tadın ile cümle
tadın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Ya da yoğurdun asitli (ekşi) tadını -- harika bir lezzet -- özellikle de çilekle beraber.Или кислинку йогурта -- чудесно -- с клубникой.
Ya da yoğurdun asitli (ekşi) tadını -- harika bir lezzet -- özellikle de çilekle beraber.תחשבו על שוקולד מתוק-מריר. או תחשבו על החומציות של יוגורט -- נפלא --
Ya da yoğurdun asitli (ekşi) tadını -- harika bir lezzet -- özellikle de çilekle beraber.او عن حموضية اللبن - رائع- مع خليط من الفراولة
Ya da yoğurdun asitli (ekşi) tadını -- harika bir lezzet -- özellikle de çilekle beraber.最高ですね それとイチゴの組み合わせを思い浮かべてください 私たちはこういった無数の
Yaşamın tadını çıkarırız.Assaporiamo la vita.
Yaşamın tadını çıkarırız.Cenimy życie.
Yaşamın tadını çıkarırız.Chúng ta thưởng thức cuộc sống.
Yaşamın tadını çıkarırız.Kita menikmati hidup.
Yaşamın tadını çıkarırız.사람들은 인생을 음미하게 됩니다.
Yaşamın tadını çıkarırız.Minden ízében élvezzük az életet.
Yaşamın tadını çıkarırız.Nous savourons la vie.
Yaşamın tadını çıkarırız.Saboreamos a vida.
Yaşamın tadını çıkarırız.Savurăm viaţa.
Yaşamın tadını çıkarırız.Valoramos la vida.
Yaşamın tadını çıkarırız.We genieten van het leven.
Yaşamın tadını çıkarırız.Wir kosten das Leben aus.
Yaşamın tadını çıkarırız.Απολαμβάνουμε τη ζωή.
Yaşamın tadını çıkarırız.Вкусваме живота с наслада.
Yaşamın tadını çıkarırız.Ми смакуємо життя.
Yaşamın tadını çıkarırız.Мы наслаждаемся жизнью.
Yaşamın tadını çıkarırız.אנו מתענגים על החיים.
Yaşamın tadını çıkarırız.نتذوق الحياة.
Yaşamın tadını çıkarırız.さらに もっと人に感謝をし
Yayınınız sona erdiğinde, katılma şansı bulamayanların da tadını çıkarabilmesi içinAls je klaar bent, wordt de opname van je Hangout openbaar gepost.
Yayınınız sona erdiğinde, katılma şansı bulamayanların da tadını çıkarabilmesi içinNach dem Ende des Hangouts wird öffentlich eine Aufzeichnung gepostet.
Yayınınız sona erdiğinde, katılma şansı bulamayanların da tadını çıkarabilmesi içinNår du er færdig, udsendes der en optagelse af dit hangout offentligt, så alle, der er gået glip af dit
Yemek damak tadınıza uymadı mı?Az étel megfelelt az ízlésüknek?
Yemek damak tadınıza uymadı mı?Comment avez-vous trouvé le repas ?
Yemek damak tadınıza uymadı mı?Σε ικανοποιεί το γεύμα;
Yemek damak tadınıza uymadı mı?هل اعجبكم الغداء؟
Yine nehrin üzerinde güneşin tadını çıkaran bir sürü Ganj timsahını görmek harikaydı.Es ist einfach unglaublich, mehrere Gangesgaviale zu sehen, die sich am Fluss sonnen.
Yine nehrin üzerinde güneşin tadını çıkaran bir sürü Ganj timsahını görmek harikaydı.Ongelooflijk om terug gavialen te zien zonnen op de rivier.
Yine nehrin üzerinde güneşin tadını çıkaran bir sürü Ganj timsahını görmek harikaydı.Quiero decir, era increíble ver un montón de gaviales disfrutando en el rio de nuevo.
Yine nehrin üzerinde güneşin tadını çıkaran bir sürü Ganj timsahını görmek harikaydı.To niesamowite zobaczyć stado gawiali wylegujących się na brzegu rzeki.
Yine nehrin üzerinde güneşin tadını çıkaran bir sürü Ganj timsahını görmek harikaydı.Úgy értem, lenyűgöző a gaviálok csoportjait újra látni, amint a folyónál sütkéreznek.
Yine nehrin üzerinde güneşin tadını çıkaran bir sürü Ganj timsahını görmek harikaydı.Voglio dire, era incredibile vedere branchi di Gaviali popolare il fiume di nuovo.
Yine nehrin üzerinde güneşin tadını çıkaran bir sürü Ganj timsahını görmek harikaydı.Vreau să spun, e pur și simplu incredibil să vezi din nou grupuri de gaviali încălzindu-se la soare pe râu.
