tadın ile cümle

tadın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Gerçekten doğru sorularının tadını çıkarıyorum.I really enjoy your accurate questions.
Mario, şeker elmasının tadını tercih eder.Mario prefers the taste of the sugar apple.
O devam ederken gençliğin tadını çıkarın.Enjoy your youth while it lasts.
Balıkçının hikâyesi balık tadında.The fisherman's story is fishy.
Yapabiliyorken tadını çıkar.Enjoy it while you can.
Tatil günlerinin tadını çıkarıyor musun?Are you enjoying the holidays?
Tatilinin tadını çıkardığını umuyorum.I hope you enjoy your vacation.
Bunun tadını çıkaralım.Let's enjoy it.
Onun tadını çıkarmak istiyorum.I want to enjoy it.
Onun tadını çıkarmanı istemiyorum.I don't want you to enjoy it.
Ben senin partinin ne kadar tadını çıkardığımı sana anlatmak istedim.I wanted to tell you how much I enjoyed your party.
Sakız tadını kaybetti.The gum has lost its taste.
Günün tadını çıkar.Enjoy your day.
Neden bunun tadına bakmıyorsun?Why don't you try a taste of this?
Neden bunun tadını denemiyorsun?Why don't you try a taste of this?
Tadına bak.Have a taste.
Sadece onun tadını çıkar.Just enjoy it.
Ben doğanın tadını çıkarmak için buraya geldim.I came out here to enjoy nature.
Çikolatayı yedikten sonra tükürüğümün tadından nefret ederim.I hate the taste of my saliva after eating chocolate.
Birlikte harcadığımız zamanın tadını çıkarırım.I enjoy the time we spend together.
Ben sizin kendinizin tadını çıkarmanızı umarım.I hope you're enjoying yourselves.
Bu elmayı ye ve bana tadının nasıl olduğunu söyle.Try this apple and tell me how it tastes.
Tom ve Mary birlikte sakin bir anın tadını çıkardı.Tom and Mary enjoyed a quiet moment together.
Uzun hafta sonunun tadını çıkardığını umuyorum.I hope you enjoyed the long weekend.
Allahın sana verdiğini almalısın ve tadını çıkarmalısın.You must take what God gives you and make the most of it.
Onun tadına bakmamış olabilirim ama onu görmüş olmalıyım.I may not have tasted it, but I must have seen it.
Hadi! Sana yenilginin tadını göstereceğim.Come on! I will show you the taste of defeat.
Tom kendinin tadını çıkarmıyor.Tom isn't enjoying himself.
Buyur, bir tadına bak.Here, have a taste.
Küçük kız kardeşim süzme peynirin tadını sevmez.My little sister doesn't like the taste of cottage cheese.
Edinburgh'un tadını çıkar!Enjoy Edinburgh!
Limonun tadını beğeniyor musun?Do you like the taste of lemons?
Tom gerçekliğin değişmiş algısından acı çekmiyor. O onun tadını çıkarıyor.Tom isn't suffering from an altered perception of reality. He's enjoying it.
Sürecin tadını çıkarıyorumI'm enjoying the process.
Onlar pirincin tadına bakıyorlar.They're tasting the rice.
Anın tadını çıkarmalısın.You should enjoy the moment.
Tom güvecin tadına baktı ve kaşlarını çattı.Tom tasted the stew and frowned.
Tom güvecin tadına baktı.Tom tasted the stew.
Daha fazla sarımsak gerekip gerekmediğini görmek için çorbanın tadına bak.Taste the soup to see if it needs more garlic.
Daha fazla kırmızı biber gerekip gerekmediğini görmek için sosun tadına bak.Taste the sauce to see if it needs more chili.
Daha fazla tuz gerekip gerekmediğini görmek için pirincin tadına bak.Taste the rice to see if it needs more salt.
Biranın tadını sever misin?Do you like the taste of beer?
Tom bunun tadını çıkarıyor.Tom is enjoying this.
O gıdanın tadına baktı ve yüzünü buruşturdu.She tasted the food and grimaced.
Birlikte yolculuğumuzun tadını çıkardım.I enjoyed our trip together.
Burada dağ yürüyüşleri ve temiz havanın tadını çıkarıyoruz.Here we enjoy mountain walks and fresh air.
Yavaş ye. Yemeğinin tadını çıkar.Eat slowly. Savor your food.
Sen bir tadına bakmak ister misin?Would you like a taste?
Onlar ülkede sağlıklı bir yaşamın tadını çıkarıyor.They are enjoying a healthy life in the country.
Bari tadını çıkarayım.I might as well make the most of it.
Onun tadına bakayım.Let me taste it.
Tom kekin tadına baktı.Tom tasted the cake.
Tadını çıkar!Enjoy!
Yaşamın tadını çıkar!Enjoy the life!
Hiçbir şey eğlencenin tadını kaçırtamaz.Nothing can spoil the fun.
Tom şarabın tadına baktı.Tom tasted the wine.
Tadına baktığın yemek hoşuna gitti mi?How did you like the food you tasted?
Turunun tadını çıkardın mı?Did you enjoy your tour?
Tom çorbanın tadına baktı ve onun lezzetli olduğunu söyledi.Tom tasted the soup and said it was delicious.
Tom biranın tadını sevmediğini söyledi.Tom said he didn't like the taste of beer.
İlgili Sayfalar