalı. Tahliye sübapı...Θα το κλείσω γιατί έσπασε η βαλβίδα, βλάκα!
Onu bir sebebten dolayı kapattım, seni eşek kafalı. Tahliye sübapı...Затворих го, защото гръмна предпазният вентил, фукльо!
Onu bir sebebten dolayı kapattım, seni eşek kafalı. Tahliye sübapı....היו יכולים להיות פה קורבנות היום ?אתה רוצה את זה על המצפון שלך
Onu bir sebebten dolayı kapattım, seni eşek kafalı. Tahliye sübapı...لقد أغلقته لسبب أيها الأحمق صمام الإغاثة
O, o sırada tahliye için uygun değildi, çünkü toplum içinde bir tehdit oluşturuyordu.Er kam deshalb nicht für eine vorzeitige Entlassung in Frage, weil er eine Gefahr für die Gesellschaft war.
O, o sırada tahliye için uygun değildi, çünkü toplum içinde bir tehdit oluşturuyordu.그는 그가 사회에 위협이 될 하기 때문에 그 시간에 나오게 될 자격이 없습니다.
O, o sırada tahliye için uygun değildi, çünkü toplum içinde bir tehdit oluşturuyordu.Δεν κρίθηκε κατάλληλος γι' αποφυλάκιση εκείνη την εποχή επειδή θα ήταν απειλή για την κοινωνία.
O, o sırada tahliye için uygun değildi, çünkü toplum içinde bir tehdit oluşturuyordu.كان غير مؤهل لأن يخرج في ذلك الوقت لأنه قد يصبح تهديد للمجتمع.
Orada başkanları ile bir toplantım oldu, bana ülkesinin tahliye stratejisinden bahsetti.Am avut o întâlnire cu președintele lor, care mi-a povestit despre strategia lui de salvare pentru țara sa.
Orada başkanları ile bir toplantım oldu, bana ülkesinin tahliye stratejisinden bahsetti.Ich traf mich mit dem Präsident dort, der mir von seinem Ausstiegsszenario für sein Land erzählte.
Orada başkanları ile bir toplantım oldu, bana ülkesinin tahliye stratejisinden bahsetti.Ik had een ontmoeting met de president daar, die me vertelde over zijn exit-strategie voor zijn land.
Orada başkanları ile bir toplantım oldu, bana ülkesinin tahliye stratejisinden bahsetti.J'ai rencontré leur président là-bas, qui m'a expliqué son plan d'évacuation pour son pays.
Orada başkanları ile bir toplantım oldu, bana ülkesinin tahliye stratejisinden bahsetti.그곳의 대통령과 만날 기회가 있었는데요 그 분에게서 국가 출구 전략을 들었습니다
Orada başkanları ile bir toplantım oldu, bana ülkesinin tahliye stratejisinden bahsetti.Là ho avuto un incontro con il presidente, che mi ha raccontato la sua strategia per evacuare il paese.
Orada başkanları ile bir toplantım oldu, bana ülkesinin tahliye stratejisinden bahsetti.Měla jsem schůzku s prezidentem, který mi pověděl o krizových plánech na evakuaci svojí země.
Orada başkanları ile bir toplantım oldu, bana ülkesinin tahliye stratejisinden bahsetti.Miałam tam spotkanie z prezydentem, który powiedział mi o swojej strategii opuszczenia państwa przez ludzi.
Orada başkanları ile bir toplantım oldu, bana ülkesinin tahliye stratejisinden bahsetti.Saya bertemu dengan presidennya yang mengatakan tentang strategi meloloskan diri bagi negara itu.
Orada başkanları ile bir toplantım oldu, bana ülkesinin tahliye stratejisinden bahsetti.Találkoztam ott a miniszterelnökkel, aki elmesélte országa menekülési stratégiáját.
Orada başkanları ile bir toplantım oldu, bana ülkesinin tahliye stratejisinden bahsetti.Tôi đã gặp ngài Tổng thống ở đó, người đã cho tôi biết về kê hoạch di tản cho đất nước của ông ấy.
Orada başkanları ile bir toplantım oldu, bana ülkesinin tahliye stratejisinden bahsetti.Tuve una reunión con el presidente ahí, que me habló sobre la estrategia de evacuación de su país.
Orada başkanları ile bir toplantım oldu, bana ülkesinin tahliye stratejisinden bahsetti.Είχα μια συνάντηση με τον πρόεδρό τους ο οποίος μου είπε για τη στρατηγική εκκένωσης της χώρας του.
Orada başkanları ile bir toplantım oldu, bana ülkesinin tahliye stratejisinden bahsetti.Имах една среща с тамошния призидент, който сподели с мен своята стратегия за евакуация на населението.
Orada başkanları ile bir toplantım oldu, bana ülkesinin tahliye stratejisinden bahsetti.Я встречалась там с президентом, который рассказал мне о своей стратегии ухода людей из страны.
