tadın ile cümle
tadın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Üçüncüsü tadını çıkarma adını verdiğim bir egzersiz, ve çok güzel bir egzersiz.Thứ bai, bài tập này tôi gọi là sự nhấm nháp và là một bài tập dễ thương.
Üçüncüsü tadını çıkarma adını verdiğim bir egzersiz, ve çok güzel bir egzersiz.Tredje øvelse kalder jeg nydelse, og det er en smuk øvelse.
Üçüncüsü tadını çıkarma adını verdiğim bir egzersiz, ve çok güzel bir egzersiz.Třetí je cvičení, kterému říkám dochucování. A je to skvostné cvičení.
Üçüncüsü tadını çıkarma adını verdiğim bir egzersiz, ve çok güzel bir egzersiz.Troisièmement : cet exercice je l'appelle savourer, et c'est un bel exercice.
Üçüncüsü tadını çıkarma adını verdiğim bir egzersiz, ve çok güzel bir egzersiz.Trzecie ćwiczenie nazywam delektowaniem się, to naprawdę piękne ćwiczenie.
Üçüncüsü tadını çıkarma adını verdiğim bir egzersiz, ve çok güzel bir egzersiz.Τρίτο, αυτή την άσκηση την ονομάζω "απολαμβάνοντας", και είναι μια πολύ όμορφη άσκηση.
Üçüncüsü tadını çıkarma adını verdiğim bir egzersiz, ve çok güzel bir egzersiz.Трето, това упражнение наричам вкусване, и това е прекрасно упражнение.
Üçüncüsü tadını çıkarma adını verdiğim bir egzersiz, ve çok güzel bir egzersiz.Третье — я называю это наслаждение моментом. и это прекрасное упражнение.
Üçüncüsü tadını çıkarma adını verdiğim bir egzersiz, ve çok güzel bir egzersiz.Третю вправу я називаю "смакування", і це просто чудова вправа.
Üçüncüsü tadını çıkarma adını verdiğim bir egzersiz, ve çok güzel bir egzersiz.לתרגיל השלישי אני קורא "התענגות", וזהו תרגיל יפהפה.
Üçüncüsü tadını çıkarma adını verdiğim bir egzersiz, ve çok güzel bir egzersiz.التمرين الثالث أنا ادعوه التذوق .. وهو تمرين جميل
Üçüncüsü tadını çıkarma adını verdiğim bir egzersiz, ve çok güzel bir egzersiz.鑑賞と呼んでいます これはありきたりな音を楽しむというものです
Umami- et tadında bir lezzet. Kaslarınız için proteinlere ihtiyacınız var, yeniden yapılanmak için.Umami - to je mäsitá chuť, bielkoviny potrebujeme pre svaly a regeneráciu.
Umami- et tadında bir lezzet.감칠맛은 고기의 맛이죠.
Umami- et tadında bir lezzet.Umami -- c'est un goût de viande.
Umami- et tadında bir lezzet.Umami -- en köttliknande smak.
Umami- et tadında bir lezzet.Umami -- este é um sabor a carne.
Umami- et tadında bir lezzet.Umami -- es un sabor a carne.
Umami- et tadında bir lezzet.Umami - e un gust cărnos.
Umami- et tadında bir lezzet.Umami: il gusto per la carne.
Umami- et tadında bir lezzet.Umami -- ini adalah rasa seperti daging.
Umami- et tadında bir lezzet.Umami -- to smak mięsa i białka.
Umami- et tadında bir lezzet.Umami: vleessmaak.
Umami- et tadında bir lezzet.Umami - м'ясний смак.
Umami- et tadında bir lezzet.Unami -- ein fleischiger Geschmack.
Umami- et tadında bir lezzet.Vị umami - vị ngọt thịt.
Umami- et tadında bir lezzet.Το ουμάμι - πρόκειται για την κρεάτινη, κετονική γεύση.
Umami- et tadında bir lezzet.Умами -- "мясной вкус".
Umami- et tadında bir lezzet.Умами - това е месен вкус.
Umami- et tadında bir lezzet.מתוק -- אנרגיה.
Umami- et tadında bir lezzet.ونكهة اومامي - نكهة اللحم -
Umami- et tadında bir lezzet.筋肉やその回復のためにプロテインが必要です
Ve 200'den fazla ülkede insanlar bu içeceğin tadını çıkarıyor.100 yılı aşkın bir süredir, formulün ne olduğu hala sır gibi saklanmakta.
Ve 200'den fazla ülkede insanlar bu içeceğin tadını çıkarıyor.Ve Coca-Cola tam anlamıyla dünya çapında bir marka oldu.
Ve 200'den fazla ülkede insanlar bu içeceğin tadını çıkarıyor.Ve Cola ilk küresel marka oldu.