Yine nehrin üzerinde güneşin tadını çıkaran bir sürü Ganj timsahını görmek harikaydı.Ý tôi là, thật tuyệt vời khi lại thấy hàng đàn cá sấu Ấn Độ phơi nắng trên sông
Yine nehrin üzerinde güneşin tadını çıkaran bir sürü Ganj timsahını görmek harikaydı.Εννοώ, ήταν απλά απίστευτο να βλέπεις ορδές από γκάριαλ να λιάζονται πάλι στις όχθες του ποταμού.
Yine nehrin üzerinde güneşin tadını çıkaran bir sürü Ganj timsahını görmek harikaydı.Просто невероятно е да видиш групи гариали отново да се препичат в реката.
Yine nehrin üzerinde güneşin tadını çıkaran bir sürü Ganj timsahını görmek harikaydı.Это просто невероятно, что мы снова видим группы гангских гавиалов, греющихся на солнце, лёжа на берегу реки.
Yine nehrin üzerinde güneşin tadını çıkaran bir sürü내 말은, 수많은 가리알들이 강에서 햇볓을 쬐는 것을
Yine nehrin üzerinde güneşin tadını çıkaran bir sürüזה פשוט מדהים לראות קבוצות של גאביאלים
Yine nehrin üzerinde güneşin tadını çıkaran bir sürüمنظر رائع من مجموعات الجاريال
Yine nehrin üzerinde güneşin tadını çıkaran bir sürü見れるなんて信じられません
Yüzde yüz orada fakat yönetmiyor, ne yapılması gerektiğini söylemiyor. aksine çalan solonun tadını çıkarıyor.Este acolo 100 la sută, dar nu comandă, nu spune ce trebuie făcut. Mai degrabă se bucură de sunet.
Yüzde yüz orada fakat yönetmiyor, ne yapılması gerektiğini söylemiyor. aksine çalan solonun tadını çıkarıyor.Jest tam w stu procentach, ale nie rozkazuje, nie mówi, co robić. Raczej, cieszy się tym, co robi solista.
Yüzde yüz orada fakat yönetmiyor, ne yapılması gerektiğini söylemiyor. aksine çalan solonun tadını çıkarıyor.Je tam na 100 procent, ale neřídí, neříká co má kdo dělat. Spíš si užívá, co právě tvoří sólista.
Yüzde yüz orada fakat yönetmiyor, ne yapılması gerektiğini söylemiyor. aksine çalan solonun tadını çıkarıyor.명령하지도 않고 할 일을 알려주지도 않아요. 그저 음악을 즐길 뿐입니다.
Yüzde yüz orada fakat yönetmiyor, ne yapılması gerektiğini söylemiyor. aksine çalan solonun tadını çıkarıyor.Он вовлечен на все сто процентов, но он не указывает, что делать. Он просто наслаждается игрой солиста.
Yüzde yüz orada fakat yönetmiyor, ne yapılması gerektiğini söylemiyor. aksine çalan solonun tadını çıkarıyor.אבל הוא לא פוקד, הוא לא אומר להם מה לעשות. אלא הוא נהנה מהנגינה של הסולן.
Yüzde yüz orada fakat yönetmiyor, ne yapılması gerektiğini söylemiyor. aksine çalan solonun tadını çıkarıyor.ولكن لا يقوم بالتحكم. لا يقول ما يجب فعله ولكنه يستمتع بما يقوم به العازف
Yüzde yüz orada fakat yönetmiyor, ne yapılması gerektiğini söylemiyor. aksine çalan solonun tadını çıkarıyor.どうしろと指示をしていません むしろソリストの演奏を楽しんでいます (演奏)
Zahmetle kazandığını Yemeden geri verecek, Elde ettiği kazancın tadını çıkaramayacak.Devolverá el fruto de su labor sin haberlo tragado; no gozará de la utilidad de sus negocios
Zahmetle kazandığını Yemeden geri verecek, Elde ettiği kazancın tadını çıkaramayacak.Er wird arbeiten, und des nicht genießen; und seine Güter werden andern, daß er deren nicht froh wird.
Zahmetle kazandığını Yemeden geri verecek, Elde ettiği kazancın tadını çıkaramayacak.han må af med sin Vinding, svælger den ej, får ingen Glæde af tilbyttet Gods.
Zahmetle kazandığını Yemeden geri verecek, Elde ettiği kazancın tadını çıkaramayacak.Il rendra ce qu`il a gagné, et n`en profitera plus; Il restituera tout ce qu`il a pris, et n`en jouira plus.
Zahmetle kazandığını Yemeden geri verecek, Elde ettiği kazancın tadını çıkaramayacak.수고하여 얻은 것을 도로 주고 삼키지 못할 것이며 매매하여 얻은 재물로 즐거워하지 못하리니
Zahmetle kazandığını Yemeden geri verecek, Elde ettiği kazancın tadını çıkaramayacak.Navráti cudziu prácu únavnú a nezhltne, jako i majetok, ktorý získal zámenou, a nebude plesať.
Zahmetle kazandığını Yemeden geri verecek, Elde ettiği kazancın tadını çıkaramayacak.Navrátí úsilé cizí, a nezažive ho, vedlé nátisku svého rozličného; nebude na ně vesel.