Orada başkanları ile bir toplantım oldu, bana ülkesinin tahliye stratejisinden bahsetti.היתה לי פגישה עם הנשיא, שסיפר לי על אסטרטגיית היציאה שלו.
Orada başkanları ile bir toplantım oldu, bana ülkesinin tahliye stratejisinden bahsetti.لقد إجتمعت مع رئيسهم و الذى أخبرنى عن خطته الإستراتيجية للخروج ببلاده من هذا المأزق
Orada başkanları ile bir toplantım oldu, bana ülkesinin tahliye stratejisinden bahsetti.国家の撤退計画について 話してくれました 今後50年以内に
Oradaki ilk haftamın sonunda, kendimi kasabadaki bir tahliye merkezine yardım ederken buldum.À la fin de ma première semaine, je me suis retrouvée à aider dans un centre d'évacuation de la ville.
Oradaki ilk haftamın sonunda, kendimi kasabadaki bir tahliye merkezine yardım ederken buldum.Al final de mi primera semana empecé a ayudar en un centro de evacuación del pueblo.
Oradaki ilk haftamın sonunda, kendimi kasabadaki bir tahliye merkezine yardım ederken buldum.Alla fine della mia prima settimana, prestai il mio aiuto in un centro di evacuazione cittadino.
Oradaki ilk haftamın sonunda, kendimi kasabadaki bir tahliye merkezine yardım ederken buldum.Am Ende meiner ersten Woche dort half ich in einem Evakuierungszentrum in der Stadt.
Oradaki ilk haftamın sonunda, kendimi kasabadaki bir tahliye merkezine yardım ederken buldum.Ao fim da minha primeira semana lá, dei por mim a ajudar num centro de evacuação na cidade.
Oradaki ilk haftamın sonunda, kendimi kasabadaki bir tahliye merkezine yardım ederken buldum.Az első hét végén, amit ott töltöttem, a város egyik menekültközpontjában segítettem.
Oradaki ilk haftamın sonunda, kendimi kasabadaki bir tahliye merkezine yardım ederken buldum.제가 그 곳에 간지 일주일이 되었을 때 저는 마을에 있는 피난소에서 일하고 있었습니다.
Oradaki ilk haftamın sonunda, kendimi kasabadaki bir tahliye merkezine yardım ederken buldum.La finalul primei mele săptămâni acolo, am dat o mână de ajutor într-un centru de evacuare din oraş.
Oradaki ilk haftamın sonunda, kendimi kasabadaki bir tahliye merkezine yardım ederken buldum.Mot slutet av den första veckan där, fann jag mig själv hjälpande till vid en evakueringsplats i staden.
Oradaki ilk haftamın sonunda, kendimi kasabadaki bir tahliye merkezine yardım ederken buldum.Na konci prvého týždňa, čo som tam strávila, som pomáhala v evakuačnom centre v meste.
Oradaki ilk haftamın sonunda, kendimi kasabadaki bir tahliye merkezine yardım ederken buldum.Na konci svého prvního týdne jsem tam pomáhala v evakuačním centru ve městě.
Oradaki ilk haftamın sonunda, kendimi kasabadaki bir tahliye merkezine yardım ederken buldum.Pod koniec pierwszego tygodnia, pomagałam w centrum ewakuacyjnym.
Oradaki ilk haftamın sonunda, kendimi kasabadaki bir tahliye merkezine yardım ederken buldum.Tegen het eind van mijn eerste week belandde ik in een evacuatiecentrum in de stad.
Oradaki ilk haftamın sonunda, kendimi kasabadaki bir tahliye merkezine yardım ederken buldum.Vào cuối tuần đầu tiên ở đó, tôi đến giúp đỡ một trung tâm di tản ở thị trấn.
Oradaki ilk haftamın sonunda, kendimi kasabadaki bir tahliye merkezine yardım ederken buldum.Στο τέλος της πρώτης μου εβδομάδας εκεί, βοήθησα ένα κέντρο εκκένωσης στην πόλη.
Oradaki ilk haftamın sonunda, kendimi kasabadaki bir tahliye merkezine yardım ederken buldum.В края на първата ми седмица тук помагах в евакуационния център в града.
Oradaki ilk haftamın sonunda, kendimi kasabadaki bir tahliye merkezine yardım ederken buldum.К концу первой недели моего пребывания там я поехала помогать в городской эвакуационный центр.
Oradaki ilk haftamın sonunda, kendimi kasabadaki bir tahliye merkezine yardım ederken buldum.Наприкінці мого першого тижня я почала допомагати в евакуаційному центрі в місті.
Oradaki ilk haftamın sonunda, kendimi kasabadaki bir tahliye merkezine yardım ederken buldum.בתחילת השבוע השלישי שם, מצאתי את עצמי עוזרת באחד ממרכזי הפינוי בעיר.
Oradaki ilk haftamın sonunda, kendimi kasabadaki bir tahliye merkezine yardım ederken buldum.في نهاية أسبوعي الأول هناك، وجدت نفسي أساعد في مركز للإيواء في مركز البلدة