Ve bir yandan da, zamanın bu yeni özelliğinin tadını çıkarmaları gerektiğine inanıyorum.[Acasa.
Ve bir yandan da, zamanın bu yeni özelliğinin tadını çıkarmaları gerektiğine inanıyorum.E dovrebbero in realtà godersi questo nuovo carattere del tempo. Casa.
Ve bir yandan da, zamanın bu yeni özelliğinin tadını çıkarmaları gerektiğine inanıyorum.또 아직 정말로 이런 새로운 시대의 양상을 즐길 수 있어야 한다고 생각해요.
Ve bir yandan da, zamanın bu yeni özelliğinin tadını çıkarmaları gerektiğine inanıyorum.Tout en appréciant pleinement ce nouvel aspect de notre époque. [Chez moi.
Ve bir yandan da, zamanın bu yeni özelliğinin tadını çıkarmaları gerektiğine inanıyorum.Y todavía tengo que disfrutar realmente este nuevo caracter del tiempo.
Ve bir yandan da, zamanın bu yeni özelliğinin tadını çıkarmaları gerektiğine inanıyorum.Ενώ θα πρέπει να απολαμβάνουν πραγματικά το νέο χαρακτήρα της εποχής. [Σπίτι.
Ve bunun tadını size tattırmak istedim.Era este o gostinho que vos queria dar.
Ve bunun tadını size tattırmak istedim.제가 말씀드리고자 했던 내용입니다.
Ve bunun tadını size tattırmak istedim.וזה מה שרציתי שתטעמו קצת.
Ve bunun tadını size tattırmak istedim.وهذا ما أحببت ان استعرضه عليكم في هذه العجالة.
Ve bunun tadını size tattırmak istedim.デザインや全てのものの見方について
Ve sonra yıllarca, zencefilli biranın tadına bakmak için içimde dayanılmaz bir arzu besledim.A další spoustu let poté jsem toužila ochutnat zázvorové pivo.
Ve sonra yıllarca, zencefilli biranın tadına bakmak için içimde dayanılmaz bir arzu besledim.A mnoho nasledujúcich rokov som zúfalo túžila ochutnať zázvorové pivo.
Ve sonra yıllarca, zencefilli biranın tadına bakmak için içimde dayanılmaz bir arzu besledim.Beberapa tahun sesudahnya, saya sangat ingin minum bir jahe.
Ve sonra yıllarca, zencefilli biranın tadına bakmak için içimde dayanılmaz bir arzu besledim.Durante anos, eu tive o desejo desesperado de provar cerveja de gengibre.
Ve sonra yıllarca, zencefilli biranın tadına bakmak için içimde dayanılmaz bir arzu besledim.E per molti anni, dopo, avrei avuto il desiderio disperato di provare una birra allo zenzero.
Ve sonra yıllarca, zencefilli biranın tadına bakmak için içimde dayanılmaz bir arzu besledim.Et pendant plusieurs années encore, je vivais dans le désir désespéré de goûter le ginger beer.
Ve sonra yıllarca, zencefilli biranın tadına bakmak için içimde dayanılmaz bir arzu besledim.Gedurende velen jaren daarna, wilde ik dolgraag gemberbier proeven.
Ve sonra yıllarca, zencefilli biranın tadına bakmak için içimde dayanılmaz bir arzu besledim.Ja vuosien ajan minulla olisi epätoivoinen halu maistaa inkivääriolutta.
Ve sonra yıllarca, zencefilli biranın tadına bakmak için içimde dayanılmaz bir arzu besledim.몇 년이 지난후, 전 깊은 열망을 가지게 되었습니다. 진저비어를 맛보고 싶어졌던 것이죠
Ve sonra yıllarca, zencefilli biranın tadına bakmak için içimde dayanılmaz bir arzu besledim.Mulţi ani după aceea, am poftit cu disperare să gust berea de ghimbir.
Ve sonra yıllarca, zencefilli biranın tadına bakmak için içimde dayanılmaz bir arzu besledim.Och under många år, hade jag en desperat längtan efter att få smaka på ginger ale
Ve sonra yıllarca, zencefilli biranın tadına bakmak için içimde dayanılmaz bir arzu besledim.Tudi po mnogo letih sem imela nezadržno željo, da bi poskusila ingverjevo pivo.
Ve sonra yıllarca, zencefilli biranın tadına bakmak için içimde dayanılmaz bir arzu besledim.Und noch jahrelang hatte ich das tiefe Verlangen, Ingwer-Limonade zu probieren.
Ve sonra yıllarca, zencefilli biranın tadına bakmak için içimde dayanılmaz bir arzu besledim.Và nhiều năm sau đó, I vẫn thèm muốn đến tột cùng được nếm xem thử bia gừng vị thế nào.
İlgili Sayfalar