tadın ile cümle

tadın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tatilin tadını çıkardın mı?Did you enjoy your holiday?
Tatilinizin tadını çıkarın.Enjoy your vacation.
Onun boş zamanlarında, o yüzme ve tenisin tadını çıkarır.In her leisure time, she enjoys swimming and tennis.
Seyahatin tadını çıkarın.Enjoy your trip.
Bulutlar olmasa güneşin tadını çıkaramayız.If there were no clouds, we could not enjoy the sun.
Kasırganın kurbanları üç gündür gıdanın tadına bakmadı.The victims of the hurricane have not tasted food for three days.
Çıkarabilirken hayatın tadını çıkarın.Enjoy life while you may.
Herkes yolculuğun tadını çıkarıyordu.Everyone was enjoying the journey.
Hiç böyle iyi bir çorbanın tadına baktın mı?Have you ever tasted such a good soup?
Hoşunuza gidip gitmeyeceğini anlamak için bu şarabın tadın.Taste this wine to see if you like it.
Burada kalışınızın tadını çıkardığınızı umuyorum.I hope you're enjoying your stay here.
Bir kez kumarın tadını alırsan, onu bırakmak zordur.Once you get the taste for gambling, it's hard to give it up.
Biraz boş zamanım olduğunda ben her zaman klasik müzik dinlemenin tadını çıkarırım.I always enjoy listening to classical music when I have some free time.
Yakında buradaki yiyecek ve içeceğin tadını çıkarmak için geleceksin.You'll soon come to enjoy the food and drink here.
İnsanlar özgürlüğün tadını çıkardı.The people enjoyed a taste of freedom.
Çalışmayı bitirdikten sonra, birlikte konuşmanın tadını çıkardık.After we finished working, we enjoyed talking together.
Çocuklar kampa gittiğinde, ilkel bir şekilde yaşamanın tadını çıkarıyorlar.When the boys go camping, they enjoy living in a primitive way.
Güzel manzaranın tadını çıkarmak için fazla hızlı sürdük.We drove too fast to enjoy the beautiful scenery.
Birlikte şarkılar söylemenin tadını çıkardık.We enjoyed singing songs together.
Yüzmenin tadını çıkardık.We enjoyed swimming.
Biz gölde yüzmenin tadını çıkardık.We enjoyed swimming in the lake.
Nehirden gelen serin esintinin tadını çıkardık.We enjoyed the cool breeze that came from the river.
Teyzem hayatı boyunca iyi sağlığın tadını çıkardı.My aunt enjoyed good health all her life.
Ben domatesin tadını sevmiyorum.I don't like the taste of tomatoes.
Ben yüzmenin tadını çıkardım.I enjoyed swimming.
Soğanın tadını sevmiyorum.I don't like the taste of onions.
Karpuzun tadını severim.I love the taste of watermelon.
Siz beklerken kaydedilmiş bazı müziklerin tadını çıkarabilirsiniz.You can enjoy some recorded music while you wait.
Uzun tatilin tadını çıkaralım.Let's enjoy the long vacation.
Hava müsait olursa, biz güzel manzaranın tadını çıkaracağız.Weather permitting, we will enjoy the beautiful scenery.
Japonya'nın kuzeyinde yaşayan insanlar kışın karda kayak yapmanın tadını çıkarır.The people who live in the north of Japan enjoy skiing in the winter in the snow.
Japonya savaştan beri refahın tadını çıkarıyor.Japan has enjoyed prosperity since the war.
O, peynirli kekin tadına baktı.He tasted the cheesecake.
O iyi bir manzaranın tadını çıkarmak için üst katta bir oda kiraladı.He rented a room on the top floor in order to enjoy a good view.
Boş zamanının tadını çıkardı.He made the most of his free time.
O, denizin altında yeni bir hayatın tadını çıkardı.He enjoyed a new life under the sea.
Yaptığı kekin tadına baktım.I tasted the cake she cooked.
Onun yeterince tatlı olup olmadığını anlamak için kekin tadına baktı.She tasted the cake to see if it was sweet enough.
Annem çorbanın tadına baktı ve biraz daha tuz ilave etti.My mother tasted the soup and added a little more salt.
Annem sütün tadına baktı.My mother tasted the milk.
Aşkın tadının acı olduğu söylenir.It is said that the taste of love is bitter.
Yabancı pirinç sert ve tatsızdır ve de Japon damak tadına hitap etmez.Foreign rice is hard and tasteless, and doesn't appeal to the Japanese palate.
Boş zamanımda hep klasik müzik dinlemenin tadını çıkarıyorum.I always enjoy listening to classical music in my free time.
Otoyo, güzel ilkbahar gününün tadını çıkardı ve sahil boyunca yürüdü.Otoyo enjoyed the beautiful spring day and walked along the beach.
Ekmeğin tadına baktılar.They tasted the bread.
Üşüttüğüm için, hiçbir şeyin tadını alamıyorum.Since I have a cold, I can't taste anything.
Şu anın tadını çıkar.Seize the day.
Cömert davet için teşekkür ederiz fakat misafirliğin tadını kaçırmak istemiyoruz.Thank you for the generous invitation but we don't want to wear out our welcome.
Üşüttüğümde, hiçbir şeyin tadını alamıyorum.When I have a cold, I cannot taste anything.
İlk defa mı tadına bakıyorsun?Is this the first time you have tasted it?
Anın tadını çıkarın!Enjoy the moment!
Para harca ve hayatın tadını çıkar!Spend money and enjoy life!
Tadın yok.You have no taste.
Onun tadının nasıl olacağı hakkında meraklıydı, bu yüzden küçük bir ısırık aldı.He was curious about how it would taste, so he took a small bite.
Bu anın tadını çıkarmalısın.You should savour this moment.
Tom Mary'ye pişirdiği kekin tadının iyi olduğunu söyledi.Tom told Mary that the cake she baked tasted good.
Domatesin tadını beğenmiyorum.I don't like the flavour of tomatoes.
Gel benimle birlikte karın tadını çıkar.Come enjoy the snow with me!
Tom tadına doyamıyor.Tom can't get enough of it.
Yermantarının tadından hoşlanıyor musun?Do you like the taste of truffle?
İlgili Sayfalar